Sure 7 · Mekki
A'râf Sûresi
135
/ 206
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| A'râf 135 | فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُمُ ٱلرِّجْزَ إِلَىٰٓ أَجَلٍ هُم بَٰلِغُوهُ إِذَا هُمْ يَنكُثُونَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Azabı nasıl olsa sonuna gelecekleri bir müddet için üzerlerinden kaldırınca, hemen sözlerinden cayıyorlardı |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Biz, ulaşacakları bir müddete kadar onlardan azabı kaldırınca hemen sözlerinden dönüverdiler |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Ne zaman ki, belli bir süreye kadar onlardan azabı kaldırdık, derhal yeminlerini bozdular |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Erişecekleri belirli bir süreye kadar azabı kendilerinden sıyırdığımız zaman, derhal yeminlerini bozdular |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Vaktâ ki onların erişecekleri bir müddete kadar kendilerinden azabı açıverdik. Onlar derhal yeminlerini bozar oldular. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Onların erişecekleri bir süreye kadar azabı üzerlerinden kaldırınca; bir de bakarsın, onlar sözlerinden cayıyorlardı |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Vaktaki (azaba) erişecekleri bir müddete kadar üzerlerinden biz azabı kaldırdık, hemen yeminlerini bozdular. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Vaktaki biz, kendilerinin erişecekleri bir müddete kadar, onlardan azabı giderdik, bir de ne bakarsın: Onlar yeminlerini bozuyorlar bile |
| 9 | Yusuf Ali (English) | But every time We removed the penalty from them according to a fixed term which they had to fulfil,- Behold! they broke their word! |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Когда же Мы избавляли их от наказания до определенного срока, которого они непременно должны были достичь, они нарушали обещание. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | それで、彼らが行き着くことになっている(次の罰の到来)時期まで、われら*が彼らから(罰の)制裁を取り除けてやると、どうであろう、彼らは(約束を)破るのだ。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →