Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--
Ana içeriğe geç
Sure 2 · Medeni

Bakara Sûresi

146. Ayet · 286 ayet · Cüz · Sayfa
146
/ 286
Ana Sayfa Kur'an Meali Bakara Sûresi 146. Ayet
# Meal Ayet
Bakara 146 ٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يَعْرِفُونَهُۥ كَمَا يَعْرِفُونَ أَبْنَآءَهُمْ ۖ وَإِنَّ فَرِيقًۭا مِّنْهُمْ لَيَكْتُمُونَ ٱلْحَقَّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ
1 Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Onlardan bir takımı, doğrusu bile bile hakkı gizlerler
2 Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (o kitaptaki peygamberi), öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Buna rağmen onlardan bir gurup bile bile gerçeği gizler
3 Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 O kendilerine kitap verdiğimiz ümmetlerin âlimleri onu o peygamberi oğullarını tanır gibi tanırlar, böyle iken içlerinden bir takımı gerçeği bile bile gizlerler
4 Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş Kendilerine kitap verdiğimiz toplumların alimleri, peygamberi, oğullarını tanır gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden bir takımı, gerçeği bile bile gizlerler
5 Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 O kendilerine kitap verdiğimiz kimseler kendi oğullarını bildikleri gibi O´nu da bilirler. Fakat onlardan bir fırka, hiç şüphe yok ki, bilir oldukları halde hakkı ketmederler.
6 İbni KesirTefsirden · 14. yy Kendilerine kitab verdiklerimiz, onu oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Öyle iken içlerinden bir güruh bilir oldukları halde, yine de hakkı gizlerler
7 Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 Kendilerine kitap verdiklerimiz, Hazreti Peygamberi, öz oğullarını tanır gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden bir topluluk hak ve hakikatı bile bile gizlerler.
8 Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 Kendilerine Kitab verdiklerimiz onu (o peygamberi) Öz oğulları gibi tanırlar, öyle iken içlerinden bir güruh, kendileri bilib durdukları halde, yine mutlakaa Hakkı gizlerler
9 Yusuf Ali (English) The people of the Book know this as they know their own sons; but some of them conceal the truth which they themselves know.
10 Rusça - Elmir Kuliev Те, кому Мы даровали Писание, знают его (Мухаммада или Каабу), как знают своих сыновей. Однако часть их сознательно скрывает истину.
11 Japonca - Saeed Sato われら*が啓典を授けた者たち*は、そのこと¹を自分の子供のことを知るように、(よく)知っている。そして実に、彼らの内の一派は(そのことを)知りながら、真実をまさに隠蔽しているのだ。
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz. Bu ayetin tefsirine git →