Sure 3 · Medeni
Âl-i İmrân Sûresi
69
/ 200
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Âl-i İmrân 69 | وَدَّت طَّآئِفَةٌۭ مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ لَوْ يُضِلُّونَكُمْ وَمَا يُضِلُّونَ إِلَّآ أَنفُسَهُمْ وَمَا يَشْعُرُونَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Kitap ehlinden bir takımı sizi sapıtmak isterler; oysa kendilerini saptırırlar da farkına varmazlar |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Ehl-i kitaptan bir kısmı istediler ki, ne yapıp edip sizi saptırabilsinler. Oysa onlar sadece kendilerini saptırırlar da farkına bile varmazlar |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Kitap ehlinden bir grup sizi saptırmak istediler, halbuki sırf kendilerini saptırıyorlar da farkına varmıyorlar |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Kitap verilenlerden bir topluluk, sizleri şaşırtmayı arzu etti. Oysa kendilerini şaşırtıyorlar da farkına varamıyorlar |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Ehl-i kitaptan bir tâife, arzu etmiştir ki, sizleri idlâl etsinler. Halbuki, onlar kendi nefislerinden başkasını idlâl edemezler. Ve farkına varamazlar. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Ehl-i Kitab´tan bir taife; sizi şaşırtmak istediler. Halbuki onlar; kendilerinden başkasını şaşırtmazlar da farkına varmazlar |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Yahudi’lerden bir topluluk, sizi şaşırtıp dinlerine çevirmek istediler. Halbuki onlar, kendilerinden başkasını şaşırtıp saptıramazlar. Bunun farkında bile değillerdir. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Kitablılardan bir zümre arzu etdi ki sizi bir şaşırtsalar. Halbuki onlar kendilerinden başkasını şaşırtıb sapıtamazlar da farkına bile varmazlar |
| 9 | Yusuf Ali (English) | It is the wish of a section of the People of the Book to lead you astray. But they shall lead astray (Not you), but themselves, and they do not perceive! |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Часть людей Писания желает ввести вас в заблуждение. Однако они вводят в заблуждение только самих себя и не ощущают этого. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | 啓典の民*の一派は、あわよくばあなた方を(イスラーム*から)迷わせようと望んでいる。彼らは気付かずに、自分自身を迷わすだけなのだが。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →