İRADE BİZİM — 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLÎ BİRLİK GÜNÜ
Bizleri yoktan var eden, iman nimetiyle bizleri şereflendiren, gönüllerimize vatan sevgisini, kardeşlik duygusunu ve merhameti yerleştiren Bizlere iman, İslam, huzur ve güven nimetlerini bahşeden; ezanlarımızın özgürce okunduğu, bayrağımızın gururla dalgalandığı aziz vatanımızda yaşamayı nasip eden Yüce Rabbimiz Allah’a Sonsuz hamdü senalar olsun Alemlere rahmet olarak gönderilen, bizlere doğruluğu, sabrı, kardeşliği ve fedakârlığı öğreten Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.s.), onun ailesine, ashabına ve bütün müminlerin üzerine olsun.
Aziz Kardeşlerim! Bugün; milletimizin birlik ve beraberlik içerisinde iradesine sahip çıktığı, vatan sevgisinin ve fedakârlığın en güzel örneklerinden birini gösterdiği 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü vesilesiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz.bizlere bu aziz vatanı emanet eden bütün şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize sağlık ve afiyet diliyoruz. Rabbimiz bizleri birlikten, kardeşlikten ve hak yolundan ayırmasın. Âmin.
İRADEYE SAHİP ÇIKMAK, EMANETE SAHİP ÇIKMAKTIR
Aziz Müslümanlar! İnsan hayatında bazı anlar vardır ki sadece bir zaman dilimi değildir; bir imtihandır, bir duruştur, bir karakter göstergesidir.
Milletlerin tarihinde de öyle geceler vardır ki o geceler, nesiller boyunca unutulmaz.
İşte 15 Temmuz gecesi, milletimizin imanının, cesaretinin ve vatan sevgisinin bütün dünyaya gösterildiği tarihi bir gecedir. O gece milletimiz; sadece bir saldırıya karşı koymadı.
O gece milletimiz; bağımsızlığına, bayrağına, ezanına, geleceğine ve iradesine sahip çıktı.
Çünkü bu aziz millet bilir ki; Vatan sadece üzerinde yaşadığımız toprak parçası değildir.
Vatan; uğrunda can verilen mukaddes bir emanettir.
Vatan; ezanların özgürce okunduğu, bayrağın gururla dalgalandığı, nesillerin huzur içinde yaşadığı kutlu bir yurttur.
ALLAH’IN EMANETİNE SAHİP ÇIKMAK
Kardeşlerim! Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تُؤَدُّوا الْأَمَانَاتِ إِلَى أَهْلِهَا
“Şüphesiz Allah size emanetleri ehline vermenizi emreder”
Nisâ Sûresi, 4/58
Bu ayet bizlere önemli bir hakikati öğretmektedir :Hayatımızdaki her nimet bir emanettir.
İman emanettir. Aile emanettir. Evlat emanettir. Vatan emanettir.
Bayrak emanettir. Milletin huzuru ve güvenliği emanettir.
Emanete sahip çıkmak ise sadece sözle değil; gerektiğinde fedakârlıkla, sabırla ve cesaretle olur. İşte 15 Temmuz gecesi milletimiz bu emanete sahip çıkmanın en büyük örneklerinden birini göstermiştir.
ZULME KARŞI DURMAK İMANIN GEREĞİDİR
Aziz Kardeşlerim! İslam dini zulme, haksızlığa ve ihanete karşı durmayı emreder.
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
وَلَا تَرْكَنُوا إِلَى الَّذِينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُ
“Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur.”
Hûd Sûresi, 11/113
Mümin; zalimin yanında değil, hakkın yanında olur. Mümin; çıkarı için hakikatten vazgeçmez. Mümin; korku karşısında imanını, zorluk karşısında teslimiyetini kaybetmez.
Aziz Müslümanlar! İnsan hayatında en kıymetli varlıklar vardır.
Anne-baba…Evlat…Eş…Aile…Mal…Mülk…Ticaret…Yuva…
Bütün bunlar insan için büyük nimetlerdir. Ancak mümin bilir ki bütün nimetlerin üzerinde Allah’ın rızası vardır.
Çünkü Allah sevgisi, bütün sevgilerin üstündedir.
VATANIN VE MUKADDESATIN KORUNMASI
Kıymetli Müminler! Bir milletin huzuru ve bağımsızlığı tehdit edildiğinde, o milletin fertlerine büyük sorumluluklar düşer. Çünkü vatan;Sadece üzerinde yaşadığımız toprak değildir.
Vatan;Şehitlerimizin emaneti,Ezanlarımızın yankılandığı yer, Çocuklarımızın geleceğidir.
Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا مَا لَكُمْ إِذَا قِيلَ لَكُمُ انْفِرُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ اثَّاقَلْتُمْ إِلَى الْأَرْضِ أَرَضِيتُمْ بِالْحَيَاةِ الدُّنْيَا مِنَ الْآخِرَةِ فَمَا مَتَاعُ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا فِي الْآخِرَةِ إِلَّا قَلِيلٌ
“Ey iman edenler! Size ‘Allah yolunda sefere çıkın’ denildiği zaman yere çakılıp kaldınız. Yoksa dünya hayatını ahirete tercih mi ettiniz? Oysa dünya hayatının yararı ahirete göre pek azdır.”
Tevbe Sûresi, 9/38
Aziz Müslümanlar! Bu ayet bizlere şunu hatırlatır:Mümin, sadece rahatını düşünen insan değildir.
Mümin;Hakkın yanında duran,Zulme karşı tavır alan, Milletinin ve ümmetinin huzuru için sorumluluk taşıyan insandır. 15 TEMMUZ’DAKİ İMAN VE CESARET Aziz Kardeşlerim! 15 Temmuz gecesi milletimiz büyük bir imtihanla karşı karşıya kaldı. O gece insanları korkutmak isteyenler vardı. Tanklar vardı. Silahlar vardı.Tehditler vardı. İnsanların gönüllerine korku salmak isteyenler vardı.Fakat milletimizin kalbinde daha büyük bir güç vardı: Allah’a iman…Vatan sevgisi…Kardeşlik ruhu…Tıpkı Kur’an’da anlatılan müminler gibi…Onlara:“Düşmanlar size karşı toplandı, onlardan korkun.”
denildiğinde onların imanları daha da arttı.Allah Teâlâ şöyle buyurur:
الَّذِينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ إِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ إِيمَانًا وَقَالُوا حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
“Onlara bazı insanlar, ‘Düşmanlarınız size karşı toplandı, onlardan korkun’ dediler. Bu, onların imanlarını artırdı ve şöyle dediler: ‘Allah bize yeter. O ne güzel vekildir!’”
Âl-i İmrân Sûresi, 3/173
Aziz Müminler! İşte 15 Temmuz gecesi milletimizin gönlünde yankılanan duygu buydu:
“Allah bize yeter.”Korkunun karşısında iman vardı. Ümitsizliğin karşısında tevekkül vardı.
Karanlığın karşısında birlik vardı.
15 TEMMUZ’DA İMANLA YAZILAN KAHRAMANLIK DESTANI
Aziz Müslümanlar! Tarih boyunca nice milletler vardır ki büyük ordular kurmuş, güçlü silahlara sahip olmuş, büyük imkânlara kavuşmuştur. Ancak bir milleti asıl güçlü yapan; sadece silahı, teknolojisi ve maddi imkânları değildir.
Bir milleti güçlü yapan; imanıdır, inancıdır, birlik ve beraberliğidir, vatan sevgisidir.
İşte 15 Temmuz gecesi bütün dünyaya bir kez daha gösterilmiştir ki; gönlünde iman olan, kalbinde vatan sevgisi taşıyan bir millet karşısında hiçbir güç duramaz.
Çünkü bu milletin mayasında; Malazgirt’in cesareti, Çanakkale’nin ruhu, İstiklâl Mücadelesi’nin azmi vardır.
Bu millet zor zamanlarda bir araya gelmesini bilen, acılar karşısında kenetlenmesini bilen büyük bir millettir.
Aziz Müslümanlar! İnsan hayatında öyle anlar vardır ki, insanın gerçek karakteri o anda ortaya çıkar.
Rahat günlerde herkes cesur görünebilir. Ama zor zamanlarda; Kim hakkın yanında duruyor? Kim fedakârlık yapıyor? Kim kendi canından önce milletini düşünüyor?
İşte böyle zamanlarda belli olur. 15 Temmuz gecesi de milletimizin böyle büyük bir imtihan yaşadığı gecelerden biridir. O gece nice insan evinden çıktı. Kimi ailesine sarıldı. Kimi çocuklarına baktı.Kimi sevdiklerine son kez veda etti. Ama hepsinin gönlünde aynı inanç vardı:
“Bu vatan sahipsiz değildir.”
Ezanlarla hainlerin darbelerini durduran sala sesleriyle darbenin sesini susturan bizi kurtuluş savaşı gibi bir zaferi elde etmede canını ve malını feda ederek kazandıran yüce milletimizden Rabbim ebeden razı olsun vatan uğruna canını feda eden şehitlerimize yüce Allah rahmet eylesin.Gazilerimize de yüce Rabbimiz sağlık sıhhat afiyet nasip etsin.
Değerli mü’minler 15 temmuz gecesi Bütün minarelerimizden salalar yükselince, milletimiz anında bu mesajı alarak kendi hukukuna sahip çıkmak için evlerinden çıktı. O gece sadece Türkiye’de değil, Kerkük’te ve Bosna’da da salalar okundu Türkiye’miz için dualar edildi.
Bizler, kim olursa olsun din istismarcılarının hepsine, adı ne olursa olsun halkımızın temiz dini duygularını istismar ederek kendi menfaatleri peşinde koşanlara engel olmalıyız. Düşman, erkekçe ve mertçe gelmiyor her zaman; kalleşçe geliyor ve içimizden hainler buluyor. Ülkemiz, darbeler ülkesidir. Bütün darbelere karşı birlik olmalıyız.
1960’da darbe yapıldı ve ülkenin başbakanını astılar.
Eğer o gün, tıpkı 15 Temmuz’da olduğu gibi halkımız darbecilerin karşısında olsaydı, asla bunu yapamazlardı ve ondan sonra da darbeler tarihi yok olurdu. Ama baktılar ki halk bir şey demiyor; hemen arkasından 1971 darbesini yaptılar. O yetmedi; 12 Eylül 1980 darbesini yaptılar. Sonra o da yetmedi; 28 Şubat 1997 postmodern darbesini yaptılar bu ülkede. Bunların hepsinin, dış mihraklar tarafından yönetildiğini, artık hepimiz biliyoruz.”
son olarak Darbeciler 15 Temmuz gecesi TRT ekranlarında zorla okuttukları bildiride kendilerine “ Yurta Sulh (BARIŞ)hareketi” adını vererek darbe yapmışlardı Tam da bu ayetlerde buyurulduğu gibi.
وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْأَرْضِ قَالُوا إِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ
“Bunlara, “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edicileriz!” derler. Onlara "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın " denildiğinde, "Hayır, biz yalnızca ıslah edenleriz" derler”
BAKARA 11
أَلَا إِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلَكِنْ لَا يَشْعُرُونَ
“Dikkat edin onlar bozguncuların onların ta kendileridir, ama bunun farkında değillerdir”
BAKARA 12
Allah, milletimizi bu fesat hareketinden korudu. Ama artık hepimiz biliyoruz ki, düzelteme adı altında, sulh(barış ) adı altında millete yönelik atılan kurşunlar bir gün kendilerine dönecektir.
1. ŞEHİT ÖMER HALİSDEMİR
“BİR KAHRAMANIN KARARI, BİR MİLLETİN KADERİNE DOKUNDU”
Aziz Kardeşlerim! 15 Temmuz denildiğinde milletimizin hafızasında yer eden en önemli isimlerden biri Ömer Halisdemir olmuştur.
Ömer Halisdemir, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan bir astsubaydı.
O gece ülkemizin karşı karşıya kaldığı büyük tehlikeyi fark eden kahramanlarımızdan biri oldu.
Görev yaptığı yerde, vatanın geleceği açısından kritik bir anda büyük bir sorumluluk üstlendi.
Onun için mesele kendi hayatı değildi.
Onun için mesele; Devletin bekası, Milletin huzuru, Ülkenin geleceğiydi O gece aldığı karar, sadece bir askerin kararı değildi. O karar, vatan sevgisinin, görev bilincinin ve fedakârlığın bir göstergesiydi.Şehadet mertebesine ulaşan Ömer Halisdemir, milletimizin gönlünde unutulmaz bir yer edindi.
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur:
مِنَ الْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللَّهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضَى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا تَبْدِيلًا
“Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir”
Ahzâb, 33/23
Aziz Müminler! Bazı insanlar vardır, isimleri kitaplarda değil, gönüllerde yazılır.
Ömer Halisdemir de milletimizin gönlünde yaşayan kahramanlardan biridir.
2. ŞEHİT EROL OLÇOK VE ABDULLAH TAYYİP OLÇOK
“BABA VE EVLADIN AYNI DAVAYA ADANMIŞ HAYATI”
Kıymetli Kardeşlerim! Bazı hikâyeler vardır ki anlatırken insanın yüreği sızlar.
15 Temmuz gecesinin en hüzünlü tablolarından biri de Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok’un şehadetidir.
Erol Olçok, ailesine düşkün, vatanına bağlı bir insandı. Oğlu Abdullah Tayyip ise henüz genç yaşında bir evlattı.
Baba ve oğul, o gece millet iradesine sahip çıkmak için meydandaydı.
Onlar için o gece sıradan bir gece değildi. Çünkü karşılarında sadece bir olay yoktu.
Karşılarında ülkenin geleceğini etkileyebilecek büyük bir tehlike vardı.
Baba ve oğul birlikte yürüdüler .Birlikte mücadele ettiler. Ve birlikte şehadet makamına ulaştılar. Bu olay bize şu gerçeği hatırlatmaktadır:
Bazı insanlar geride mal bırakmaz; fakat arkasında büyük bir örnek bırakır.
3. ŞEHİT HALİL KANTARCI
“VATAN SEVGİSİNİ SÖZDEN DAVRANIŞA DÖNÜŞTÜRENLER”
Aziz Müslümanlar! 15 Temmuz gecesi şehit olan kahramanlarımızdan biri de Halil Kantarcı idi.
O da birçok vatandaşımız gibi yaşananları duyduğunda sessiz kalmadı.
Çünkü bazı insanlar vardır; Haksızlık karşısında susamaz.
Tehlikeyi görünce geri duramaz. Milletinin geleceği söz konusu olduğunda sorumluluk hisseder.
Halil Kantarcı da o gece milletinin yanında olmayı tercih etti. Ve Rabbine şehit olarak kavuştu.
4. ŞEHİT MUSTAFA CAMBAZ “KALEMİYLE VE CANIYLA MÜCADELE EDEN KAHRAMAN”
Kardeşlerim! 15 Temmuz gecesi şehit olanlardan biri de gazeteci Mustafa Cambaz idi.
O, mesleği gereği olayları takip eden bir insandı. Ancak o gece sadece bir gazeteci olarak değil, bir vatandaş olarak da sorumluluk hissetti. Milletinin ve ülkesinin yanında durdu.
Ve şehadet mertebesine ulaştı. Onun hayatı bize şunu göstermektedir:
İnsan hangi mesleği yaparsa yapsın, zor zamanlarda taşıdığı değerler ortaya çıkar.
Aziz Kardeşlerim!
15 Temmuz şehitlerimizin hayatlarına baktığımızda ortak bir tablo görürüz:
Onlar; Dünyaya değil, davaya baktılar. Kendilerine değil, millete baktılar.
Korkuya değil, inanca sarıldılar. Çünkü biliyorlardı ki:
Bir milletin bağımsızlığı, sadece sınırlarını korumakla değil; değerlerine sahip çıkmakla mümkündür.
Peygamberimiz Resûlullah (S.A.S.) Şöyle Buyurmuştur: Şehitliğin Faziletini
مَا أَحَدٌ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ يُحِبُّ أَنْ يَرْجِعَ إِلَى الدُّنْيَا وَأَنَّ لَهُ مَا عَلَى الْأَرْضِ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا الشَّهِيدُ فَإِنَّهُ يَتَمَنَّى أَنْ يَرْجِعَ فَيُقْتَلَ عَشْرَ مَرَّاتٍ لِمَا يَرَى مِنَ الْكَرَامَةِ
“Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisine verilse bile dünyaya dönmeyi istemez. Ancak şehit, gördüğü ikram ve üstünlük sebebiyle dünyaya dönüp tekrar tekrar şehit olmayı ister.”
Buhârî, Cihâd, 21; Müslim, İmâre, 109
AZİZ MÜSLÜMANLAR! Tarihin bazı geceleri vardır ki o geceler sadece yaşanıp geçmez; nesillerin hafızasına kazınır.
Çünkü o gecelerde milletler kendi karakterlerini ortaya koyar. Kimi zaman bir milletin büyüklüğü saraylarında, ordularında veya sahip olduğu imkânlarda değil; zor zamanlarda gösterdiği duruşta ortaya çıkar.
İşte 15 Temmuz gecesi de böyle bir gecedir. O gece bu millet; Korkuya teslim olmadı. Tehdide boyun eğmedi.
Geleceğine sahip çıktı. Çünkü bu millet biliyordu ki: Vatan, üzerinde rahat yaşadığımız bir toprak parçası değil; uğrunda fedakârlık yapılan kutsal bir emanettir.
MEYDANLARA KOŞAN İNSANLAR
Aziz Kardeşlerim! O gece insanlar televizyonlardan, telefonlardan yaşananları öğrendi.
Herkesin önünde bir imtihan vardı.
Evinde kalmak…Sessiz kalmak…Beklemek…Ya da milletinin yanında olmak… Nice insan hiç düşünmeden sokağa çıktı.Kiminin elinde bayrak vardı.
Kiminin dilinde dua vardı. Kiminin kalbinde vatan sevgisi vardı.
Ama hepsinin ortak bir sözü vardı: “Bu vatan bizimdir, bu bayrak bizimdir.”
Onlar biliyordu ki bazen bir insanın attığı adım, bir milletin geleceğini etkileyebilir.
ANNELERİN VE KADINLARIN FEDAKÂRLIĞI
Kıymetli Müminler! 15 Temmuz gecesi kadınlarımız da büyük bir cesaret örneği göstermiştir.
Bir anne düşünün…Evinde çocukları var. Kalbinde korku var. Ama aynı zamanda vatan sevgisi var. O anne biliyor ki bugün susarsa, yarın evlatlarının geleceği zarar görebilir.
Nice anneler; Evlatlarını dualarla uğurladı.
Nice eşler;Eşlerinin arkasından dua etti.
Nice kadınlar; Meydanlarda milletinin yanında durdu.
Çünkü bu milletin kadınları tarih boyunca vatan sevgisinin en büyük temsilcileri olmuştur.
Çanakkale’de cephe gerisinde mücadele eden Annelerimiz; Nene Hatun, Şerife Bacı, Halime Çavuş, Nezahat Onbaşı ve daha binlercesinin ruhları şad olsun. Bu memleketin bekası ve ihyası için mücadele eden bütün kadınlarımızın günü kutlu olsun hangi ruhu taşıyorsa, 15 Temmuz’da meydanlara çıkan kadınlarımız da aynı ruhu taşımıştır. Alah ebeden razı olsun hepsinden.
GENÇLERİN CESARETİ
Aziz Gençler! Sizler bu milletin yarınlarısınız. 15 Temmuz gecesi gençlerimiz büyük bir sorumluluk bilinciyle hareket etti. Onlar sadece bir olaya tepki vermedi. Onlar geleceğine sahip çıktı. Çünkü gençlik sadece yaşla ilgili değildir.
Gençlik;İnandığı değerleri koruyabilmektir. Sorumluluk alabilmektir. Haksızlık karşısında doğru yerde durabilmektir.
Gençlerimizin imanlı, ahlaklı ve sorumluluk sahibi olması, milletimizin en büyük gücüdür.
EZANLAR, SELALAR VE MİLLETİN UYANIŞI
Aziz Müslümanlar! 15 Temmuz gecesinin unutulmayan görüntülerinden biri de camilerden yükselen ezanlar ve selalardı. Çünkü ezan sadece namaza çağrı değildir.
Ezan;Tevhidin sesidir. Birliğin Beraberliğin sesidir. Kardeşliğin sesidir.Özgürlüğün sembolüdür.
Bu millet tarih boyunca ezanı ile var olmuş, bayrağı ile ayakta durmuştur.
Şairin dediği gibi: “Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.”
TANKLARIN KARŞISINDAKİ İMAN
Aziz Kardeşlerim! O gece insanların karşısında büyük araçlar vardı.
Tanklar vardı. Uçaklar ve Silahlar vardı. Güç gösterisi vardı. Fakat karşılarında başka bir güç vardı:
İman gücü…İnsanlar biliyordu ki;Can değerlidir. Ama vatanın hürriyeti de değerlidir.
Hayat nimettir. Ama gerektiğinde başkalarının huzuru için fedakârlık yapmak da büyük bir erdemdir.
AZİZ MÜSLÜMANLAR! Bugün burada sadece bir geceyi hatırlamak için toplanmadık.
Bugün burada;Bir milletin nasıl kenetlendiğini,Bir milletin nasıl ayağa kalktığını, Bir milletin inancıyla ve kararlılığıyla nasıl büyük bir imtihan verdiğini hatırlamak için bir aradayız. Çünkü 15 Temmuz, sadece geçmişte yaşanmış bir olay değildir.
15 Temmuz; Gelecek nesillere bırakılmış bir sorumluluk,Bir emanet, Bir ibret vesikasıdır.
15 TEMMUZ BİZE NE ÖĞRETTİ?
Kıymetli Kardeşlerim! 15 Temmuz bize bir milletin gerçek gücünün sadece ekonomisiyle, teknolojisiyle, sahip olduğu imkânlarla veya silahlarıyla ölçülemeyeceğini göstermiştir. Bir milletin asıl gücü; imanla kenetlenmiş kalpleridir, birlik ve beraberlik ruhudur, vatanına ve mukaddes değerlerine sahip çıkan gönülleridir.
Çünkü milletleri ayakta tutan sadece maddi imkânlar değildir. Asıl güç; zor zamanlarda aynı safta durabilmek, acıda ve sevinçte birbirine destek olabilmek, vatanın ve milletin geleceği için fedakârlık gösterebilmektir.
15 Temmuz gecesi aziz milletimiz; makamı, mevkii, yaşı ve imkânı ne olursa olsun, aynı inanç ve kararlılıkla meydanlara çıkarak birlik ve beraberliğin ne büyük bir kuvvet olduğunu bütün dünyaya göstermiştir.
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنْتُمْ أَعْدَاءً فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِهِ إِخْوَانًا
“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, ayrılığa düşmeyin. Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman kimselerdiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti; O’nun nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz.”
Âl-i İmrân, 3/103
Aziz Müminler! Bu ayet bizlere göstermektedir ki bir toplumun en büyük sermayesi; kardeşlik, birlik ve beraberliktir. Kalpler Allah’ın rızası etrafında birleştiğinde hiçbir fitne, hiçbir tuzak, hiçbir karanlık plan o milleti kolayca sarsamaz.
15 Temmuz bize; birliğimizin kıymetini, kardeşliğimizin değerini ve vatanımızın bize bırakılmış büyük bir emanet olduğunu yeniden hatırlatmıştır.
Son Söz: İrade Bizim Aziz Kardeşlerim!15 Temmuz bize şunu göstermiştir: Milletin iradesi, milletin en büyük değeridir.
Hiçbir karanlık plan;Bir milletin imanından,Bir milletin duasından, Bir milletin birlik ruhundan daha güçlü değildir.
Bizler bugün burada şu sözü yineliyoruz:
Bayrağımıza sahip çıkacağız. Ezanımıza sahip çıkacağız.
Vatanımıza sahip çıkacağız. Kardeşliğimize sahip çıkacağız.
Çünkü biliyoruz ki;İrade bizimdir. Bu iradeyi korumak hepimizin görevidir.
Ya Rabbi Ülkemizi, milletimizi ve bütün İslam âlemini her türlü kötülükten, fitneden ve beladan muhafaza eyle.
Ya Rabbi Bu aziz vatan için canlarını feda eden bütün şehitlerimize rahmet eyle.
Onların makamlarını cennetinde yüce eyle. Ailelerine sabır ve metanet ihsan eyle.
Gazilerimize sağlık, huzur ve bereketli ömürler nasip eyle.
Bayrağımızı göklerden indirmeEzanlarımızı susturma.Bu milleti ilelebet payidar eyle.ÂMİN.
İBRAHİM BÖLÜKBAŞI DİN HİZMETLERİ UZMANI
