Sayfa 534Rahman Sûresi
68
فِيهِمَا فَٰكِهَةٌۭ وَنَخْلٌۭ وَرُمَّانٌۭ
İçlerinde her türlü meyve, hurma ve nar vardır.
69
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
70
فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌۭ
Onlarda huyları güzel, yüzleri güzel dilberler vardır.
71
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
72
حُورٌۭ مَّقْصُورَٰتٌۭ فِى ٱلْخِيَامِ
Onlar, çadırlara kapanmış hurilerdir.
73
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
74
لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌۭ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّۭ
Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.
75
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
76
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍۢ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍۢ
Onlar yeşil yastıklara ve güzel yaygılara yaslanırlar, (nimetlenirler).
77
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
78
تَبَٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
Azamet ve ikram sahibi Rabbinin adı yücedir.
1
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ
(1-2) Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.
2
لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ
(1-2) Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.
3
خَافِضَةٌۭ رَّافِعَةٌ
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
4
إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّۭا
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
5
وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّۭا
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
6
فَكَانَتْ هَبَآءًۭ مُّنۢبَثًّۭا
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
7
وَكُنتُمْ أَزْوَٰجًۭا ثَلَٰثَةًۭ
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
8
فَأَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ
Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir!
9
وَأَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ
Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir!
10
وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلسَّٰبِقُونَ
(10-11) (İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir.
11
أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ
(10-11) (İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir.
12
فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ
Onlar, Naim cennetlerindedirler.
13
ثُلَّةٌۭ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
(13-14) Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
14
وَقَلِيلٌۭ مِّنَ ٱلْءَاخِرِينَ
(13-14) Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
15
عَلَىٰ سُرُرٍۢ مَّوْضُونَةٍۢ
(15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
16
مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَٰبِلِينَ
(15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
