Sure 7 · Mekki
A'râf Sûresi
34
/ 206
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| A'râf 34 | وَلِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَلٌۭ ۖ فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةًۭ ۖ وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Her ümmet için belirli bir süre vardır; vakitleri dolunca ne bir saat gecikebilir ne de öne geçebilirler |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar ne de bir an ileri gidebilirler |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Her ümmetin bir eceli vardır. O ecel geldiğinde, ne bir ân erteleyebilirler, ne de öne alabilirler |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Her milletin bir sonu vardır ve o son gelince bir an geri de kalmazlar öne de geçemezler |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Her ümmet için bir ecel vardır. Artık onların ecelleri geldiği zaman ne bir saat geri bırakabilirler, ve ne de öne alabilirler. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince; ne bir an geri kalır, ne de bir an ileri gidebilirler |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Her ümmet için takdir edilen bir zaman (ecel) var. Müddetleri gelince bir an geri kalamazlar ve öne de geçmezler. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Her ümmetin (mukadder) bir eceli vardır. Binâen´aleyh o müddetleri gelince bir saat ne geri bırakabilirler, ne öne alabilirler |
| 9 | Yusuf Ali (English) | To every people is a term appointed: when their term is reached, not an hour can they cause delay, nor (an hour) can they advance (it in anticipation). |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Для каждой общины есть свой срок. Когда же наступает их срок, они не могут отдалить или приблизить его даже на час. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | いかなる(不信仰な)共同体にも、(定められた)期限¹がある。そして彼らの期限が訪れれば、(彼らはそれを)一刻たりとも遅らせたり、早めたりすることはない」。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →