Sure 3 · Medeni
Âl-i İmrân Sûresi
34
/ 200
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Âl-i İmrân 34 | ذُرِّيَّةًۢ بَعْضُهَا مِنۢ بَعْضٍۢ ۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini, İmran ailesini birbirinin soyundan olarak alemlere tercih etti. Allah işitendir, bilendir |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Bunlar birbirinden gelme bir nesillerdir. Allah işiten ve bilendir |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Bir zürriyet olarak birbirinden gelmişlerdir. Allah her şeyi işitendir, bilendir |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Birbirinden gelen bir zürriyet olarak; Allah işitendir, bilendir |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Bazıları bazılarından bir zürriyet olarak neşet etmiştir. Ve Allah Teâlâ semîdir, alîmdir. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Onlar, birbirlerinden türemiş bir soydur. Allah, Semi´dir, Alim´dir |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Bu Peygamberlerin hepsi de birbirinden gelme tek zürriyettir. Allah semî’dir= her şeyi işitir, Alîm’dir= her şeyi bilir. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Gerçek, Allah Âdemi, Nuhu, İbrahim haanedânını, Imrân ailesini — hepsi de birbirinden (gelme) tek bir zürriyyet olarak — âlemlerin üzerine mümtaz kıldı. Allah hakkıyle işidici, kemâliyle bilicidir |
| 9 | Yusuf Ali (English) | Offspring, one of the other: And Allah heareth and knoweth all things. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Одни из них были потомками других. Аллах - Слышащий, Знающий. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | 互いに繋がり合う子孫として。アッラー*は、よくお聞きになるお方、全知者であられる。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →