Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--
Ana içeriğe geç
Sure 29 · Mekki

Ankebût Sûresi

18. Ayet · 69 ayet · Cüz · Sayfa
18
/ 69
Ana Sayfa Kur'an Meali Ankebût Sûresi 18. Ayet
# Meal Ayet
Ankebût 18 وَإِن تُكَذِّبُوا۟ فَقَدْ كَذَّبَ أُمَمٌۭ مِّن قَبْلِكُمْ ۖ وَمَا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ
1 Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 Eğer siz Peygamberi yalanlıyorsanız bilin ki, sizden önceki ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen, sadece apaçık tebliğdir
2 Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 Eğer (size tebliğ edileni) yalan sayarsanız, bilin ki sizden önceki birçok milletler de (kendilerine tebliğ edileni) yalan saymışlardır. Peygamber'e düşen, yalnız açık bir tebliğdir
3 Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 Eğer (size tebliğ edileni) yalan sayarsanız, bilin ki sizden önceki birçok milletler de yalan saymışlardı. Peygambere düşen yalnız açık bir tebliğdir
4 Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş Eğer siz yalanlarsanız, bilin ki, sizden önce bir takım milletler de yalanlamışlardı. Peygamberin görevi ise açık bir tebliğden ibarettir
5 Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 «Ve eğer tekzîp ederseniz, muhakkak ki, sizden evvel bir nice ümmetler de tekzîp ettiler. Peygamber üzerine de apaçık tebliğden başka bir şey yoktur.»
6 İbni KesirTefsirden · 14. yy Eğer siz, yalanlıyorsanız, bilin ki; sizden önceki ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen, sadece apaçık tebliğden ibarettir
7 Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 (Ey Kureyş topluluğu, beni) eğer tekzib ederseniz (bana zarar veremezsiniz, çünkü) sizden önceki ümmetler de peygamberlerini tekzib etmişlerdi. Peygambere düşen vazife ise, ancak açık bir tebliğdir.
8 Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 «Eğer siz (beni) tekzîb ederseniz sizden evvelki ümmetler de (peygamberlerini) tekzîb etmişizdir. Peygamberin üzerine (düşen vazîfe) ise apaçık tebliğden başkası değildir»
9 Yusuf Ali (English) "And if ye reject (the Message), so did generations before you: and the duty of the messenger is only to preach publicly (and clearly)."
10 Rusça - Elmir Kuliev Если вы сочтете это ложью, то ведь до вас целые народы считали это ложью, но на Посланника возложена только ясная передача откровения.
11 Japonca - Saeed Sato ーー¹もしあなた方が(使徒*ムハンマド*を)噓つき呼ばわりしたとしても、あなた方以前の共同体も(また、その使徒*たちを)確かに噓つき呼ばわりしたのだ。そして使徒*の義務は、(啓示の)明白なる伝達に外ならないのである。
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz. Bu ayetin tefsirine git →