Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Ahirete İman ve Kıyamet Alametleri

İsmail Sezkin

AHİRETE İMAN VE KIYAMET ALAMETLERİ


Ölüm denen gerçek her gün yaklaşıyor Giden her gün, yaşlı olsun, genç olsun; bütün insanların ömür takviminden bir yaprak daha düşürüyor… Ve herkes hayatının sonuna doğru yol alıyor Bunu, her gün yaşadığımız sayısız örneği ile görüp duruyoruz Her canlının hayatı son bulacak Ancak ömrü sınırlı olan yalnız insan değil… İnsanı omuzlarında taşıyan şu dünya… Dünyanın içinde bulunduğu şu sistem… Kısaca; bütün kâinatın tıpkı canlılar gibi belli bir ömrü var… Bir gün gelecek kâinatın da ömrü tükenecek… Her şey yerle bir olacak… Bütün düzen bozulacak Şu yeryüzünün ve bütün kâinatın “ömrünün” bir sonu olacak… Kâinatın, bu müthiş olayı yaşayacağı güne biz “kıyamet günü” diyoruz

Ancak insanın ölümü de, kâinat düzeninin bozulması da, kıyametin kopması da her şeyin sonu değil tabi Aksine, kıyametin ardından, bozulan düzen yeniden kurulacak… Ölen herkes tekrar diriltilecek… Ondan sonra sonsuz bir hayat başlayacak Cenab-ı Allah'ın kudreti ile gerçekleşecek olan bu sonsuz hayata "Ahiret Hayatı" diyoruz biz

Değerli Kardeşlerim!.. Ahiret hayatı, kıyametin kopmasından sonra, Cenab-ı Allah’ın, gelmiş geçmiş bütün insanları ve diğer canlıları tekrar diriltmesi ile başlayacak

İnsanın ölüp kabre konması ile kıyametin kopup insanların tekrar diriltilmesi arasında geçen zaman ise kabir hayatıdır… Bu ara zamana da “berzah âlemi” denir

Ahiret hayatı Kur'ân'da “

الدَّارَ الْآخِرَةَ

(Ankebut,29/64) “ikinci yurt”, “ahiret yurdu” şeklinde geçer

Ahiret gününe iman, Cenab-ı Allah'a iman esasından ayrı düşünülemez Çünkü Allah'a iman etmek onun bildirdiği hakikatlere de iman etmeyi gerektirir İnandığımız Allah bize ahiret gününün varlığını, orada müminlerin ulaşacağı nimetleri, kâfirlerin göreceği azabı haber veriyor

Bundan dolayı Müslüman, inancının bir gereği olarak daima ahiret gününe iman ettiğini, Kuran ve sahih sünnette bildirilen ahiret ahvaline inandığını da söyler İşte şu ayeti kerime bize, ahirete imanın İslam inanç temellerinden yani imanın şartlarından biri olduğunu bildiriyor

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ

“"Ey iman edenler!”

آمِنُواْ بِاللّهِ وَرَسُولِهِ وَالْكِتَابِ

“llah'a, O’nun Peygamber'ine, O’nun indirdiği kitaba iman edin,”

الَّذِي نَزَّلَ عَلَى رَسُولِهِ وَالْكِتَابِ الَّذِيَ أَنزَلَ مِن قَبْلُ

“Allah’ın peygamberine gönderdiğine ve daha önce indirdiği kitaplara da iman edin"(Nisa,4/136).”

Aynı âyetin devamında bu esasları inkâr etmenin ise küfür olduğu bildiriliyor

وَمَن يَكْفُرْ بِاللّهِ وَمَلاَئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ

“"Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, Peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse,”

فَقَدْ ضَلَّ ضَلاَلاً بَعِيدًا

“O kimse derin bir sapıklığa düşmüş olur."”

Muhterem Müslümanlar!.. Kıyametin mutlaka kopacağını ise Kuran,

إِنَّ السَّاعَةَ آتِيَةٌ

““Kıyamet mutlaka gelecektir.” (Tâ-Hâ, 20/15) diye haber veriyor Kâinattaki akıllara durgunluk veren bu düzen ve şu sistem, o gün son bulacak… O gün bütün kâinatta bambaşka ve dehşetli bir hal yaşanacak”

يَوْمَ نَطْوِي السَّمَاء

“O gün semayı eski haline döndüreceğini bildiriyor Cenab-ı Allah… Hem de nasıl biliyor musunuz?..”

كَطَيِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِ

“Tıpkı yazılı kağıt tomarlarının, yani kitap sayfalarının dürülüp bükülmesi gibi…”

كَمَا بَدَأْنَا أَوَّلَ خَلْقٍ نُّعِيدُهُ

“Cenab-ı Hak başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysa, onu yine aynen yapacağını bildiriyor ”(Enbiya, 21/104)”

Şu ayetlerde de kıyametin kopuş anında neler olacağı anlatılıyor… Tıpkı bir film sahnesi gibi gözler önüne seriliyor… O günün nasıl dehşetli bir gün olacağını bilelim de hazırlıklı olalım diye…

إِذَا السَّمَاء انفَطَرَتْ

“Gök yarılacak,”

وَإِذَا الْكَوَاكِبُ انتَثَرَتْ

“yıldızlar saçılıp savrulacak,”

وَإِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْ

“denizler fokur fokur kaynayıp fışkıracak,”

وَإِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْ

“kabirler alt üst edilip, içindeki ölüler dışarı çıkarılacak,”

عَلِمَتْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ وَأَخَّرَتْ

“herkes şu dünya hayatında neleri yaptığını ve neleri yapmadığını bilecek.”(İnfitâr, 82/1-5)”

Kıyamet günü için

الْقَارِعَةُ

Yürekleri hoplatan büyük felaket diyor Cenab-ı Hakk… Yürekleri hoplatan bu büyük felaketin ne olduğunu da şöyle açıklıyor…

يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِ

“O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacak diyor…”

وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنفُوشِ

“Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacak diye açıklıyor… (Kâri'a, 101/ 1-5).”

Bir de Değerli Kardeşlerim!.. kıyamet koptuğu zaman

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ

Cenab-ı Allah’tan başka Yeryüzündeki her şey yok olacak…

وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ

“Sadece azamet ve ikram sahibi Rabb’inin zatı bâkî kalacak…”(Rahmân, 55/26-27. bk Kasas, 28/ 88).”

يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِّنَفْسٍ شَيْئًا

“Kıyamet gününde hiç kimsenin hiç kimseye faydası olmayacak…”

وَالْأَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلَّهِ

“O gün emir ve yetki sadece Cenab-ı Allah’a ait olacak (İnfitâr,82/19).”

Muhterem Hazirun!.. İnsanoğlu her şeyi merak eder… Kendi akıbetini doğrudan ilgilendiren kıyametin ne zaman kopacağını da merak eder insan Ama insanın, hakkında bilgi sahibi olabileceği alan ve bu alan hakkında elde edebileceği bilgi sınırlıdır İnsan bilgisinin ulaşamayacağı, sadece Cenab-ı Allah’ın bilgisi dâhilinde olan işler vardır

Sadece Cenab-ı Allah’ın bildiği bu bilgilere “gayb bilgileri” denir… Bunların bağlı olduğu alanlara da “gayb konuları” denir Kıyametin kopacağı vakit de işte böyle gayb bilgilerinden biridir… Mekkeli müşrikler, Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’in peygamber olduğunu ispat edebilmesi için, kıyametin ne zaman kopacağını bilmesi gerektiğine inanıyor ve ona bu soruyu soruyorlardı Oysa hikmeti gereği, Cenab-ı Allah kıyametin kopacağı zamanın bilgisini kendisine saklamış, yani onu gayb bilgileri arasına koymuştu Ama Cenab-ı Allah müşriklerin bu tür soruları karşısında da Peygamberimizi yalnız bırakmıyor ve onlara vereceği cevabı bildiriyordu… Böylece bu bilgiler aynı zamanda bizlere de tebliğ edilmiş oluyor…

يَسْأَلُونَكَ عَنِ السَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَاهَا

““Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar”

Onlara şöyle cevap ver…

قُلْ

Onlara de ki…

إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ رَبِّي لاَ يُجَلِّيهَا لِوَقْتِهَا إِلاَّ هُوَ

“‘Onun bilgisi ancak Rabb’imin katındadır Onu vakti geldiği zaman ancak O Allah ortaya çıkaracaktır…” (A'râf, 7/187).”

