Sure 5 · Medeni
Mâide Sûresi
118
/ 120
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Mâide 118 | إِن تُعَذِّبْهُمْ فَإِنَّهُمْ عِبَادُكَ ۖ وَإِن تَغْفِرْ لَهُمْ فَإِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Onlara azabedersen, doğrusu onlar Senin kullarındır; onları bağışlarsan, Güçlü olan, Hakim olan şüphesiz ancak Sensin |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Eğer kendilerine azap edersen şüphesiz onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın). Eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin" dedi |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Eğer onlara azab edersen, onlar senin kullarındır, eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen daima üstünsün, hikmet sahibisin |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | «Eğer Sen onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır, eğer onları bağışlarsan yine şüphe yok ki sen çok güçlü ve hikmet sahibisin.» |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | «Eğer onları muazzep kılarsan şüphe yok ki, onlar senin kullarındır. Ve eğer onları yarlığarsan yine şüphesiz ki, azîz olan, hakîm olan ancak Sen´sin.» |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Eğer onlara azab edersen; şüphesiz onlar Senin kullarındır. Şayet bağışlarsan; muhakkak ki Sensin Sen; Aziz, Hakim |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Eğer onlara azab edersen, şüphe yok ki, onlar senin kullarındır; ve eğer kendilerini bağışlarsan yine şüphe yok ki, sen, mutlak galibsin ve hükmünde hikmet sahibisin” der. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | «Eğer kendilerine azâb edersen şübhe yok ki onlar Senin kullarındır. Eğer onları yarlığarsan mutlak gaalib (ve) yegâne hüküm ve hikmet saahibi olan da hakıykaten Sensin Sen» |
| 9 | Yusuf Ali (English) | "If Thou dost punish them, they are Thy servant: If Thou dost forgive them, Thou art the Exalted in power, the Wise." |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Если Ты подвергнешь их мучениям, то ведь они - Твои рабы. Если же Ты простишь им, то ведь Ты - Могущественный, Мудрый». |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | もしあなたが彼らを罰されるとしても、実に彼らは、あなたの僕たちです¹。そして彼らをお赦しになるとしても、本当にあなたこそは偉力ならびない*お方、英知あふれるお方です」。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →