AİLE OLMAK: ALLAH'IN EMANETİNE SAHİP ÇIKMAKTIR
Dışarıda Melek, Evde Azap Olanların Dehşetli Hüsranı
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ أَجْمَعِينَ
AZİZ MÜMİNLER!
Aile, Allah Teâlâ’nın yeryüzünde insanoğluna lütfettiği en mukaddes yuva, sığınılacak en emin liman ve hesabı en çetin olan ilahi bir emanettir. Bugün modern dünyanın fırtınaları arasında sarsılan yuvalarımızı yeniden imar etmek, eşlerimize ve evlatlarımıza karşı sorumluluklarımızı kuşanmak zorundayız. Geliniz bugün, ailemizin kıymetini, kabrin yalnızlığını ve mahşerin dehşetini göz önüne getirerek, Kur’an ve sünnet mizanında nizamî bir nefis muhasebesi yapalım.
1. AYET-İ KERİME
وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ أَنْفُسِكُمْ أَزْوَاجًا لِتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً
“Kaynaşmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ile merhamet koyması O'nun ayetlerindendir.”
(Rûm Sûresi, 30/21)
1. HADİS-İ ŞERİF
خَيْرُكُمْ خَيْرُكُمْ لِأَهْلِهِ وَأَنَا خَيْرُكُمْ لِأَهْلِي
“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. İçinizde ailesine karşı en hayırlı olan ise benim.”
(Tirmizî, Menâkıb, 63; İbn Mâce, Nikâh, 50. Kütüb-i Tis'a hadisidir. Hadis sahihtir.)
EY İNSAN! Dışarıda, sokakta insanlara karşı güler yüzlü olup evinde eşine sert davranıyorsan kendini hesaba çek! El alemin hatalarını hoş görüp hayat arkadaşının hatasını affedemiyorsan kalbini kontrol et! Ailen sana Allah'ın emanetidir. Eşin, Allah'ın sana bahşettiği en büyük nimetlerden biridir; onu incitme, hor görme, yalnız bırakma! Unutma ki mahşer günü yabancılardan önce ailenden sorguya çekileceksin. Allah huzur bulasın diye bu mukaddes nimeti vermişken, sen kendi elinle yuvayı huzursuzluk cehennemine çevirme!
2. AYET-İ KERİME
هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَأَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّ
“Onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz.”
(Bakara Sûresi, 2/187)
2. HADİS-İ ŞERİF
اسْتَوْصُوا بِالنِّسَاءِ خَيْرًا
“Kadınlara iyi davranınız, onlara hayrı tavsiye ediniz.”
(Buhârî, Nikâh, 80; Müslim, Radâ, 60. Kütüb-i Sitte ve Riyazü's-Salihin'de yer alır. Hadis sahihtir.)
EY MÜMİN! Allah Teâlâ eşleri birbirine elbise olarak tanıttı. Elbise insanın kusurunu örter, ayıbını gizler, soğuktan ve sıcaktan korur. Bugün manyakça birçok yuva, dışarıdaki düşmanlar yüzünden değil; eşlerin birbirinin sırlarını, kusurlarını çevreye yayması sebebiyle yıkılıyor. Eşinin hatasını mahallede, akrabada, sosyal medyada ifşa etmeden önce kendi günahlarını hatırla. Sen bugün onun kusurunu örtersen, Allah da kıyamet günü senin büyük kusurlarını örter. Aile, egoların savaşacağı yer değil; teslimiyetle huzur bulunacak yerdir.
3. AYET-İ KERİME
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا أَنْفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ
“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.”
(Tahrîm Sûresi, 66/6)
3. HADİS-İ ŞERİF
كُلُّكُمْ رَاعٍ وَكُلُّكُمْ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumlusunuz.”
(Buhârî, Ahkâm, 1; Müslim, İmâre, 20. Kütüb-i Sitte ve Riyazü's-Salihin'de yer alır. Hadis sahihtir.)
EY ANNE! EY BABA! Çocuklarına dünyanın fani kapılarını açmaya çalışırken, ebedî cennetin kapılarını kendi ellerinle kapatma! Onlara son model telefonlar alıyorsun ama Allah’ın kelamı Kur’an’ı öğretmiyorsun. Onları lüks okullarda meslek sahibi yapmaya çalışıyorsun ama seccade başında namaz sahibi yapmıyorsun. Onların gelecekteki maaşını düşündüğün kadar, kalbindeki imanını düşünüyor musun? Dikkat et! Mahşerde evladının dünyada kaç para kazandığı sorulmayacak; Allah'a kul olup olmadığı sorulacak. Bugün evladını namaza çağırmaktan utanırsan, yarın hesabı verilemeyen o dehşetli günde Allah’ın huzurunda utançtan perişan olursun!
4. AYET-İ KERİME
وَأْمُرْ أَهْلَكَ بِالصَّلَاةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَا
“Ailene namazı emret, kendin de ona sabırla devam et.”
(Tâhâ Sûresi, 20/132)
4. HADİS-İ ŞERİF
مُرُوا أَوْلَادَكُمْ بِالصَّلَاةِ وَهُمْ أَبْنَاءُ سَبْعِ سِنِينَ
“Çocuklarınıza yedi yaşına geldiklerinde namazı emredin.”
(Ebû Dâvûd, Salât, 26. Kütüb-i Tis'a hadisidir. Hadis hasen-sahih derecesindedir.)
MÜSLÜMANLAR! Çocuğunun karnını doyurmak için çırpındığın kadar, ruhunu da din-i mübin ile doyuruyor musun? Onun fani bedenini hastalıklardan koruduğun kadar, ebedî imanını haramlardan koruyor musun? Namazsız büyüyen bir nesil, karanlık dehlizlerde pusulasız kalmış gemiye benzer. Allah'ın huzurunda secdeye varmayan başlar, gün gelir fani dünyanın, zalimlerin önünde eğilmeye başlar. Evladına bırakacağın en büyük miras beton yığınları, arabalar ve banka hesapları değil; Allah korkusu, namaz sevgisi ve Kur'an ahlakıdır. Unutma, o masum yavrunun ilk öğretmeni sensin; onu ya cennete hazırlayacaksın ya da ihmalinle cehennem ateşine sürükleyeceksin!
5. AYET-İ KERİME
وَالَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا
“Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve nesillerimizden göz aydınlığı bağışla ve bizi takva sahiplerine önder eyle.”
(Furkan Sûresi, 25/74)
5. HADİS-İ ŞERİF
إِذَا مَاتَ الْإِنْسَانُ انْقَطَعَ عَنْهُ عَمَلُهُ إِلَّا مِنْ ثَلَاثَةٍ إِلَّا مِنْ صَدَقَةٍ جَارِيَةٍ أَوْ عِلْمٍ يُنْتَفَعُ بِهِ أَوْ وَلَدٍ صَالِحٍ يَدْعُو لَهُ
“İnsan öldüğü zaman ameli kesilir. Ancak üç şey müstesna: Sadaka-i câriye, faydalanılan ilim ve kendisine dua eden salih evlat.”
(Müslim, Vasiyyet, 14. Kütüb-i Sitte ve Riyazü's-Salihin'de yer alır. Hadis sahihtir.)
AZİZ MÜMİNLER! Evlat sadece dünyada sevilip koklanacak bir oyuncak değildir; o evlat ahirette ya senin kurtuluşuna şahit olacak ya da ihmalinden ötürü senden davacı olacaktır. Sen ona Allah'ı, haramdan sakınmayı, iffeti ve güzel ahlakı öğrettin mi? Kabirde zifiri karanlıkta yapayalnız kaldığında sana ulaşacak en nurlu hediye, arkanda bıraktığın salih evladının gözyaşlarıyla kabrine göndereceği dualardır. Bugün evladını Kur'an ile yetiştirirsen yarın mezarında rahmet bulursun; fakat dünyayı öğrettiğin kadar dinini öğretmediysen, kabir kapısı kapandığında feryatların fayda vermeyecektir.
6. AYET-İ KERİME
وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا
“Anne ve babaya iyilik edin.”
(Bakara Sûresi, 2/83; Nisâ Sûresi, 4/36)
6. HADİS-İ ŞERİF
رِضَا الرَّبِّ فِي رِضَا الْوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ فِي سَخَطِ الْوَالِدِ
“Rabbin rızası anne-babanın rızasındadır; Rabbin gazabı da anne-babanın gazabındadır.”
(Tirmizî, Birr, 3. Kütüb-i Tis'a hadisidir. Hadis sahihtir.)
EY EVLAT! Bugün yaşlanan, beli bükülen anne ve babana sakın ola ki bir yük gibi bakma! Unutma, bir zamanlar sen bu dünyada en aciz, en ağır yüktün. Sen rahat uyu diye onlar uykusuz kaldı; sen hastalandığında onlar canından can verdi. Sen yürüyemezken seni kucaklarında taşıyan o mübarek elles yaşlandığında onlara öf bile diyorsan vicdanını, imanını sorgula! Anne-babasının rızasını almayan, onların kalbini kıran bir kul dünyada da ahirette de hüsrandadır. Bugün annenin, babanın hayır duasını alan kulun rızkı bereketlenir, kabri genişler; onların gözyaşına sebep olan ise mahşerde hesabını vermeden tek bir adım dahi atamaz!
7. AYET-İ KERİME
وَأَنْكِحُوا الْأَيَامَى مِنْكُمْ وَالصَّالِحِينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَإِمَائِكُمْ
“İçinizdeki bekârları evlendirin.”
(Nûr Sûresi, 24/32)
7. HADİS-İ ŞERİF
يَا مَعْشَرَ الشَّبَابِ مَنِ اسْتَطَاعَ مِنْكُمُ الْبَاءَةَ فَلْيَتَزَوَّجْ
“Ey gençler! Evliliğe gücü yeten evlensin.”
(Buhârî, Nikâh, 3; Müslim, Nikâh, 1. Kütüb-i Sitte hadisidir. Hadis sahihtir.)
DEĞERLİ ANNE VE BABALAR! Allah aşkına nikâhı kolaylaştırın, iffet yollarını açın; zorlaştırarak harama kapı aralamayın! Şatafatlı, gösterişli düğünler, lüks eşya yarışları uğruna gencecik insanları ömür boyu sürecek borç bataklarına mahkûm etmeyin. İsraf ve gururla kurulan yuvaların bereketi baştan kurur. Meşru bir evliliği zorlaştırmak, toplumda ahlaki çöküşe ve fitnelere zemin hazırlamaktır. Unutmayın ki bir yuva yığılan altınlarla değil, Allah’a olan takva ile ayakta kalır. Bir evi pahalı avizeler değil, gece kılınan secdeler aydınlatır; aileyi lüks mobilyalar değil, içindeki Allah korkusu korur!
8. AYET-İ KERİME
وَلَا تَنْسَوُا الْفَضْلَ بَيْنَكُمْ
“Aranızdaki iyiliği, fazileti unutmayın.”
(Bakara Sûresi, 2/237)
8. HADİS-İ ŞERİF
الرَّاحِمُونَ يَرْحَمُهُمُ الرَّحْمَٰنُ
“Merhamet edenlere Rahmân da merhamet eder.”
(Tirmizî, Birr, 16. Kütüb-i Tis'a hadisidir. Hadis sahihtir.)
EY EŞLER! Birbirinizin sadece eksiklerini, kusurlarını sayıp dökerseniz aradaki sevgi ve hürmet bağını kendi ellerinizle öldürürsünüz. Zor günlerde gösterilen vefayı, iyilikleri hatırlayın ki muhabbetiniz kökleşsin. Şeytan yuvalara büyük günahlarla değil, gururla yapılan küçük kırgınlıklarla sızar. Bir özür beklerken haklılık davası gütmeyin, sevgi göstermekten imtina etmeyin. Merhametin, şefkatin feda edildiği bir evde huzur barınamaz; affetmenin olmadığı yerde bereket kalmaz. Allah’ın ebedî affını ve merhametini uman bir mümin, önce kendi evindeki ailesini affetmeyi ve onlara merhamet etmeyi bilmelidir.
9. AYET-İ KERİME
وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ
“Anne ve babana merhametle tevazu kanadını indir.”
(İsrâ Sûresi, 17/24)
9. HADİS-İ ŞERİF
لَيْسَ مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا
“Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir.”
(Tirmizî, Birr, 15. Kütüb-i Tis'a hadisidir. Hadis sahihtir.)
MUHTEREM MÜMİNLER! Aile, kuru bir düzenden ibaret değildir; aile karşılıklı saygı ve edep ile ayakta kalır. Büyüklerin küçüğü ezdiği, kırıp döktüğü, küçüklerin ise büyüklere karşı hürmeti ve edebi ayaklar altına aldığı evlerde huzur ve İslam ahlakı uzun sürmez. Evlatlar anne-babasına saygıyı, merhameti ve insanlığı ilk önce evde, ana ocağında görür ve öğrenirler. Bugün evinde hangi ahlakı, hangi davranış modelini gördüyse yarın büyüdüğünde topluma onu yansıtacaktır. Bu yüzden aile sadece bir barınak değil, kabre kadar insanla giden bir irfan mektebidir.
10. AYET-İ KERİME
وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا
“Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın ve ayrılığa düşmeyin.”
(Âl-i İmrân Sûresi, 3/103)
10. HADİS-İ ŞERİF
يَدُ اللَّهِ مَعَ الْجَمَاعَةِ
“Allah'ın yardımı, kudreti birlik ve beraberlik içinde olanlarla beraberdir.”
(Tirmizî, Fiten, 7. Kütüb-i Tis'a hadisidir. Hadis sahihtir.)
EY AİLE FERTLERİ! Şeytan lanetlisinin en çok sevindiği, bayram ettiği gün; aile fertlerinin, akrabaların birbirine sırt çevirdiği, küstüğü gündür. Kardeşlerin dünyaya tamah edip birbirine darıldığı gün şeytan kazanır. Eşlerin sudan sebeplerle birbirine düşman olduğu gün şeytan sevinir. Evlatların anne-babadan koptuğu gün şeytan muradına erer. Fakat Allah'ın rızası için nefsini yenip affedenler, birbirinin elinden tutup cemaatle namaza duranlar, evinde Allah’ın kelamını okuyanlar her iki dünyada da ebedî kazancı elde ederler.
Cemaat-i Müslimin! Aile olmak sadece aynı duvarlar altında yaşayıp aynı soyadı taşımak değildir. Aile olmak; dünyayı da ahireti de cennete çevirmek için el ele, gönül gönüle verip sırat köprüsünü birlikte geçebilmektir. Aileniz Allah'ın size verdiği en büyük, en hassas emanettir. O emaneti gafletle zayi etmeyin, fani hırslarla ihmal etmeyin. Bir gün kabre girdiğinizde, malınızdan, makamınızdan ve servetinizden önce o ocağın, o emanetlerin hesabı tek tek sorulacaktır!
ALLAH’IM! Yuvalarımıza huzur, sevgi, merhamet ve bereket ihsan eyle. Eşlerimizi birbirine hayırlı, evlatlarimizi dinine, kitabına sadık salih nesiller eyle. Bizleri emanetlerine hıyanet etmeyen, mahşer gününde yüzü ak çıkan kullarından eyle. Ailelerimizi cehennem azabından muhafaza buyur.
AMİN.
MEHMET ERÇELİK
