Sure 2 · Medeni
Bakara Sûresi
37
/ 286
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Bakara 37 | فَتَلَقَّىٰٓ ءَادَمُ مِن رَّبِّهِۦ كَلِمَٰتٍۢ فَتَابَ عَلَيْهِ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Adem, Rabbi'nden emirler aldı; onları yerine getirdi. Rabb'i de bunun üzerine tevbesini kabul etti. Şüphesiz o tevbeleri daima kabul edendir, merhametli olandır |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Bu durum devam ederken Âdem, Rabbinden bir takım ilhamlar aldı ve derhal tevbe etti. Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve merhameti bol olandır |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Derken Âdem Rabb'ından birtakım kelimeler aldı, (onlarla tevbe etti. O da) tevbesini kabul etti. Muhakkak O, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Bu ara Adem Rabbinden bir takım kelimeler belleyip O´na yalvardı. O da tevbesini kabul buyurup ona yine baktı. Gerçekten tevbeyi çok kabul eden ve çok merhamet eden ancak O´dur |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Âdem, Rabb-i Azîm´i tarafından bir kısım kelimeler telakkî etti. Onun üzerine tevbe eyledi. Tevbeleri ziyâdesiyle kabul eden, pek ziyâde merhamet sahibi olan ise ancak o Rabb-i Kerîm´dir. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Adem, Rabbından kelimeler belleyip aldı. Bunun üzerine onun tevbesini kabul etti. Şüphesiz ki Tevvab, Rahim O´dur, O |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Derken Âdem, Rabbinden bir takım kelimeler aldı. O’na yalvarıp tevbe etti. O da tevbesini kabul buyurdu. Çünkü tevbeyi çok çok kabul eden asıl esirgeyici O’dur. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Derken Âdem Rabbinden kelimeler belleyip aldı (Ona yalvardı). O da Tevbesini kabul etdi. Çünkü tevbeyi en çok kabul eden, asıl esirgeyen odur |
| 9 | Yusuf Ali (English) | Then learnt Adam from his Lord words of inspiration, and his Lord Turned towards him; for He is Oft-Returning, Most Merciful. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Адам принял слова от своего Господа, и Он принял его покаяние. Воистину, Он - Принимающий покаяние, Милосердный. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | それからアーダム*は、彼の主*から御言葉¹を授かった。そして(その御言葉で悔悟し)、かれらはその悔悟をお受け入れになった。本当にかれこそは、よく悔悟をお受け入れになる*お方、慈愛深い*お方なのだから。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →