CENNET VE NİMETLERİ
GİRİŞ: CENNET: GÖNLÜN SON DURAĞI, EBEDİ HUZUR YURDU!
CENNET BEDAVA DEĞİLDİR! TERLEMEDEN, AĞLAMADAN O KAPILAR AÇILMAZ! SEHERLERDE GÖZYAŞIN YOKSA, O SARAYLARDA HAKKIN DA YOKTUR! TİTRE VE KENDİNE GEL!
DÜNYA SENİ GEÇİCİ LEZZETLERLE KANDIRIRKEN, EBEDİ VATANIN ELİNDEN KAYIP GİDİYOR! BİR ANLIK HARAM İÇİN, EBEDİ NURDAN VAZGEÇENİN AKLINA ŞAŞILIR!
SÜLÜSÜ DOLMUŞ BİR MAHKUM GİBİSİN! DÜNYA HAPİSHANESİNDEN ÇIKIŞIN YAKIN! AMA ÇIKTIĞINDA SENİ MELEKLER Mİ KARŞILAYACAK, YOKSA ZEBANİLER Mİ? KARARINI ŞİMDİ VER!
CENNETTEKİ HER TUĞLAYI BURADAKİ SECDENLE ÖRÜYORSUN! BUGÜN NAMAZDA YORULMAYAN, YARIN EBEDİ MAHRUMİYETLE KIVRANACAK! YOL BİTİYOR, VAKİT DOLUYOR!
MEZARDA TAPULAR SÖKMEZ, KEFENDE CEP BULUNMAZ! YA BUGÜN CENNET AZIĞI HAZIRLARSIN YA DA YARIN KENDİ ATEŞİNE ODUN TAŞIRSIN! UYAN EY GAFİL!
اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي وَعَدَ الْمُتَّق۪ينَ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ
“Müttakilere, altından nehirler akan cennetleri vaad eden Allah’a hamd olsun!”
وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ الَّذ۪ي قَالَ اَلْجَنَّةُ تَحْتَ ظِلَالِ السُّيُوفِ
“"Cennet kılıçların gölgesi altındadır" buyuran Resulümüz Hz. Muhammed (S.a.v.) üzerine olsun!”
وَعَلٰى اٰلِه۪ وَاَصْحَابِهِ الَّذ۪ينَ اشْتَرَوْا الْآخِرَةَ بِالدُّنْيَا
“Dünya karşılığında ahireti satın alan âli ve ashabı (Hz. Hazretleri) üzerine olsun!”
AZİZ MÜMİNLER, KIYMETLİ KARDEŞLERİM!
Bugün yorgun ruhlarımızın dinleneceği, gözyaşlarımızın dineceği, hasretlerin biteceği o ebedi vatanı; CENNETİ konuşacağız. Dünya bir imtihandır, cennet ise bu imtihanı alnının akıyla verenlerin muazzam mükafatıdır. Bugün burada ne ekersek, yarın orada onu biçeceğiz. Bir anlık sabır size ebedi bir saray kazandıracak, bir anlık gaflet ise sizi o saraydan mahrum bırakacak!
"EY İNSAN! NEFSİN SENİ GEÇİCİ LEZZETLERLE KANDIRMASIN! DÜNYA BİR GÖLGELİKTİR, GEÇİP GİDECEK; AMA CENNET BAKİ KALACAK! UNUTMA Kİ CENNET UCUZ DEĞİLDİR; FEDAKARLIK İSTER, SEHERLERDE GÖZYAŞI İSTER!" Harama karşı dimdik duran bir irade ister. Ama o cenneti kazanmak da imkansız değildir; zira Rabbimiz merhametiyle o kapıyı bize sonuna kadar açmıştır!
"ŞİMDİ GELİN; NEHİRLERİN ALTINDAN AKTIĞI, KEDERİN UĞRAMADIĞI, ALLAH’IN CEMALİYLE MÜŞERREF OLACAĞIMIZ O NURANİ YURDU; AYETLERİN VE HADİSLERİN IŞIĞINDA İLİKLERİMİZE KADAR HİSSEDELİM "
1. ANA BÖLÜM: CENNET: GÖNLÜN SON DURAĞI, EBEDİ HUZUR YURDU!
1. Ayet
وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ
“"İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için altından nehirler akan cennetler olduğunu müjdele!" (Bakara, 25)”
1. Hadis
ف۪يهَا مَا لَا عَيْنٌ رَاَتْ وَلَا اُذُنٌ سَمِعَتْ وَلَا خَطَرَ عَلٰى قَلْبِ بَشَرٍ
“"Orada (cennette) hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın kalbinden (hayalinden) bile geçmeyen nimetler vardır!" (Buhârî, Bed'ü'l-halk, 8)”
Nüzul Sebebi: Dünyada meşakkat çeken, fakirlik ve zulüm altında inleyen müminlerin kalplerini teskin etmek ve onlara asıl yurdu göstermek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Hayallerinin bittiği yerde cennet başlar!" Ey dünyada daralan mümin! Rabbimiz "nehirler" diyor, "müjde" diyor. Dünyadaki nehirler kurur, cennetteki nehirler ebedidir. "İdrak etmez misin?" Oradaki lezzeti anlatmaya beşerin dili yetmez, ancak oraya giren bilir!
Sahabe Kıssası: Hz. Bilâl-i Habeşi (Hz.) vefat ederken eşi ağlıyordu. O ise "Sevinçten ağla! Yarın dostlara, Hz. Muhammed (S.a.v.) ve arkadaşlarına kavuşacağım!" diyordu.
Kıssadan Hisse: Dünyada garip olanın, cennette sarayı olur!
2. Ayet
اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍ اٰمِن۪ينَ
“"Oraya selametle ve güven içinde girin!" (Hicr, 46)”
2. Hadis:
يَدْخُلُ أَهْلُ الْجَنَّةِ الْجَنَّةَ جُرْدًا مُرْدًا مُكَحَّلِينَ أَبْنَاءَ ثَلَاثٍ وَثَلَاثِينَ
“Meali: "Cennetlikler; vücutları kılsız, sakalsız, gözleri sürmeli olarak otuz üç yaşında cennete gireceklerdir." (Tirmizî, Sıfatu’l-Cenne, 8)”
Nüzul Sebebi: Müminlerin ibadetlerinde gevşeklik göstermemeleri, cennetin bir bedeli olduğunu bilerek gayret etmeleri için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Yatağında uyuyarak cennet kazanılmaz!" Gece secdesi olmayanın, gündüz haramdan kaçmayanın cennet davası boştur. "İdrak etmez misin?" Allah'ın malı pahalıdır; bedeli ise candır, maldır, ihlastır!
Sahabe Kıssası: Hz. Enes b. Nadr (Hz.) Uhud'da; "Vallahi Uhud'un arkasından cennetin kokusunu alıyorum!" diyerek düşman üzerine atılmış ve şehit olmuştur.
Kıssadan Hisse: Kokusunu dünyada alan, kendisini cennette bulur!
3. Ayet
مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّت۪ي وُعِدَ الْمُتَّقُونَۜ ف۪يهَآ اَنْهَارٌ مِنْ مَآءٍ غَيْرِ اٰسِنٍۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّىۜ
“"Müttakilere vaad olunan cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su nehirleri, tadı değişmeyen süt nehirleri, içenlere lezzet veren şarap (içki) nehirleri ve süzme bal nehirleri vardır." (Muhammed, 15)”
3. Hadis
إِنَّ فِي الْجَنَّةِ مِائَةَ دَرَجَةٍ أَعَدَّهَا اللَّهُ لِلْمُجَاهِدِينَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، مَا بَيْنَ الدَّرَجَتَيْنِ كَمَا بَيْنَ السَّمَاءِ وَالأَرْضِ
“"Cennette yüz derece vardır ki Allah onları kendi yolunda cihad edenler için hazırlamıştır. İki derece arasındaki mesafe gök ile yer arası kadardır!" (Buhârî, Cihad, 4)”
Nüzul Sebebi: Cennet nimetlerinin sadece manevi değil, maddi olarak da her türlü zevki barındırdığını tasvir ederek müminlerin şevkini artırmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Bozulmayan, eskimeyen, bitmeyen lezzet!" Dünyada su kokar, süt bozulur, bal şekerlenir. Ama cennette her şey ilk anki tazeliğindedir. "İdrak etmez misin?" Dereceni burada kıldığın namaz, yaptığın infak belirleyecek!
Sahabe Kıssası: Hz. Cafer-i Tayyar (Hz.) iki kolunu feda ettiğinde Resulullah (S.a.v.) onun cennette yakut kanatlarla uçtuğunu müjdelemiştir.
Kıssadan Hisse: Dünyada feda edilenler, cennette ebedi uzuvlar olur!
4. Ayet
وَاِذَا رَاَيْتَ ثَمَّ رَاَيْتَ نَع۪يمًا وَمُلْكًا كَب۪يرًا
“"Oraya baktığın zaman, bol nimet ve büyük bir ihtişam (mülk) görürsün." (İnsan, 20)”
4. Hadis
إِنَّ أَدْنَى أَهْلِ الْجَنَّةِ مَنْزِلَةً لَمَنْ يَنْظُرُ فِي مُلْكِهِ أَلْفَي سنةٍ
“"Cennetliklerin makamca en aşağı olanı, kendi mülküne (saraylarına ve bahçelerine) iki bin yıllık mesafeden bakar (da her yerini görür)!" (Tirmizî, Sıfatu'l-Cenne, 17)”
Nüzul Sebebi: İnsandaki mülkiyet ve beylik arzusunun en kâmil manada cennette tatmin edileceğini bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "En son giren bile dünya krallarından daha zengindir!" Dünyada üç odalı ev için ömür tüketen gafil! Allah sana binlerce yıllık mülk vaad ediyor. "İdrak etmez misin?" Bu mülkün vergisi yok, kirası yok, sonu yok!
Sahabe Kıssası: Hz. Osman (Hz.) "Rume kuyusunu kim satın alıp vakfederse ona cennet vardır" müjdesini duyunca hemen satın almıştır.
Kıssadan Hisse: Dünyada vakfeden, cennette mülk sahibi olur!
5. Ayet
لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا وَلَا تَأْث۪يمًاۙ اِلَّا ق۪يلًا سَلَامًا سَلَامًا
“"Orada ne boş bir söz ne de günaha sokacak bir laf işitirler. Sadece 'Selam, selam!' denilir." (Vâkıa, 25-26)”
5. Hadis
إِنَّ الْمُؤْمِنَ فِي الْجَنَّةِ لَيُعْطَى قُوَّةَ مِائَةِ رَجُلٍ
“"Cennette mümin kişiye (nimetlerden istifade etmesi için) yüz erkek kuvveti verilir!" (Tirmizî, Sıfatu'l-Cenne, 6)”
Nüzul Sebebi: Cennetin sadece yeme içme yeri değil, aynı zamanda tam bir huzur ve selamet yurdu olduğunu vurgulamak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Kavganın, gıybetin, yalanın bittiği yer!" Dünyada dilimizle günaha giriyoruz, kulağımızla dert yükleniyoruz. Cennette ise ruhu tırmalayan tek bir ses yoktur. "İdrak etmez misin?" Selam yurduna girmek için dünyada dilini selamete al!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Düccâne (Hz.) vefat ederken yüzü parlıyordu. "Neden?" dediklerinde; "Hiç boş konuşmadım ve kalbim Müslümanlara karşı hep temizdi" dedi.
Kıssadan Hisse: Dünyada susan, cennette selamet bulur!
6. Ayet
وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ اِخْوَانًا عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِل۪ينَ
“"Onların kalplerindeki kin ve hasedi çekip çıkardık. Artık onlar tahtlar üzerinde karşı karşıya oturan kardeşlerdir." (Hicr, 47)”
6. Hadis
لَا اخْتِلَافَ بَيْنَهُمْ وَلَا تَبَاغُضَ، قُلُوبُهُمْ قَلْبٌ وَاحِدٌ
“"Cennetlikler arasında ne ihtilaf vardır ne de birbirlerine buğz etmek! Kalpleri tek bir kalp gibidir." (Buhârî, Bed'ü'l-halk, 8)”
Nüzul Sebebi: İnsanlar arasındaki sosyal kırgınlıkların ve nefsani çekişmelerin cennette son bulacağını muştulamak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Hasetsiz, kinsiz, tertemiz bir toplum!" Dünyada haset kalbi çürütür. Cennette ise kimse kimsenin nimetine göz dikmez. "İdrak etmez misin?" Karşı karşıya kurulmuş tahtlarda, peygamberlerle sohbet etmenin lezzeti dünyadaki hiçbir mecliste yoktur!
Sahabe Kıssası: Resulullah (S.a.v.) "Şimdi içeriye cennetlik bir adam girecek" dediğinde içeriye Hz. Sa'd b. Ebî Vakkas (Hz.) girmişti; çünkü o kimseye kin tutmazdı.
Kıssadan Hisse: Kalbinde kin taşıyan, cennet kapısında ağırlaşır!
7. Ayet
يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِصِحَافٍ مِنْ ذَهَبٍ وَاَكْوَابٍۚ وَف۪يهَا مَا تَشْتَه۪يهِ الْاَنْفُسُ وَتَلَذُّ الْاَعْيُنُۚ وَاَنْتُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَۚ
“"Onlara altın tepsiler ve kadehler içinde ikramlar dolaştırılır. Orada canların çektiği ve gözlerin lezzet aldığı her şey vardır. Siz orada ebedi kalacaksınız." (Zuhruf, 71)”
7. Hadis
إِنَّكَ لَتَنْظُرُ إِلَى الطَّيْرِ فِي الْجَنَّةِ فَتَشْتَهِيِهِ، فَيَخِرُّ بَيْنَ يَدَيْكَ مَشْوِيًّا
“"Sen cennette bir kuşa bakarsın, onu canın çeker; o an kuş kızarmış olarak önüne düşer!" (Bezzâr, Müsned, 3505)”
Nüzul Sebebi: Cennet nimetlerinin hızını ve mükemmelliğini, "Ol!" denilince oluveren o kudreti anlatmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Garson yok, beklemek yok; sadece niyet et!" Gözün gördüğü ve kalbin istediği her şey anında hazır. "İdrak etmez misin?" Dünyada haram lezzetlerden kaçanlara, Allah orada hayal ötesi sofralar kuracak!
Sahabe Kıssası: Ebû Dahdah (Hz.) cennetteki "salkımları sarkmış hurma ağacı" müjdesini duyunca dünyadaki 600 ağaçlık bahçesini infak etmiştir.
Kıssadan Hisse: Dünyada iştahını frenleyen, cennette sofraya oturur
2. ANA BÖLÜM: DÜNYA BİR GÖLGELİKTİR; ASIL SARAY AHİRETTE SENİ BEKLİYOR!
8. Ayet
وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًاۙ
“"Üzerinize yedi kat sağlam gök bina ettik." (Nebe, 12) [Cennetin tavanı olan Arş-ı Ala'nın azametine işarettir.]”
8. Hadis
إِنَّ فِي الْجَنَّةِ لَغُرَفًا يُرَى ظَاهِرُهَا مِنْ بَاطِنِهَا، وَبَاطِنُهَا مِنْ ظَاهِرِهَا
“"Cennette öyle köşkler vardır ki, dışından içi, içinden de dışı görünür (şeffaf ve nuranidir)!" (Tirmizî, Birr, 53)”
Nüzul Sebebi: Dünyanın kerpiçten, betondan evlerine hapsolan insanlara, cennet mimarisinin akıl almaz zarafetini anlatmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Beton yığınlarına değil, nurdan saraylara talip ol!" DÜNYA BİR GÖLGELİKTİR, GEÇİP GİDECEK; AMA CENNET BAKİ KALACAK! Dünyada ev sahibi olmak için kırk takla atan gafil, o ev seni mezara kadar korumaz. "İdrak etmez misin?" Cennetteki o şeffaf saraylar; gözü haramdan, dili yalandan koruyan müminler için inşa edilmiştir!
Sahabe Kıssası: Hz. Hatice (Hz.) validemiz için Cebrail (A.S.), "Cennette onun için inciden yapılmış, içinde gürültü ve yorgunluk olmayan bir saray vardır" müjdesini getirmiştir.
Kıssadan Hisse: Dünyada sabreden, cennette dinlenir!
9. Ayet:
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ يَهْد۪يهِمْ رَبُّهُمْ بِا۪يمَانِهِمْۚ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ
MEALİ:
“Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenleri, Rableri imanları sebebiyle doğru yola ve cennete ulaştırır. Nimetlerle dolu cennetlerde onların altından ırmaklar akar.”
9. Hadis
مَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ إِلَّا وَلَهُ مَنْزِلَانِ مَنْزِلٌ فِي الْجَنَّةِ، وَمَنْزِلٌ فِي النَّارِ
“"Sizden her birinizin (biri cennette, biri cehennemde olmak üzere) mutlaka iki evi vardır. Mümin ölünce cehennemdeki evi kafirlere miras kalır, kafir ölünce cennetteki evi müminlere kalır!" (İbn Mâce, Zühd, 39)”
Nüzul Sebebi: Her insanın cennete aday olarak yaratıldığını ancak iradesiyle makamını seçtiğini bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Kendi sarayını kendi elinle ateşe verme!" CENNET UCUZ DEĞİLDİR; AMA ONU KAZANACAK AMEL İMKANSIZ DEĞİLDİR! Allah sana bir boş kontenjan ayırmış; sen o kontenjanı günahla mı dolduracaksın yoksa secdeyle mi? "İdrak etmez misin?" Kâfirlerin boş bıraktığı o sarayları kazanmak için daha ne bekliyorsun?
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) bir gün Resulullah'ın (S.a.v.) bir hasır üzerinde yattığını ve iz yaptığını görünce ağlamış, Efendimiz ise "Dünyanın onların, ahiretin bizim olmasına razı değil misin?" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Hasırda yatan, sarayda uyanır!
10. Ayet
مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِيٍّ حِسَانٍۚ
“"Onlar yeşil yastıklara ve harikulade güzel işlemeli döşemelere yaslanırlar." (Rahmân, 76)”
10. Hadis:
وَإِنَّ رِيحَهَا لَيُوجَدُ مِنْ مَسِيرَةِ أَرْبَعِينَ عَامًا
“Meali: "Cennetin kokusu, kırk yıllık mesafeden duyulur!" (Buhârî, Cizye, 5)”
Nüzul Sebebi: Dünyevi konforun ve dekorasyonun cennetteki en küçük bir ayrıntı karşısında ne kadar sönük kaldığını vurgulamak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Dünya krallığı, cennetin paspası bile etmez!" EY İNSAN! NEFSİN SENİ GEÇİCİ LEZZETLERLE KANDIRMASIN! Bir karışlık cennet toprağı için bütün dünyayı feda etmeye değer. "İdrak etmez misin?" Senin peşinde koştuğun holdingler, o yeşil yastıkların bir teli kadar bile kıymetli değil!
Sahabe Kıssası: Hz. Zübeyr b. Avvam (Hz.) "Cennetteki bir kamçı kadar yer" hadisini duyunca, dünyadaki mülkü gözünde bir çöp kadar kalmıştır.
Kıssadan Hisse: Büyük mülke talip olan, küçük mülkle övünmez!
11. Ayet
دَعْوٰيهُمْ ف۪يهَا سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌۚ
“"Onların oradaki duası: 'Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz Allah'ım!', birbirlerine sağlık dilekleri ise 'Selam'dır." (Yûnus, 10)”
11. Hadis
إِنَّ فِي الْجَنَّةِ لَسُوقًا يَأْتُونَهَا كُلَّ جُمُعَةٍ، فَتَهُبُّ رِيحُ الشَّمَالِ فَتَحْثُو فِي وُجُوهِهِمْ وَثِيَابِهِمْ، فَيَزْدَادُونَ حُسْنًا وَجَمَالًا
“"Cennette bir çarşı vardır ki her cuma oraya giderler. Orada bir rüzgar eser de güzelliklerine güzellik katar. Döndüklerinde aileleri: 'Vallahi güzelleşmişsiniz!' derler." (Müslim, Cennet, 13)”
Nüzul Sebebi: Cennette vaktin nasıl geçeceğini, can sıkıntısının olmadığını ve her anın bir öncekinden daha lezzetli olduğunu müjdelemek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Yaşlanmak yok, çirkinleşmek yok; her an daha mükemmel!" EBEDİ GENÇLİK VE HİÇ BİTMEYEN NEŞE: ÖLÜMÜN ÖLDÜĞÜ YER! Dünyada estetikle, boyayla aranan o güzellik; cennette bir cuma rüzgarıyla ihsan edilir. "İdrak etmez misin?" Ruhunu takva ile güzelleştir ki bedenin cennet rüzgarına layık olsun!
Sahabe Kıssası: Ammâr b. Yasir (Hz.) gibi işkence görmüş, yaşlanmış sahabiler, cennetteki o gençlik ve güzellik çarşısının hayaliyle ayakta kalmışlardır.
Kıssadan Hisse: Dünyada çile çekenin, cennette yüzü güler!
12. Ayet
لَا يَمَسُّهُمْ ف۪يهَا نَصَبٌ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَج۪ينَ
“"Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir." (Hicr, 48)”
12. Hadis
إِنَّ لَكَ أَنْ تَصِحَّ فَلَا تَسْقَمَ أَبَدًا، وَإِنَّ لَكَ أَنْ تَحْيَا فَلَا تَمُوتَ أَبَدًا
“"Cennet ehline şöyle seslenilir: Artık hep sağlıklısınız, asla hastalanmayacaksınız! Hep hayattasınız, asla ölmeyeceksiniz!" (Müslim, Cennet, 22)”
Nüzul Sebebi: İnsan ruhundaki "yorgunluk" ve "ölüm korkusu" gibi en temel iki acının cennette kesin olarak son bulacağını teyit etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Paydos ey hayat meşakkati! Artık sadece huzur var!" AZİZ MÜMİNLER! BUGÜN YORGUN RUHLARIMIZIN DİNLENECEĞİ O VATANI KONUŞUYORUZ. Hastane yok, ilaç yok, cenaze namazı yok. "İdrak etmez misin?" Bir ömür ibadetle yorulmaya değer, çünkü karşılığı ebedi bir istirahattir!
Sahabe Kıssası: Hz. Hamza (Hz.) Uhud'da paramparça edildiğinde, melekler onu cennetin o yorgunluk olmayan iklimine taşımışlardır.
Kıssadan Hisse: Allah yolunda yorulan, cennette ebedi dinlenir!
13. Ayet
لَا يَرَوْنَ ف۪يهَا شَمْسًا وَلَا زَمْهَر۪يرًاۚ
“"Orada ne yakıcı bir güneş görürler ne de dondurucu bir soğuk!" (İnsan, 13)”
13. Hadis
طُوبَى شَجَرَةٌ فِي الْجَنَّةِ مَسِيرَةُ مِائَةِ عَامٍ، ثِيَابُ أَهْلِ الْجَنَّةِ تَخْرُجُ مِنْ أَكْمَامِهَا
“"Tuba, cennette öyle bir ağaçtır ki bir süvari gölgesinde yüz yıl gitse bitiremez. Cennetliklerin elbiseleri onun tomurcuklarından çıkar!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/71)”
Nüzul Sebebi: İklim şartlarından ve geçim derdinden yorulan insanoğluna, cennetin tam kıvamındaki nizamını ve zahmetsiz yaşamını anlatmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Cennet klimalı oda değil, Allah'ın rahmet gölgesidir!" DÜNYA BİR İMTİHANDIR, CENNET İSE BU İMTİHANI ALNININ AKIYLA VERENLERİN MÜKAFATIDIR. Tekstille, fabrikalarla uğraşmak yok; elbisen ağaçtan, gölgen arştan! "İdrak etmez misin?" Bu ağacın gölgesine girmek için, dünyada haramın sıcağından kaçman lazım!
Sahabe Kıssası: Mus'ab b. Umeyr (Hz.) şehit olduğunda üzerine örtecek bir hırka bile bulunamamıştı; şimdi cennetin Tuba ağacı ona binlerce ipekten elbise sunuyor.
Kıssadan Hisse: Dünyada açıkta kalanı, cennet ağacı örter!
14. Ayet
وَيَسْقُون ف۪يهَا كَأْسًا كَانَ مِزَاجُهَا زَنْجَب۪يلًاۚ
“"Orada onlara, karışımı zencefil olan bir kadehten içirilir." (İnsan, 17)”
14. Hadis
مَنْ شَرِبَ الْخَمْرَ فِي الدُّنْيَا لَمْ يَشْرَبْهَا فِي الْآخِرَةِ
“"Dünyada (haram olan) içkiyi içen, ahirette onu (cennet şarabını) içemez!" (Buhârî, Eşribe, 1)”
Nüzul Sebebi: Geçici lezzetler için ebedi mahrumiyeti göze alanlara bir ihtar ve irade terbiyesi için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Bir anlık sarhoşluk için ebedi susuzluğu mu seçtin?" BİR ANLIK SABIR SİZE EBEDİ BİR SARAY KAZANDIRACAK! Cennetteki içecekler ne baş ağrıtır ne de akla zarar verir; o saf lezzettir. "İdrak etmez misin?" Dünyada boğazından haram geçmeyenin kadehini bizzat Rabbi dolduracak!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Bekir (Hz.) yanlışlıkla şüpheli bir su içtiğinde onu kusmak için boğazını zorlamış, "Ebedi şerbetten mahrum kalmaktansa ölmeyi tercih ederim" demiştir.
Kıssadan Hisse: Dünyada susayan, cennette kanar!
15. Ayet
جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَآئِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ
“"Onlar Adn cennetlerine girerler. Atalarından, eşlerinden ve soylarından salih olanlar da onlarla beraberdir." (Ra'd, 23)”
15. Hadis
إِنَّ اللَّهَ لَيَرْفَعُ الدَّرَجَةَ لِلْعَبْدِ الصَّالِحِ فِي الْجَنَّةِ، فَيَقُولُ يَا رَبِّ، أَنَّى لِي هَذِهِ؟ فَيَقُولُ بِاسْتِغْفَارِ وَلَدِكَ لَكَ
“"Allah cennette salih kulun derecesini yükseltir. Kul: 'Rabbim bu nereden geldi?' der. Allah: 'Çocuğunun senin için yaptığı istiğfar sayesindedir' buyurur!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/509)”
Nüzul Sebebi: Dünyadaki en büyük korkulardan biri olan "sevdiklerinden ayrılma" acısının cennette vuslata dönüşeceğini müjdelemek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Aile boyu saadet ancak cennettedir!" HASRETLERİN BİTECEĞİ EBEDİ VATAN! Sen iyi olursan, evladın iyi olursa, Allah sizi orada tekrar bir araya getirecek. "İdrak etmez misin?" Evladına mal mülk değil, cennet yolu bırak ki seni orada yukarı çeksin!
Sahabe Kıssası: Hz. Fatıma (Hz.) vefat ederken Babası'na (S.a.v.) kavuşacağı için gülümseyerek gitmiştir. Ayrılık sadece bir kapıdır.
Kıssadan Hisse: Dünyada Allah için sevenler, cennette ebedi komşu olurlar!
3. ANA BÖLÜM: EBEDİ GENÇLİK VE HİÇ BİTMEYEN NEŞE: ÖLÜMÜN ÖLDÜĞÜ YER!
16. Ayet
وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۚ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤًا مَنْثُورًا
“"Aralarında ölümsüz gençler dolaşır; onları görsen, saçılmış inciler sanırsın!" (İnsan, 19)”
16. Hadis
يُؤْتَى بِالْمَوْتِ كَهَيْئَةِ كَبْشٍ أَمْلَحَ فَيُذْبَحُ، ثُمَّ يُقَالُ يَا أَهْلَ الْجَنَّةِ خُلُودٌ فَلَا مَوْتَ
“"Ölüm, alacalı bir koç suretinde getirilir ve (cennetle cehennem arasında) kesilir. Sonra denilir ki: 'Ey cennet ehli! Artık ebediyet vardır, ölüm yoktur!'" (Buhârî, Tefsir, 19)”
Nüzul Sebebi: İnsan ruhundaki en büyük sızı olan "ayrılık" ve "yok oluş" korkusunu kökten kazıyıp, mümini ebedi bir güvene erdirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Ölümün cenaze namazı kılınacak!" EBEDİ GENÇLİK VE HİÇ BİTMEYEN NEŞE: ÖLÜMÜN ÖLDÜĞÜ YER! Artık takvimler işlemeyecek, saçlar beyazlamayacak, dizlerin dermanı kesilmeyecek. "İdrak etmez misin?" Ölümün öldüğü o günde, mümin için korku da ölmüştür!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Bekir (Hz.) vefat eden Resulullah'ın (S.a.v.) alnından öperken; "Hayatında güzeldin, ölümünde de güzelsin" demişti. İşte o güzellik, cennette ebediyen solmayacak.
Kıssadan Hisse: Dünyada faniyi terk eden, cennette bakiye erer!
17. Ayet
لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا الْمَوْتَ اِلَّا الْمَوْتَةَ الْاُولٰىۚ وَوَقٰيهُمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِۙ
“"Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur." (Duhân, 56)”
17. Hadis
إِنَّ أَهْلَ الْجَنَّةِ شُرْدٌ مُرْدٌ كُحْلٌ، لَا يَفْنَى شَبَابُهُمْ، وَلَا تُبْلَى ثِيَابُهُمْ
“"Cennet ehli; tüysüz, sakalsız (genç) ve sürmelidirler. Ne gençlikleri tükenir ne de elbiseleri eskir!" (Tirmizî, Sıfatu'l-Cenne, 8)”
Nüzul Sebebi: Yaşlılık ve hastalık sebebiyle ibadet edememekten korkan zayıf kullara, cennetteki o kusursuz bedeni müjdelemek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Zamanın yıpratamadığı tek yer cennettir!" EY İNSAN! NEFSİN SENİ GEÇİCİ LEZZETLERLE KANDIRMASIN! Dünyada cildini korumak için servet harcayan gafil, cennette otuz üç yaşında bir delikanlı olarak kalacaksın. "İdrak etmez misin?" Elbisen eskimiyor, bedenin solmuyor; çünkü orası eskimenin olmadığı "Beka" yurdudur!
Sahabe Kıssası: Yaşlı bir kadın gelip "Ey Allah'ın Resulü, dua et de cennete gireyim" deyince; Efendimiz (S.a.v.): "Cennete yaşlılar girmeyecek" diyerek şaka yapmış, sonra onun gençleşerek gireceğini söyleyip gönlünü almıştır.
Kıssadan Hisse: Dünyada beli bükülenin, cennette boyu yükselir!
18. Ayet
يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤًاۜ وَلِبَاسُهُمْ ف۪يهَا حَر۪يرٌ
“"Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler; oradaki elbiseleri de ipektir." (Hac, 23)”
18. Hadis
لَوْ أَنَّ امْرَأَةً مِنْ نِسَاءِ أَهْلِ الْجَنَّةِ اطَّلَعَتْ إِلَى الْأَرْضِ لَأَضَاءَتْ مَا بَيْنَهُمَا
“"Cennet kadınlarından biri dünyaya bir kez baksa, yer ile gök arasını nuruyla doldurur ve her yeri misk kokusuyla bürürdü!" (Buhârî, Cihad, 6)”
Nüzul Sebebi: Dünyada haram ziynetlerden ve ipekten kaçınan müminlerin, asıl süslerine cennette kavuşacaklarını beyan için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Haramda aradığın nur, helalde saklıdır!" CENNET UCUZ DEĞİLDİR; AMA ONU KAZANACAK AMEL İMKANSIZ DEĞİLDİR! Dünyanın parıltısı seni kör etmesin; orada bir kadının başörtüsünün ucu bile tüm dünyadan daha hayırlıdır. "İdrak etmez misin?" Sahte takılar peşinde koşanlar, inci ve yakut köşkleri kaybediyor!
Sahabe Kıssası: Hz. Sümeyye (Hz.) maruz kaldığı işkencelerle vücudu hırpalanırken, o cennetteki o nurani ziynetlerin hayaliyle Rabbine yürüdü.
Kıssadan Hisse: Dünyada bedel ödeyen, cennette mükafat kuşanır!
19. Ayet
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۙ ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ
“"O gün birtakım yüzler vardır ki dipdiridir; yaptıklarından dolayı hoşnuttur; yüksek bir cennettedir." (Ğâşiye, 8-10)”
19. Hadis
أَوَّلُ زُمْرَةٍ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ عَلَى صُورَةِ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ
“"Cennete ilk girenlerin yüzleri, dolunay gecesindeki ay gibi parlayacak!" (Müslim, Cennet, 15)”
Nüzul Sebebi: Dünyada ibadet ve secde ile yüzlerini nurlandıran müminlerin, mahşerdeki o parlak ve sevinçli hallerini müjdelemek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Secde izi, cennetin vizesidir!" DÜNYA BİR GÖLGELİKTİR; ASIL SARAY AHİRETTE SENİ BEKLİYOR! Gece yarısı gözyaşı dökenlerin yüzü, o gün güneşten daha parlak olacak. "İdrak etmez misin?" Dünyada günahla kararan yüzler değil, tövbe ile yıkanan yüzler o gün gülecek!
Sahabe Kıssası: Hz. Bilal (Hz.) Habeşli olduğu için aşağılanıyordu; ama Resulullah (S.a.v.) onun cennetteki ayak seslerini dünyadan duyuyordu.
Kıssadan Hisse: Dünyanın aşağıladığı, cennetin yıldızı olur!
20. Ayet
اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي مَقَامٍ اَم۪ينٍۙ
“"Şüphesiz müttakiler (güvenli) bir makamdadırlar." (Duhân, 51)”
20. Hadis
إِنَّ فِي الْجَنَّةِ لَخَيْمَةً مِنْ لُؤْلُؤَةٍ مُجَوَّفَةٍ، عَرْضُهَا سِتُّونَ مِيلًا
“"Cennette tek bir inciden oyulmuş bir çadır vardır ki genişliği altmış mildir!" (Buhârî, Tefsir, 55)”
Nüzul Sebebi: Güvensiz, savaş dolu ve kargaşalı dünya hayatından bıkan müminlere, cennetin o sarsılmaz "Emin" sıfatını duyurmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Korkunun bittiği, emniyetin mühürlendiği yer!" CENNET: GÖNLÜN SON DURAĞI, EBEDİ HUZUR YURDU! Hırsız yok, kaza yok, musibet yok. O devasa inci çadırların içinde sevdiklerinle baş başasın. "İdrak etmez misin?" Dünyada Allah'ın sınırlarını koruyanlar, cennette Allah'ın himayesinde korunur!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Seleme (Hz.) vefat ederken eşine; "Allah'ım, ona benden daha hayırlı bir eş ver" diye dua etmiş, eşi Ümmü Seleme (Hz.) ise cennette tekrar buluşacakları imanıyla teselli bulmuştur.
Kıssadan Hisse: Dünyada emaneti koruyan, cennette emniyete erer!
21. Ayet
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌۙ اِلَى رَبِّهَا نَاظِرَةٌۚ
“"O gün birtakım yüzler ışıl ışıldır; Rablerine bakmaktadırlar." (Kıyâmet, 22-23)”
21. Hadis
إِنَّكُمْ سَتَرَوْنَ رَبَّكُمْ كَمَا تَرَوْنَ هَذَا الْقَمَرَ، لَا تُضَامُونَ فِي رُؤْيَتِهِ
“"Siz, şu dolunayı gördüğünüz gibi (hiçbir engel olmadan) Rabbinizi bizzat göreceksiniz!" (Buhârî, Mevâkît, 16)”
Nüzul Sebebi: Cennetin en büyük nimeti olan "Rü'yetullah" (Allah'ın cemalini görme) müjdesini vererek, müminin aşkını ve şevkini zirveye taşımak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Güzeller güzelini görünce, tüm cennet nimetleri unutulacak!" BİR ANLIK SABIR SİZE EBEDİ BİR SARAY KAZANDIRACAK! Allah’ın cemalini bir kez seyretmek, binlerce yıllık cennet hayatından daha lezzetlidir. "İdrak etmez misin?" O cemali görmekten mahrum kalmak, cehennemden daha büyük bir azaptır!
Sahabe Kıssası: Hz. Sevban (Hz.) bir gün ağlayarak geldi; "Cennette sen çok yükseklerde olacaksın, ben seni görememekten korkuyorum ya Resulullah" dedi. Bu ayet ve hadisler o kalpleri ferahlattı.
Kıssadan Hisse: Dünyada O'nu zikreden, cennette O'na nazar eder!
22. Ayet
وَرِضْوَانٌ مِنَ اللّٰهِ اَكْبَرُۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ
“"Allah’ın rızası ise hepsinden daha büyüktür. İşte büyük kurtuluş budur!" (Tevbe, 72)”
22. Hadis
إِنَّ اللَّهَ يَقُولُ لِأَهْلِ الْجَنَّةِ يَا أَهْلَ الْجَنَّةِ فَيَقُولُونَ لَبَّيْكَ رَبَّنَا وَسَعْدَيْكَ فَيَقُولُ أُحِلُّ عَلَيْكُمْ رِضْوَانِي، فَلَا أَسْخَطُ عَلَيْكُمْ بَعْدَهُ أَبَدًا
“"Allah cennet ehliyle konuşur ve der ki: 'Size rızamı helal kıldım, artık size asla darılmayacağım!'" (Buhârî, Rikâk, 51)”
Nüzul Sebebi: Maddi nimetlerin ötesinde, kulun Rabbi tarafından "kabul edildiği" ve "sevildiği" gerçeğinin en büyük saadet olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Sahibi senden razıysa, mülk senindir!" UNUTMA Kİ CENNET UCUZ DEĞİLDİR; FEDAKARLIK İSTER! Allah'ın "Senden razıyım" demesi, cennetteki nehirlerden de köşklerden de üstündür. "İdrak etmez misin?" Kulun en büyük bayramı, Mevla'nın rızasına erdiği andır!
Sahabe Kıssası: Hz. Câbir'in babası Abdullah (Hz.) Uhud'da şehit olduğunda, Allah Teâlâ onunla bizzat konuşmuş ve "Ne dilersen dile benden" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Dünyada Rabbini razı eden, cennette O'nunla konuşur!
23. Ayet
قُلْ اَؤُنَبِّئُكُمْ بِخَيْرٍ مِنْ ذٰلِكُمْۜ لِلَّذ۪ينَ اتَّقَوْا عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتٌ
“"De ki: 'Size bunlardan (dünya malından) daha hayırlısını haber vereyim mi?' Takva sahipleri için Rableri katında cennetler vardır." (Âl-i İmrân, 15)”
23. Hadis
مَا فِي الْجَنَّةِ شَجَرَةٌ إِلَّا وَسَاقُهَا مِنْ ذَهَبٍ
“"Cennetteki her ağacın gövdesi mutlaka altındandır!" (Tirmizî, Sıfatu'l-Cenne, 1)”
Nüzul Sebebi: Dünya nimetlerinin geçiciliğini ve kıymetsizliğini; cennetin ise en küçük bitkisinde bile görülen o muazzam zenginliği karşılaştırmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Toprağı misk, ağacı altın bir yurdu bırakanın aklına şaşılır!" EY İNSAN! DÜNYA BİR İMTİHANDIR, CENNET İSE BU İMTİHANI ALNININ AKIYLA VERENLERİN MÜKAFATIDIR. Odun için kavga edenler, altın gövdeli ağaçları kaybediyor. "İdrak etmez misin?" Orada ağaç ekmek için burada "Subhanallah" demek kafidir!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû'd-Dahdâh (Hz.) o meşhur hurma ağacını infak ettiğinde, Resulullah (S.a.v.) "Onun için cennette ne kadar çok inci ve altından salkımlar var!" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Dünyada bir ağaç feda eden, cennette orman kazanır!
4. ANA BÖLÜM: CEHENNEMDEN KURTULUŞUN MÜJDESİ: REYYÂN KAPISINDAN GİRİŞ!
24. Ayet
جَنَّاتُ عَدْنٍ مَفَتَّحَةً لَهُمُ الْاَبْوَابُۚ
“"Onlar için kapıları ardına kadar açılmış Adn cennetleri vardır." (Sâd, 50)”
24. Hadis
إِنَّ فِي الْجَنَّةِ بَابًا يُقَالُ لَهُ الرَّيَّانُ، يَدْخُلُ مِنْهُ الصَّائِمُونَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
“"Cennette 'Reyyân' denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan sadece oruç tutanlar girer!" (Buhârî, Savm, 4)”
Nüzul Sebebi: Dünyada sadece Allah rızası için helal olan rızkı bile terk edip nefsiyle cihad edenlerin, mahşerin o kavurucu sıcağında özel bir kapıdan buyur edileceğini müjdelemek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Nefsine 'dur' diyenin kapısı Reyyân'dır!" CEHENNEMDEN KURTULUŞUN MÜJDESİ: REYYÂN KAPISINDAN GİRİŞ! O kapıdan giren bir daha asla susamaz. "İdrak etmez misin?" Dünyada sofrasını fakirle paylaşan, haram lokmaya el uzatmayan mümin; o gün meleklerin alkışlarıyla o kapıdan içeri süzülecek!
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) çok sıcak bir günde oruç tutarken zorlanmış ama "Bu susuzluk, yarınki ebedi susuzluğumu giderecekse ne mutlu bana!" demiştir.
Kıssadan Hisse: Dünyada susayan, cennette kanar!
25. Ayet
وَس۪يقَ الَّذ۪ينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ اِلَى الْجَنَّةِ زُمَرًاۜ
“"Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da bölük bölük cennete sevk edilirler." (Zümer, 73)”
25. Hadis
مَنْ سَلَكَ طَرِيقًا يَلْتَمِسُ فِيهِ عِلْمًا، سَهَّلَ اللَّهُ لَهُ بِهِ طَرِيقًا إِلَى الْجَنَّةِ
“"Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır!" (Müslim, Zikir, 38)”
Nüzul Sebebi: İman yolunda yürüyenlerin, ilim ve amel ile derecelerinin artacağını ve bu yolun sonunda cennete ulaşacaklarını beyan için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Okuduğun her ayet, cennete giden bir basamaktır!" CENNET UCUZ DEĞİLDİR; AMA ONU KAZANACAK AMEL İMKANSIZ DEĞİLDİR! İlim meclislerine yürüyen ayaklar, yarın sırat köprüsünü şimşek gibi geçer. "İdrak etmez misin?" Cahillik cehenneme, ilim ise bölük bölük cennete götürür!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Zer (Hz.) gibi fakir ama ilim aşığı sahabiler, çöller aşarak ilim öğrenmiş ve cennetin öncüleri olmuşlardır.
Kıssadan Hisse: İlim yolunda terleyen, cennet yolunda dinlenir!
26. Ayet
فَمَنْ زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَاُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَۜ
“"Kim ateşten uzaklaştırılıp cennete sokulursa, işte o gerçekten kurtuluşa ermiştir." (Âl-i İmrân, 185)”
26. Hadis
مَنْ كَانَ آخِرُ كَلَامِهِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ دَخَلَ الْجَنَّةَ
“"Kimin son sözü 'Lâ ilâhe illallah' olursa, o kişi cennete girer!" (Ebû Dâvûd, Cenâiz, 20)”
Nüzul Sebebi: Hayatın gayesinin tevhid üzere yaşamak ve tevhid üzere ölmek olduğunu, gerçek başarının sadece bu son nefeste saklı olduğunu ihtar için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Son nefes, ebediyetin imzsıdır!" DÜNYA BİR GÖLGELİKTİR; ASIL SARAY AHİRETTE SENİ BEKLİYOR! Bütün servetin gitse de imanınla ölürsen kazandın; bütün dünya senin olsa da imansız gidersen yandın! "İdrak etmez misin?" O son sözü söyleyebilmek için, her nefesi o sözün aşkıyla alıp vermek gerekir!
Sahabe Kıssası: Hz. Muâz b. Cebel (Hz.) vefat ederken bu hadisi hatırlatmış ve tevhid aşkıyla Rabbine kavuşmuştur.
Kıssadan Hisse: Tevhid ile yaşayan, tevhid ile cennete uçar!
27. Ayet
اِنَّٓ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ الْيَوْمَ ف۪ي شُغُلٍ فَاكِهُونَۚ
“"Şüphesiz cennet ehli o gün, zevk ve sefa içinde bir meşguliyettedirler." (Yâsîn, 55)”
27. Hadis
إِنَّ الْمُؤْمِنَ لَيُغْبَطُ فِي الْجَنَّةِ كَمَا يُغْبَطُ الرَّجُلُ فِي الدُّنْيَا بِالْمَالِ
“"Dünyada zenginlere nasıl gıpta ediliyorsa, cennette de yüksek derece sahiplerine öyle gıpta edilecektir!" (Tirmizî, Sıfatu'l-Cenne, 15)”
Nüzul Sebebi: Dünyadaki hiyerarşi ve zenginlik yarışının beyhudeliğini, asıl gıpta edilecek makamın cennetteki dereceler olduğunu göstermek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Senin makamın, senin ihlasındır!" EBEDİ GENÇLİK VE HİÇ BİTMEYEN NEŞE: ÖLÜMÜN ÖLDÜĞÜ YER! Orada kıskançlık yok ama daha yüksek derecedeki müminin nuruna hayranlık vardır. "İdrak etmez misin?" Dünyada makam peşinde koşanlar, orada en alt basamakta kalma tehlikesiyle karşı karşıyadır!
Sahabe Kıssası: Hz. Abdurrahman b. Avf (Hz.) çok zengindi ama cennete "emekleyerek" girmemek için servetini Allah yolunda defalarca infak etmiştir.
Kıssadan Hisse: Dünyada hafifleyen, cennette yükselir!
28. Ayet
لَا يَسْمَعُونَ ف۪يهَا لَغْوًا اِلَّا سَلَامًاۜ
“"Orada selamdan başka boş bir söz işitmezler." (Meryem, 62)”
28. Hadis
مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَمُوتُ لَهُ ثَلَاثَةٌ مِنَ الْوَلَدِ لَمْ يَبْلُغُوا الْحِنْثَ إِلَّا أَدْخَلَهُ اللَّهُ الْجَنَّةَ
“"Henüz ergenliğe ermemiş üç çocuğu vefat eden her Müslümanı, Allah cennetine sokar!" (Buhârî, Cenâiz, 6)”
Nüzul Sebebi: Evlat acısı gibi en ağır imtihanlara sabredenlere, cennetin bir "teselli ve sığınma yurdu" olduğunu müjdelemek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Gözyaşının dindiği vatan!" HASRETLERİN BİTECEĞİ EBEDİ VATAN! Dünyada yarım kalan hikayeler, cennette tamamlanacak. O masum sabiler, ana babalarının ellerinden tutup cennete çekecekler. "İdrak etmez misin?" Sabırla yoğrulan her acı, cennet kapısının anahtarıdır!
Sahabe Kıssası: Ebû Talha (Hz.) ve Ümmü Süleym (Hz.) evlatlarını kaybettiklerinde gösterdikleri o muazzam sabır üzerine bu müjdelere nail olmuşlardır.
Kıssadan Hisse: Dünyada sabırla ağlayan, cennette ebedi güler!
29. Ayet
وَتِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ٓي اُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
“"İşte işlediklerinizden dolayı size miras verilen cennet budur!" (Zuhruf, 72)”
29. Hadis
اَلْجَنَّةُ مِائَةُ دَرَجَةٍ، مَا بَيْنَ كُلِّ دَرَجَتَيْنِ مِائَةُ عَامٍ
“"Cennet yüz derecedir; her iki derece arası yüz yıllık yoldur!" (Tirmizî, Sıfatu'l-Cenne, 4)”
Nüzul Sebebi: Cennetin statik bir yer değil, amellere göre şekillenen muazzam bir genişlik olduğunu anlatmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Kendi cennetini burada inşa ediyorsun!" CENNET: GÖNLÜN SON DURAĞI, EBEDİ HUZUR YURDU! Kıldığın her namaz bir tuğla, verdiğin her sadaka bir fidan. "İdrak etmez misin?" Miras ancak hak edene kalır; sen cennete varis olabilecek bir hayat yaşıyor musun?
Sahabe Kıssası: Hz. Ukkaşe (Hz.) "Dua et de o 70 bin kişilik hesapsız girenlerden olayım" deyince Resulullah (S.a.v.) "Sen onlardansın" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: İsteyene kapılar açılır, gayret edene makam verilir!
30. Ayet
لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًاۙ اِلَّا سَلَامًا
“"Orada ne bir serinlik ne de bir içecek tadarlar; sadece (meleklerin) selamını duyarlar." (Nebe, 24-25 bağlamında cennetin zıttı ve mükafatı)”
30. Hadis
إِنَّ فِي الْجَنَّةِ لَمُجْتَمَعًا لِلْحُورِ الْعِينِ يُرَفِّعْنَ أَصْوَاتًا لَمْ تَسْمَعِ الْخَلَائِقُ بِمِثْلِهَا
“"Cennette huri kapıları ve eşleri öyle güzel seslerle şarkılar söylerler ki, mahlukat o güne kadar öyle güzel bir ses duymamıştır!" (Tirmizî, Sıfatu'l-Cenne, 24)”
Nüzul Sebebi: Dünyanın geçici ve çoğu zaman haram olan eğlencelerine karşı, müminin ruhunu helal ve ulvi bir neşe ile terbiye etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Ruhun doyacağı asıl musiki oradadır!" EY İNSAN! NEFSİN SENİ GEÇİCİ LEZZETLERLE KANDIRMASIN! Dünyadaki gürültüler ruhu kirletir, cennetin nağmeleri ise ruhu kanatlandırır. "İdrak etmez misin?" Kulağını haramdan koruyan, meleklerin ve hurilerin o nurani zikirlerini işitmeye hak kazanır!
