BERAT GECESİ, BİR İLTİCA GECESİDİR
Değerli Mü’minler!.. Bu akşam, mübarek üç ayların ikincisi olan Şaban ayının on beşinci gecesini, yani Berat Kandilini idrak ediyoruz… Kandiliniz mübarek olsun…
حٰمٓ وَالْكِتَابِ الْمُبٖينِ اِنَّا اَنْزَلْنَاهُ فٖى لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِرٖينَ
““Apaçık olan kitaba andolsun ki biz onu, o Kur’ân’ı mübarek bir gecede indirdik… Kuşkusuz biz, uyarıcıyız…” (Duhân, 1-2-3)”
Değerli Kardeşlerim!.. Bu ayet-i kerime Kur’an’ın tamamının, toplu olarak bu gece indirildiğini bildiriyor…
فٖيهَا يُفْرَقُ كُلُّ اَمْرٍ حَكٖيمٍ
““Katımızdan bir emirle, her hikmetli işe o gecede hükmedilir…” (Duhân, 4). Bu ayet-i kerime de Berat Gecesinin ne olduğunu anlatıyor”
Ayet-i kerimede bu geceye “Leyle-i Mübâreke” deniyor Yani Cenâb-ı Hakk’ın rahmetinin, af ve mağfiretinin yoğun olarak tecelli ettiği gece olduğu bildiriliyor Peygamberimiz de bu gece için “Leyle-i Berâe” buyuruyor Yani bu gecenin kurtuluş beratını, kurtuluş belgesini alma gecesi olduğunu söylüyor
Rivayete göre bu gece, bir sene içinde doğacaklar ve ölecekler yazılır Herkesin bir yıllık rızıkları ayrılacak bu gece Geride kalan bir yıllık amellerimiz de bu gece ilâhî huzura yükselecek Bir yıllık kârımızın, zararımızın hesaplanıp ortaya konulduğu bir gece olacak bu gece
Değerli Mü’minler!.. Peygamberimizin bu günler ve gecelerle alakalı uyarıları ve tavsiyeleri var bize:
“Recep ayı ile Ramazan ayı arasındaki bu Şâban ayı, insanların kendisinden gafil kaldığı bir aydır…” diyor…
“Çünkü o, kendisinde amellerin Alemlerin Rabbine yükseldiği bir aydır” diyor…
“Şâban’ın yarısı gecesinde namaz kılınız” diyor… Bilhassa kılmadığımız namaz borçlarımız için, kaza namazlarımızı kılmaya özen göstermemiz lazım
“Gündüzleri de oruç tutunuz” diyor Peygamberimiz… Ama orucu sadece midemiz tutmaması lazım… Gözlerimize, kulaklarımıza, bilhassa da dilimize oruç tutturarak orucun faziletini koruyabilmemiz lazım… Böyle yaparsanız;
لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
akva sahibi olursunuz…” (Bakara, 183) diyor Cenab-ı Allah…
Değerli Mü’minler!.. Peygamberimiz bu gece neler olacağını da şöyle anlatıyor:
“Allah-u Teâlâ bu gece Güneş’in batmasıyla beraber dünya semasına rahmet nurlarıyla tecelli buyurur… ‘Yok mu benden af dileyen, onun günahlarını bağışlayayım Yok mu benden rızık isteyen, onu ben rızıklandırayım Yok mu bir musibet zede, dua etsin de ona ben âfiyet vereyim (bir hasta yani)… Şöyle olan yok mu, böyle olan yok mu, diyerek kullarına tan yeri ağarıncaya kadar hitapta bulunur ”
Tabi bu sadece;“Yâ Rabbi beni affet” diyerek olmayacak… Allah’a dua edip yalvarırken, aynı zamanda tövbe ettiğimiz şeyi artık bir daha yapmamaya kararlı olmamız lazım…
Dolayısıyla Değerli Mü’minler!.. Bu gece Cenab-ı Hakk’a yakınlaşma gecesi… Bu gece dua gecesi
Vel’hâsıl-ı kelam; önümüzdeki bir sene boyunca olacak her şeyin hükme bağlanacağı bu gecede, Rabbimizden hayırlar, feyz-ü bereketler, inayetler isteyelim dualarımızda
Kendi nefsimiz için, ailemiz için, hısım ve akrabalarımız için dua edelim Bütün Ümmet-i Muhammed hakkında, bütün İslâm dünyasının selâmeti için dua edelim
Değerli Kardeşlerim!.. Bu mübarek gecelerde çok uyanık olmalıyız… Bol bol kaza ve nafile namazlar kılmalıyız Kur’an okumalıyız, zikir ve tesbih yapmalıyız Peygamberimize bol bol salavat-ı şerifeler göndermeliyiz Bu geceyi bunlarla ihya etmeye gayret edelim…
Değerli Kardeşlerim!.. Bütün bunları yaparken Peygamberimizden üç tane talimat var, bu da çok önemli… Birinci talimat şu:
“Namaza durduğun zaman dünyaya veda eden bir kimse gibi ol” diyor Peygamberimiz
Başka bir hadis-i şeriflerinde de “Her kıldığın namazı, sanki son namazın gibi kıl” buyuruyor… Diğer bir hadiste de; “Benim kıldığım gibi kılın” buyuruyor…
Cenab-ı Hakk da Kur’an-ı Kerim’de mü’minlerin özelliklerini sayıyor bize ve:
قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ
“Mü’minler kurtuluşa ermiştir” buyurarak;”
اَلَّذٖينَ هُمْ فٖى صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ
“nların namazlarını huşu içinde kıldıklarını” bildiriyor (Müminun;1-2)”
Namaz, çok önemli
وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ
““Rabbine secde et ve yaklaş”(Alak,19) diyor Cenab-ı Allah Namaz Cenâb-ı Hakk’a kavuşmaktır, Cenâb-ı Hakk’la beraber olmak demektir…”
اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ
““Namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar ”(Ankebût, 45)”
Değerli Mü’minler!.. Peygamberimizin ikinci talimatı; “Özür dilemeni gerektiren bir sözü konuşma…” (İbn-i Mâce, Zühd, 15)
Cenab-ı Hakk;
فَلَا تَقُلْ لَهُمَا اُفٍّ
Anne-babaya karşı «öf» bile deme!” buyuruyor… Sonra
وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَرٖيمًا
uyuruyor Yani annenle-babanla “Onların kalbini kırmadan konuş” diyor (İsrâ,23)
Bir fukaraya, eğer bir şey veremiyorsan, onun gönlünü almak için
فَقُلْ لَهُمْ قَوْلًا مَيْسُورًا
““Tatlı birkaç söz söyle” buyuruyor (İsrâ, 28)”
Yine başa kakarak, gönül inciterek sevabı zayi edilen bir sadakadan,
قَوْلٌ مَعْرُوفٌ
tatlı bir söz daha hayırlıdır diyor…(Bakara, 263)
Yetimlere, yakın akrabaya, yoksullara karşı da
وَقُولُوا لَهُمْ قَوْلًا مَعْرُوفًا
uyuruyor… (Nisâ,8) Yani onlarla güzel söz ve tatlı dille konuş buyruluyor
Herhangi bir fitneye ve yanlış anlaşılmaya mahal vermemek için de;
وَقُلْنَ قَوْلًا مَعْرُوفًا
uyuruyor Yani yerinde ve uygun bir söz söyleyin diyor… (Ahzâb,32) Bakın; Allah’ın emirlerinde hep zarafet var, hep bir incelik var
Peygamberimizin üçüncü talimatı da “İnsanların elinde bulunan dünyalıklardan ümidini kesmeye karar ver ve buna azmet ” (İbn-i Mâce, Zühd, 15) Yani istediğin her şeyi Cenâb-ı Hakk’tan iste…
Değerli Mü’minler!.. Bu Berat Gecesinden sonraki günler ve geceler artık mübarek Ramazan ayına hazırlandığımız günler-geceler olacak Ramazana 15 gün kaldı; onun için artık daha fazla özen ve itina göstermemiz lâzım Artık bu geceler, rahmet geceleri… Bu günlerde artık hayır-hasenatımızı çoğaltmalıyız… Kendimizi bütün mahlûkata karşı mesul ve sorumlu görmeliyiz
Değerli Kardeşlerim!.. İhlaslı ve takva sahibi olmamız lazım Kalp ve beden birbirine uyacak Yani kalbimizdeki imanı yaşantımızda yaptıklarımızla göstereceğiz… Yani “el-hamdülillah Müslümanım” deyip de sanki Müslüman değilmişiz gibi yaşamayacağız Kur’an ahlâkı ile ve Peygamberimizin ahlâkıyla ahlaklanmak gerekiyor
Yaptığımız her işte, konuştuğumuz her sözde şunu tefekkür edip düşüneceğiz: “Acaba Allah benim bu hâlimden razı mı değil mi?.. Acaba Peygamberimiz benim bu hâlimi görse memnun olup tebessüm mü ederdi, yoksa üzülür müydü?..”
