Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Elmalılı Hamdi Yazır — Hak Dini Kur'an Dili (Sadeleştirilmiş)

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır
İsra Sûresi · 47. âyet Biz onların, seni dinlerken nasıl dinlediklerini çok iyi biliriz. Birbiriyle fısıldaşırlarken de o zalimlerin: "Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına uymuyorsunuz!" dediklerini biz çok iyi biliriz. İsra Sûresi · 48. âyet Bak senin için nasıl misaller verdiler de bu yüzden nasıl sapıklığa düştüler! Artık hak yolu bulmaya güçleri yetmez. İsra Sûresi · 49. âyet Bir de onlar dediler ki: "Biz, bir kemik yığını olduğumuz ve ufalanıp toz olduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi, yeni bir yaratılışla diriltileceğiz? İsra Sûresi · 50. âyet De ki: "İster taş olun, ister demir..." İsra Sûresi · 51. âyet "İsterse gönlünüzde büyüyen başka bir yaratık olun, (Muhakkak öldürülecek ve diriltileceksiniz.) "Onlar: "Bizi kim tekrar diriltecek?" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratmış olan o kudret sahibi." Sana başlarını sallayarak: "Ne zamandır bu." diyecekler. De ki: "Yakın olması gerekir!". İsra Sûresi · 52. âyet (Allah) sizi çağıracağı gün, tam bir hürmetle onun emrine koşacaksınız ve zannedeceksiniz ki, kabirlerinizde pek az bir müddet kaldınız. O t akdirde mutlaka hepsi Arşın sahibine bir yol ararlardı. Bu âyete, iki mânâ verilmiştir: Birisi, "Her biri o bütün mülkün gerçek sahibi olan Allah'a galip gelme çaresini arardı. Çünkü galip olmadan ilâh olamazdı. "Bu durumda "Eğer yerle gökte Allah'tan başka ilâhlar olsaydı, ikisi de muhakkak bozulurdu, yok olurdu." (Enbiyâ, 17/22) âyeti gereğince "bürhan-ı temanü"ya (Kelâm ilminde âlimlerin devir ve teselsülün mümkün olmadığını isbat eden delillerine) işaret olur. İkincisi de "Her biri, Allah'ın tek zatından kuvvet ve kudret elde etmeksizin bir şey yapamayacaklarını, bir cumhuriyetin başkansız olamayacağını bildiklerinden, hepsi ona yaklaşmak için bir yol arardı. Bu şekilde ise hiçbiri ilâh olamaz, Allah'ın ilâh olduğunu kabul etmiş olurlardı." demektir. Ve Allah'a hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız. Çokları, bu tesbihin hal dili ile delaletten veya hal ve sözden daha umumî olduğunu söylemişlerdir. Fakat bazı tefsirciler, hakikî mânâsı üzere, sözle tesbih etmek olduğunda ısrar etmişlerdir. Çoğunluğun görüşü, halkın akıllarına ve anlayışlarına en çok dokunur görünürse de Alusî Tefsiri'nde uzunca anlatıldığı üzere, Resulullah 'ın elinde taşların tesbihinin duyulması gibi rivayet edilen bir çok hadis ve eser bazı tefsircilerin görüşünü desteklemektedir. Muhyiddin-i Arabi ve diğer birçok sofiler de bu görüştedirler. Yemin olsun ki biz, peygamberlerin kimini kimine üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik. İsra Sûresi · 53. âyet Mümin kullarıma söyle de (kâfirlere) en güzel olan sözü söylesinler. Çünkü şeytan aralarına fesat sokar. Şüphesiz şeytan, insan için apaçık bir düşmandır. İsra Sûresi · 54. âyet Rabbiniz sizi çok daha iyi bilir. Dilerse tevbeniz sebebiyle size merhamet eder, dilerse azab eder. Seni de onların üzerine vekil göndermedik. İsra Sûresi · 55. âyet Rabbin göklerde ve yerde olan kimselerin hepsini en iyi bilendir. Burada özellikle Davud ve Zebur'un zikredilmesinin sebebi: 1- Kureyş Peygambere karşı mücadele etmek için yahudilere müracaat ediyorlar. Yahudiler de: "Mûsa'dan sonra peygamber yoktur, Tevrat'tan sonra kitap yoktur" diyorlar. Şu halde bununla onların bu iddiaları çürütülmüştür. 2- Bununla üstünlüğün değerine işaret edilmiştir. Çünkü Davud (aleyhisselâm) büyük bir hükümdar idi. Böyle iken burada onun hükümdarlığı gözönünde bulundurulmayıp da Zebur'un tahsis edilmesi, zikr edilen üstünlükten maksat, mal ve mülk ile değil, ilim ve din ile üstünlük demek olduğunu gösterir. 3- Zebur'da peygamberlerin sonuncusu ( Hazret-i Muhammed ) ve onun ümmetinin, ümmetlerin en hayırlısı olduğu yazılmıştı. Nitekim "Yemin olsun ki biz, Tevrat'tan sonra Zebur'da da: 'Yeryüzüne mutlaka salih kullarım varis olacak' diye yazmıştık." (Enbiya 21/105) buyurulmuştur, (Enbiyâ Sûresi'ndeki bu âyetin tefsirine bkz.) İsra Sûresi · 56. âyet De ki: "Allah'tan başka, ilâh olduğunu sandığınız şeyleri çağırın, size yardım etsinler. Onlar, ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de değiştirebilirler. İsra Sûresi · 57. âyet Onların yalvardıkları da, Rablerine daha yakın olmak için vesile ararlar. Ve O'nun merhametini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı korkunçtur. İsra Sûresi · 58. âyet Hiç bir şehir (halkı) yoktur ki, kıyamet gününden önce biz onu helak etmeyelim, yahut şiddetli bir azab ile azablandırmayalım. Bu, Kitap'ta (Levh-i Mahfuzda) yazılıdır. Buradaki kitaptan maksat Levh-i Mahfuzdur.