Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Berat Kandili: Özel Vaaz ve Dua

İbrahim Bölükbaşı

BERAT KANDİLİ: ÖZEL VAAZ VE DUA


Yüce Yaratanımızın bizler için sunmuş olduğu mübarek bir geceye; günahların bolca bağışlandığı, hatalar ve kusurlar için bağışlanma dileyenlere affın sağanak sağanak yağdığı yeni bir fırsat gecesine, Berat gecesine kavuşmuş bulunmaktayız. Rabbimize şükrediyoruz. Sevgili Peygamberimize, O'nun Ehl-i Beytine ve ashabına salât ve selâm ediyoruz.

BERAT GECESİ NEDİR?

Berat gecesi Müslümanlar için önemli gecelerden birisidir.

Bu gece mübarektir; çünkü feyiz ve bereket insanlara bu gece gönderilir.

Bu gece rahmettir; çünkü bu gece hayrı isteyenin hayra kavuştuğu gecedir.

Bu gece berattır; çünkü büyük günahlar bu gecede affedilmiş ve temizlenmiştir.

Bu gece müjdedir; çünkü Berat kandili Ramazan'ın müjdecisidir.

Sözlükte berat, "kişinin borçtan, suç ve cezadan, hastalıktan ve yükümlülükten kurtulması" demektir. Dinî literatürde ise "günahlardan kurtulmak, manen temize çıkmak, ilahî af ve rahmete ulaşmak" anlamlarına gelir.

Bu gece kurtuluş gecesidir. İşledikleri hata, kusur ve günahlarını itiraf edip Cenâb-ı Hakk'a tövbe ve istiğfarda bulunan Müslümanların ilahî rahmete nail olup affedilecekleri umulduğu için bu geceye "Berat Kandili" (Kurtuluş Gecesi) denilmiştir.

BERAT GECESİNİN ÖNEMİ DUHÂN SÛRESİNDE BİLDİRİLİR

حم وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ إِنَّا أَنْزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنْذِرِينَ فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ أَمْرًا مِنْ عِنْدِنَا إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ

“Hâ-Mîm. Apaçık olan Kitab'a and olsun ki biz onu mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyız. Katımızdan bir emirle her hikmetli işe o gecede hükmedilir.”

Duhân, 44/1-5

Buradaki "mübarek gece"nin Berat gecesi olduğu ve bu gecede Kur'ân-ı Kerîm'in topluca dünya semasına indirildiği; Kadir gecesinde ise bölüm bölüm Resûlullah'a (s.a.v.) nazil olmaya başladığı ifade edilir.

Buradaki hikmetli iş; yani kader defterlerinin, bu seneden gelecek seneye kadar meydana gelecek olayların hepsi ayrı ayrı melekler tarafından kendilerine verilen defterlere yazılır.

Rızıklar, kimin zengin olacağı, mevki ve makam, eceller, zenginlik, fakirlik, ölümler ve doğumlar hep bu esnada kaydedilir. O yılki hacıların sayısı bile bu gece takdir olunur.

Rızıkla alakalı defterler Mîkâil'e (a.s.), savaşlarla ilgili defterler Cebrâil'e (a.s.), ameller nüshası İsrâfil'e (a.s.), ölüm ve musibetlerle ilgili defter de Azrâil'e (a.s.) teslim edilir.

BU GECE RABBİMİZ DÜNYA SEMASINA TECELLİ EDER

إِذَا كَانَتْ لَيْلَةُ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ فَقُومُوا لَيْلَهَا وَصُومُوا نَهَارَهَا فَإِنَّ اللَّهَ يَنْزِلُ فِيهَا لِغُرُوبِ الشَّمْسِ إِلَى سَمَاءِ الدُّنْيَا فَيَقُولُ أَلَا مِنْ مُسْتَغْفِرٍ فَأَغْفِرَ لَهُ أَلَا مُسْتَرْزِقٌ فَأَرْزُقَهُ أَلَا مُبْتَلًى فَأُعَافِيَهُ حَتَّى يَطْلُعَ الْفَجْرُ

“Şaban ayının yarısı (Berat gecesi) gelince gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve şöyle der: "Yok mu af dileyen, onu affedeyim! Yok mu rızık isteyen, ona rızık vereyim! Yok mu bir derde müptela olan, ona afiyet vereyim!" Böylece sabaha kadar devam eder.”

İbn Mâce, İkāmetü's-Salât, 191

BU GECE AF GECESİDİR

يَطَّلِعُ اللَّهُ إِلَى خَلْقِهِ فِي لَيْلَةِ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ فَيَغْفِرُ لِجَمِيعِ خَلْقِهِ إِلَّا لِمُشْرِكٍ أَوْ مُشَاحِنٍ

“Allah Teâlâ, Şaban'ın on beşinci gecesinde (Berat gecesi) tecelli eder ve Allah'a ortak koşanlar ile kin güdenler dışında bütün kullarını bağışlar.”

İbn Mâce, İkāmetü's-Salât, 191

Tövbe etmeyip şu günahları işlemeye devam edenler ise bu affın dışında kalırlar:

1- Allah'a şirk koşanlar,

2- Ana babasına âsi olan evlatlar,

3- İçki içmeye ve faiz yemeye devam edenler,

4- Sihir ve büyücülük yaparak gelecekten veya geçmişten haber verme işiyle meşgul olanlar,

5- Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenler,

6- Adam öldürüp yaptığı bu büyük günahtan pişmanlık duymayanlar,

7- Gururlu ve kibirli olanlar,

8- Akrabalarıyla ilişkilerini kesenler.

et-Terğīb ve't-Terhîb, II, 238

Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Berat gecesi Cebrâil geldi ve "Ey Muhammed! Sana müjdeler olsun; Allah Teâlâ, şirk koşanlar hariç ümmetinin tamamını sana bağışladı. Şimdi başını kaldır, semaya bak!" dedi.

Resûlullah başını semaya kaldırdığında yedi kat semanın kapılarının açılmış olduğunu gördü; melekler semaları kaplamıştı. Her semanın kapısında bir melek nida ediyordu:

1. kat semadaki melek: "Bu akşam Rabbine rükû edenlere ne mutlu!"

2. kat semadaki melek: "Müjde olsun bu gece Rabbine secde edene!"

3. kat semadaki melek: "Bu gece Rabbini zikreden kişiye müjde!"

4. kat semadaki melek: "Ne mutlu bu gece Rabbine dua edene!"

5. kat semadaki melek: "Müjde bu gece Allah korkusuyla ağlayan göze!"

6. kat semadaki melek: "Müjdeler olsun bu gece hayırlı amel işleyene!"

7. kat semadaki melek: "Bu gece Kur'an okuyan kullara müjdeler olsun!"

PEYGAMBERİMİZİN ÜMMETİ İÇİN DUASI

إِنْ تُعَذِّبْهُمْ فَإِنَّهُمْ عِبَادُكَ وَإِنْ تَغْفِرْ لَهُمْ فَإِنَّكَ أَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

“Eğer kendilerine azap edersen şüphesiz onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin.”

Mâide, 5/118

اللَّهُمَّ أَعُوذُ بِعَفْوِكَ مِنْ عِقَابِكَ وَأَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْكَ لَا أُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ

“İlâhî! Cezandan affına sığındım, gazabından rızana sığındım, senden sana sığındım. Senin senan büyüktür; fakat seni hakkıyla, kendi nefsini sena ettiğin gibi övmekten âcizim.”

Müslim, Salât, 222

Yüce Rabbim Berat kandilinizi mübarek eylesin; günahlarımızın affına vesile eylesin. Habîbinin şefaatine bizi nail eylesin. Sevdikleriyle ve sevdiklerimizle beraber nice mübarek geceleri manen en üst seviyede yaşamayı bizlere nasip eylesin.

Vatanımıza dirlik, milletimize birlik nasip eylesin. Bizi birbirimizden ayırmasın; birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermesin. Geçmişlerimize rahmet, geleceğimize hayırlar ihsan eylesin. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva, borçlu kardeşlerimize borçlarını ödeme kolaylığı nasip etsin.

BERAT GECESİ DUASI

Ey bu mübarek Berat gecesinde bizleri evinde buluşturan Yüce Mevlâmız! Bizleri yoktan var eden sensin. Bizler senin günahkâr kullarınız; ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım bekleriz. İbadetlerimizi kabul, tövbelerimizi makbul eyle Allah'ım!

Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.s.) başta olmak üzere bütün peygamberlere sayısız salât ve selâm ediyoruz. Sana kulluğumuzu arz etmeye, çaresizliğimizi söylemeye, pişmanlığımızı itiraf etmeye geldik. Bizleri affetmeden geri gönderme; dua ve niyazlarımızı kabul eyle.

Rabbimiz! Elimizdeki nimetlerin kadrini bilemedik. Cennetini kaybetmiş Hz. Âdem ve Hz. Havva'nın duasıyla yalvarıyoruz:

رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنْفُسَنَا وَإِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ

“Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz.”

A'râf, 7/23

Bizi zalimlerden, kendine zulmedenlerden ve hüsrana uğrayanlardan eyleme Allah'ım!

Rabbimiz! Dünyaya aldandık; hırs ve tamahın girdabında boğulduk. İnsanlığı tufandan kurtaran Hz. Nûh'un yakarışıyla sana yalvarıyoruz:

رَبِّ أَنْزِلْنِي مُنْزَلًا مُبَارَكًا وَأَنْتَ خَيْرُ الْمُنْزِلِينَ

“Rabbim! Beni bereketli bir yere indir; sen konuk edenlerin en hayırlısısın.”

Mü'minûn, 23/29

Rabbimiz! Ailemizi, eşimizi ve çocuklarımızı ihmal ettik; evlatlarımıza yeterince vakit ayıramadık. Peygamberlerin atası Hz. İbrahim gibi yalvarıyoruz sana:

رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلَاةِ وَمِنْ ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ

“Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı dosdoğru kılanlardan eyle. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.”

İbrâhîm, 14/40

Rabbimiz! Gönderdiğin hastalık, dert, acı, belâ, musibet ve keder gibi imtihanlar karşısında sızlandık, isyan ettik, sabırsız olduk. Sabır timsali Hz. Eyyûb'un duasıyla sesleniyoruz:

أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنْتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

“Şüphesiz ki ben derde uğradım; sen ise merhametlilerin en merhametlisisin.”

Enbiyâ, 21/83

Bizlere her türlü kötülükten, zarardan, şerden ve hastalıktan Eyyûb peygamber gibi güzel bir kurtuluş nasip eyle Allah'ım!

Rabbimiz! Gücümüz tükendi; Muhammed ümmetinin hüznü, kederi, acısı ve sıkıntısı haddini aştı. Yûsuf'unun hasretinden gözlerini kaybeden Hz. Yakub'un duasıyla sesleniyoruz:

إِنَّمَا أَشْكُو بَثِّي وَحُزْنِي إِلَى اللَّهِ وَأَعْلَمُ مِنَ اللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

“Ben kederimi ve hüznümü ancak Allah'a arz ederim; ben Allah'ın öğretmesiyle sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim.”

Yûsuf, 12/86

Yâ Rabbi! Sen ümmet-i Muhammed'i elemden ve zulümden kurtar Allah'ım!

Rabbimiz! Kendimize yabancılaştık; iffetin ve namusun kıymetini anlayamadık, anlatamadık. Güzelliğin ve namuslu olmanın örneği Hz. Yûsuf'un yakarışıyla sana yalvarıyoruz:

تَوَفَّنِي مُسْلِمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ

“Beni Müslüman olarak vefat ettir ve beni salihler arasına kat.”

Yûsuf, 12/101

Rabbimiz! Zulme seyirci olduk, mazluma hak ettiği desteği veremedik. Haksızlık karşısında zor durumda kalan Hz. Mûsâ gibi yalvarıyoruz sana:

رَبِّ بِمَا أَنْعَمْتَ عَلَيَّ فَلَنْ أَكُونَ ظَهِيرًا لِلْمُجْرِمِينَ

“Rabbim! Bana verdiğin nimet hakkı için, artık suçlulara asla arka çıkmayacağım.”

Kasas, 28/17

Bizlere öyle nimetler ver ki bu nimetler sayesinde hiçbir zaman kötülere ve zalimlere destek olmayalım, onlarla aynı safta yer almayalım Allah'ım!

Rabbimiz! Malımızı, mülkümüzü, mevki ve makamımızı, her türlü imkânımızı senin rızana uygun biçimde kullanamadık. Verdiğin güç ve kudreti karıncaları dahi ezmeden kullanan Hz. Süleyman'ın duasıyla yalvarıyoruz sana:

رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَدْخِلْنِي بِرَحْمَتِكَ فِي عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ

“Ey Rabbim! Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye beni sevk et; beni rahmetinle salih kullarının arasına dâhil eyle!”

Neml, 27/19

Rabbimiz! Senin verdiğin malı, mülkü ve makamı cimriliğin, bencilliğin ve çıkarcılığın karanlığında kullandık. Hz. Yûnus'un karanlıklardan aydınlığa çıkışına vesile olan duasıyla sana yalvarıyoruz:

لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

“Senden başka ilah yoktur; sen her türlü noksanlıktan uzaksın. Gerçekten ben zalimlerden oldum.”

Enbiyâ, 21/87

Rabbimiz! Verdiğin yiyecek ve içecek rızıklara karşı nankörlük ettik; verdiğine razı olamadık, kısmetimizi beğenmedik. Kelimetullah olan Hz. Îsâ'nın duasıyla yalvarıyoruz sana:

رَبَّنَا أَنْزِلْ عَلَيْنَا مَائِدَةً مِنَ السَّمَاءِ تَكُونُ لَنَا عِيدًا لِأَوَّلِنَا وَآخِرِنَا وَآيَةً مِنْكَ وَارْزُقْنَا وَأَنْتَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ

“Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki, önce gelenlerimize ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden bir mucize olsun. Bizi rızıklandır; sen rızık verenlerin en hayırlısısın.”

Mâide, 5/114

Rabbimiz! Habîb-i Edîbin, Resûl-i Ekrem Efendimiz Muhammed Mustafa'nın miraçtan hediye olarak getirdiği dualarla yalvarıyoruz sana:

رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِنْ نَسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنْتَ مَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ

“Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme. Bizi affet, bizi bağışla, bize acı. Sen bizim mevlâmızsın; kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”

Bakara, 2/286

Yâ Rabbi! Kur'ân-ı Kerîm'inde "Müminler ancak kardeştir" buyuruyorsun; Habîbin Muhammed Mustafa bizlerden "Kardeşlerim" diyerek özlemle söz ediyor. Ne yazık ki bizler kendimiz için istediğimizi mümin kardeşimiz için isteyemedik; haset ettik, gıybet ve iftiraya bulaştık, kul hakkına girdik, kardeşimizden hoşgörüyü dahi esirgedik. İtiraf ediyoruz; bizleri affeyle Allah'ım!

Yâ Rabbe'l-âlemîn! Namaz için kalkan ellerimiz bir daha asla şiddete ve kötülüğe kalkmasın. Camiye gelen ayaklarımız hayra, doğruya ve iyiye adım atsın. Allah diyen dillerimiz haktan başkasını söylemesin. Dualar, zikirler ve Kur'an tilavetiyle çınlayan kulaklarımız günah ve çirkin sözlere kapansın. Ayetlerini gören gözlerimiz artık harama bakmasın.

Rabbimiz! Hiç günah işlememiş masum yavrularımızla camiye geldik. Hayatının baharını yaşayan gençlerimizle camiye geldik. Ellerine dünyanın çamuru bulaşmamış, yüreklerine dünyanın pası sinmemiş gençlerimizin hürmetine bizleri affeyle Allah'ım!

Beli bükülmüş, rükûa varmış, pîr-i fâni olmuş ihtiyarlarımızla huzuruna geldik. Aralarında bulunan hasta kullarının sızlanmalarıyla sana yalvarıyoruz; onların hatırına bizleri affeyle Allah'ım!

Rahmân isminin tecelligâhı, Rahîm sırrının şahitleri olan eşlerimizle ve kızlarımızla camiye geldik. Bastığı yere cenneti taşıyan, kucağında şefkati, duasında bereketi büyüten annelerimizin hatırına bizleri bağışla Allah'ım!

Çocuklarımızı, gençlerimizi ve genç kızlarımızı günübirlik heveslere boğanlara fırsat verme. Kızlarımızı ve oğullarımızı dinsiz, imansız ve zalim kimselerin tuzağına, internetin ve telefonun sanal tutkularının ağına düşürme Allah'ım!

