Sure 7 · Mekki
A'râf Sûresi
116
/ 206
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| A'râf 116 | قَالَ أَلْقُوا۟ ۖ فَلَمَّآ أَلْقَوْا۟ سَحَرُوٓا۟ أَعْيُنَ ٱلنَّاسِ وَٱسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَآءُو بِسِحْرٍ عَظِيمٍۢ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Musa: "Siz koyun" dedi. Sihirbazlar marifetlerini ortaya koyunca insanların gözlerini sihirlediler ve onları ürküttüler, büyük bir sihir yaptılar |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Siz atın" dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Musa, "Siz atın" dedi. Atacaklarını atınca herkesin gözünü büyülediler ve onları dehşete düşürdüler. Doğrusu büyük bir sihir gösterdiler |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Siz atın. dedi. Atacaklarını atınca halkın gözlerini büyülediler ve onları dehşete düşürdüler. Kısacası büyük bir sihir gösterdiler |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Dedi ki: «Siz atıveriniz.» Vaktâ ki atıverdiler, nâsın gözlerini büyülediler, ve onları korkutmuş oldular ve büyük bir sihir (meydana) getirmiş oldular. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Siz atın, dedi. Atınca; halkın gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve büyük bir sihir getirmiş oldular |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Mûsa, siz atın, dedi. Ne zaman ki hünerlerini ortaya döktüler, halkın gözlerini büyülediler ve onlara korku saldılar. Böylece büyük sihir getirmiş oldular. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | (Musa): «Siz atın» dedi. Vaktaki atdılar, halkın gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar, büyük bir sihir (meydana) getirmiş oldular |
| 9 | Yusuf Ali (English) | Said Moses: "Throw ye (first)." So when they threw, they bewitched the eyes of the people, and struck terror into them: for they showed a great (feat of) magic. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Он сказал: «Бросайте!». Когда же они бросили, то очаровали взоры людей, вселили в них страх и явили великое колдовство. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | 彼(ムーサー*)は、言った。「あなた方が投げるがよい」。それで彼らが(縄や杖を)投げた時、彼らは人々の目に魔術をかけ¹、彼らを戦慄させた。そして彼らは大変な魔術を披露したのだ。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →