AİLE İÇİ AHLAK VE İHMAL EDİLEN EMANETLER
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ أَجْمَعِينَ
AZİZ MÜMİNLER!
1. AYET-İ KERİME
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَخُونُوا اللَّهَ وَالرَّسُولَ وَتَخُونُوا أَمَانَاتِكُمْ وَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَ
“Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber’e hainlik etmeyin. Bile bile kendi emanetlerinize de hainlik etmeyin.”
(Enfâl Sûresi, 8/27)
1. HADİS-İ ŞERİF
آيَةُ الْمُنَافِقِ ثَلَاثٌ إِذَا حَدَّثَ كَذَبَ وَإِذَا وَعَدَ أَخْلَفَ وَإِذَا اؤْتُمِنَ خَانَ
“Münafığın alameti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde tutmaz, kendisine bir emanet bırakıldığında ona hıyanet eder.”
(Buhârî, Îmân, 24; Müslim, Îmân, 107-108. Kütüb-i Sitte hadisidir. Hadis sahihtir.)
AZİZ MÜMİNLER, durun ve nefislerinizi açıkça hesaba çekin! Aile sana Allah’ın en büyük emanetidir! Sen nasıl olur da Allah’ın mukaddes emanetini zayi edersin? Onlara evde hiç yokmuş gibi nasıl davranırsın? Bilmez misin ki Allah’ın emanetini zayi eden, ehlinin hukukunu çiğneyip ona sahip çıkmayan kişi münafığın alametlerini üzerinde taşımaktadır! Yarın huzur-u mahşerde, o dünyadayken burun kıvırdığın, yüzüne bakmaya tenezzül etmediğin, ihmal ettiğin ehlin senin yakana yapışıp senden şikayetçi olduğunda, mizan başında Allah’a ne cevap vereceksin? Bir adamın kalitesi, dışarıdaki dostlarına gösterdiği sahte tebessümle değil; evinin eşiğinden girdiğinde ailesine gösterdiği hakiki şefkatle ölçülür. Evinde eşine ve evladına yüzünü dönmeyen, onlara sırtını çeviren reis bilsin ki, yarın ruz-i mahşerde Allah’ın rahmet yüzünü görmekten tamamen mahrum kalabilir!
2. AYET-İ KERİME
وَلَا تَحْسَبَنَّ اللَّهَ غَافِلًا عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ فِيهِ الْأَبْصَارُ
“Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetten dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.”
(İbrâhîm Sûresi, 14/42)
2. HADİS-İ ŞERİF
أَكْمَلُ الْمُؤْمِنِينَ إِيمَانًا أَحْسَنُهُمْ خُلُقًا وَخِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ خُلُقًا
“Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlakı en güzel olanıdır. Sizin en hayırlınız ise kadınlarına karşı ahlakı en hayırlı olanınızdır.”
(Tirmizî, Radâ, 11; Ebû Dâvûd, Sünnet, 15. Kütüb-i Tis'a hadisidir. Hadis sahihtir.)
EY MÜSLÜMAN! Sen evine sadece rızık getirmekle, sadece fatura ödemekle mesul olduğunu mu sanıyorsun? Unutma ki kıyamet günü hesabı en çetin, azabı en dehşetli olanlar; dışarıya melek gibi görünüp, kendi mahrem yuvasına cehennem azabı yaşatan zalimlerdir. Allah’ın adıyla, O'nun kelimesiyle nikahladığın o can, senin doğrudan ahiret sınavındır. Eşine ve çocuklarına harcadığın zamanı kafanda bir 'kayıp', onlara göstermen gereken sabrı bir 'külfet' görüyorsan, kalbini bir kez daha yokla, imanını baştan gözden geçir! Dünyanın bütün makamlarını kazansan, trilyonlar biriktirsen bile, aile hayatında sınıfta kaldıysan ve onları kaybettiysen, Allah katında hüsrandasın demektir! Unutma! Bir kadının evdeki zulüm karşısında döktüğü gözyaşı, adaleti mutlak olan Allah’ın arşına yükselen sessiz ama en yakıcı çığlıktır. Eşinin kalbini insafsızca kıran, evladının hakkını ve hukukunu yiyen bir aile reisi, hangi yüzle seccadeye uzanıp Allah’tan merhamet dilenir, hangi yüzle af bekler?
3. AYET-İ KERİME
جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا وَمَنْ صَلَحَ مِنْ آبَائِهِمْ وَأَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ
“Onlar, Adn cennetlerine gireceklerdir. Atalarından, eşlerinden ve çocuklarından salih olanlar da kendileriyle beraber olacaktır.”
(Ra’d Sûresi, 13/23)
3. HADİS-İ ŞERİF
الدُّنْيَا مَتَاعٌ وَخَيْرُ مَتَاعِ الدُّنْيَا الْمَرْأَةُ الصَّالِحَةُ
“Dünya fani bir menfaattir (geçimliktir). Dünyanın en hayırlı nimeti ise salih / saliha bir eştir.”
(Müslim, Radâ, 64; Nesâî, Nikâh, 15. Kütüb-i Sitte hadisidir. Hadis sahihtir.)
AZİZ MÜMİNLER! Başlarımızın tacı olan eşlerimizi ve ailemizi korumak, onlara merhamet etmek kuru bir nasihat değil, imanın ta kendisidir, gereğidir. Onlar bizim hem dünyadaki ebedî huzurumuz hem de ahiretteki tükenmez mutluluğumuz olacaklardır. Dünyada sana sığınak olan, huzur bulduğun o aile kapısını kendi ellerinle, öfkenle, vefasızlığınla yıkarsan; yarın ahiretin o kavurucu dehşetinde sığınacak tek bir gölge bile bulamazsın!
Evini bir mescit, eşini bir cennet yoldaşı, evladını ise cehennem ateşinden koruman gereken bir cennet fidanı bil! Cennet tek başına, bencilce girilecek bir yer değildir; hakiki mümin, ailesinin elinden sımsıkı tutup, onları günah kirlerinden ve cehennem ateşinden koruyarak hep birlikte cennete doğru yürüyen kimsedir. Eşler birbirinin günah kalkanıdır. Birbirinin ayıbını dışarıya karşı örten, birbirine hayrı ve hakkı tavsiye eden eşler, daha dünyadayken ahiretteki cennet hayatının provasını yapan en bahtiyar kullardır!
ALLAH’IM! Bizleri evlerimizde melek, dışarıda melek olan salih kullarından eyle. Yuvalarımızı huzursuzluk ve gaddarlık azabından muhafaza buyur. Eşlerimizi birbirine günah kalkanı, evlatlarımızı rızana uygun cennet fidanları eyle. Emanetlerine hıyanet ederek münafıklık alameti taşımaktan ve mahşer günü ehlimizin şikayetiyle helak olmaktan bizleri koru Allah'ım!
رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنْتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ وَتُبْ عَلَيْنَا إِنَّكَ أَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ
آمِينَ يَا رَبَّ الْعَالَمِينَ
MEHMET ERÇELİK