Cebrail (AS) bir gün Peygember Efendimiz’in yanına insan suretinde gelerek İslam dinin esasları ile ilgili bazı sorular sormuştu… Bu sorulardan birisi şuydu…

“Kıyamet ne zaman kopacaktır?” Bu soruya Peygamber Efendimiz’in verdiği cevap ise şöyle olmuştu:

“Bu konuda kendisine soru sorulan kimse, soruyu sorandan daha çok bilgiye sahip değildir.”

Ama insanların çoğunun inancının aksine kıyametin kopması hiç de uzak değil aslında "Gelecek olan her şeyin yakın olduğu" gerçeğini göz önünde bulundurmak gerekir… Onun için ‘sayılı günle çabuk geçer’ demiş büyüklerimiz…

Dünyaya ait her şeyin son bulacağı, bütün hırsların yok olacağı, düşmanlıkların, geleceğe ait planların anlamını tamamen yitireceği o günün her an gelmesi çok yakın… Ama Allah’a ve ahrete iman etmeyen insanlar bunu hiç hesaba katmazlar yaşantılarında Onların kıyametin kopacağına ihtimal vermeyerek onu uzak görmelerini Kur'an şöyle anlatıyor…

إِنَّهُمْ يَرَوْنَهُ بَعِيدًا

“Şüphesiz kâfirler, o azabın gerçekleşeceği kıyameti uzak görüyorlar,”

Ama

وَنَرَاهُ قَرِيبًا

iz onu yakın görüyoruz." (Meâric,70/ 6-7)

İşte bu şekilde Allah-u Teala, kıyametin vaktini bildirmiyor ama, onun yakın olduğunu haber veriyor

اقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانشَقَّ الْقَمَرُ

“"Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.” diyor… (Kamer, 54/1). Bir başka ayette de;”

لَعَلَّ السَّاعَةَ تَكُونُ قَرِيبًا

“elki de kıyamet yakında gerçekleşir…”diyor…(Ahzâb, 33/ 63)”

Değerli Mü’minler!.. Kur’an-ı Kerim’de şöyle bir ayet var…

وَإِنَّ يَوْمًا عِندَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ

““Şüphesiz Rabb’inin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.” (Hac,22/47)”

Bu ayet, kıymetin yakın oluşunu bizim ölçülerimizden çok, kâinatın kendi ömrü içindeki bir oranlamayı ifade ediyor Buna göre kıyametin yakın oluşu, kâinatın yaratılışından itibaren geçen zamana göre, kalan ömrünün çok az olduğunu ifade ediyor, diyebiliriz…

Evet; Kur’an’daki bu ayetler bize kıyametin yakın olduğunu haber veriyor… Ama ne zaman olacağını bildirmiyor… Fakat Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimiz bize kıyametin bazı alametlerini haber veriyor…

Kıyametin kopması yaklaşınca, ortalığı bir duman kaplayacak… Bunun üzerine müminler nezleye yakalanmış bir hale gelecek… Kâfirler ise çok kötü ve zor bir duruma gelecekler…

Deccâl’ ortaya çıkacak ve ilahlık iddiasında bulunacak…

Dâbbetülarz denen bir mahlûk çıkacak Şu ayette bu konu açıkça bildiriliyor:

“Kıyametin kopacağına dair o söz başlarına gelince, onlar için kendilerine yerden bir dâbbe denen canlı bir yaratık çıkarırız… O, onlara insanların ayetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler…” (Neml, 27/82).

Güneş Batı’dan doğacak Peygamber Efendimiz “Güneş battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmayacak "[4] buyuruyor. Güneş Batıdan doğup ta insanlar bunu gördükleri zaman hepsi iman edecek, fakat bu imanın artık onlara hiçbir faydası olmayacak… Çünkü "Rabb’inin ayetlerinden bazısı geldiği gün daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye o günkü imanı fayda vermez.” (En'âm,6/158) ayetine göre artık tövbe kapısı kapanmış olacak…

Hz. İsa Peygamber yeryüzüne inerek Peygamber Efendimiz’in dîni üzere amel edecek… Deccâl’i öldürecek Hz. İsa’nın inişi, Kur’an’da işaret yollu bildiriliyor ama sahih hadislerde açıkça ifade ediliyor

Y’ecüc ve Me’cüc adlı iki kavim ortaya çıkıp yeryüzünde fesat ve bozgunculuk çıkaracak… Şu ayet-i kerime de bu olayı haber veriyor bize:

“Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler. Gerçek vaad olan kıyametin kopması yaklaşır… Bir de bakarsın inkar edenlerin gözleri açılıp donakalmıştır ” (Enbiyâ, 21/96-97)

Yeryüzünün Doğusunda, Batısında ve Arap Yarımadasında güneş tutulmaları yaşanacak

Yemen’de büyük bir ateş ortaya çıkacak

Bunlar, kıyametin “büyük alametleri” Bir de, hadisi şeriflerde zikredilen ve “kıyametin küçük alametleri” diye anılan alametler de var Mesela “İlmin kaldırılması, cehaletin yerleşmesi, zinanın açıkça yapılması ve içkinin çok içilmesi kıyametin küçük alametlerindendir ” [6]

Dünya hayatının sona erdiği ölüm ile ebedi ahiret hayatının başladığı zaman arasında, Kur’ân’ın “Berzah” adını verdiği bir dönem daha bulunuyor Bu kabir hayatıdır…

Kıyametin gerçekleşmesi ile daha sonra meydana gelecek olan bir takım olaylara ve yaşanacak hallere kıyamet ahvali denir.

Mahiyetini ancak Cenab-ı Allah’ın bildiği “sûr” denilen bir boruya Cenab-ı Allah’ın emri ile, İsrafil adlı meleğin üfürmesi ile, kainatın düzeni bozulacak… Kıyamet kopacak… Bütün canlılar ölecek… Cenab-ı Allah’tan başka her şey yok olacak

Şu ayette sûra birinci defa üfürülmesi ve kıyametin kopuş anı anlatılıyor:

وَنُفِخَ فِي الصُّورِ فَصَعِقَ مَن فِي السَّمَاوَاتِ

وَمَن فِي الْأَرْضِ إِلَّا مَن شَاء اللَّهُ

““Sûra üflenir ve Allah’ın dilediği kimseler dışında, göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür” (Zümer, 39 / 68).”

ثُمَّ نُفِخَ فِيهِ أُخْرَى فَإِذَا هُم قِيَامٌ

“Yine Cenab-ı Allah’ın emri ile, İsrafil adlı meleğin “Sûr”a ikinci defa üflemesi ile bütün insanlar tekrar diriltilecekler Bu dirilme, ruhların cesetleri ile buluşup birleşmesi ile gerçekleşecek (Zümer,39/68).”

يَوْمَ تَشَقَّقُ الْأَرْضُ عَنْهُمْ سِرَاعًا ذَلِكَ حَشْرٌ عَلَيْنَا يَسِيرٌ

“Yeniden dirilişin ardından, bütün mahlûkat, hesap vermek üzere bir araya toplanacaklar Bu toplantı yerine “mahşer” denir (Kâf, 50/ 44).”

Bu haşr hali, çok zor ve sıkıntılı bir hal olacak İnsanlar, melekler, cinler ve bütün hayvanlar bir arada haşrolacaklar Herkes kendi derdine düşecek… Kimsenin kimseye bakacak hali olmayacak Peygamber Efendimiz(s.a.v.) bu durumu anlatırken;

“Kıyamet gününde insanlar çıplak, sünnet olmamış ve yalın ayak bir halde (mahşere) geleceklerdir” deyince Hz. Aişe;

“Ya Rasülallah, kadın ve erkeklerin hepsi bir arada olunca birbirlerine bakmazlar mı?” diye sormuş, Peygamber Efendimiz de;

“ Ya Aişe! O gün, insanların birbirlerine bakamayacakları kadar şiddetlidir”[8] cevabını vermiş

Burada haklı haksız ayrılacak… Dünyada hakkı yenenler, zulme uğrayanlar kendilerine haksızlık edenlerden haklarını alacaklar

Özür dilemenin ve kurtuluş fidyelerinin bir değer taşımadığı, dillerin tutulup konuşamayacağı kıyamet gününde ancak kendilerine, insanlar için şefaat etme izni verilenler konuşabilir… Peygamberler, melekler, Cenab-ı Allah’ın sevgili kulları şefaatte bulunacaklar

