Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--
Ana içeriğe geç
Sure 17 · Mekki

İsrâ Sûresi

26. Ayet · 111 ayet · Cüz · Sayfa
26
/ 111
Ana Sayfa Kur'an Meali İsrâ Sûresi 26. Ayet
# Meal Ayet
İsrâ 26 وَءَاتِ ذَا ٱلْقُرْبَىٰ حَقَّهُۥ وَٱلْمِسْكِينَ وَٱبْنَ ٱلسَّبِيلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذِيرًا
1 Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver; elindekileri saçıp savurma
2 Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma
3 Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bununla beraber malını saçıp savurma
4 Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş Akrabaya hakkını ver; yoksula, yolda kalmış olana da; bununla beraber saçıp savurma
5 Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 Ve karabet sahibine hakkını ver, düşküne de, parasız kalmış yolcuya da (ver). Ve saçıp savurma.
6 İbni KesirTefsirden · 14. yy Yakınlara hakkını ver. Miskine, yolcuya da. Ama saçıp savurma
7 Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bununla beraber (malını) büsbütün saçıp savurma.
8 Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 Hısıma, yoksula, yolda kalmışa hak (lar) ını ver. (Malını) israf ile saçıb savurma
9 Yusuf Ali (English) And render to the kindred their due rights, as (also) to those in want, and to the wayfarer: But squander not (your wealth) in the manner of a spendthrift.
10 Rusça - Elmir Kuliev Отдавай должное родственнику, бедняку и путнику, но не расточай чрезмерно.
11 Japonca - Saeed Sato (人間よ、)近親の者にその権利を与えよ。また、貧者*と旅路(で苦境)にある者にも(与えるのだ)¹。そして、ひどい浪費をするのではない。
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz. Bu ayetin tefsirine git →