Sure 4 · Medeni
Nisâ Sûresi
151
/ 176
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Nisâ 151 | أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَٰفِرُونَ حَقًّۭا ۚ وَأَعْتَدْنَا لِلْكَٰفِرِينَ عَذَابًۭا مُّهِينًۭا | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, "Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz" diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | İşte gerçekten kafirler bunlardır. Ve biz kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | İşte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | İşte onlar, gerçek kafirlerdir, Biz de kafirler için alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | İşte kâmilen kâfir olanlar onlardır. Biz de kâfirler için ihanetbahş olan bir azab hazırlamışızdır. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | İşte onlar; gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | İşte bunlar, gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirler için rüsvay edici bir azab hazırlamışızdır. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Allahı ve peygamberlerini inkârederek kâfir olan,bir de Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak istiyen (Allaha inanıb peygamberlerine inanmayan), «(Bunlardan) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz» diyen ve böylece (küfr ile îman) arasında bir yol tutmıya yeltenen kimseler (yok mu?) işte onlar gerçek kâfirlerin ta kendileridir. Biz o kâfirlere hor ve hakîr edici bir azâb hazırlamışızdır |
| 9 | Yusuf Ali (English) | They are in truth (equally) unbelievers; and we have prepared for unbelievers a humiliating punishment. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | являются подлинными неверующими. Мы приготовили для неверующих унизительные мучения. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | それらの者たちこそは、真に不信仰者*である。われら*は不信仰者*たちに対し、屈辱的な懲罰を用意しておいた。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →