Sure 36 · Mekki
Yâsîn Sûresi
43
/ 83
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Yâsîn 43 | وَإِن نَّشَأْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَرِيخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ يُنقَذُونَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Dilesek, onları suda boğardık; ne yardımlarına koşan bulunur ve ne de kendileri kurtulabilirlerdi |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Dilesek onları suda boğarız. O zaman ne onların imdadına koşan olur, ne de onlar kurtarılırlar |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Dilersek onları (suda) boğarız da o zaman onlara ne feryatçı vardır, ne de onlar kurtarılırlar |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Ve eğer dilersek onları garkederiz, artık onlar için ne bir hâlâskar vardır ve ne de onlar kurtarılabilirler. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Dilesek; onları suda boğardık da ne kurtaran bulunurdu, ne de kurtulabilirlerdi |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Dilersek onları (denizde) boğarız da, o takdirde kendilerine ne bir imdatçı vardır, ne de onlar kurtarılırlar. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Eğer dilersek onları (suda) boğarız. O suretde kendileri için bir imdadcı da yokdur, onlar kurtarılamazlar da |
| 9 | Yusuf Ali (English) | If it were Our Will, We could drown them: then would there be no helper (to hear their cry), nor could they be delivered, |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Если Мы пожелаем, то потопим их, и тогда никто не спасет их, и сами они не спасутся, |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | もしわれら*が望めば、彼らを溺れさせるのである。そして彼らにはいかなる救助者もなく、救われることもない。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →