Modern Müslümanın İmtihanı
Asrımızda mü'min olmak, klasik dönemlerden çok farklı bir imtihandır. Görmediğimiz şeylere değil, sürekli gördüğümüz şeylere karşı sabretmek zorundayız.
Eski zamanlarda mü'minin imtihanı çoğunlukla yokluk üzerine kuruluydu. Az gıda, az imkân, az haber — fakat çok ibadet, çok düşünme zamanı.
Bugün ise tam tersi. Bolluğun içinde imtihan oluyoruz.
Görüntülerle çevrelenmiş hayat
Telefonumuz açık. Her saniye bir görüntü, bir reklam, bir haber, bir başkasının lüks hayatı. Kıyaslayarak, hayıflanarak, gizli gizli özlemler kurarak günümüzü geçiriyoruz.
Klasik tasavvuf kitaplarında "göz orucu"ndan bahsedilir. Yani harama, lükse, fitneye bakmamak. Bugün göz orucu tutmak, oruç tutmaktan daha zor.
İçeride kalmak
Çare nedir? Sürekli dış uyaranlarla zihni doldurmak yerine — "içeride kalmak". Yani:
- Sosyal medyada vakit sınırı koymak,
- Sabah ilk işin Kur'an okumak olması,
- Günde en az 15 dakika "sessizlik" tutmak,
- Yatmadan önce telefonu odadan çıkarmak.
Bu küçük gibi görünen pratikler, modern Müslümanın cihâd-ı ekberini oluşturuyor.
Sonuç: Sahte iyilikten gerçek iyiliğe
Asrımızın en büyük yanılgısı, sosyal medyada paylaşılan iyiliğin gerçek iyilikten daha kıymetli sanılmasıdır. Halbuki gizlide yapılan iki rekât namaz — milyonlarca like'lık paylaşımdan daha kıymetlidir.
İçeride kal. Sessiz ol. Tanıklığını dünyaya değil, Hakk'a yap.