İnsanlar önce Âdem Peygambere gidecekler… Sonra Nuh Peygambere, sonra İbrahim Peygambere, daha sonra Musa Peygambere ve en son İsa Peygambere gidecekler… Kendilerine şefaat etmelerini isteyecekler bu Peygamberlerden… Onlar bu konuda özür beyan edince, bu defa bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV)’e gelecekler

Peygamber Efendimiz’in iki yerde şefaati olacak Birincisi, mahşerde toplanan insanların hesaplarının bir an evvel görülmesi ve o dehşet halinin bitmesi için edeceği şefaat Buna “şefaat-i uzmâ” yani büyük şefaat denir…

Bir de Peygamber Efendimizin kendi ümmetine özel şefaati olacak Bu şefaat sayesinde Ümmet-i Muhammed’den bazılarının derecesi yükselecek… Bazılarının da günahları affolacak ve cennete girecek Peygamberimiz, “Benim şefaatim, ümmetimden büyük günah sahipleri içindir”[10] buyurmuş ve küçük günahları, nafile ibadetlerin affettireceğini yine Peygamber Efendimiz haber vermiştir

Şu dünya hayatında herkesin yaptıkları Kirâmen Kâtibin dediğimiz görevli melekler tarafından kaydediliyor

İşte kıyamet gününde bu kayıtların tutulduğu “amel defterleri” herkese teslim edilecek… Hiç kimse burada yaptıklarını orada inkar edemeyecek

Kitapları sağ yanından verilenlerin hesapları kolay olacak… Sol yanından verilenler ise zorda kalacaklar…

Yaptıklarını inkar etmeye kalkışanlara karşı dilleri, elleri ve ayakları şahitlik edecek…

Mahşerde toplanan insanlar muhakeme edilecekler… Sualler sorulacak ve herkes dünyada yaptıklarının hesabını verecek…

Herkesin dünyada yaptığı ameller, mahiyetini ancak Cenab-ı Allah’ın bildiği bir “terazi” ile tartılacak…

Hesapların görülmesinden sonra herkes, cehennemin üzerinde bulunan ve mahiyetini bizim bilemediğimiz “sırat” üzerinden geçecek Günahı sevabından az olanlar buradan güvenli bir şekilde geçecek, diğerlerini cehennem kendine çekecek

Kıyamet gününün son merhalesi, en büyük mükâfat ile en büyük cezanın gerçekleşeceği merhaledir O ana kadar tamamlanan işlemler sonunda, mümin olup sevapları günahlarından çok olduğu ortaya çıkanlar ebediyyen içinde kalmak üzere cennete girerler Günahları sevaplarından çok olan müminler cezaları miktarınca kalmak üzere cehenneme girerler Cezaları bitince cehennemden çıkıp cennete girerler… Kâfirler ise ebedi olarak cehennemde kalacaklar… Cenab-ı Allah hepimizi bu kötü sonuçtan korusun…

Kısaca söylemek gerekirse Değerli Kardeşlerim!.. Bu dünya hayatı geçicidir İnsan imtihan için yaratılmıştır Herkesine davranışlarının adaletli bir şekilde karşılığını görmesi için, hiçbir yan etkinin bulunmayacağı adil bir mahkemenin ve adalet ortamının gerçekleşmesi kaçınılmazdır Aksi taktirde, yer yüzündeki haksızlıklar ve zulümler, yapanın yanında kâr kalır Böyle bir durum akla aykırıdır İşte bu sebeple, herkesin yaptıklarının hesabını vereceği bir ikinci hayat olmak zorunda

Dolayısıyla; bütün semavi dinlerin temel ilkeleri arasında, öldükten sonra dirilme ve ebedi olan ikinci bir hayatın varlığı inancı yer alıyor

Ahiret inancı, insanı boşluktan ve ümitsizlikten kurtarır… İlahi adaletin gerçekleşecek olması insanın azmini ve gayretini arttırır… Onun için Peygamberimiz “Ölüm çok hatırlayın, hiç unutmayın” diyor…

Vel hasıl-ı kelam; ölüm bir yok oluş değildir… Ölüm asıl ve sonsuz hayatın bir başlangıcıdır