Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Birbirimize Muhtacız

İsmail Sezkin

BİRBİRİMİZE MUHTACIZ


Değerli Mü’minler!.. Allah-u Teâlâ’nın dışında hiçbir mahlûk tek başına güçlü değildir… Sadece Cenab-ı Allah’ın gücü-kudreti kendindendir… Biz her zaman başkalarına muhtacız… Şu dünyada var olabilmek için bizi doğuran bir anaya muhtaçtık Ölünce de cenazemizi taşıyacak birilerine muhtacız… Yani; ne varlığımız kendi kendimize ortaya çıkabiliyor… Ne de ölünce cesedimizi kendi kendimize bir yere götürebiliyoruz Bazen kendi kendimizi güç ve kudret sahibi zannetsek de, aslımız-esasımız bu…

Değerli Kardeşlerim!.. Firavun da olsan, Nemrut da olsan, Karun da olsan… Kim olursan ol, uykusuzluğa bile dayanamayacak kadar acizsin Sadece insan değil, hayvanlar da böyle… Dağlar bile böyle… Mesela; o kocaman ağaçlar yukarıdan damlayacak bir damla suya muhtaç Öyle bir düzen kurmuş ki Cenab-ı Allah… Toprağı suya muhtaç etmiş… Suyu toprağa muhtaç etmiş… Su ile toprağın ikisini birden güneşe muhtaç etmiş Güneşi de göllere, denizlere muhtaç etmiş

Allah’tan başka, herkesin birbirine muhtaç olduğu bir dünyada yaşıyoruz Bu nedenle şu dünyada hiçbir şey lüzumsuz değil… Aynı zamanda hiçbir şey de tek başına yeterli değil Cenab-ı Allah’tan başka herkes kendilerini birbirine muhtaç bilsin diye, herkesi ve her şeyi bir birine muhtaç yaratmış

Muhterem Müslümanlar!.. Önce insan olmak gerekiyor… Çünkü Müslümanlık insanlık üzerine kurulu İnsan olmadan Müslüman olunmaz.. İyi bir insanlık da diğer insanlarla bir arada olmayı becerebilmeye bağlı Eş-eşe muhtaç Baba, oğluna-kızına muhtaç Çocuk, anneye-babaya muhtaç Öğretmen, bildiklerini öğretebileceği öğrenciye muhtaç… Öğrenci de bilmediklerini kendisine öğretecek bir öğretmene muhtaç İnsansan aciz ve muhtaçsın

Kim olursa olsun, hiç kimseyi kırıp dökmeyeceksin Böylece Cenab-ı Allah sana eş verdiği zaman eşinin kıymetini bilen… Çocuk verdiği zaman çocuğunun kıymetini bilen… Kardeş verdiği zaman kardeşinin kıymetini bilen biri olacaksın

Biz ekmeği nimet olarak görürüz Ekmek yere düşünce yerden kaldırıp “Allah’ın nimeti yere düşmemeli” deriz Oysa; asıl yere düştüğünde kaldırılması gereken insandır… Ekmek yerde kalsa bile kedilere, kuşlara yem olur Ziyan olmaz Ama insan yere düştüğü zaman, şeytana yem olur… Bizim için cehennem sebebi olur

Değerli Kardeşlerim!.. Biz Elhamdülillah Müslümanız Onun için, şu hayatı beraber yaşamak zorunda olduğumuz diğer insanları, Cenab-ı Allah’ın üzerimizdeki nimetleri olarak görmek zorundayız

Ekmek yere düştüğünde bizi incitiyor da, komşu yere düştüğünde incitmiyorsa; demek ki bizim bir algılama hatamız var demektir

Biz, insanız Birlik olunca bir değer ifade ederiz Mü’minler olarak beraber olduğumuzda, Cenab-ı Allah’ın rızasına daha yakın oluruz Aksi takdirde bizim İslam anlayışımız, Peygamberimizin Medine’de medeniyet haline getirdiği anlayışla uyuşmuyor demektir

Mü’min olmamız, bizim insanca dayanışma içinde olmamızı gerektiriyor… Biz açla, açıkla, yaralıyla ilgilendiğimiz kadar gönlü kırıkla da ilgilenmek zorundayız Çünkü Cenab-ı Allah birbirimize muhtaç yaratmış bizi… Bu muhtaçlığımız sadece fakirlik, açlık, çıplaklık üzerinden de olmamalı

İnsan olarak da, moral olarak da, ahlak olarak da birbirimizin desteğiyle, dayanışmayla ayakta durabileceğimiz bir dünyada yaşıyoruz Hiç kimse başkalarının desteği olmadan ahlaklı bir çocuk yetiştiremez

Bunun için öğretmene muhtaçsın… İmama muhtaçsın… Komşuya muhtaçsın… Akrabaya muhtaçsın… Çünkü birbirimizin tamamlayıcısıyız biz

Değerli Kardeşlerim!.. Cenab-ı Allah bize

وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوٰى

İyilik ve takva konusunda yardımlaşın”(MAİDE;2) diye emrediyor… Aynen “Namaz kılın”, “Zekat verin” diyen Kur’an’ın emri bu

Cenab-ı Allah “namaz kılın” dediği gibi

تَعَاوَنُوا

““yardımlaşın” da diyor Dolayısıyla akşam kapısını kapatıp, evinde huzurlu yaşadığını zanneden Müslüman… Sadece Ramazan'da fitre vermeyi yeterli gören Müslüman… Allah’ın bu emrini yerine getirmemiş Müslümandır Çünkü her zaman, her konuda birbirimize muhtacız biz Onun için birbirimizin kıymetini bilmek zorundayız…”

Değerli Mü’minler!.. Cenab-ı Allah’ın

تَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوٰى

““Allah yolunda yardımlaşın” emrini, nasıl anlamamız gerektiğini anlatan, çok enteresan bir örneği… Bir sahabiden dinleyelim şimdi Peygamber Efendimiz mihraba geçmiş, namaz kıldıracak”

Dikkat edin!.. Peygamber mihrabına geçmiş… Bilal-ı Habeşi kamet getirmiş… Sahabenin hepsi ayağa kalkmış… “Allahuekber” deyip iftitah tekbiri getirilecek… Ama Peygamber namaza başlamıyor Sahabe “Acaba Peygambere bir şey mi oldu” diye merak ediyorlar

Bakıyorlar ki mihrapta bir Müslüman… Peygamberimize gelmiş derdini anlatıyor O da onun derdini dinliyor Bir kaç dakika geçiyor… Ama hâlâ bir Müslüman derdini anlatıyor Resûlullah da “yahu namazı kılalım, selamdan sonra gelirsin” demiyor

Kamet getirilmiş, iftitah tekbiriyle başlayacak… Ama o Müslüman Peygamberi orada yakalamış… Orada derdini anlatıyor… O da dinliyor Onun derdine çare olduktan sonra, namaza başlıyor… “Allahuekber” diyebiliyor Bir tiyatro sahnesi anlatmıyorum Resûlullah’ı mihrabında izleyen bir sahabinin hatırası bu Bir mü’minin anlatacağı derdi varken, onu dinlemeden namaza durmayan bir Peygambere ümmetiz biz elhamdülillah… İnsanlık diye bir şey varsa eğer… İnsanlık ölçüsü budur işte…

Benim Peygamberimin tavrı bu Mihrabında namazdan önce bir dertlinin derdini dinlediktenbsonra namaza duruyor… Namazdan sonra konuşuruz demiyor… Namazdan sonra görüşebilirdi… Ama insanlık var

Değerli Mü’minler!.. Biz birbirimizle dayanışmaya muhtaç varlıklarız Allah bizi böyle yaratmış… Bu muhtaçlık sadece harçlık vermekle… Ramazan’da ablana, halana fitre göndermekle olmuyor Çünkü insanın manevi desteğe, insan olarak konuşup derdini dinleyecek birisine olan ihtiyacı; paraya olan ihtiyacından daha büyük bir ihtiyaçtır İman budur işte

Birbirimize muhtaçlığımızı unuttuğumuz zaman… Allah’a açılan yollardan birini kapattık demektir Çünkü Allah “şu an vakit geldi; namaz kılın” dedi… Onu hatırladık… Bakın hepimiz camiye geldik “Şu vakitte namaz kılın” diyen Allah… “Bu mübarek ayda oruç tutun” diyen Allah…

تَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوٰى

Yardımlaşın, birbirnizle dayanışma içinde olun” da diyor…

Muhterem Müslümanlar!.. Gelin gözlerimizi yaşartacak bir örnek daha dinleyelim sahabeden… Peygamberimizin amcasının oğlu İbn-i Abbas Mescid-i Nebi’de itikâf yapıyor

İtikâf ne demek?.. Beş vakit namaz kılınan bir mescitte, Ramazan ayında, dünya kelamı konuşmadan oturup kalmak… Evine bile gitmemek demek… En basit tarifi bu… Abdest ihtiyacından başka bir şey için camiden çıkmayacaksın Çıkarsan itikâf bozulur Sünnet bir ibadettir bu…

İbn-i Abbas itikâftayken mescitte tanıdığı birini görüyor… Çok üzgün ve düşünceli Yanına yaklaşıyor “Hayrola bir sıkıntın mı var” diyor “Bildiğin gibi değil” diyor adam “Boşver sen itikâfını bozma benim için” diyor

“Ne oldu sana” diye ısrar ediyor İbn-i Abbas “Birisine bir borcum vardı Günü de geldi, ödemem de mümkün değil Ne yapacağımı bilemiyorum Kimseden de borç alacak halim yok” diyor “Kime borcun var" diyor “İşte filancaya” diyor

“Yav benim onunla aram iyidir Söyleyeyim ertelesin borcunu” diyor ”İyi ama sen itikâftasın, benim borcum için nasıl çıkacaksın bu itikâftan?" diyor

Peygamberimizin vefatından sonra yaşanan bir hadise bu… Adama diyor ki İbn-i Abbas… “Bana bak” diyor… “Şu kabirde yatan var ya…Peygamberimizin kabrini gösteriyor… Biz, onun terbiyesini gördük bu dünyada ” diyor "O bize buyurdu ki… Dikkat edin!… "O bize buyurdu ki… ‘Bir mü'minin işini görmek için bir adım yürümek… Resûlullah’ın mescidinde kırk yıl itikâf tutmaktan daha değerlidir Allah katında ’ İşte insanlık budur İbn Abbas’ın hocasının terbiyesi budur işte

Kırk yıl Rasulullah’ın mescidinde itikâftansa… Bir mü'minin gönlünü yapmak için, bir işini görmek için sokakta yürümek, o işi görmek; Peygamber'in mescidinde itikâf etmekten daha değerli Çünkü Ümmet-i Muhammed birbirine kenetlendiği zaman… Bir mü'minin uykusu kaçınca herkesin uykusunun kaçtığı zaman… Allah göklerden Medine’ye indirdiği rahmetini ve cemaat bereketini indirecek demektir

Herkesin sadece kendisini düşündüğü dünya İslam dünyası olamaz… Öyle hiç kimsenin fakirle, dertliyle, sıkıntılıyla ilgilenmediği dünya, İslam dünyası olamaz

Biz, Ümmet-i Muhammediz Camide Allah bizi kenetlenmiş bir duvarın tuğlaları gibi görsün diye geldik Namazımızı evlerimizde de kılabilirdik Ama namaz bizi tek bir ümmet haline getirsin diye camilere geliriz Müslüman olmak budur işte Ümmet-i Muhammed olarak yaşamak budur Kalite budur

Bir Müslümana, “Yahu filanca kardeşimizin sende borcu varmış?.. Ya biz arkadaşız, biraz idare ediver şunu” diye ricada bulunmaya gidebilmek için, Peygamber'in kabrinin beş metre yanında itikâfta iken, bırakıp giden İbn Abbas’ın okuduğu Kur’an’ı okumak, anlamak, hayatımıza aktarmak zorundayız

وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوٰى

““Allah’a takva olan işlerde, insanlıkta yardımlaşın” diyen Allah böyle öğrenilmeli… İslam budur… Müslümanlık da İbn-i Abbas’ın müslümanlığıdır işte… Ve nitekim İbn-i Abbas… Aldı ayakkabılarını, gitti, rica etti, borcunu erteletti… Geri geldi itikâfa kaldığı yerden devam etti İslam budur işte… İşte böyle Müslümanlar yetiştirip gitti Peygamberimiz bu dünyadan Bize örnek olsunlar diye… Biz de böyle Müslümanlar olalım diye… Allah’ın rızasına erelim diye…”