Sure 44 · Mekki
Duhân Sûresi
13
/ 59
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Duhân 13 | أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكْرَىٰ وَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌۭ مُّبِينٌۭ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Nerde onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti ve ondan yüz çevirmişler, "Belletilmiş bir deli" demişlerdi |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Nerede onlarda öğüt almak? Oysa kendilerine gerçeği açıklayan bir elçi gelmişti |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Onlar için bunu düşünüp öğüt almak nerede? Oysa kendilerine gerçeği açıklayan bir de peygamber gelmişti |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Onlara düşünmek, ibret almak nerede? Kendilerine apaçık anlatan bir peygamber geldi de |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | (13-14) Onlar için öğüt almak nerede! Halbuki, muhakkak onlara apaçık bildiren bir peygamber geldi. Sonra ondan yüz çevirdiler ve «Öğretilmiş bir mecnûndur,» dediler. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Nerede onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Onlar için düşünmek, ibret almak nerede? Doğrusu kendilerine apaçık anlatan bir Peygamber geldi de, |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Onlar için düşünüb ibret almak nerede? Kendilerine (hakıykatleri) açıklayan bir peygamber geldiği halde |
| 9 | Yusuf Ali (English) | How shall the message be (effectual) for them, seeing that an Messenger explaining things clearly has (already) come to them,- |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Но как они могут помянуть такое назидание, если к ним уже приходил разъясняющий посланник. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | (この期に及んで、)どうして彼らに教訓などあろうか?彼らのもとには解明の使徒¹(ムハンマド*)が確かに到来したというのに。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →