Sure 21 · Mekki
Enbiyâ Sûresi
40
/ 112
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Enbiyâ 40 | بَلْ تَأْتِيهِم بَغْتَةًۭ فَتَبْهَتُهُمْ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ رَدَّهَا وَلَا هُمْ يُنظَرُونَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Belki aniden gelecek de onları şaşırtacaktır. Artık onu geri çeviremezler; kendileri de ertelenmez |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Bilakis kendilerine o (kıyamet) öyle ani gelir ki, onları şaşırtır. Artık, ne reddedebilirler onu, ne de kendilerine mühlet verilir |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Doğrusu bu azap onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşırtacaktır. Artık ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Doğrusu o azap onlara ansızın gelecek de kendilerini dondurakalacaktır; artık ne geri çevrilmesine göçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Belki onlara ansızın gelecek, hemen onları hayrette bırakacak, artık onu ne redde takat getirebileceklerdir ve ne de onlara mühlet verilecektir. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Doğrusu o aniden gelecek ve onları şaşırtacaktır. Artık onu geri çevirmeye güçleri yetmeyecektir. Ve onlara mühlet de verilmeyecektir |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Doğrusu bu azab (kıyamet), onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşırtacaktır. Artık ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Belki (bu), onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşırtacakdır. Artık onu redde muktedir olamayacaklar (ı gibi), onlara mühlet de verilmeyecekdir |
| 9 | Yusuf Ali (English) | Nay, it may come to them all of a sudden and confound them: no power will they have then to avert it, nor will they (then) get respite. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Он (Ад или День воскресения) настигнет их внезапно и ошеломит их. Они не смогут избавиться от него, и им не будет предоставлена отсрочка. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | いや、それ(復活の日*)は突然訪れて、彼らを動転させるのである。そして彼らはそれを阻止することも出来なければ、(それに対する)猶予を与えられることもない。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →