BİRBİRİMİZE SAYGIDA İHSAN ŞUURUNUN ETKİSİ
Değerli Mü’minler!.. Hiç birimiz bu dünya hayatını tek başımıza yaşayamıyoruz ve yaşayamayız da Her şeyden önce, içerisinde yetişmiş olduğumuz bir ailemiz var… Sonra, yaşam bulduğumuz sosyal bir çevremiz var… Nihayetinde, mensubu olduğumuz bir toplum var… Hayatımızı her zaman bu birlikteliklere ihtiyaç duyarak yaşıyoruz Onun için yalnızlık Allah’a mahsustur demişler…
Dolayısıyla; aile yuvasında büyüyemeyen insanlar, hayatları boyunca bu üzüntüyü hep içinde taşır… Sosyal çevresi olmayan insanlar, başkalarıyla sosyalleşemez ve insanlarla güzel geçinemez… İçerisinde yaşanılan toplumun değerlerine karşı çıkanlar, toplumun kültüründen, milli ve manevi değerlerinden yoksun yaşayanlar, toplumun içinde hep huzursuzluk çıkarırlar ve itibarsız olurlar…
Bu sebeple, hayatımızın her safhasında içimizde öyle bir inanç olmalı ki; insanlarla olan ilişkilerimizde, maddi ve manevi zararlardan, bu duyguyla kaçınabiliriz… Doğal çevreyle olan yaşantımızda da, yine bu duyguyla doğal çevreyi korumaya yönelik davranış şekillerini hayatımıza aktarabiliriz
Değerli Kardeşlerim!.. İşte bu imanın adı, Allah inancı… Bu âlem, bu âlemin içindeki dünya, bu dünyanın içindeki dağlar, taşlar, okyanuslar, denizler akarsular, ağaçlar, yeşillikler ve her şey kendisi için yaratılan insan, kısaca hepsi, her şey Cenab-ı Allah tarafından var edilip, yaratılmış
Yaratan Cenab-ı Allah… Rızıklandıran Cenab-ı Allah… Hayat veren de, öldüren de Cenab-ı Allah Hayatımızın her safhasında, bizim Allah inancına ihtiyacımız var… Nitekim Allah’a iman eden insanlar hem kendilerine, hem de diğer insanlara zarar veren hiçbir şeyi yapmazken, Allah inancının unutulması durumunda dünya ve ahiret sıkıntılarına maruz kalınıyor Onun için; insan her zaman Cenab-ı Allah’ın kendisiyle beraber olduğunu unutmamalı
Değerli Mü’minler!.. Hayatımız boyunca Allah inancının her zaman canlı ve diri tutulmasının en önemli yolu; ihsandır
İhsan; Cenab-ı Allah'a kulluk olan her görevi, en iyi bir şekilde yapmaktır… Her şeyi önemseyerek yapmaktır… Hakkıyla ve layık-ı veçhiyle yapmaktır… İman, iş, ibadet, muamelat, yönetim, yargı gibi; insanın yaptığı her işi ve her görevi şartlarına, kurallarına ve tekniğine uygun olarak; sağlam, güzel, kaliteli, en iyi ve en mükemmel bir şekilde yapmaktır ihsan…
İhsanı insanlar açısından, üç kısımda zikredilebiliriz:
Birincisi; Allah'a karşı ihsan… Bu, şartlarına uygun bir şekilde iman etmek, Allah’ın emir ve yasaklara uymaktır
İkincisi; insanlara karşı ihsan Bu da, insanın anne-babasına, eşine ve çocuklarına, komşularına ve akrabalarına, insanlara iyilik yapmak, iyi davranmak, onların haklarına riayet etmek ve kusurlarını bağışlamaktır
Sonuncusu ise; kişinin kendisine karşı ihsanı Bu da, iman edip salih ameller işleyerek Cenab-ı Allah'ın rızasını, rahmet, mağfiret, nimet ve cennetini kazanmaktır Cenab-ı Allah'a ve insanlara yapılan ihsan, aynı zamanda insanın kendine iyilik yapması demektir aslında…
Allah-u Teâlâ; her Cuma okuduğumuz ve dinlediğimiz ayet-i kerimede bizlere ihsanı emrediyor ve
إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاء ذِي الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
“Şüphesiz Allah,
بِالْعَدْلِ
adaleti,
وَالإِحْسَانِ
ihsanı yani iyilik yapmayı,
وَإِيتَاء ذِي الْقُرْبَى
yakınlara yardım etmeyi emreder…
الْفَحْشَاء
Hayâsızlığı,
وَالْمُنكَرِ
fenalığı
وَالْبَغْيِ
ve azgınlığı da yasaklar O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor…”
İhsanın ne olduğunu biz Peygamberimizden de; Cibril hadisi diye bilinen hadisten öğreniyoruz Peygamberimiz bir gün arkadaşlarıyla otururken, elbisesi bembeyaz, saçları simsiyah, hiç de yoldan gelmiş gibi bir hali olmayan ve orada bulunan hiç kimsenin tanımadığı bir adam geliyor Peygamberin yanına sokuluyor, önüne oturuyor, dizlerini Peygamberin dizlerine dayıyor, ellerini kendi dizlerinin üstüne koyuyor ve:
—“Ya Muhammed!.. Bana İslam’ı anlat” diyor… Peygamber Efendimiz İslam’ı şöyle anlatıyor:
—“İslâm,
أَنْ تَشْهَدَ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ
Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şehâdet etmen,
وَتُقِيمَ الصَّلاَةَ
namazı dosdoğru kılman,
وَتُؤْتِىَ الزَّكَاةَ
zekâtı tastamam vermen,
وَتَصُومَ رَمَضَانَ
ramazan orucunu eksiksiz tutman,
وَتَحُجَّ الْبَيْتَ إِنِ اسْتَطَعْتَ إِلَيْهِ سَبِيلاً
yoluna güç yetirebilirsen Kâbe’yi ziyâret ederek hac etmendir” buyuruyor Adam:
صَدَقْتَ
““Doğru söyledin” diyor… Onun hem sorup, hem de böyle tasdik etmesi sahabenin tuhafına gidiyor”
—“Şimdi de imanı anlat bana” diyor adam Peygamberimiz de imanı şöyle tarif ediyor:
أَنْ تُؤْمِنَ بِاللَّهِ
“Allah’a,”
وَمَلاَئِكَتِهِ
“meleklerine,”
وَكُتُبِهِ
“kitaplarına,”
وَرُسُلِهِ
“peygamberlerine,”
وَالْيَوْمِ الْآخِرِ
“ahiret gününe inanmandır…”
تُؤْمِنَ بِالْقَدَرِ خَيْرِهِ وَشَرِّهِ
“Bir de kadere, hayrına ve şerrine iman etmendir” buyuruyor Adam tekrar:”
صَدَقْتَ
““Doğru söyledin” diye tasdik ediyor ve “Peki, ihsan nedir, onu da anlat” diyor Resûlullah (SAV) çok veciz bir şekilde tarif ediyor ihsanı:”
الْإِحْسَانُ أَنْ تَعْبُدَ اللَّهَ كَأَنَّكَ تَرَاهُ
“İhsan, Allah’a onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir”
فَإِنْ لَمْ تَكُنْ تَرَاهُ فَإِنَّهُ يَرَاكَ
“Sen onu görmüyorsan da, O seni mutlaka görüyor” buyuruyor Adam yine:”
صَدَقْتَ
““Doğru söyledin” diyor, sonra da “Kıyamet ne zaman kopacak?” diye soruyor… Peygamberimiz bu soruya da şu cevabı veriyor:”
—“Kendisine soru sorulan, bu konuda sorandan daha çok bilgili değildir…” buyuruyor…
Adam, sessizce çekip gidiyor Daha sonra Peygamber Efendimiz:
—“Bu soruları soran kişi Cebrail’di, o size dininizi öğretmeye geldi” buyuruyor Onun için de bu hadis-i şerife Cibril hadisi deniyor…(HADİSLERLE İSLAM; Cilt,3-Shf,151)
Değerli Kardeşlerim!.. Peygamberimizin de söylediği gibi; ihsan, insanın Cenab-ı Allah’ı görüyormuşçasına hayatını sürdürmesidir Nitekim biz belki Cenab-ı Allah’ı göremiyoruz, ama Cenab-ı Allah bizi her zaman, her yerde görüyor Nitekim Cenab-ı Allah,
إِنَّ اللّهَ لاَ يَخْفَىَ عَلَيْهِ شَيْءٌ فِي الأَرْضِ وَلاَ فِي السَّمَاء
““Şüphesiz yerde ve gökte Allah’a hiçbir şey gizli kalmaz” diyor… Şu hayatta Allah-u Teâlâ’ya karşı hiçbir şeyimiz gizli kalmadığı gibi,”
إِذْ يَتَلَقَّى الْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ الْيَمِينِ وَعَنِ الشِّمَالِ قَعِيدٌ
““Her insanın biri sağ tarafında, biri sol tarafında iki yazıcı melek herkesin yaptıklarını yazıp kaydediyor ”[Kaf;17]”
Değerli Mü’minler!.. Merkezinde ihsan olan bir iman anlayışı, İslam anlayışı ve ahlak anlayışı insanı hem bu dünyada, hem de ahirette mutlu eder…
Eğer bir insanın hayatında ihsan varsa, o insanın başta ana-babası olmak üzere herkese karşı iyilik yapmasına sebep olur Cenab-ı Hakk’ın Kur’an-ı Kerim’de
اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنٖينَ
““Allah muhsinleri, yani iyilik yapanları sever” dediği ayetlere baktığımız zaman; muhsinlerin nasıl davranacağını, onların özelliklerinin neler olduğunu görüyoruz… Bu ayetlerde muhsinlerin, yani iyilik yapanların özellikleri anlatılıyor”
Değerli Mü’minler!.. Sonu
اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنٖينَ
““Allah muhsinleri, yani iyilik yapanları sever” diye biten bu ayetlerde muhsinlerin kim olduğunu, ihsan sahibi olmak için yapmamız gereken iyilikleri öğreniyoruz”
وَسَارِعُوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اُعِدَّتْ لِلْمُتَّقٖينَ
““Rabbinizin bağışına ve genişliği göklerle yer arası kadar olan Cenab-ı Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun”
اَلَّذٖينَ يُنْفِقُونَ فِى السَّرَّاءِ وَالضَّرَّاءِ
“Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlardır”
وَالْكَاظِمٖينَ الْغَيْظَ
“Öfkelerini yenenlerdir…”
وَالْعَافٖينَ عَنِ النَّاسِ
“İnsanları affedenlerdir”
وَالَّذٖينَ اِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً اَوْ ظَلَمُوا اَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللّٰهَ
“Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Cenab-ı Allah’ı hatırlarlar…”
فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْ
“Hemen günahlarının bağışlanmasını isterler…”
وَمَنْ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا اللّٰهُ
“nlar günahları Allah’tan başka hiç kimsenin bağışlayamacağını bilirler…”
وَلَمْ يُصِرُّوا عَلٰى مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ
“Onlar, işledikleri günah üzerinde bile bile ısrar etmeyenlerdir…””
İşte bu ayetler
اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنٖينَ
““Allah muhsinleri, yani iyilik yapanları sever” diye biten ayetler…”
“Onların yani iyilik sahibi olan muhsinlerin sözleri ancak,
رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا فٖى اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا
““Ya Rabbi!.. Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve bizim ayaklarımızı senin yolunda sağlam tut…”
وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرٖينَ
Kâfir topluma karşı bize yardım et” demekten ibarettir….
فَاٰتٰیهُمُ اللّٰهُ ثَوَابَ الدُّنْيَا وَحُسْنَ ثَوَابِ الْاٰخِرَةِ
“Cenab-ı Allah da onlara hem dünyanın nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi ve veriyor ”[ALİ İMRAN;147-148] İşte siz de bu mükâfatlara kavuşmak için;”
وَاعْبُدُواْ اللّهَ
“Allah’a ibadet edin…”
وَلاَ تُشْرِكُواْ بِهِ شَيْئاً
“Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın…”
وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَاناً
“Ana babaya iyilik edin…”
وَبِذِي الْقُرْبَى
“Akrabaya iyilik edin..”
وَالْيَتَامَى
“Yetimlere iyilik edin…”
وَالْمَسَاكِينِ
“Yoksullara iyilik edin…”
وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبَى
“Yakın komşuya iyilik edin…”
وَالْجَارِ الْجُنُبِ
“Uzak komşuya iyilik edin…”
وَالصَّاحِبِ بِالجَنبِ
“Yanınızdaki arkadaşa iyilik edin…”
وَابْنِ السَّبِيلِ
“Yolcuya iyilik edin…”
وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ
“Elinizin altındakilere iyilik edin…”
Eğer biz bu ayetlerde bildirildiği gibi bu güzellikleri yaparsak, yani iyilik sahibi olursak, muhsinlerden olursak
فَإِنَّ اللّهَ لاَ يُضِيعُ أَجْرَ الْمُحْسِنِينَ
Cenabı Allah böyle ihsan sahibi olmamızın mükâfatını, hem bu dünyada, hem de ahirette zayi etmez…”[HUD;115]
Değerli Kardeşlerim!.. Konumuzla alakalı şu ayet-i kerime de önemli… Allah-u Teâlâ bu ayette takva ve ihsanı birlikte zikrederek, şu dünyada takva üzere yaşayarak, ihsan sahibi olanlarla, hem bu dünyada hem de ahirette beraber olduğunu müjdeliyor
إِنَّ اللّهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَواْ وَّالَّذِينَ هُم مُّحْسِنُونَ
“Şüphesiz Allah,
الَّذِينَ اتَّقَواْ
kendisine karşı gelmekten sakınanlarla ve
وَّالَّذِينَ هُم مُّحْسِنُونَ
iyilik yapanlarla beraberdir ” [NAHL;128]
Çocukların aile hayatından mahrum yetişmelerine sebep olan, boşanarak yuva yıkmanın çok basit hale geldiği, sıradanlaştığı şu zamanda kendimize, çoluk-çocuğumuza rehber edineceğimiz muhteşem bir ayet-i kerimede; Cenab-ı Mevla aile hayatında da ihsan sahibi olmayı yani iyilik yapmayı istiyor bizden…
وَاِنِ امْرَاَةٌ خَافَتْ مِنْ بَعْلِهَا نُشُوزًا اَوْ اِعْرَاضًا
““Eğer bir kadın kocasının, kendisine kötü davranmasından, yahut yüz çevirmesinden endişe ederse,”
فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا اَنْ يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحًا
“Uzlaşarak aralarını düzeltmelerinde ikisine de bir günah yoktur”
وَالصُّلْحُ خَيْرٌ
“Uzlaşmak daha hayırlıdır…”
وَاُحْضِرَتِ الْاَنْفُسُ الشُّحَّ
“Nefisler kıskançlığa ve bencil tutkulara elverişli kılınmıştır”
وَاِنْ تُحْسِنُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبٖيرًا
“Siz bu ailevi meselelerde de ihsan sahibi olun yani iyilik yapın ve Allah’a karşı gelmekten sakının… Eğer siz böyle yaparsanız Allah sizin ne yaptığınızı bilir ”[NİSA;128]”
Değerli Mü’minler!.. Herkesin bir hayatı var ve günlük hayatımızda hepimizin kendimize göre sıkıntıları olabilir Çünkü bu hayat, dünya hayatı ve bu dünya imtihan dünyası Bu imtihandan başarılı olmak kolay bir şey değil İşte yaşadığımız bu dünya hayatındaki imtihanımızı en güzel şekilde geçirip, ahiret hayatında kurtuluşa ermek istiyorsak eğer, ihsan sahibi olmak, yani iyilik yapmak bizim için bulunmaz bir davranış şekli
Cenab-ı Allah’ın emir ve yasaklarını yerine getirmek… Gerektiğinde Allah rızası için her türlü maddi ve manevi sıkıntılara katlanmak… İşte ihsan şuurunun bize kazandırmış olduğu en önemli davranış şekli bunlar
İnsan bu şuura sahip olursa eğer, çevresinde bulunan insanlardan kaynaklanan sıkıntılara daha anlayışla yaklaşabilir… Anlayış ise sıkıntıların artmasına değil, azalmasına sebep olur… Bu dünya hayatına kavga etmeye değil, huzurlu bir hayat sürmeye geldik… İşte bu huzur ihsan şuuruna sahip olmakla, yani iyilik sahibi olmakla mümkün… Hani Yunus Emre diyor ya; “Ben gelmedim davi için. Benim işim sevgi için. Dostun evi gönüllerdir. Gönüller yapmağa geldim…” İşte mesele bu…
Değerli Kardeşlerim!.. İhsan özveride bulunmaktır Aile hayatında eşimize karşı özveri ihsandır… Arkadaşlıklarımızda arkadaşımıza karşı özveri ihsandır… Toplum yaşantımızda insanları kırmadan, incitmeden ve asla ayrım gözetmeden hepsine karşı özverili olmak ihsandır… Kısaca yaratılan her şeye ve herkese Yaratan’dan dolayı özveri ihsandır
İhsan uzaklaştırmayı değil, yaklaştırmayı gerektirir İhsan nefreti değil, sevgiyi gerektirir Çünkü hiç bir zaman Cenab-ı Allah’ın gözetimi altında olduğunu unutmayan insan, dünyaya asıl geliş amacını da unutamaz
Yine Yunus Emre’nin “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz” dediği gibi; dünya kimseye kalmadı, kalmıyor… Bu dünyada baki kalan tek şey iyilik Kötülük ise hiçbir zaman payidar olamadı ve olmayacak Şu dünyada insanların başına felaket getirenleri hiç kimse hatırlamak istemezken, insanlar için iyi şeyler ortaya koyan insanları herkes, her zaman rahmet ve minnetle anıyor
İhsan içimizin dışımızdan daha temiz olmasıdır Mevlana’nın dediği gibi “Ya göründüğün gibi olacaksın, ya da olduğun gibi görüneceksin…” İhsan sahibi olmak insana iç temizliği sağlar Cenab-ı Hakk’ın her zaman kendisinden haberdar olduğunu hiç unutmayan insan, içinde bulunmuş olduğu günahlarla Cenab-ı Allah’a varmayı istemez Bu sebeple ihsan şuurunda olan bir insan devamlı tövbekâr olur Tövbeyi dilinden düşürmez… Hırsızlığa el uzattığı zaman, Cenab-ı Allah’ın kendisini gördüğünü bilen, ahirette bunun hesabını Cenab-ı Allah’ın kendisinden soracağını düşünen insan hırsızlık yapamaz Hiç kimsenin hakkına giremez… Cenab-ı Allah’ı hiç unutmayan bir insan, hasbe’l kader beşer olması sebebiyle yolunu şaşırarak, nefsine uyarak, zinaya yaklaşamaz Bir kimse için iftirada bulunacak olsa, Cenab-ı Allah’ın kendisine şah damarından daha yakın olduğunu bile bile başkasına iftira atamaz… Cenab-ı Allah’ın kendisini her an gözetlediğini ve kendi yaptıklarını yazması için melekler görevlendirdiğini bilen bir insan, kolay kolay yalan söyleyemez… Gıybet edemez, insanlar arasında laf taşıyamaz… Velhasıl-ı kelam hatalar içerisinde olamaz
Değerli Mü’minler!.. İhsan insanı sabır sahibi yapar… Sabırlı olmak da bize dünyada huzuru, ahirette cenneti kazandırır Bu sebeple ihsan şuuru içerisinde olan insan, başına gelen sıkıntıların Rabbinin kontrolünde olduğunu bildiğinden dolayı, metanetini hiçbir zaman kaybetmez… İnsanlar arasında hiç yılmadan ve hiç sabırsızlık göstermeden, iyilikleri emretmeye, kötülüklerden sakındırmaya çalışır… Yani aynen namaz gibi, oruç, hac, zekât gibi hepimize farz olan emr-i bi’l ma’ruf, nehy-i ani’l münker görevini her zaman yerine getirir…
Bir de; ihsan sahibi olmak ibadeti gerektiriyor Cenab-ı Allah’ı bilen, Cenab-ı Allah’tan haberdar olan insan, elbette Cenab-ı Allah’ın isteklerini yerine getirmekte de tereddüt etmez Nitekim Cenab-ı Allah’ın emirlerinde ve yasaklarında bir sürü hikmetler var, malumunuz Bu sebeple emir ve yasaklara riayet etmek tabi ki bizim kendi faydamıza olur
İhsan her işte samimiyeti de gerektiriyor İmanda samimiyet olacak… İbadette samimiyet olacak… Ahlakta samimiyet olacak… Ve’l hasıl-ı; yaşamın her alanında samimiyet olacak…
İmanda samimiyet gerekiyor; çünkü insan ister içinde saklasın, isterse dışarı yansıtsın, her şeyi Allah-u Teâlâ biliyor İbadette samimiyet gerekiyor; çünkü samimi olmayan, insanlar beni görsün ve beni takdir etsin diye yapılan ibadet, yapana belki dünya hayatında fayda sağlar, ama gösteriş için yaptığı o ibadetlerin ahirette ona hiçbir faydası olmaz… Ahlakta samimiyet gerekiyor; çünkü ahlaki davranışlarda samimiyet olursa, o ahlak kemale erer, olgunlaşır Kısaca yaşamın her alanında samimiyet olacak… Çünkü hayatın güzelliğinin temelinde samimiyet var zaten İşte o samimiyetin temelinde de ihsan var Yani Allah’ın her şeyi gördüğünün ve bildiğinin bilincinde olarak yapmak var…
Değerli Mü’minler!.. İhsan iyi olandır ve iyi olan da yapılmalıdır Cenab-ı Allah yaratmış olduğu her şeyi ihsanla yaratmış… Şu kâinatta yaratılan hiçbir şeyde çirkinlik bulamazsınız Bir şeyde eğer bir çirkinlik varsa, bilin ki o çirkinlik insanların eliyle olmuştur Mesela Allah-u Teâlâ üzümü yaratmış, ama insanlar ondan şarabı üretmiş Mesela Cenab-ı Allah yaşamı yaratmış, ama insanlar silah icat ederek birbirlerini yok etmeyi meydana getirmiş…
İhsan yaptığını güzel yapmaktır Mesela Peygamberimiz hayvanları kurban ederken bile ihsanla davranmamızı, yaptığımız işi en güzel şekilde yapmamızı istiyor bizden Kurban bayramına yaklaştığımız şu günlerde, yeri gelmişken bu hadisi de zikretmiş olalım…
إِنَّ اللَّهَ كَتَبَ الإِحْسَانَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ
Cenab-ı Allah her şeyde ihsan ile davranılmasını emretmiştir Bundan dolayı
فَإِذَا قَتَلْتُمْ فَأَحْسِنُوا الْقِتْلَةَ
Savaşta bile öldüreceğiniz zaman öldürmeyi ihsan ile yapın… Yani bu günkü zalimlerin yaptığı gibi çoluk-çocuk, genç-yaşlı demeden vahşice katliam ve soykırım yapmayın diyor…
وَإِذَا ذَبَحْتُمْ فَأَحْسِنُوا الذِّبْحَةَ
Hayvanların kesiminde de güzel davranın, işinizi iyi yapın… Bu nasıl olacak derseniz…
وَلْيُحِدَّ أَحَدُكُمْ شَفْرَتَهُ وَلْيُرِحْ ذَبِيحَتَهُ
Kesecek kimse bıçağını iyi bilesin ve hayvanı sakinleştirsin ”(HADİSLERLE İSLAM; cilt,3-sh.154)
Değerli Mü’minler!.. Ne yaparsanız yapın, eğer yaptığınız şeyi kötü amaçla yaparsanız, o yaptığınız şey hiçbir işe yaramaz… Bundan Yaratan memnun olmadığı gibi, insanlar da memnun olmaz Bu sebeple hayatımız boyunca her ne yaparsak yapalım, hangi işle uğraşırsak uğraşalım, yaptığımızı her şeyi güzel yapmalıyız, yaptığımız her işte ve amelde Cenab-ı Allah’ın ve kullarının rızasını kazanma yollarını aramalıyız
Sonuç itibariyle; ihsan saygıda kusur etmemektir Cenab-ı Allah’a saygı, ana-babaya saygı, ailede eşler arasında saygı, kardeşine saygı, akrabaya saygı, komşuya saygı, toplumda yaşam bulan insanların hepsine saygı Trafikte saygı, sporda saygı, alışverişte saygı… Bizi her an gören ve gözetleyen, her daim bizim yanımızda olan, yaptıklarımızı yazdıran ve en önemlisi de bizi hesaba çekecek olan biri var… Yani Cenab-ı Allah var İhsan Cenab-ı Allah’ın bizi görüyormuşçasına kulluk etmekse, her zaman her şeye ve herkese saygı göstermek, her şeyi saygıyla yapmak, her zaman bizim kendi menfaatimize olur
Eğer birbirimizle olan ilişkilerimizde bozulma olmasını istemiyorsak, eğer razı olunan bir hayat yaşamak istiyorsak, eğer sevdiğimiz ve sevildiğimiz bir hayat düşlüyorsak; hepsinin başında ihsan şuurunu hayatımıza aktarmamız gerekiyor
Rabbim, bizleri kendisini hakkıyla bilenlerden eylesin…
Rabbim, bizlere kendisine layıkıyla kul olmayı, Habibine layıkıyla ümmet olmayı nasip eylesin
Rabbim, bizleri birbirimize saygıda kusur etmeyen, birbirine karşı özverili ve anlayışlı olanlardan eylesin…
