Sure 3 · Medeni
Âl-i İmrân Sûresi
194
/ 200
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Âl-i İmrân 194 | رَبَّنَا وَءَاتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَىٰ رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۗ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Rabbimiz! Peygamberlerinle vadettiklerini bize ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Sen şüphesiz sözünden caymazsın |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Rabbimiz! Bize, peygamberlerin vasıtasıyla vadettiklerini de ikram et ve kıyamet gününde bizi rezil-rüsvay etme; şüphesiz sen vadinden caymazsın |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Rabbimiz! bize peygamberlerine vaad ettiğini ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Muhakkak sen verdiğin sözden dönmezsin |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | «Ey Rabbimiz, peygamberlerinle bize va´d ettiklerini ver. Kıyamet gününde yüzümüzü kara çıkarma! Şüphesiz Sen, sözünden caymazsın!» |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | «Ey Rabbimiz! Peygamberlerine karşı bizlere vaad buyurduklarını bizlere ihsan buyur. Ve bizleri Kıyamet gününde rüsvay etme. Şüphe yok ki, sen vaad buyurduğundan dönmezsin.» |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Rabbımız; bize peygamberlerinin va´d ettiklerini ver ve kıyamet günü rezil etme bizi. Sen, sözünden asla dönmezsin |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Ey Rabbimiz, peygamberlerinin lisânı üzere bize vâdettiğin sevabı ver ve kıyamet gününde bizi rüsvay etme. Şüphe yok ki sen vaadinden dönmezsin.” |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | «Ey Rabbimiz, senin peygamberlerine karşı bize va´d etdiklerini ver bize. Kıyaamet günü yüzümüzü kara çıkarma. Şübhe yok ki Sen asla sözünden dönmezsin» |
| 9 | Yusuf Ali (English) | "Our Lord! Grant us what Thou didst promise unto us through Thine messengers, and save us from shame on the Day of Judgment: For Thou never breakest Thy promise." |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Господь наш! Даруй нам то, что Ты обещал нам через Своих посланников, и не позорь нас в День воскресения, ведь Ты не нарушаешь обещаний». |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | 我らが主*よ、また、あなたの使徒*たち(の言葉)によって私たちに約束されたもの¹を、私たちにお授け下さい。そして復活の日*に、私たちを辱めないで下さい。本当にあなたは、約束をお破りにはならないのですから」。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →