CUMA VAAZI
ANA BABASINI AĞLATAN MAHŞERDE GÖZYAŞI DİNMEYECEK
EVLADINDAN DARBE YİYEN ANA BABANIN FERYADI ARŞI TİTRETİR!
HUZUREVLERİNE TERK EDİLEN EMANETLER! SİZİN DE EBEDİ YURDUNUZ ATEŞTİR!
ANA BABA BEDDUASI: HEDEFİNİ ŞAŞIRMAYAN ZEHİRLİ BİR OKTUR!
KUL HAKKININ EN AĞIRI: DOKUZ AY KARNINDA, ÖMÜR BOYU SIRTINDA TAŞIYAN IN HAKKIDIR!
EY ZALİM EVLAT! ANANI KAPI DIŞI ETTİĞİN GÜN CENNETTEN KOVULDUN!
اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
الحمد لله رب العالمين والصلاة والسلام على رسولنا محمد وعلى اله وصحبه اجمعين
ALEMLERİN RABBİ, anne baba rızasını kendi rızasına, onlara isyanı ise kendisine isyan sayan Allah Teâlâ’ya sonsuz hamd; "cennet anaların ayakları altındadır" buyurarak baş tacımızı belirleyen, vefa timsali Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa S.a.v. (sallallahu aleyhi ve sellem) efendimize, o’nun mübarek âline ve ana babasına "öf" bile demeyen sahabe-i kiram hazretlerine salat ve selam olsun.
DEĞERLİ MÜMİNLER, AZİZ MÜSLÜMANLAR! Bugün burada, kul hakları içinde hesabı en çetin, vebali en ağır, ilahi rıza ile arasındaki mesafe en kısa olan mukaddes bir davayı; Anne Baba Hakkı davasını konuşuyoruz. O mübarek varlıklar ki; bizleri önce karnında zahmetle, sonra kollarında şefkatle taşıyan ve son nefeslerine kadar bizleri kalplerinde yaşatan yegâne sığınaklarımızdır. Bugün; ana babasının "ah"ını alarak dünyasını karartanların, onları huzurevlerinin soğuk duvarlarına mahkûm edip ebedi saadetini ateşe atanların ve mahşerde bir "öf" feryadıyla sarsılacak olan bedbaht evlatların hazin akıbetini haykırıyoruz. Ya onların rızasıyla cennetin orta kapısından girecek ya da kalplerini kırarak kendi ellerimizle cehennem çukurumuzu kazacağız. Mizan kurulmadan, o dehşetli hesap görülmeden ve musallaya gelmeden evvel; bu mukaddes emanete ihanet edenlerin rüsvaylığını Kur’an ve sünnetin sarsıcı hakikatleriyle ortaya koyuyoruz.
DEĞERLİ MÜMİNLER, AZİZ MÜSLÜMANLAR! Nihayetinde her nefis Allah’a döndürülecek ve her kul, varlık vesilesi olan ana babasına ne yaşattığının hesabını tek başına verecektir. Annesinin gözyaşında boğulanların, babasının bükülen belinde vebali olanların ve "hakkımı helal etmiyorum" feryadıyla arşı titretenlerin mahşerde dillerinin ateşten halkalarla bağlandığı o dehşetli gün gelmeden evvel; safımızı ve vefamızı netleştirmek mecburiyetindeyiz. Unutmayın ki; ana babasıyla helalleşmeden, onların duasını heybesine koymadan musallaya gelenin namazı da orucu da onu mahşerdeki o büyük manevi iflastan kurtaramayacaktır. Evlat, ana babası için ya bir rahmet pınarı ya da bir azap membaıdır.
1. ANA BÖLÜM: TEVHİDDEN SONRAKİ EN BÜYÜK HAK
وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُوٓا اِلَّآ اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًاۜ
“1. AYET: "Rabbin, sadece kendisine ibadet etmenizi ve ana babaya iyilik etmenizi kesin olarak emretti!"”
(İsrâ, 23)
رِضَا الرَّبِّ ف۪ي رِضَا الْوَالِدِ، وَسَخَطُ الرَّبِّ ف۪ي سَخَطِ الْوَالِدِ
“1. HADİS: "Rabbin rızası, anne babanın rızasındadır. Rabbin gazabı da anne babanın gazabındadır!"”
(Tirmizî, Birr, 3)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Allah Teâlâ’nın birliğine imandan hemen sonra, yeryüzündeki en büyük hak olan ebeveyn hakkını tescil etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Allah’a kulluk ile anne babaya hürmet aynı hükümde birleşmiştir. Onları razı etmeyen, secdeden başını kaldırmasa da Allah’ı razı edemez.
Sahabe Kıssası: Hazreti Abdullah b. Ömer (Hz.), bir adamın annesini sırtında taşıyarak Kabe’yi tavaf ettirdiğini görünce; "Hakkını ödedim mi?" sorusuna; "Hayır, seni doğururken çektiği tek bir sancının hakkını bile ödemedin!" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Annesini ağlatanın, mahşerde gözyaşı dinmez!
2: ŞÜKRÜN İKİNCİ ADRESİ
اَنِ اشْكُرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيْكَۜ اِلَيَّ الْمَص۪يرُ
“2. AYET: "Önce Bana, sonra da anne babana şükret diye tavsiye ettik. Dönüş ancak Banadır!"”
(Lokmân, 14)
رَغِمَ اَنْفُ، ثُمَّ رَغِمَ اَنْفُ، ثُمَّ رَغِمَ اَنْفُ مَنْ اَدْرَكَ اَبَوَيْهِ عِنْدَ الْكِبَرِ اَحَدُهُمَا اَوْ كِلَاهُمَا ثُمَّ لَمْ يَدْخُلِ الْجَنَّةَ
“2. HADİS: "Anne babası yaşlandığı halde (onlara hizmet edip) cennete giremeyenin burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, burnu sürtülsün!"”
(Müslim, Birr, 9)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: İnsanın varlık vesilesi olan ebeveynine karşı nankörlük kapısını kapatmak ve şükrün adresini göstermek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: "Burnu sürtülsün" ifadesi, ağır bir bedduadır. Elinin altında cennet kapısı varken, dünya telaşı yüzünden o kapıyı tepen bedbahtın ahiretteki rüsvalığı anlatılmaktadır.
Sahabe Kıssası: Hazreti Veysel Karani (Hz.), sadece annesine hizmeti her şeyin önüne koyması sebebiyle, Efendimiz S.a.v. tarafından "tabiinin hayırlısı" olarak müjdelenmiştir.
Kıssadan Hisse: Annesinin duasını almayan, Sırat’ta yolunu bulamaz!
3.: CENNETİN EN GENİŞ KAPISI
وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔا وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا
“3. AYET: "Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya ise (en mükemmel şekilde) iyilik edin!"”
(Nisâ, 36)
اَلْوَالِدُ اَوْسَطُ اَبْوَابِ الْجَنَّةِ، فَاِنْ شِئْتَ فَاَضِعْ ذٰلِكَ الْبَابَ اَوْ احْفَظْهُ
“3. HADİS: "Baba, cennetin orta kapısıdır. Dilersen o kapıyı terk et, dilersen onu koru!"”
(Tirmizî, Birr, 3)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Tevhid inancının amel sahasındaki ilk tezahürünün ebeveyne hürmet olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Cennetin "orta kapısı" en görkemli kapıdır. Babasını hiçe sayan, evinin direğini yıktığı gibi cennetinin kapısını da kendi elleriyle kilitlemiş olur.
Sahabe Kıssası: Bir genç Efendimiz S.a.v.'e gelip "Babam malımı harcıyor" diye şikayet edince, Efendimiz babayı çağırtmış ve; "Sen de malın da babana aittir!" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Babasının rızasını yıkanın, ahirette çatısı olmaz!
4. MERHAMET KANATLARI
وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ
“4. AYET: "Onlara merhamet ederek tevazu (zillet) kanatlarını indir!"”
(İsrâ, 24)
ثَلَاثَةٌ لَا يَنْظُرُ اللّٰهُ اِلَيْهِمْ يَوْMَ الْقِيَامَةِ: اَلْعَاقُّ لِوَالِدَيْهِ...
“4. HADİS: "Üç kişi vardır ki, kıyamet günü Allah onların yüzüne bakmaz: Anne babasına asi olanlar..."”
(Nesâî, Zekât, 69)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Evladın güçlenip anne babanın acizleştiği dönemde, kibrin yerini mutlak merhametin alması gerektiğini bildirmek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: "Zillet kanadı", onlara karşı bir köle gibi boyun bükmektir. Allah’ın yüzüne bakmaması, rahmetten tamamen mahrum kalmak demektir.
Sahabe Kıssası: Hazreti Alkame (Hz.) can çekişirken dili tutuldu. Efendimiz S.a.v. annesinin ona kırgın olduğunu öğrendi. Annesi hakkını helal edince Alkame (Hz.) şehadet getirebild.
Kıssadan Hisse: Annesine "of" diyenin, son nefeste dili tutulur!
5.: BÜYÜK GÜNAHLARIN ZİRVESİ
وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنًاۜ
“5. AYET: "Biz insana anne babasına (en güzel şekilde) iyi davranmasını tavsiye ettik!"”
(Ankebût, 8)
اَكْبَرُ الْكَبَائِرِ: اَلْاِشْرَاكُ بِاللّٰهِ، وَقَتْلُ النَّفْسِ، وَعُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ
“5. HADİS: "Büyük günahların en büyüğü: Allah’a ortak koşmak, insan öldürmek ve anne babaya asi olmaktır!"”
(Buhârî, Eyman, 16)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Ebeveyn hakkının sadece bir tavsiye değil, çiğnendiğinde helak eden ilahi bir sınır olduğunu tescil için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Şirkten hemen sonra zikredilen "ana babaya asilik", cinayetle aynı kefeye konulmuştur. Onların kalbini kırmak, manevi bir cinayettir.
Sahabe Kıssası: Hazreti Sa’d b. Ebî Vakkas (Hz.) Müslüman olunca annesi açlık grevi yaptı. Hz. Sa’d; "Anne, yüz canın olsa ve her gün biri çıksa, yine dinimden dönmem ama sana iyilikten de vazgeçmem" demiştir.
Kıssadan Hisse: Ana babaya isyan, imanı kökünden sarsan bir zelzeledir!
6. EN KÜÇÜK SİTEMİN BİLE HARAMLIĞI
فَلَا تَقُلْ لَهُمَآ اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا
“6. AYET: "Onlara 'öf!' bile deme, onları azarlama!"”
(İsrâ, 23)
اِنَّ اللّٰهَ حَرَّمَ عَلَيْكُمْ عُقُوقَ الْاُمَّهَاتِ
“6. HADİS: "Şüphesiz Allah, annelere asilik etmeyi size haram kılmıştır!"”
(Buhârî, Edeb, 4)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Cahiliye zihniyetini yıkarak anneyi dokunulmaz bir kutsallığa büründürmek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: "Haram" kılınan bir fiili işleyen, ateşin yakıtı olur. Azarlayan dil, cehennemde ateşten makaslarla kesilecektir.
Sahabe Kıssası: Efendimiz S.a.v.'e "Cihada gitmek istiyorum" diyen bir gence; "Annen sağ mı? Git onun ayaklarına sarıl, cennet oradadır!" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Annesini ağlatanın, secdesi kabul olmaz!
2. ANA BÖLÜM: ANA BABA BEDDUASININ DEHŞETİ VE VEFA SINAVI
وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَان۪ي صَغ۪يرًاۜ
7.AYET: "Onlara acıyarak tevazu kanatlarını indir ve de ki: 'Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl şefkatle yetiştirdilerse, Sen de onlara öylece merhamet eyle!'"
(İsrâ, 24)
ثَلَاثُ دَعَوَاتٍ مُسْتَجَابَاتٌ لَا شَكَّ ف۪يهِنَّ: دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ عَلٰى وَلَدِهِ
“7.HADİS: "Şüphesiz kabul olunan üç dua vardır ki bunlarda şüphe yoktur: Mazlumun duası, misafirin duası ve anne babanın evladına (karşı) bedduası!"”
(Tirmizî, Birr, 7)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Evladın güçlendiği dönemde ebeveynin kalbinden kopan bir sitemin ilahi mahkemede doğrudan karşılık bulacağını ihtar etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Anne babanın bedduası, arş ile arasında perde olmayan bir oktur. O ok bir kez yaydan çıkarsa, evladın dünyası da ahireti de onulmaz bir yara alır.
Sahabe Kıssası: Hazreti Cüreyc (Hz.) isimli abid zat, namazdayken annesi seslendiğinde cevap vermediği için annesinin bedduasına uğramış ve iftiraya uğrayarak rüsva olmuştur.
Kıssadan Hisse: Annesinin "ah"ını alanın, son nefesteki huzuru kaçar!
8: ZORBALIKTAN KURTULMANIN YOLU
وَبَرًّا بِوَالِدَت۪ي وَلَمْ يَجْعَلْن۪ي جَبَّارًا شَقِيًّا
“8.AYET: "(İsa Hz. dedi ki:) Allah beni anneme saygılı kıldı; beni bedbaht bir zorba yapmadı!"”
(Meryem, 32)
لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مَنَّانٌ، وَلَا عَاقٌّ، وَلَا مُدْمِنُ خَمْرٍ
“8.HADİS: "Başa kakan, anne babasına asi olan ve içki müptelası olan cennete giremez!"”
(Nesâî, Zekât, 69)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Ebeveyne karşı kaba davrananların "zorba" olarak nitelendirileceğini ve bu günahın imanı körelttiğini ihtar etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: İçki ve kötülüklerle aynı kefeye konulan bu cürüm, imanın nurunu söndüren bir zulmettir. Anne hakkını çiğneyen dünyada asla huzur bulamaz.
Sahabe Kıssası: Hazreti Esma bint Ebî Bekir (Hz.), müşrik olan annesi geldiğinde Efendimiz S.a.v.'e danışmış; Efendimiz inancı ne olursa olsun anneye iyi davranmayı emretmiştir.
Kıssadan Hisse: Annesini kapı dışı edene, cennet kapıları ebediyen kapanır!
9.: PEŞİN VERİLEN CEZA
وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنًاۜ
“9.AYET: "Biz insana anne babasına (en güzel şekilde) iyi davranmasını tavsiye ettik!"”
(Ankebût, 8)
كُلُّ الذُّنُوبِ يُؤَخِّرُ اللّٰهُ مِنْهَا مَا شَاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيَامَةِ اِلَّا عُقُوقَ الْوَالِدَيْنِ فَاِنَّهُ يُعَجِّلُ لِصَاحِبِهِ ف۪ي الْحَيَاةِ قَبْلَ الْمَمَاتِ
“9.HADİS: "Allah bütün günahların cezasını dilediği zamana erteler; ancak anne babaya yapılan asiliğin cezasını dünyada, ölmeden önce verir!"”
(Hâkim, Müstedrek, 4/156)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Evladın ana babasına karşı takınacağı tavrın sınırlarını çizmek ve bu konuda nankörlüğün dünyevi akıbetini bildirmek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Diğer günahların hesabı mahşere kalabilir, ama ana babayı ağlatanın cezası bu dünyada peşin verilir. Evladından darbe yer, işi rast gitmez.
Sahabe Kıssası: Hazreti Ebû Hüreyre (Hz.), annesi Efendimiz S.a.v. hakkında kötü konuştuğunda ağlayarak dua istemiş ve o dua hürmetine annesi hidayete ermiştir.
Kıssadan Hisse: Ana babayı üzenin, dünyada yüzü gülmez!
10: TEYZE ANNE MAKAMINDADIR
وَبَرًّا بِوَالِدَيْهِ وَلَمْ يَكُن| جَبَّارًا عَصِيًّا
“10.AYET: "(Yahya Hz.) Ana babasına çok iyi davranırdı; o, isyankâr bir zorba değildi!"”
(Meryem, 14)
اَلْخَالَةُ بِمَنْزِلَةِ الْاُمِّ
“10.HADİS: "Teyze, anne makamındadır!"”
(Buhârî, Sulh, 6)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Peygamberlerin en büyük vasfının hürmet olduğunu vurgularken, ebeveynin akrabalarına vefayı da bu kapsama dahil etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Anne hayatta olmasa bile onun yakınlarına hürmet "anneye hürmet" sayılır. Teyze, anneden kalan bir rahmet kapısıdır.
Sahabe Kıssası: Büyük bir günah işleyen adama Efendimiz S.a.v.; "Annen sağ mı?" demiş, "Hayır" cevabını alınca; "Teyzen sağ mı? Git ona iyilik et, tövben kabul olsun!" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Annesine gidemeyen teyzesinin elini öpsün; ateşten ancak böyle kaçılır!
11.: VEFAT SONRASI SADAKAT
وَبَرًّا بِوَالِدَيْهِ اِحْسَانًاۜ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ كُرْهًا وَوَضَعَتْهُ كُرْهًاۜ
“11.AYET: "Biz insana anne babasına güzel davranmasını emrettik. Annesi onu zahmetle taşımış ve zahmetle doğurmuştur!"”
(Ahkâf, 15)
اِنَّ اَبَرَّ الْبِرِّ صِلَةُ الرَّجُلِ وُدَّ اَب۪يهِ بَعْدَ اَنْ يُوَلِّيَ
“11.HADİS: "İyiliklerin en değerlisi, babası vefat ettikten sonra onun dostlarını ziyaret edip gözetmektir!"”
(Müslim, Birr, 11)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Annenin çektiği çileleri hatırlatarak, bu vefanın onlar öldükten sonra da bir borç olarak devam ettiğini tescil etmek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Vefa, sadece hayattayken el öpmek değildir. Onlar toprağa girince onların sevdiklerini baştacı eden, babasının hatırasına en büyük hürmeti yapmış olur.
Sahabe Kıssası: Hazreti Abdullah b. Ömer (Hz.), yolda babasının bir dostuna rastlayınca sarığını ona vermiş; "Bu adam babamın dostuydu" diyerek vefa dersi vermiştir.
Kıssadan Hisse: Babasının dostunu hor gören, babasına ihanet etmiştir!
12: EN BÜYÜK YATIRIM: SALİH EVLAT
رَبَّنَا اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ يوم يَقُومُ الْحِسَابُ
“12.AYET: "Rabbimiz! Hesabın görüleceği gün beni, ana babamı ve müminleri bağışla!"”
(İbrâhîm, 41)
اِذَا مَاتَ الْاِنْسَانُ انْقَطَعَ عَنْهُ عَمَلُهُ اِلَّا مِنْ ثَلَاثَةٍ: صَدَقَةٍ جَارِيَةٍ اَوْ عِلْمٍ يُنْتَفَعُ بِه۪ اَوْ وَلَدٍ صَالِحٍ يَدْعُو لَهُ
“12.HADİS: "İnsan ölünce üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalı ilim ve ona dua eden salih evlat!"”
(Müslim, Vasiyye, 14)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Vefatlarından sonra bile onlar için yapılacak duanın mahşerdeki hesaba doğrudan etki edeceğini müjdelemek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Evlat, anne babası için bir "amel defteri"dir. Onlar için yapılan her tövbe ve hayır, kabirlerine inen bir nur, cennetteki makamlarına eklenen bir şereftir.
Sahabe Kıssası: Bir sahabi annesinin ansızın öldüğünü söyleyip "Onun adına sadaka versem sevabı ulaşır mı?" diye sormuş, Efendimiz S.a.v.; "Evet, ulaşır" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Annesini kabirde duasız bırakan, mahşerde şefaatsiz kalır!
3. ANA BÖLÜM: CİHADDAN ÖNCE GELEN RIZA VE ÖDENEMEZ HAKLAR
وَبَرًّا بِوَالِدَيْهِ وَلَمْ يَكُنْ جَبَّارًا عَصِيًّا
“13. AYET: "(Yahya Hz.) Ana babasına çok iyi davranırdı; o, isyankâr bir zorba değildi!"”
(Meryem, 14)
فَف۪يهِمَا فَجَاهِدْ
13. HADİS: "(Efendimiz S.a.v. cihada gitmek isteyen gence sordu: Annen baban sağ mı? Evet cevabını alınca buyurdu ki:) Öyleyse onlar için (hizmet ederek) cihad et!"
(Buhârî, Cihad, 138)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: İslam’ın en yüce zirvesi olan cihadın bile ebeveyn rızasının gerisinde bırakılabileceğini, gerçek kahramanlığın onlara sabretmek olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Evinde ağlayan bir ana bırakanın, meydanda kazandığı zaferin Allah katında hükmü yoktur. Bakıma muhtaç ebeveynin nazına katlanmak, kılıç sallamaktan daha büyük bir nefis mücadelesidir.
Sahabe Kıssası: Bir sahabi hicret etmek için geldiğinde arkasında ağlayan bir ana baba bıraktığını söyleyince, Efendimiz S.a.v.: "Hemen dön ve onları nasıl ağlattıysan öylece güldür!" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Annesini ağlatanın, secdesi de cihadı da kabul olmaz!
وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًاۜ
“14. AYET: "Ana babaya (iyiliğin en zirvesiyle) ihsanda bulunun!"”
(Bakara, 83)
ثُمَّ اُمُّكَ، ثُمَّ اُمُّكَ، ثُمَّ اُمُّكَ، ثُمَّ اَبُوكَ
“14. HADİS: "(Efendimiz S.a.v. 'İnsanlar içinde iyi davranmama en layık olan kimdir?' sorusuna üç kez:) Annen! (dördüncüde ise) Baban! (buyurmuştur)."”
(Buhârî, Edeb, 2)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Evladın güçlendiği dönemde ebeveynin şefkat hakkını tescil etmek ve annenin çektiği üç kat ağır yükü (hamilelik, doğum, emzirme) onurlandırmak için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Annenin hakkı üç kez tekrar edilmiştir çünkü o seni dokuz ay karnında, iki yıl kucağında, ömür boyu kalbinde taşımıştır. Bu sıralamayı bozan, mizanını bozar.
Sahabe Kıssası: Hazreti Zeyn’ül Abidin (Hz.), "Annem bir lokmaya göz diker de ben onu fark etmeden alırım da ona haksızlık ederim" korkusuyla annesiyle aynı kaptan yemek yemezdi.
Kıssadan Hisse: Annesine üç adım atmayan, Sırat'ta bir adım atamaz!
قُلْ مَآ اَنْفَقْتُمْ مِنْ خَيْرٍ فَلِلْوَالِدَيْنِ
“15. AYET: "De ki: Hayır olarak ne harcarsanız, o (öncelikle) ana baba içindir!"”
(Bakara, 215)
لَا يَجْز۪ي وَلَدٌ وَالِدًا اِلَّا اَنْ يَجِدَهُ مَمْلُوكًا فَيَشْتَرِيَهُ فَيُعْتِقَهُ
“15. HADİS: "Hiçbir evlat babasının hakkını ödeyemez. Ancak onu köle olarak bulur da satın alıp hürriyetine kavuşturursa o başka!"”
(Müslim, Itk, 25)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Evladın ebeveyne yaptığı hizmetleri "lütuf" sanıp başa kakmasını engellemek ve hakkın ödenemez bir borç olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Ben onlara bakıyorum" diyen evlat gaflettedir; aslında onlar senin cennete girmen için birer vesiledir. Babasını hor gören, varlığını ona borçlu olduğunu unutmuş bir nankördür.
Sahabe Kıssası: Hazreti Ebû Hüreyre (Hz.), her evden çıkışında annesinin kapısına gelir: "Beni küçükken şefkatle yetiştirdiğin gibi Allah da sana merhamet etsin" diyerek rıza almadan yola çıkmazdı.
Kıssadan Hisse: Babasına minnet etmeyenin, ahirette rızkı kesilir!
اَنْتَ وَمَالُكَ لِاَب۪يكَ
16. AYET: (Hadis-i Şerif mealiyle aynı doğrultuda olan ayet-i kerime:) "Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden (öncelikle size hayat verenlere) harcayın!"
(Nahl, 114 tefsiri ışığında)
اَنْتَ وَمَالُكَ لِاَب۪يكَ
“16. HADİS: "Sen de malın da babana aittir!"”
(İbn Mâce, Ticârât, 64)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: İnfak ve yardım denilince akla ilk gelmesi gerekenin ebeveyn olduğunu, onlara verilenin sadaka değil "baş borcu" olduğunu tescil etmek için buyurulmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Evlat malı üzerinde mutlak patron değildir. Baba darda ise evladın cüzdanı babanın elindedir. Malını babasından esirgeyen, mülkün sahibinden mahrum kalır.
Sahabe Kıssası: Bir adam "Babam malımı bitiriyor" diye şikayet ettiğinde, Efendimiz S.a.v. babayı çağırtmış, babanın mahzun halini görünce adama bu sarsıcı cevabı vermiştir.
Kıssadan Hisse: Babasından mal kaçıran, cehennemden yer satın alır!
وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنًاۜ
“17. AYET: "Biz insana anne babasına (en güzel şekilde) davranmasını emrettik!"”
(Ankebût, 8)
اِنَّ اللّٰهَ لَيَرْفَعُ الدَّرَجَةَ لِلْعَبْدِ الصَّالِحِ ف۪ي الْجَنَّةِ فَيَقُولُ: يَا رَبِّ اَنّٰى ل۪ي هٰذِه۪؟ فَيَقُولُ: بِاسْتِغْفَارِ وَلَدِكَ لَكَ
17. HADİS: "Allah salih kulun cennetteki derecesini yükseltir. Kul: 'Yâ Rabbi, bu bana nereden geldi?' deyince; 'Evladının senin için istiğfar etmesiyle!' buyurur."
(Ahmed b. Hanbel, Müsned)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Vefatlarından sonra bile ebeveyn için yapılacak duanın bir kulluk borcu olduğunu ve bu duanın mahşerdeki makamı değiştireceğini bildirmek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Evlat, ölmüş ebeveyni için bir "sadaka-i cariye"dir. Onlar kabirde medet beklerken dünya telaşına dalıp onları unutan evlat vefasızdır.
Sahabe Kıssası: Bir sahabi annesinin vefatından sonra onun adına hayır yapıp yapamayacağını sorunca, Efendimiz S.a.v.; "Evet, onun adına sadaka ver!" buyurarak hayrın ulaştığını müjdelemiştir.
Kıssadan Hisse: Annesini kabirde duasız bırakan, mahşerde şefaatsiz kalır!
يَآ اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ وَاخْشَوْا يَوْمًا لَا يَجْز۪ي وَالِدٌ عَنْ وَلَدِه۪ۙ وَلَا مَوْلُودٌ هُوَ جَازٍ عَنْ وَالِدِه۪ شَيْـًٔاۜ
“18. AYET: "Öyle bir günden korkun ki; hiçbir baba evladına, hiçbir evlat da babasına fayda sağlayamaz!"”
(Lokmân, 33)
اَلْبِرُّ لَا يَبْلٰى وَالذَّنْبُ لَا يُنْسٰى وَالدَّيَّانُ لَا يَمُوتُ، فَكُنْ كَمَا شِئْتَ، كَمَا تَد۪ينُ تُدَانُ
18. HADİS: "İyilik eskimez, günah unutulmaz, Allah ise asla ölmez. Dilediğin gibi ol; ne yaparsan aynısını bulursun (nasıl davranırsan evladından onu görürsün)!"
(Abdürrezzak, Musannef, XI, 179)
[HASEN]
Nüzul Sebebi: Mahşer meydanındaki o yalnızlığı hatırlatarak, henüz vakit varken ana baba rızasına sarılmak gerektiğini, aksi halde evlatlarından aynı zulmü göreceklerini ihtar etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Bu hadis, "ana baba hakkının" dünyadaki döngüsünü anlatır. Bugün babasına sırt çeviren, yarın evladından darbe yediğinde şaşırmasın. Kader, adildir.
Sahabe Kıssası: Hazreti Ebubekir (Hz.), vefat ederken evlatlarına Müslümanların hakkını ve vefayı vasiyet etmiş, "Ben kabrimde sizin amellerinizle ferahlayayım" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Ana babasına hayırlı olmayanın, evladından hayır görmeye hakkı yoktur!
4. ANA BÖLÜM: KALBİ KIRIK EBEVEYNİN ARŞI TİRETEN FERYADI
وَبَرًّا بِوَالِدَت۪ي وَلَمْ يَجْعَلْن۪ي جَبَّارًا شَقِيًّا
“19. AYET: "(İsa Hz. dedi ki:) Allah beni anneme saygılı kıldı; beni bedbaht bir zorba yapmadı!"”
(Meryem, 32)
كُلُّ الذُّنُوبِ يُؤَخِّرُ اللّٰهُ مِنْهَا مَا شَاءَ اِلٰى يَوْمِ الْقِيَامَةِ اِلَّا عُقُوقَ الْوَالِدَيْنِ فَاِنَّهُ يُعَجِّلُ لِصَاحِبِهِ ف۪ي الْحَيَاةِ قَبْلَ الْمَمَاتِ
“19. HADİS: "Allah bütün günahların cezasını dilediği zamana erteler; ancak anne babaya yapılan asiliğin cezasını dünyada, ölmeden önce verir!"”
(Hâkim, Müstedrek, 4/156)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Ebeveyne karşı kaba davrananların "şaki" (bedbaht) olarak mühürleneceğini ve bu cürmün hesabının mahşerden önce dünyada kesileceğini ihtar için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Diğer günahların hesabı mahşere kalabilir, ama ana babayı ağlatanın cezası peşindir. Evladından darbe yer, işi rast gitmez, huzuru kaçar. Annesine karşı "zorba" olanın, dünyada sarayı olsa da ahirette zillet çukurundadır.
Sahabe Kıssası: Hazreti Ebû Hüreyre (Hz.), annesi müşrikken Efendimiz S.a.v. hakkında kötü konuştuğunda ağlayarak dua istemiş; o dua bereketiyle annesi aynı gün hidayete ermiştir.
Kıssadan Hisse: Annesini üzenin, dünyada yüzü gülmez!
وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ وَهْنًا عَلٰى وَهْنٍ وَفِصَالُهُ ف۪ي عَامَيْنِ
“20. AYET: "Biz insana, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu güçlük üstüne güçlükle (karnında) taşımıştır..."”
(Lokmân, 14)
ثَلَاثُ دَعَوَاتٍ مُسْتَجَابَاتٌ لَا شَكَّ ف۪يهِنَّ: دَعْوَةُ الْمَظْلُOMِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ عَلٰى وَلَدِهِ
“20. HADİS: "Şüphesiz kabul olunan üç dua vardır ki bunlarda şüphe yoktur: Mazlumun duası, misafirin duası ve anne babanın evladına (karşı) bedduası!"”
(Tirmizî, Birr, 7)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: İnsanın varlık vesilesi olan annesinin çektiği o dayanılmaz çileleri hatırlatarak, evladın kibrini kırmak ve bedduanın dehşetinden sakındırmak için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Anne babanın bedduası, arş ile arasında perde olmayan zehirli bir oktur. O ok bir kez yaydan çıktı mı, evladın ne dünyası kalır ne ahireti. Onların "ah"ı, evladın üzerine çöken bir karabasan gibidir.
Sahabe Kıssası: Hazreti Cüreyc (Hz.) isimli abid, annesinin çağrısına namazda olduğu için cevap vermeyince annesi; "Kötü kadınların yüzünü görmeden ölme!" diye beddua etmiş ve bu beddua sebebiyle iftiraya uğramıştır.
Kıssadan Hisse: Annesinin "ah"ını alanın, Sırat'ta ayağı kayar!
وَوُصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ اِحْسَانًاۜ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ كُرْهًا وَوَضَعETْهُ كُرْهًاۜ
“21. AYET: "Biz insana anne babasına güzel davranmasını emrettik. Annesi onu zahmetle taşımış ve zahmetle doğurmuştur!"”
(Ahkâf, 15)
لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مَنَّانٌ، وَلَا عَاقٌّ، وَلَا مُدْمِنُ خَمْرٍ
“21. HADİS: "Yaptığı iyiliği başa kakan, anne babasına asi olan ve içki müptelası olan cennete giremez!"”
(Nesâî, Zekât, 69)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Annenin doğum sancılarını (kurh) zikrederek, evladın yaptığı hiçbir hizmetin bu borcu ödeyemeyeceğini ve asiliğin cennet kapılarını kapattığını bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Ayette geçen "zahmet" kelimesi, evladın ömür boyu köleliğini bile az kılar. İçkiyle aynı kefeye konulan ebeveyn hakkı, imanın nurunu söndürür. Onlara yaptığı hizmeti başa kakanın, amelleri boşa çıkar.
Sahabe Kıssası: Hazreti Esma bint Ebî Bekir (Hz.), müşrik olan annesi geldiğinde Efendimiz S.a.v.'e; "Ona hürmet edeyim mi?" diye sormuş, Efendimiz; "Evet, annene iyi davran!" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Annesini kapı dışı edene, cennet kapıları ebediyen kapanır!
وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَان۪ي صَغ۪يرًاۜ
22. AYET: "Onlara merhamet ederek tevazu (zillet) kanatlarını indir ve de ki: 'Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl şefkatle yetiştirdilerse, Sen de onlara merhamet eyle!'"
(İsrâ, 24)
رَغِمَ اَنْفُ مَنْ اَدْرَكَ اَبَوَيْهِ عِنْدَ الْكِبَرِ فَلَمْ يَدْخُلِ الْجَنَّةَ
“22. HADİS: "Anne babası yaşlandığı halde (onlara hizmet edip) cennete giremeyenin burnu sürtülsün!"”
(Müslim, Birr, 9)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Evladın güçlenip anne babanın acizleştiği dönemde, merhametin ve duanın bir vecibe olduğunu, onlara karşı takınılacak kibrin helak sebebi olacağını bildirmek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Yaşlanan anne babayı "yük" gören zihniyet, cehennemin odunudur. Evlat, ana babasının önünde bir kul gibi eğilmedikçe Allah katında izzet bulamaz. Onları huzurevlerine terk edenler, kendi ahiret evlerini ateşe verenlerdir.
Sahabe Kıssası: Hazreti Veysel Karani (Hz.), Peygamberimizi dünya gözüyle görmeyi çok istemesine rağmen annesinin başından ayrılmamış, bu sadakatiyle Efendimiz S.a.v.'in hırkasını almaya hak kazanmıştır.
Kıssadan Hisse: Yaşlı ana babasını ihmal eden, kendi yaşlılığında zilleti satın almıştır!
وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنًاۜ
“23. AYET: "Biz insana anne babasına (en güzel şekilde) iyi davranmasını tavsiye ettik!"”
(Ankebût, 8)
اَلْخَالَةُ بِمَنْزِلَةِ الْاُمِّ
“23. HADİS: "Teyze, anne makamındadır!"”
(Buhârî, Sulh, 6)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Ebeveyn hakkının sadece anne babayla sınırlı kalmayıp, onların akrabalarına da sirayet ettiğini bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Şeriat, anne hayatta olmasa bile onun yakınlarına hürmeti "anneye hürmet" saymıştır. Anneyi kaybetmek bir dua kapısının kapanmasıdır; teyze ise o kapıyı aralamaya vesile olan bir rahmettir.
Sahabe Kıssası: Bir adam büyük bir günah işleyip Efendimiz S.a.v.'e geldiğinde; Efendimiz "Annen sağ mı?" demiş, hayır cevabını alınca; "Teyzen sağ mı? Git ona iyilik et, tövben kabul olsun!" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Annesine gidemeyen, teyzesinin elini öpsün; ateşten ancak böyle kaçılır!
وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنًاۜ )
“24. AYET: "Biz insana anne babasına iyilik etmesini emrettik; (müşrik de olsalar) onlara (dünyalık işlerde) itaat et!"”
(Lokmân, 15)
اِنَّ اَبَرَّ الْبِرِّ صِلَةُ الرَّجُلِ وُدَّ اَب۪يهِ بَعْدَ اَنْ يُوَلِّيَ
“24. HADİS: "İyiliklerin en değerlisi, babası vefat ettikten sonra onun dostlarını ziyaret edip gözetmektir!"”
(Müslim, Birr, 11)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Vefanın sadece hayatla sınırlı olmadığını, onlar öldükten sonra da hatıralarına sahip çıkmanın imanın kemali olduğunu bildirmek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Babasının dostuna sırt çeviren, babasının kemiklerini sızlatır. Vefa, onlar toprağa girince onların sevdiklerini baştacı etmektir. Bu vefa, evladın sadakat belgesidir.
Sahabe Kıssası: Hazreti Abdullah b. Ömer (Hz.), yolda babası Hazreti Ömer’in (Hz.) bir dostuna rastlayınca sarığını ve bindiği eşeği ona vermiş; "Bu adam babamın dostuydu" diyerek vefa göstermiştir.
Kıssadan Hisse: Babasının dostunu hor gören, babasına ihanet etmiştir
5. ANA BÖLÜM: KABİRDEKİ HESAP VE EBEDİ VEFA
فَلَا تَقُلْ لَهُمَآ اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَر۪يمًا
“25. AYET: "Onlara 'öf!' bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle!"”
(İsrâ, 23)
اَلْوَالِدُ اَوْسَطُ اَبْوَابِ الْجَنَّةِ، فَاِنْ şِئْتَ فَاَضِعْ ذٰلِكَ الْبَابَ اَوْ احْفَظْهُ
“25. HADİS: "Baba, cennetin orta kapısıdır. Dilersen o kapıyı (terk ederek) zayi et, dilersen onu koru!"”
(Tirmizî, Birr, 3)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Evladın, babanın otoritesine ve emeğine karşı gösterdiği vurdumduymazlığı engellemek, babayı cennete açılan en emin kapı olarak tanıtmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Orta kapı", cennetin en görkemli ve en kolay girilen kapısıdır. Babasını hiçe sayan, evinin direğini yıktığı gibi cennetinin kapısını da kendi elleriyle kilitlemiş olur. Babanın rızasını almayan evlat, mülkün sahibi olan Allah'ın huzuruna bir kaçak gibi çıkar.
Sahabe Kıssası: Bir genç Peygamber Efendimiz S.a.v.'e gelip "Babam malımı harcıyor" diye şikayet edince, Efendimiz S.a.v. babayı çağırtmış ve; "Sen de malın da babana aittir!" buyurarak hakkı mühürlemiştir.
Kıssadan Hisse: Babasının rızasını yıkanın, ahirette çatısı olmaz!
وَبَرًّا بِوَالِدَيْهِ وَلَمْ يَكُنْ جَبَّارًا عَصِيًّا
“26. AYET: "(Yahya Hz.) Ana babasına çok iyi davranırdı; o, isyankâr bir zorba değildi!"”
(Meryem, 14)
مَنْ اَحَقُّ النَّاسِ بِحُسْنِ صَحَابَت۪ي؟ قَالَ: «اُمُّكَ»
“26. HADİS: "Bir adam: 'Ey Allah'ın Resulü! İnsanlar içinde iyi davranmama en layık olan kimdir?' diye sordu. Efendimiz S.a.v.: 'Annen!' buyurdu."”
(Buhârî, Edeb, 2)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Peygamber ahlakının ana direğinin ebeveyne hürmet olduğunu vurgulayarak, müminleri "zorbalık" sıfatından arındırmak için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Annenin hakkı, çektiği sancılar ve uykusuz geceler sebebiyle üç kat daha ağırlaştırılmıştır. Onu ihmal eden, Peygamberlerin yolundan sapmış bir bedbahttır. "Sahabe" kelimesi, onlara sadece bakmayı değil, en güzel arkadaşlığı ve yarenliği yapmayı emreder.
Sahabe Kıssası: Hazreti Zeyn’ül Abidin (Hz.), annesiyle aynı kaptan yemek yemezdi. Sebebi sorulduğunda: "Annem bir lokmaya göz diker de ben onu fark etmeden alırım da ona haksızlık ederim diye korkuyorum" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Annesine üç adım atmayan, Sırat'ta bir adım atamaz!
رَبَّنَا اغْفِرْ ل۪ي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِن۪ينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ
“27. AYET: "Rabbimiz! Hesabın görüleceği gün beni, ana babamı ve müminleri bağışla!"”
(İbrâhîm, 41)
اِنَّ اللّٰهَ لَيَرْفَعُ الدَّرَجَةَ لِلْعَبْدِ الصَّالِحِ ف۪ي الْجَنَّةِ فَيَقُولُ: يَا رَبِّ اَنّٰى ل۪ي هٰذِه۪؟ فَيَقُولُ: بِاسْتِغْفَارِ وَلَدِكَ لَكَ
27. HADİS: "Allah, salih kulun cennetteki derecesini yükseltir. Kul: 'Yâ Rabbi, bu bana nereden geldi?' der. Allah: 'Evladının senin için istiğfar etmesiyle!' buyurur."
(Ahmed b. Hanbel, Müsned)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Vefatlarından sonra bile ebeveyn için yapılacak duanın bir kulluk borcu olduğunu ve bu duanın mahşerdeki hesaba doğrudan etki edeceğini bildirmek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Evlat, anne babası öldükten sonra da sorumluluk altındadır. Onlar kabirde bir "medet" beklerken, dünya telaşına dalıp onları unutan evlat vefasızdır. Onlar için yapılan her tövbe, kabirlerine inen bir nur, cennetteki makamlarına eklenen bir şereftir.
Sahabe Kıssası: Bir sahabi; "Annem ansızın öldü, hayatta olsa sadaka verirdi, onun adına versem sevabı ona ulaşır mı?" diye sorunca, Efendimiz S.a.v.; "Evet, ulaşır" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Annesini kabirde duasız bırakan, mahşerde şefaatsiz kalır!
فَلَا تَقُلْ لَهُمَآ اُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا
“28. AYET: "Onlara 'öf!' bile deme, onları azarlama!"”
(İsrâ, 23)
لَا يَجْز۪ي وَلَدٌ وَالِدًا اِلَّا اَنْ يَجِدَهُ مَمْلُوكًا فَيَشْتَرِيَهُ فَيُعْتِقَهُ
“28. HADİS: "Hiçbir evlat babasının hakkını ödeyemez. Ancak onu köle olarak bulur da satın alıp hürriyetine kavuşturursa o başka!"”
(Müslim, Itk, 25)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Evladın anne babasına yaptığı hizmetleri bir "lütuf" sanmasını engellemek ve borcun ödenemezliğini tescil etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Öf" nidası sabrın sonunu gösterir; oysa ebeveyn hakkı sabrın bittiği yerde imtihan olur. Onlara harcanan para, verilen emek asla bir "bağış" değildir; sadece bir borç taksitidir. Babasına karşı "ben ona bakıyorum" diyerek kibre kapılan, kendi hürriyetini babasına borçlu olduğunu unutmuştur.
Sahabe Kıssası: Hazreti Peygamber S.a.v.'e "Cihada gitmek istiyorum" diyen bir gence; "Annen sağ mı? Git onun ayaklarına sarıl, cennet oradadır!" buyurarak asıl cihadı göstermiştir.
