Sure 45 · Mekki
Câsiye Sûresi
22
/ 37
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Câsiye 22 | وَخَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ وَلِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Allah gökleri ve yeri gerçekle yaratmıştır; her cana, kazandığının karşılığı verilir, onlara zulmedilmez |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Allah, gökleri ve yeri yerli yerince yaratmıştır. Böylece herkes kazancına göre karşılık görür. Onlara haksızlık edilmez |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Halbuki Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Hem de herkese yaptığının karşılığı verilmek üzere, onlara asla haksızlık edilmez |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Halbuki Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Hem de herkesi, hakları hiç yenilmeksizin, kazandığı ile cezalandırmak için |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Ve Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı ve herkesi kendi kazandığı ile cezalandırılmak için (yaratmıştır) ve onlar zulme uğratılmazlar. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Allah, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Ta ki her nefis, zulme uğratılmaksızın kazancına göre karşılık görsün |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Halbuki Allah gökleri ve yeri adaletle yarattı, (zulüm olsun diye değil). Hem de herkese kazandığının karşılığı verilmek için (yarattı)... Onlara asla haksızlık edilmez. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Allah, gökleri ve yeri hakkın ikaamesine sebeb olarak ve herkesin kazandığı ne ise, kendilerine asla haksızlık edilmeyerek, onunla mukaabele edilmesi için yaratmışdır |
| 9 | Yusuf Ali (English) | Allah created the heavens and the earth for just ends, and in order that each soul may find the recompense of what it has earned, and none of them be wronged. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Аллах сотворил небеса и землю ради истины и для того, чтобы каждая душа получила воздаяние за то, что она приобрела, и с ними не поступят несправедливо. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | アッラー*は真理によって、諸天と大地をお創りになった¹。そして(それはかれがご自身の御力をお示しになり、来世において)各人が不正*を受けることなく、自分が稼いだものによって報われるようにするためだったのだ。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →