AİLE İÇİ İLETİŞİMDE DEĞER DİLİNİ KULLANMAK
Öncelikli olarak Aile nedir: aralarında evlilik ve kan bağı bulunan, koca, karı, çocuklar, kardeşler vb.nin oluşturduğu, en küçük toplumsal birimdir.
İ lk aileyi kim kurmuştu r
Hz. Adem’den beri devam eden ve cennette de devam edecek olan iki ibadetten biri iman , diğeri de Aile yani evliliktir . . . Ebu Hanife olmak üzere bir çok alim evliliği yani aile kurmayı ibadetin bizzat kendisi saymışlardır.
bildiğiniz gibi Hz Adem ile Hz Havva’nın cennette kurduğu evlilik ilk evliliktir.
Bakınız kuranı kerim ilk evliği kimin kimle yaptığını nasıl anlatıyor:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَثِيرًا وَنِسَاءً ۚ وَاتَّقُوا اللَّهَ الَّذِي تَسَاءَلُونَ بِهِ وَالْأَرْحَامَ ۚ إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا
Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir. Nisâ : 1
Evlilik Allah’ın emridir :
وَأَنكِحُوا الْأَيَامَىٰ مِنكُمْ وَالصَّالِحِينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَإِمَائِكُمْ ۚ إِن يَكُونُوا فُقَرَاءَ يُغْنِهِمُ اللَّهُ مِن فَضْلِهِ ۗ وَاللَّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ
Sizden bekar olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
النِّكَاحُ مِنْ سُنَّتِي، فَمَنْ لَمْ يَعْمَلْ بِسُنَّتِي فَلَيْسَ مِنِّي
N i kah benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir.
Bekarlık sultanlıktır sözü R ahiblerin papazların evlenmemek için uydurdukları sözdür.
Bizim dinimiz gönderdiği peygamberlerden sadece Hz.Yahya ve Hz.İsa nın evlenmediğini geri kalan tüm peygamberler evlilik yaptığını anlatıyo r.
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلًا مِّن قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ أَزْوَاجًا وَذُرِّيَّةً
“Evlilik peygamberin”
sünnetindendir .
Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik.” (Rad, 13/38
Aile, Allah’ın varlığının delillerindendir. Kur'an-ı Kerim'de Rabbimiz şöyle buyurur:
Rasulullah buyurdu ki:
مِسْكِينٌ مِسْكِينٌ، رَجُلٌ لَيْسَتْ لَهُ امْرَأَةٌ
““ Kadını olmayan erkek yoksuldur yoksuldur !””
قَالُوا
قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، وَإِنْ كَانَ غَنِيًّا مِنَ الْمَالِ؟
“Çokça malı olsa da mı?” dediler”
قَالَ
قَالَ: وَإِنْ كَانَ غَنِيًّا مِنَ الْمَالِ
“Rasulullah: “Evet, çokça malı olsa bile”
وَقَالَ
وَقَالَ: مِسْكِينَةٌ مِسْكِينَةٌ مِسْكِينَةٌ، امْرَأَةٌ لَيْسَ لَهَا زَوْجٌ
“Kocası olmayan kadın da yoksuldur, yoksuldur !” .”
قَالُوا
قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، وَإِنْ كَانَتْ غَنِيَّةً مِنَ الْمَالِ؟
“Yanındakiler: “Çokça malı olsa bile mi?” diye sordular .”
قَالَ
قَالَ: وَإِنْ كَانَتْ غَنِيَّةً مِنَ الْمَالِ
“Rasulullah: “Evet, çokça malı olsa bile” buyurdular .”
İMANIN YARISI.
إِذَا تَزَوَّجَ الْعَبْدُ فَقَدْ كَمَّلَ نِصْفَ الدِّينِ، فَلْيَتَّقِ اللَّهَ فِي النِّصْفِ الْبَاقِي
“ Bir kimse evlenince imanının yarısını elde etmiş olur. Artık diğer yarısı için Allah’tan korksun . ”
: Evlenmeye aracı olmak
مِنْ أَفْضَلِ الشَّفَاعَةِ أَنْ يُشَفَّعَ بَيْنَ الِاثْنَيْنِ فِي النِّكَاحِ
“ En hayırlı şefaatlerden birisi de, evlenecek iki kişiye aracılık yapmaktı r.”
huzur ve Sevgi Evi :
Nahl:80
وَاللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّن بُيُوتِكُمْ سَكَنًا
“Allah, evlerinizi, sizin için bir huzur ve sükûn yeri haline getirdi.”
Huzurlu aile mutlu bir evlilikle kurulur bu da sevgi ve saygıdır.
وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَاجًا لِّتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُم مَّوَدَّةً وَرَحْمَةً ۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
Onlara ısınıp kaynaşasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratıp aranıza sevgi ve şefkat duyguları yerleştirmesi de O’nun varlığının kanıtlarındandır. Doğrusu bunda iyi düşünen kimseler için dersler vardır.” (Rûm, 30/21)
& Bir aileyi kalıcı kılan madde, makam, servet değil, sevgi, saygı ve sadakattir.
İletişimde sevgi ve saygı dili çok önemlidir. Büyükler küçüklere sevgisini, küçüklerde büyüklere karşı saygısını asla kaybetmemelidir.
Eşlerle iyi geçinmek onlara iyi davranmak gerektiğini Rabbimiz ifade ed iyor.
وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ ۚ فَإِن كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسَىٰ أَن تَكْرَهُوا شَيْئًا وَيَجْعَلَ اللَّهُ فِيهِ خَيْرًا كَثِيرًا
Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadıysanız, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız da Allah onda pek çok hayır yaratmış olur. ”
EN OLGUN MÜMİN kimdir.
أَكْمَلُ الْمُؤْمِنِينَ إِيمَانًا أَحْسَنُهُمْ خُلُقًا، وَخِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِأَهْلِهِ
Peygamberimiz: " Mü'minler arasında imanca en kâmil olanı, ahlâkça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine en hayırlı olandır ." buyurmuştur .
PEYGAMBERLERİN AİLE İÇİ İLETİŞİMİNDE SEVGİ DİLİ
HZ. NUH’UN EVLAT SEVGİSİ ve onu n kafir olan oğluna hitabı
وَهِيَ تَجْرِي بِهِمْ فِي مَوْجٍ كَالْجِبَالِ وَنَادَىٰ نُوحٌ ابْنَهُ وَكَانَ فِي مَعْزِلٍ يَا بُنَيَّ ارْكَب مَّعَنَا وَلَا تَكُن مَّعَ الْكَافِرِينَ
“ Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nuh, gemiden uzakta bulunan oğluna: Yavrucuğum! (Sen de) bizimle beraber bin, kâfirlerle beraber olma! diye seslendi.
قَالَ سَآوِي إِلَىٰ جَبَلٍ يَعْصِمُنِي مِنَ الْمَاءِ ۚ قَالَ لَا عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ أَمْرِ اللَّهِ إِلَّا مَن رَّحِمَ ۚ وَحَالَ بَيْنَهُمَا الْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ الْمُغْرَقِينَ
“Oğlu: Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım, dedi. (Nuh): "Bugün Allah'ın emrinden (azabından), merhamet sahibi Allah'tan başka koruyacak kimse yoktur" dedi. Aralarına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.”
HZ. YAKUP’UN EVLAT SEVGİSİ
Hz. Yakup’un sabrı ve evlat sevgisi, Hz. Yusuf’un affı ve abilerine saygısı anlatılır. Hz. Yusuf, gördüğü bir rüyayı babası Hz. Yakup’a anlatır. Kardeşler arasında bir kıskançlık vardır. Hz. Yakup, Yusuf’unu kokusundan tanıyacak kadar çok seviyor. Başına gelecekleri tahmin ettiği için Yusuf’una olan sevgisi ve merhameti gereği Yavrucuğum! diye sesleniyor. Tıpkı Hz. Nuh’un yavrusuna seslendiği gibi. Ayrıca burada Hz. Yakup bizlere doğru bilgi dahi olsa yeri ve zamanı gelmeden konuşulmaması gerektiğini öğretiyor. Kur’an da bu olay Hz. Yakup’un dilinden şöyle anlatılır:
إِذْ قَالَ يُوسُفُ لِأَبِيهِ يَا أَبَتِ إِنِّي رَأَيْتُ أَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ رَأَيْتُهُمْ لِي سَاجِدِينَ
Hani Yûsuf babasına, "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti
قَالَ يَا بُنَيَّ لَا تَقْصُصْ رُؤْيَاكَ عَلَىٰ إِخْوَتِكَ فَيَكِيدُوا لَكَ كَيْدًا ۖ إِنَّ الشَّيْطَانَ لِلْإِنسَانِ عَدُوٌّ مُّبِينٌ
“ (Babası:) Yavrucuğum! dedi, rüyanı sakın kardeşlerine anlatma; sonra sana bir tuzak kurarlar! Çünkü şeytan insana apaçık bir düşmandır. ” (Yûsuf, 12/5)
HZ. LOKMAN’IN EVLAT SEVGİSİ
Lokman suresinde bir babanın oğluyla yaptığı şefkat dolu sohbetin bir bölümüne tanık oluruz. Bu süreden anlıyoruz ki; ebeveynin en önemli görevi önce kendisini sonra evladını iyi yetiştirmek ve onu cehennem ateşinden koruyabilmektir. Rabbimiz bir ayette şöyle buyuruyor:
وَإِذْ قَالَ لُقْمَانُ لِابْنِهِ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللَّهِ ۖ إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ
“ Lokman, oğluna öğüt vererek: Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür, demişti.” (Lokman, 31/13)
Burada Hz. Lokman, diğer Peygamberler gibi sevgi ve şefkat dolu bir sözle:
Ya Büneyye! (Ey yavrucuğum) diye başlıyor.
يَا بُنَيَّ إِنَّهَا إِن تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ فَتَكُن فِي صَخْرَةٍ أَوْ فِي السَّمَاوَاتِ أَوْ فِي الْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللَّهُ ۚ إِنَّ اللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ
“ Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.” (Lokman, 31/16)
يَا بُنَيَّ أَقِمِ الصَّلَاةَ وَأْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنكَرِ وَاصْبِرْ عَلَىٰ مَا أَصَابَكَ ۖ إِنَّ ذَٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْأُمُورِ
“ Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.”(Lokman, 31/17)
وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِي الْأَرْضِ مَرَحًا ۖ إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ
“﴾ “ Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez.” (Lokman, 31/18)”
وَاقْصِدْ فِي مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِن صَوْتِكَ ۚ إِنَّ أَنكَرَ الْأَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَمِيرِ
“ Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.”(Lokman, 31/19
HZ. İBRAHİM’İN KAFİR OLAN BABASINA SAYGISI
Hz. İbrahim’in babası Azer putperest bir insandır. Ama nihayetinde o da bir babadır. Hz. İbrahim babasıyla konuşurken saygıyı asla elden bırakmaz. Onu imana davet eder. Bunu ifade ederken de her ne kadar babası inkârcı olsa da üslubunu hiçbir zaman bozmaz. Sabırla, ümitle babasının iman etmesini bekler. Babası Azer’e olan saygısı ve merhameti gereği hep Babacığım! Babacığım! diye seslenir. Hz İbrahim babasının yaptığı yanlışı eleştirir ama babasına asla saygısızlık yapmaz ve iletişime duygularını katmaz. Ön yargılı davranmaz. Neslinden geldiği babasına hakaret etmez ve asla kırıcı davranmaz.
Bu olaylar Kur’an da tüm ayrıntıları ile şöyle anlatılır:
إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ يَا أَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْنِي عَنكَ شَيْئًا
“ Bir zaman o babasına dedi ki: Babacığım! Duymayan, görmeyen ve sana hiçbir fayda sağlamayan bir şeye niçin taparsın? Babacığım!
