Sure 16 · Mekki
Nahl Sûresi
113
/ 128
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Nahl 113 | وَلَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌۭ مِّنْهُمْ فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ وَهُمْ ظَٰلِمُونَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | And olsun ki, aralarından kendilerine bir peygamber gelmişti, onu yalancı saydılar. Haksızlık ederlerken azaba uğradılar |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Andolsun ki, onlara kendilerinden peygamber geldi de onu yalanladılar. Onlar zulmederlerken azap onları yakalayıverdi |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Andolsun ki, onlara içlerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar. Bunun üzerine zulüm yaparlarken azab da onları yakalayıverdi |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Andolsun ki, onlara içlerinden bir peygamber geldi de ona yalan söylüyor, dediler. Azap da zulmederlerken kendilerini yakalayıverdi |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Ve andolsun ki, onlara kendilerinden bir peygamber geldi, onu hemen tekzîp ettiler, artık onlar zalimler oldukları halde kendilerini azap yakaladı. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Andolsun ki; onlara, kendilerinden bir peygamber gelmişti de onu yalanlamışlardı. Zulüm ederken kendilerini azab yakalayıvermişti |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Yemin olsun ki, Peygamberi inkâr eden o nankörlere içlerinden bir Rasûl geldi de onu yalanladılar. Zulüm yaparlarken azab da kendilerini yakalayıverdi. (Bu azab, müşriklerin Bedir felâketidir). |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Andolsun ki onlara kendilerinden bir peygamber de gelmişdir de onu tekzîb etmişlerdir. Derken onlar zulümlerinde berdevam iken kendilerini azâb yakalayıvermişdir |
| 9 | Yusuf Ali (English) | And there came to them a Messenger from among themselves, but they falsely rejected him; so the Wrath seized them even in the midst of their iniquities. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | К ним явился посланник из их среды, но они не признали его, и мучения постигли их, пока они поступали несправедливо. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | 彼ら(マッカ*の民)のもとには、彼らの内からの使徒*(ムハンマド*)が確かに到来した。そして彼らは彼を嘘つき呼ばわりし、懲罰¹は不正*者であった彼らに襲いかかったのだ。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →