Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--
Ana içeriğe geç
Sure 54 · Mekki

Kamer Sûresi

38. Ayet · 55 ayet · Cüz · Sayfa
38
/ 55
Ana Sayfa Kur'an Meali Kamer Sûresi 38. Ayet
# Meal Ayet
Kamer 38 وَلَقَدْ صَبَّحَهُم بُكْرَةً عَذَابٌۭ مُّسْتَقِرٌّۭ
1 Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi
2 Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı
3 Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı
4 Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş Andolsun ki, kendilerini kararlı bir azap bir sabah bastırıverdi
5 Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 (37-38) Andolsun ki, o misafirlerinden dolayı O´ndan mutalebede bulunmuşlardı. Artık Biz de onların gözlerini silip kör ettik, «Haydin azabımı ve tehditlerimi tadın!» (deyiverdik). Andolsun ki, onları sabahleyin erkenden bir daimi azab yakaladı.
6 İbni KesirTefsirden · 14. yy Andolsun ki; bir sabah erken, önü alınmaz bir azab geldi başlarına
7 Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 Celâlim hakkı için, bir sabah vakti, devamlı bir azab onları bastırıverdi. (Bu azab, cehenneme atılışlarına dek devam edecektir).
8 Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 Andolsun ki onlara bir sabah, (yakalarını) asla bırakmayacak olan bir azâb baskın yapdı
9 Yusuf Ali (English) Early on the morrow an abiding Punishment seized them:
10 Rusça - Elmir Kuliev На утро их постигли неотвратимые мучения.
11 Japonca - Saeed Sato そして早朝には、恒久的な懲罰が確かに、彼らを襲った。
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz. Bu ayetin tefsirine git →