Ey esirgemesi ve bağışlaması bol Rabbimiz! Eşimizi sen bağışla. Şu imtihan dünyasında bize olan desteğini, ruhumuzu huzura kavuşturan can yoldaşlığını, yuvamıza verdiği emeği sen hesapsız ödüllendir Allah'ım!

Anne babamıza sen merhamet eyle Allah'ım! Onlar bize küçüklüğümüzde nasıl kol kanat gerdiyse, sen de onları öylece koruyup rahmet gölgende barındır. Günahlarını affeyle; yaşayanlara sağlık, sıhhat ve afiyet nasip eyle, ahirete göçenlerin mekânlarını cennet eyle.

Hocalarımızı, öğretmenlerimizi, üzerimizde emeği ve hakkı olan büyüklerimizi, akrabalarımızı, komşularımızı, dostlarımızı ve arkadaşlarımızı burada tek tek anıyoruz. Sen onları bağışla Allah'ım! Hepsinden hoşnut ve razı ol; hepsini sevgine ve muhabbetine mazhar eyle.

Yâ Rabbi! Bizler bu kutlu iklimde senden yurdumuz için de hayırlar niyaz ediyoruz. Aziz milletimizi derin acılardan, ağır imtihanlardan ve onarılmaz yaralardan sen muhafaza eyle. Birliğimize ve dirliğimize göz dikenlere, izzetimize ve şerefimize kurşun sıkmaya çalışanlara sen fırsat verme Allah'ım!

Dinimizin, devletimizin ve milletimizin bekasını sarsacak her türlü dâhilî ve haricî düşmandan, fitneden ve fesattan bizleri halâs eyle. Kötü niyetlilere fırsat verme Allah'ım!

Şehitlerimizi rahmetinle kucakla; bizleri onlarla cennetinde cem eyle yâ Rabbi. Geride kalanlarına sabır ve metanet ihsan eyle. Gazilerimize acil şifalar ver. Kahraman askerlerimizi, polisimizi ve tüm emniyet güçlerimizi her daim muzaffer eyle Allah'ım!

Yüce Kur'an'ın hürmetine, Kâbe'nin hürmetine, Resûlünün hürmetine, Berat gecesinde sana yalvaran diller hürmetine; İslâm coğrafyasında, başta Gazze olmak üzere dünyanın seyrettiği, feryadına kulak tıkadığı on binlerce çocuk, kadın ve yaşlı demeden akan Müslüman kanının ve gözyaşlarının durmasını, o zalimleri de Kahhâr isminle kahru perişan etmeni, bütün kardeşlerimizin huzur ve güven içerisinde selamete ulaşmalarını sen nasip eyle Allah'ım!

Yâ Rabbi! Okunan hatimleri, Kur'ân-ı Kerîm'den okunan sûre-i celîleleri, mevlid-i şerifi, dua ve niyazları, vaaz u nasihatleri ve getirilen salât ü selâmları yüce katında en güzel şekliyle kabul eyle Allah'ım!

Bunlardan hâsıl olan ecir ve sevabı öncelikle Sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa'nın (s.a.s.) aziz ve latif ruhuna hediye eyledik; vâsıl eyle Allah'ım! Diğer bütün peygamberlerin, ehl-i beytin, ezvâc-ı tâhirâtın, ashâb-ı kiramın, tâbiînin, tebe-i tâbiînin, âlimlerin, salihlerin, şehitlerin, ahirete göç eden gazilerin ve bütün ehl-i imanın ruhlarına hediye eyledik; kendilerini haberdar eyle Allah'ım!

Bu mübarek Berat kandili gecesinde dualarımıza "âmin" diyen bütün kardeşlerimizin cümle geçmişlerinin ruhlarına da hediye ediyoruz; onları da hissedar eyle Allah'ım! Kabirlerini pürnûr, makamlarını cennet eyle.

Hayatı tattık; şüphesiz her canlı gibi ölümü de tadacağız. Ecel kapımızı çaldığında kelime-i şehadet ile ruhumuzu teslim edebilmeyi, iman ve selim bir kalp ile huzuruna gelebilmeyi cümlemize nasip ve müyesser eyle Allah'ım! Bizleri cennetinle ve cemalinle müşerref eylediğin kulların arasına ilhak eyle. Dualarımızı kabul eyle.

Âmin. El-Fâtiha.


İBRAHİM BÖLÜKBAŞI

Din Hizmetleri Uzmanı