Araf Sûresi 168. Âyet Tefsiri — Elmalili Hamdi Yazir Tefsiri (Sade) - Hak Dini Kur'an Dili
Elmalili Muhammed Hamdi Yazir
Ve onları yeryüzünde birçok ümmetlere ayırdık. İçlerinde iyi olanları da vardı, olmayanları da. Onları biz, bazan nimetlerle, bazan da musibetlerle imtihana çektik. Sonunda belki hakka dönerler diye.
ve onları, (o Mûsa kavmini) yeryüzünde parça parça eyledik, birçok ümmetlere, cemaatlere ayırdık. Önceleri oniki boy halinde ayrılmış olmaları, Hazret-i Mûsa'nın peygamberliği ve yönetimi altında kavimlerinin birliğini ve bütünlüğünü bozmayan bir teşkilat, yükselmelerinin sebebi olan bir nimet idi. Ancak bu sonraki bölünme, kötü azaptan itibaren başlayan parçalanma ve çözülme, şevketlerine ve devletlerine son veren bir kader çizgisi oldu. Yeryüzünün her yanına perişan bir surette dağıldılar ve artık bir güç, bir kuvvet toplayamaz oldular. Bu dağılan grupların içlerinden bazıları salah ehli, iyi insanlar idiler. Medine'de gelip Hazret-i Peygamber 'e iman edenler gibi, yukarıda özellikleri anlatıldığı şekilde gerçekten "Hakka yönlendiren ve doğrulukla adaleti yerine getiren bir ümmet idiler." İşte içlerinde böyle iyiler olduğu gibi, bazıları da daha aşağı durumdaydılar. İyiliğe çok yakın ve yatkın olanlardan tutunuz da derece derece ta alt basamaklara kadar alçalmış olan kimseler de bulunuyordu. Demek ki, İsrailoğulları'nın devletleri yıkılıp yurtları tarumar edildikten sonra böyle dağılmaları, içlerinde iyilerin hiç bulunmadığından değil, kötülerin çokluğundan ve genel olarak yönetimin ve işlerin kötülerin eline geçmiş olmasından ve onlar tarafından temsil edilmelerinden dolayı idi. Parçalandıkları zaman bile içlerinde bazı salih ve iyi insanlar vardı, aşağılıkları da vardı. Ve Biz onları (yani parçalara ayrılmış olan çeşitli grupları) , hem hasenat ile (yani sıhhat, servet ve refah ile) , hem de bunların zıddı olan kötülükler (yani hastalık, kıtlık ve yokluk) ile imtihan ettik. Allah, onları İranlılar ve Romalılar gibi değişik kavimlerin eli altında ibret alınacak bir çok acı tecrübelerden geçirdi ki vazgeçeler, kötü huylarından döneler, küfürden ve günah işlemekten tevbe edip Hakk'a döneler, salaha yüz tutalar diye. Fakat içlerinden salaha yönelenler olduysa da pek çoğu dönmediler. Hazret-i Muhammed 'in asrından önce böyleydiler.