HZ. PEYGAMBERİN AİLE İÇİ İLETİŞİMİNDE SAYGI DİLİ
Hudeybiye Anlaşmasınd a Hz. Peygamber, eşi Ümmü Seleme ile istişare etmiş, fikrine saygı göstermiş, değer vermiş ve onun bu teklifi doğrultusunda hareket ederek tıraş olup ihramdan çıkmış ve sahabede peygamberimizden sonra tıraş olarak ihramdan çıkmışlardır. (Buhârî, Şurût, 15)
HZ. PEYGAMBER’İN AİLE İÇİ İLETİŞİMİNDE SEVGİ DİLİ
. Hz. Peygamber, çocukları çok sever, onlara selam verir, onlarla ilgilenir, onlara değer verir, onlara dua eder, onları öper-koklar, onlarla şakalaşır ve onlarla oynardı. Kızı Hz. Fâtıma yanına geldiğinde onun için ayağa kalkar, elinden tutar, onu öper ve kendi yerine oturturdu. Hz. Peygamber de Fâtıma’nın yanına girdiği zaman Fâtıma hemen ayağa kalkar, elinden tutar, öper ve kendi yerine buyur ederdi. Müslüman olan Akra’ b. Hâbis; Benim on çocuğum, bunlardan hiçbirini öpmüş değilim, deyince “Merhamet etmeyene merhamet edilmez . Allah kalbinden merhameti söküp almışsa ben ne yapabilirim!” demiştir. (Buharî, Edeb, 18)
GÜNÜMÜZ AİLE İÇİ İLETİŞİMİNDE SEVGİ VE SAYGI
İslam’a göre eşlerin birbirlerini yaratılış özellikleri, fıtrî yapıları, psikolojik özellikleri itibarıyla tanımaları, karşılıklı hak, görev ve sorumluluklarının farkında olmaları iletişimde önemli bir unsurdur.
Mutlu, huzurlu, sevgi dolu bir aile olmak için anne, baba ve çocukların karşılıklı sevgi ve saygı içerisinde bütünleşmeleri gerekir. Sevgi vermektir, almak değil. Sevgi emek ister, fedakârlık gerektirir.
Sevgiden ve saygıdan yoksun, üslup olarak ta yanlış olan iletişimler ise aile içi sorunlara yol açan nedenlerin başında gelir. Çünkü
“ üzüm üzüme baka baka kararır.
Ağaca çıkan keçinin ağaca çıkan oğlağı olur.”
Ne ekersek onu biçeri z.
Peygamberlerin üslubuyla “Yavrucuğum!” diyemiyorsak yanlış bir tavır içindeyiz demektir. Ailemize karşı tavrımız sevgi ve saygı eksenli bir kibarlıkta olmalıdır.
Dışarda her türlü kibarlığı gösteriyoruz ailemize geldiğimiz zaman cellat kesiliyoruz . Aslında tavrımız şu olmalı: H anım, Bey, Yavrucuğum, Anneciğim Babacığım, Ablacığım, Abiciğim ! Bizler çocuğumuza önce Allah’ı anlatacağız. Allah inancını çocuğun kalbine iyice yerleştirdiğimiz zaman o zaten Allah’a olan saygısından dolayı Allahın emirleri karşısında nasıl tavır sergileyeceğini, nerede, ne zaman ve nasıl hareket edeceğini çok iyi bilir.
AİLEDE SAĞLIKLI İLETİŞİM YÖNTEMLERİ
Göze değil gönle girmeye çalışalım. Yaşantımızda is değil iz bırakalım .
Ailemiz için, Kur’an diliyle gelin şöyle dua edelim :
وَالَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا
“ Onlar: "Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan gözümüzün aydınlığı olacak insanlar ihsan et ve bizi, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle” derler.” (Furkan, 25/74)
Y a Rabbi! Hanelerimize Huzur Ve Saadet, Rızıklarımıza Da Helalinden Bolluk Ve Bereket Nasip Eyle.
Aramızdaki Muhabbeti Ve Sevgiyi Arttır.
Allah’ım! Ailelerimize Kırgınlık Ve Ayrılık Gösterme.
Bizlere, Millete, Devlete Ve Tüm İnsanlığa Faydalı, Arkamızdan Hayır Dua Edecek Salih Evlatlar Yetiştirmeyi Nasip Eyle. Acılarını Ve Ağrılarını Gösterme. Amin
İBRAHİM BÖLÜKBAŞI
DİN HİZMETLERİ UZMANI
