Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Bugün Toprağın Üstünde, Yarın Altında: Ölüm, Kabir ve Ahiret Hesabı

MEHMET ERÇELİK

BUGÜN TOPRAĞIN ÜSTÜNDE, YARIN ALTINDA


HESAP GÜNÜ GELMEDEN TÖVBE ET!

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

“Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım.”

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

“Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.”

الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

“Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.”

وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ

“Salat ve selam, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed S.a.v (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in, ailesinin ve bütün ashabının üzerine olsun.”

AZİZ MÜMİNLER, DEĞERLİ KARDEŞLERİM!

Bugün burada, her an kapımızı çalabilecek olan en büyük, en kaçınılmaz hakikati konuşmak; uykudaki kalplerimizi sarsıp kendimize gelmek için toplandık.

1. AYET

كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ

“Her nefis ölümü tadacaktır, sonra bize döndürüleceksiniz.”

(Ankebût Suresi, 57. Ayet)

Yüce Rabbimiz bizleri ölüm gerçeğiyle böyle uyarırken, Peygamber Efendimiz S.a.v (Sallallahu aleyhi ve sellem) de fani lezzetlere aldanmamamız için şöyle buyurmaktadır:

1. HADİS

أَكْثِرُوا ذِكْرَ هَاذِمِ اللَّذَّاتِ يَعْنِي الْمَوْتَ

“Lezzetleri bıçak gibi keseni, yani ölümü çokça zikredin.”

(Tirmizî, Zühd 4; Nesâî, Cenâiz 3)

Ey Ademoğlu! Her gün bir adım daha yaklaştığın o kara toprağın amansız çağrısını duyuyor musun? Aldığın her nefesle ömür sermayenden bir yaprak daha düşüyor. Sen dünyevi planlar yaparken, ölüm meleği adımlarını sıklaştırıyor. Unutma ki:

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ

“Yeryüzünde bulunan herkes fanidir.”

وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ

“Celal ve ikram sahibi Rabbin ise baki kalacaktır.”

(Rahmân Suresi, 26-27. Ayetler)

Bu dünyada neye güveniyorsan, neye sıkı sıkıya sarılıyorsan bil ki hepsi fani, hepsi geçicidir:

كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَهُ

“O'nun zatından başka her şey yok olacaktır.”

(Kasas Suresi, 88. Ayet)

Mülk O’nundur, dönüş O’nadır. Bu mutlak hakikat karşısında hala hangi geçici rüyaların peşinden koşuyorsun?

2. AYET

أَلْهَاكُمُ التَّكَاثُرُ حَتَّى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَ

“Çoğaltma yarışı sizi oyaladı. Nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.”

(Tekâsür Suresi, 1-2. Ayetler)

İnsanoğlunun bu bitmek bilmeyen yığma ve biriktirme hırsına karşı, Peygamber Efendimiz S.a.v (Sallallahu aleyhi ve sellem) kabirdeki o dehşetli yalnızlığı bizlere şöyle haber vermektedir:

2. HADİS

يَتْبَعُ الْمَيِّتَ ثَلَاثَةٌ فَيَرْجِعُ اثْنَانِ وَيَبْقَى مَعَهُ وَاحِدٌ يَتْبَعُهُ أَهْلُهُ وَمَالُهُ وَعَمَلُهُ فَيَرْجِعُ أَهْلُهُ وَمَالُهُ وَيَبْقَى عَمَلُهُ

Cenazeyi üç şey takip eder: İkisi geri döner, biri onunla kalır. Onu ailesi, malı ve ameli takip eder. Ailesi ve malı geri döner, ameli ise kendisiyle baş başa kalır.

(Buhârî, Rikâk 42; Müslim, Zühd 5)

Ey Ademoğlu! Hiç kendine şu soruyu sordun mu? Sen kabre girecek olan ilk insan mı olacaksın? Yoksa ikinci mi, üçüncü mü, onuncu mu? Senden önce nice insanlar toprağa girdi. Senden sonra da niceleri girecek. Evet sevgili kardeşlerim! Bugün toprağın üstündesiniz, yarın ise toprağın altında olacaksınız!

Bugün nimetler içinde yaşıyoruz; arabalarımızla, mallarımızla, makamımızla ve gücümüzle övünüyoruz. Yarın geldiğinde ise kurtçuklar, yılanlar, akrepler bizi yiyecek! O karanlık delikte bizi ne lüks arabalarımız koruyabilir ne de dünyadaki makamlarımız! Bizi bir hiç gibi geride bırakıp dünyaya dönecekler ve biz o dar çukurda amelimizle baş başa kalacağız.

3. AYET

يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

“O o gün ne mal fayda verir ne de evlatlar. Ancak Allah'a selim bir kalple gelenler müstesna.”

(Şuarâ Suresi, 88-89. Ayetler)

O çetin güne hazırlık yapmanın, nefsini hesaba çekmenin gerçek akıllılık olduğunu Peygamber Efendimiz S.a.v (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle beyan buyurmaktadır:

3. HADİS

الْكَيِّسُ مَنْ دَانَ نَفْسَهُ وَعَمِلَ لِمَا بَعْدَ الْمَوْتِ وَالْعَاجِزُ مَنْ أَتْبَعَ نَفْسَهُ هَوَاهَا وَتَمَنَّى عَلَى اللَّهِ

Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için amel işleyendir. Âciz kişi ise, nefsini heva ve hevesine tabi kılan, sonra da Allah'tan boş umutlar besleyendir.

(Tirmizî, Kıyâmet 25; İbn Mâce, Zühd 31)

Ey Ademoğlu! Dilediğin gibi yaşa, sonunda muhakkak ki öleceksin! Ömrün ne kadar uzun olursa olsun, dünyada ne kadar yaşarsan yaşa, en sonunda öleceksin! Eşini, çocuklarını ve bu dünya hayatının süsünü bırakıp gideceksin! Ve en sonunda seni bekleyen kabrine; baki olan, ebedi olan yerine gireceksin.

İşte o ilk gece kabre konulduğunda halin ne olacak? Eğer sizler dünyadayken hayırlı bir amel yaparsanız, Allah'a hakkıyla kulluk ederseniz gireceğiniz yer yani kabriniz cennet bahçelerinden bir bahçe olur:

إِنَّمَا الْقَبْرُ رَوْضَةٌ مِنْ رِيَاضِ الْجَنَّةِ

“Kabir ancak cennet bahçelerinden bir bahçedir.”

Ama eğer siz Allah'a iman etmiyor, O'na kulluk etmezseniz, hayatınızı günahlar ve isyanlar içinde tüketirseniz, o zaman gideceğiniz yer yani kabriniz cehennem çukurlarından bir çukur olur:

أَوْ حُفْرَةٌ مِنْ حُفَرِ النَّارِ

“Veya cehennem çukurlarından bir çukurdur.”

(Tirmizî, Kıyâmet 26)

Ey insanlar! Allah’a tövbe edin! Ey insanlar! Niyetlerinizi Allah için halis kılın! O gün ki ne mal ne de evlat fayda verir; Allah’a selim bir kalple gelenler müstesna!

RABBİM bizleri kabrin azabından, cehennemin çukurundan muhafaza eylesin. Bizlere dünyadayken salih ameller işlemeyi, rızasına uygun yaşamayı ve huzuruna kalb-i selim ile çıkmayı nasip eylesin. Amin.


MEHMET ERÇELİK