Sure 14 · Mekki
İbrahim Sûresi
46
/ 52
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| İbrahim 46 | وَقَدْ مَكَرُوا۟ مَكْرَهُمْ وَعِندَ ٱللَّهِ مَكْرُهُمْ وَإِن كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ ٱلْجِبَالُ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Şüphesiz onlar düzenlerini kurdular; oysa dağları yerinden oynatacak olsa bile, bu düzenleri hep Allah'ın elindeydi |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Hilelerinin cezası Allah katında (malum) iken, onlar, tuzaklarını kurmuşlardı. Halbuki onların hileleriyle dağlar yerinden gidecek değildi |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Gerçekten onlar çeşitli hileler ve tuzaklar kurdular. Allah katında da onlara hilelerine karşı azab var; isterse onların hileleri dağları yerinden oynatacak olsun |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Gerçekten onlar, tuzaklarını kurdular; Allah katında da onlara tuzak var; isterse onların tuzakları dağları yerinden oynatacak olsun |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Ve muhakkak ki, (onlar) hileleriyle hilede bulundular ve onların hilesi, Allah katında (malum)dur. Ve onların hilesi, ondan dağlar zail olacak bir (kuvvette) değildir. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Gerçekten onlar, düzenlerini kurmuşlardı. Halbuki dağları oynatacak güçte olsa bile, onların bu düzenleri hep Allah´ın elindeydi |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Gerçekten onlar, (İslâma karşı) hile ve tuzaklarını kurdular. Allah katında da onlara hilelerine karşı azap var; isterse onların hileleri dağları yerinden oynatacak olsun. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Hakıykat, onlar (peygamberlere karşı) bir takım tuzaklar kurmuşlardı. Halbuki onların tuzaklarından dağlar yerinden oynayıb gitmiş olsa bile Allah katında onlara âid (nice nice) cezalar vardır |
| 9 | Yusuf Ali (English) | Mighty indeed were the plots which they made, but their plots were (well) within the sight of Allah, even though they were such as to shake the hills! |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Они строили свои козни, но их козни были у Аллаха. А ведь козни эти могли сдвинуть горы (или не могли сдвинуть горы). |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | 彼ら(シルク*の徒)は確かに、自分たちの策謀を企んだ。そして彼らの策謀は、アッラー*の御許にこそ(掌握されて)ある¹。彼らの策謀は(その脆弱さゆえ)、それによって山々を動かすこともないのだ。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →