Kur'an-ı Kerim 594. Sayfa — Beled Suresi (Hafız Osman düzeni)

Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Dikey Mod Önerilir
En iyi okuma deneyimi için lütfen telefonunuzu dikey tutun.
Kur'an Oku
Sayfa 1 / 604
/ 604
Görünüm Düzeni
Kâri ve Kıraat
Arapça Yazı Boyutu
A A
32px
24
يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى قَدَّمْتُ لِحَيَاتِى
"Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım" der.
25
فَيَوْمَئِذٍۢ لَّا يُعَذِّبُ عَذَابَهُۥٓ أَحَدٌۭ
Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.
26
وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٌۭ
Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.
27
يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفْسُ ٱلْمُطْمَئِنَّةُ
(Allah, şöyle der:) "Ey huzur içinde olan nefis!"
28
ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةًۭ مَّرْضِيَّةًۭ
"Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!"
29
فَٱدْخُلِى فِى عِبَٰدِى
"(İyi) kullarımın arasına gir."
30
وَٱدْخُلِى جَنَّتِى
"Cennetime gir."
1
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ لَآ أُقْسِمُ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
2
وَأَنتَ حِلٌّۢ بِهَٰذَا ٱلْبَلَدِ
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
3
وَوَالِدٍۢ وَمَا وَلَدَ
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
4
لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِى كَبَدٍ
(1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.
5
أَيَحْسَبُ أَن لَّن يَقْدِرَ عَلَيْهِ أَحَدٌۭ
İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
6
يَقُولُ أَهْلَكْتُ مَالًۭا لُّبَدًا
"Yığınla mal harcadım" diyor.
7
أَيَحْسَبُ أَن لَّمْ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ
Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?
8
أَلَمْ نَجْعَل لَّهُۥ عَيْنَيْنِ
(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?
9
وَلِسَانًۭا وَشَفَتَيْنِ
(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?
10
وَهَدَيْنَٰهُ ٱلنَّجْدَيْنِ
(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?
11
فَلَا ٱقْتَحَمَ ٱلْعَقَبَةَ
Fakat o, sarp yokuşa atılmadı.
12
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْعَقَبَةُ
Sarp yokuşun ne olduğunu sen ne bileceksin?
13
فَكُّ رَقَبَةٍ
O tutsak bir boynu çözmek (köle azat etmek)tir.
14
أَوْ إِطْعَٰمٌۭ فِى يَوْمٍۢ ذِى مَسْغَبَةٍۢ
(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
15
يَتِيمًۭا ذَا مَقْرَبَةٍ
(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
16
أَوْ مِسْكِينًۭا ذَا مَتْرَبَةٍۢ
(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.
17
ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ
(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.
18
أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
(17-18) Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.
19
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا هُمْ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ
Ayetlerimizi inkar edenler ise; kötülüğe batmış kimselerdir.
20
عَلَيْهِمْ نَارٌۭ مُّؤْصَدَةٌۢ
Üzerlerinde etrafı sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır.
Fâtiha Suresi
Mishary Alafasy · Ayet 1
0:000:00
Adım 1/7
Hoş Geldiniz!
Kuran okuma deneyimine başlayalım.

Not Ekle

Ayet İşlemleri
Dinle
Not Ekle
Kopyala
Paylaş