Kıssadan Hisse: Babasına minnet etmeyenin, ahirette rızkı kesilir!
وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنًاۜ
“29. AYET: "Biz insana anne babasına en güzel şekilde davranmasını tavsiye ettik!"”
(Ankebût, 8)
اِنَّ اَبَرَّ الْبِرِّ صِلَةُ الرَّجُلِ اَهْلَ وُدِّ اَب۪يهِ
“29. HADİS: "İyiliklerin en değerlisi, evladın babasının vefatından sonra onun dostlarını ziyaret etmesidir!"”
(Müslim, Birr, 11)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Vefanın sadece hayatla sınırlı olmadığını, anne babanın hatırasına ve çevresine sahip çıkmanın imanın kemali olduğunu bildirmek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: "En güzel şekilde" davranmak, onlar öldükten sonra bıraktıkları mirasa ve dostluklara da sahip çıkmayı kapsar. Babasının sevdiğini hor gören, babasının ruhunu muazzep eder. Bu vefa, evladın sadakat belgesidir.
Sahabe Kıssası: Hazreti Abdullah b. Ömer (Hz.), yolda babası Hazreti Ömer’in (Hz.) bir dostuna rastlayınca sarığını ona vermiş; "Bu adam babamın dostuydu, babam onu severdi" diyerek vefa dersi vermiştir.
Kıssadan Hisse: Babasının dostuna sırt çeviren, babasına hıyanet etmiştir!
يَآ اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ وَاخْشَوْا يَوْمًا لَا يَجْز۪ي وَالِدٌ عَنْ وَلَدِه۪ۙ وَلَا مَوْلُودٌ هُوَ جَازٍ عَنْ وَالِدِه۪ شَيْـًٔاۜ
30. AYET: "Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve hiçbir babanın evladına, hiçbir evladın da babasına bir fayda sağlayamayacağı o günden (Kıyamet'ten) korkun!"
(Lokmân, 33)
اِذَا مَاتَ الْاِنْسَانُ انْقَطَعَ عَنْهُ عَمَلُهُ اِلَّا مِنْ ثَلَاثَةٍ: اِلَّا مِنْ صَدَقَةٍ جَارِيَةٍ اَوْ عِلم يُنْتَفَعُ بِه۪ اَوْ وَلَدٍ صَالِحٍ يَدْعُو لَهُ
“30. HADİS: "İnsan ölünce üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalı ilim ve ona dua eden salih evlat!"”
(Müslim, Vasiyye, 14)
[SAHİH]
Nüzul Sebebi: Mahşer meydanındaki o yalnızlığı ve herkesin kendi derdine düşeceği o dehşetli günü hatırlatarak, henüz vakit varken salih amellere ve anne babaya vefaya sarılmak gerektiğini bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: O gün gelmeden, babanın evladından kaçacağı o sarsıcı an vuku bulmadan evvel; hayatta olan anne babanın rızasına sarılmak gerekir. Evlat, ölen ebeveyni için bir "amel defteri"dir. Eğer evlat fasık ve hayırsız olursa, o defter günahla dolar. Salih evlat ise anne babanın kabrine her gün rahmet yağdıran bir bulut gibidir.
Sahabe Kıssası: Hazreti Ebubekir (Hz.), vefat ederken evlatlarına; "Müslümanların hakkını gözetin ki ben de kabrimde rahat edeyim" diye vasiyet ederek vefanın mahşeri boyutunu hatırlatmıştır.
Kıssadan Hisse: Ana babasına salih evlat olmayanın, mahşerde dayanağı olmaz!
DEĞERLİ MÜMİNLER, AZİZ MÜSLÜMANLAR!
BÜYÜK MUHASEBE VE SON İHTAR
Nihayetinde her nefis Allah’a döndürülecek ve her evlat, kendisini bir damla sudan bugüne getiren o mübarek ana babasına ne yaşattığının hesabını tek başına verecektir. Annesinin ak saçlarında vebali olanların, babasının nasırlı ellerindeki hakkı gasp edenlerin ve "of" diyerek arşı titretenlerin mahşerde dillerinin ateşten halkalarla bağlandığı o dehşetli gün gelmeden evvel; tövbemizi ve vefamızı tazelemek mecburiyetindeyiz.
Unutmayın ki; ana babasını huzurevlerine, yalnızlığa ve gözyaşına mahkûm ederek musallaya gelenin, ne kıldığı namaz ne de tuttuğu oruç onu ilahi gazaptan kurtaramayacaktır. Onların rızasını kazanamayan, cennetin orta kapısını kendi elleriyle kilitlemiş demektir. Evlat, ana babası için ya kabirde bir nur ya da mahşerde bir azap vesilesidir.
Ey evlat! İyi düşün! Sen bugün onların sesini duymamazlıktan gelirken, yarın mahşer meydanında dilsiz kalmaktan korkmaz mısın? Annenin akıttığı tek bir damla gözyaşında boğulmayacağından nasıl emin olabilirsin? Unutma ki; ebeveynine merhamet kanadını germeyen, Allah’ın rahmet gölgesinden ebediyen sürülmüştür. Onlar toprak altına girdiğinde elinde kalan tek şey pişmanlık olursa, o pişmanlığın ne sana ne de onlara bir faydası olmayacaktır. Sen onları bir "of" ile kapı dışı ederken, aslında kendi cennetini dışarı atmaktasın!
Babanın yüzündeki her bir çizgi, senin için çekilmiş bir çilenin; annenin bükülmüş beli ise senin dik durman için verilen bir ömrün belgesidir. Bu belgeye nankörlükle imza atanlar, mizan kurulduğunda kendi hüsranlarını elleriyle imzalayacaklardır. Henüz vakit varken, onların nefesi senin için bir dua kapısıyken; eğil o mübarek elleri öp, o yaralı gönülleri tamir et! Yoksa musalla taşında "helallik" isterken, dillerin o büyük vebalin altında ezilir de tek kelime edemezsin.
Rabbim bizleri, ana babasının duasını zırh edinen, onların rızasını ilahi rızaya köprü kılan ve emanete hıyanet etmeden huzuruna çıkan müminlerden eylesin.
Hazırlayan: MEHMET ERÇELİK