Değerli Kardeşlerim!.. Şöyle karşıdan bakınca; ibadet eden ile etmeyenin, dış görünüşünde hiçbir fark yok… İkisi de kanlı-canlı insan… Ama ruhî açıdan bakıldığında birinin ruhu dipdiri, birininki ölü… İşte bu sebeple Cenab-ı Hakk şöyle buyuruyor:
وَمَا يَسْتَوِى الْاَعْمٰى وَالْبَصٖيرُ
“Körle, gören bir olmaz”
وَلَا الظُّلُمَاتُ وَلَا النُّورُ
“aranlıkla aydınlık da bir olmaz…”
وَلَا الظِّلُّ وَلَا الْحَرُورُ
“Gölge ile sıcak da bir olmaz”
وَمَا يَسْتَوِى الْاَحْيَاءُ وَلَا الْاَمْوَاتُ
“irilerle ölüler de bir olmaz… (Fâtır,19-22)”
Rabbimiz ruhumuzu ibadetlerle şarj etmeyi, her daim ruhen dipdiri olmayı bizlere nasip eylesin
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Ya Rabbi!.. Bağışlanma, af ve kurtuluş gecesi olan bu mübarek gecede huzuruna geldik… Divanına durduk… Sana yöneldik Bizi huzur-u ilahine kabul buyur, dua ve niyazlarımızı kabul eyle Ya Rabbi!..
Ellerimizi açtık, Sana iltica ediyoruz Günahlarımıza tövbe ediyoruz Tövbelerimizi kabul eyle, günahlarımızı affeyle Ya Rabbi!..
Peygamberimizin her namazın ardından yaptığı tövbe ve istiğfar ile Sana yalvarıyoruz Kabul eyle Ya Rabbi!..
Buyrun: Estağfirullah, estağfirullah, estağfirullah el-azim el-kerim ellezi la ilahe illa hu el-hayyel kayyume ve netubu ileyh… Ve nes’elüke’t-tevbete ve’l-mağfirate ve’l-hidayete ve’l-afve lena inneke ente’t-tevvabü’r-rahim
Bizleri mübarek Ramazan ayına, kabul olunmuş tövbelerle temizlenmiş, bağışlanmış ve beratını almış kullar olarak erişmeyi nasip eyle Ya Rabbi!..
Bu Rahmet ve Gufran gecesinde bizlere af ve mağfiretinle muamele eyle Ya Rabbi!..
Bizlere daima iman ve istikamet üzere olabilmeyi ihsan eyle Ya Rabbi!..
Bizlere hakkı hak olarak bilip hakka uymayı, batılı batıl olarak bilip batıldan sakınmayı nasip eyle Ya Rabbi!..
Bizleri İslâm’ın, Kur’an’ın ve Peygamberimizin yolundan ayırma Ya Rabbi!..
Kerim Kitabımızı ve Peygamberimizin sünnetini doğru anlayıp doğru yaşamayı bizler lütfeyle Ya Rabbi!..
Ahirette Peygamberimizin livaul hamd sancağı altında toplanmayı, şefaatlerine ermeyi, kendilerine komşu olmayı cümlemize nasip eyle Ya Rabbi!..
Niyetlerimizi ve yüreklerimizi düzgün tutabilmeyi nasip eyle Ya Rabbi!..
Her yerde yan yana, gönül gönüle olabilmeyi bizlere bahşeyle Ya Rabbi!..
Bizleri, günahta ve haramda değil; iyilikte ve takvada yardımlaşanlardan eyle!..
Hak ve hakikatin yolunda olanlardan eyle Ya Rabbi!..
Şu mübarek Berat gecesinde günahkâr beden ve gönüllerimizi istiğfar ile arıtmak istiyoruz… Sen nasip eyle Ya Rabbi!..
İmanımızı ve ahdimizi tazelemek muradımız Sen bahşeyle Ya Rabbi!..
Kırdığımız kalpleri onarmak, paraladığımız onurları tamir etmek, ihlal ettiğimiz hak sahipleriyle helalleşmektir borcumuz… Sen lufteyle Ya Rabbi!..
Yaratıldığına değer bir insan olmak dileğimiz… Sen bize yardım eyle Ya Rabbi!..
Engin mağfiretine iltica ediyoruz… Günahlarımızı affeyle Ya Rabbi!..
Bizi kendimize zulmedenlerden eyleme Ya Rabbi!..
Bizi hüsrana uğrayanlardan eyleme Ya Rabbi!..
Huzuruna tertemiz yüzlerle, hesabını verebileceğimiz salih amellerle varabilmeyi bizlere nasip eyle Ya Rabbi!..
Sen Rahman ve Rahim olansın, bizlere mağfiret eyle Ya Rabbi!..
Rahmet, merhamet ve mağfiret iklimi Ramazan’ın arafesinde bize uyanış ve vahdet nasip eyle ve yardımını bizden esirgeme Ya Rabbi!..
Milletimizin ve bütün Müslümanların bekasını sarsacak her türlü dahili ve harici fitne ve fesada, hile ve tuzağa karşı bizlere feraset ve basiret ihsan eyle Ya Rabbi!..
Sana inandık, sana güvendik, sana tevekkül ettik Bizleri sensiz, sahipsiz, inayetsiz, kimsesiz, vatansız, çaresiz, bırakma Ya Rabbi!..
Sen affedicisin… Affetmeyi seversin… Bizleri de affeyle Ya Rabbi!..
Kin ve nefret yerine merhamet ve adaleti, düşmanlık ve husumet yerine dostluk ve kardeşliği ikame edebilmeyi istiyoruz Nasip eyle Ya Rabbi!..
Bizleri, bencillik kabuğunu kıranlardan, ikram edenlerden, ekmeğini bölüşenlerden, huzuru paylaşanlardan, gönül kapılarını kardeşlerine açanlardan eyle Ya Rabbi!..
Kıldığımız namazları, tuttuğumuz oruçları, okuduğumuz Kur’an-ı Kerimleri, indirdiğimiz hatm-i şerifleri, söylediğimiz kelime-i tevhitleri, kelime-i şehadetleri, yapılan zikirleri, tesbihatı, dua ve niyazları, va’z-u nasihatleri ve getirilen salât-ü selâmları, ibadet ve taatlerimizi, hayır ve hasenatımızı, salih amellerimizi yüce katında en güzel şekliyle kabul eyle Ya Rabbi!..
Bunlardan hâsıl olan ecir ve sevâbı; öncelikle Peygamberimizin aziz, latif ruhuna hediye eyledik, vasıl eyle Ya Rabbi!..
Diğer bütün peygamberlerin, ehl-i beytin, ezvac-ı tâhirâtın, ashâb-ı kiramın, tabiinin, tebe-i tâbiinin, cümle alimlerin, salihlerin, şehitlerin, ahirete göç eden gaziler ile bütün ehl-i imanın ruhlarına hediye eyledik kendilerini haberdar eyle Ya Rabbi!..
Şu anda bu duaya “amin” diyen bütün kardeşlerimizin ve bu gecenin hurmetine sırf senin rızanı umarak ikramda bulunan kardeşlerimizin cümle geçmişlerinin ruhlarına da hediye ediyoruz, onları da hissedar eyle Ya Rabbi!..
Ömrümüzü rızana uygun geçirebilmeyi nasip eyle… Bizleri zikrinde, şükründe daim eyle… Günahlardan mahfuz eyle Haramlardan uzak eyle Ya Rabbi!..
Vefatımız geldiği zaman dilimiz zikrinle meşgulken, alnımız secdede iken, Senin sevdiğin ve razı olduğun bir hal üzereyken ruhumuzu kabzeyle Ya Rabbi!..
Ecel şerbetini içeceğimiz son nefesimizde, Kelime-i şahadet ki buyurun (
أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ
) diyerek, ruhumuzu teslim edebilmeyi, iman ve selim bir kalp ile huzuruna gelebilmeyi cümlemize nasip ve müyesser eyle Ya Rabbi!..
Bizleri cennetinle cemalinle müşerref eylediğin kulların arasına ilhak eyle Ya Rabbi!..
Dualarımızı kabul eyle Ya Rabbi!..