Sahabe Kıssası: Hz. Davud'un (A.S.) sesini dünyada duyanlar mest olurdu; cennette o sesin çok daha yücesi bizzat Rahman tarafından kullarına ikram edilecek.
Kıssadan Hisse: Dünyada nefsini susturan, cennette hakikati duyar!
31. Ayet
وَاَصْحَابُ الْيَم۪ينِۙ مَآ اَصْحَابُ الْيَم۪ينِۜ ف۪ي سِدْرٍ مَخْضُودٍۙ
“"Sağdakiler (Ashab-ı Yemin); ne mutlu o sağdakilere! Onlar dikensiz kiraz ağaçları altındadırlar." (Vâkıa, 27-28)”
31. Hadis
يَدْخُلُ الْجَنَّةَ أَقْوَامٌ أَفْئِدَتُهُمْ مِثْلُ أَفْئِدَةِ الطَّيْرِ
“"Cennete, kalpleri kuş kalbi gibi (nazik, tevekkül sahibi ve ürkek) olan insanlar girecektir!" (Müslim, Cennet, 27)”
Nüzul Sebebi: Kibirli ve katı kalpli olanların değil, yumuşak huylu ve Allah'tan korkanların cennetin asıl sakinleri olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Dikensiz ağaçlar, kinsiz kalpler içindir!" UNUTMA Kİ CENNET UCUZ DEĞİLDİR; YUMUŞAK BİR KALP İSTER! Kalbi taşlaşmış olanın cennette yeri yoktur. "İdrak etmez misin?" Kuşlar gibi sadece Allah'a güvenen ve kimseye zarar vermeyen o temiz ruhlar, o dikensiz gölgeliklerin sahibidir!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Bekir (Hz.) o kadar ince ruhluydu ki, namazda ağlamaktan kıraati duyulmazdı. İşte kuş kalpli olmanın zirvesi budur.
Kıssadan Hisse: Dünyada merhamet eden, cennette rahmet bulur!
5. ANA BÖLÜM: CENNET UCUZ DEĞİLDİR: O BÜYÜK FİNAL!
32. Ayet
اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُمْ مَثَلُ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْۜ
“"Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?" (Bakara, 214)”
32. Hadis
حُفَّتِ الْجَنَّةُ بِالْمَكَارِهِ وَحُفَّتِ النَّارُ بِالشَّهَوَاتِ
“"Cennet nefsin hoşuna gitmeyen (zor) şeylerle, cehennem ise şehvetlerle (nefsin arzuladığı günahlarla) kuşatılmıştır!" (Müslim, Cennet, 1)”
Nüzul Sebebi: Müslümanların çektikleri sıkıntılar karşısında sarsılmamaları ve cennetin ancak sabırla kazanılacak yüce bir makam olduğunu anlamaları için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Cennete çiçekli yollardan gidilmez!" CENNET UCUZ DEĞİLDİR; FEDAKARLIK İSTER! Nefsin neyi istemiyorsa cennet oradadır; sabah namazı, infak, iffet "İdrak etmez misin?" Şehvetlerin (televizyonun, paranın, haramın) seni kuşattığı yerin sonu ateştir!
Sahabe Kıssası: Hz. Yasir ve Hz. Sümeyye (Hz.) cennetin o "zorluk" duvarını canlarıyla aşarak İslam'ın ilk şehitleri oldular.
Kıssadan Hisse: Dünyada rahatını bozan, cennette huzur bulur!
33. Ayet
وَسَارِعُوٓا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُۙ اُعِدَّتْ لِلْمُتَّق۪ينَۙ
“"Rabbinizin bağışlamasına ve genişliği göklerle yer arası kadar olan, müttakiler için hazırlanmış cennete koşun!" (Âl-i İmrân, 133)”
33. Hadis
مَنْ خَافَ أَدْلَجَ، وَمَنْ أَدْلَجَ بَلَغَ الْمَنْزِلَ
“"Korkusu olan (yolcu) gece yola çıkar; gece yola çıkan ise menzile ulaşır!" (Tirmizî, Kıyâmet, 18)”
Nüzul Sebebi: Tevbe etmek ve hayır işlemek için vaktin dar olduğunu, dünya hayatının bir "koşu" olduğunu hatırlatmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Yavaşlayan yolda kalır!" DÜNYA BİR İMTİHANDIR, CENNET İSE BU İMTİHANI ALNININ AKIYLA VERENLERİN MÜKAFATIDIR. Genişliği hayal edilemeyen bir mülk için kaplumbağa hızıyla gidilmez. "İdrak etmez misin?" Geceleri secdede yol almayan, cennet menziline ulaşamaz!
Sahabe Kıssası: Umeyr b. Humam (Hz.) Bedir'de bu ayeti duyunca; "Buhin buhin (ne büyük müjde)!" diyerek elindeki hurmaları "Bunları yemek için geçecek süre bile cennet için çok uzundur" deyip fırlatmış ve şehit olmuştur.
Kıssadan Hisse: Acele etmeyen, ebedi ganimeti kaçırır!
34. Ayet
تِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ي نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَنْ كَانَ تَقِيًّا
“"Kullarımızdan takva sahibi olanlara miras bırakacağımız cennet işte budur!" (Meryem, 63)”
34. Hadis
كُلُّ أُمَّتِي يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ إِلَّا مَنْ أَبَى
“"Ümmetimin tamamı cennete girer, ancak istemeyenler müstesna!" Ashab "Kim istemez ey Allah'ın Resulü?" deyince; "Bana itaat eden girer, isyan eden ise istememiş demektir!" buyurdu. (Buhârî, İ'tisâm, 2)”
Nüzul Sebebi: Cennetin bir "miras" olduğunu ama bu mirasa ancak haramlardan kaçanların (takva) hak kazanacağını tescil için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Kendi elinle kendini cennetten mahrum etme!" CENNET UCUZ DEĞİLDİR; İTAAT İSTER! "Ben cenneti istiyorum" demekle olmaz, yaşadığın hayat o kapıyı açıyor mu yoksa kapatıyor mu? "İdrak etmez misin?" Günah bataklığında yüzüp cennet hayali kurmak ahmaklıktır!
Sahabe Kıssası: Hz. Ukkaşe (Hz.) "O gruptan mıyım?" diye sorduğunda "Evet" cevabını aldı; çünkü o hayatını itaatle örmüştü.
Kıssadan Hisse: İtaat eden vuslata erer, isyan eden ateşe koşar!
35. Ayet
اِنَّ اللّٰهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَۜ
“"Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, karşılığında cennet vermek üzere satın almıştır!" (Tevbe, 111)”
35. Hadis:
مَنْ خَافَ أَدْلَجَ ، وَمَنْ أَدْلَجَ بَلَغَ الْمَنْزِلَ ، أَلَا إِنَّ سِلْعَةَ اللَّهِ غَالِيَةٌ ، أَلَا إِنَّ سِلْعَةَ اللَّهِ الْجَنَّةُ
“"Korkusu olan (yolcu) gece yola çıkar; gece yola çıkan ise menzile ulaşır. Dikkat edin! Allah'ın malı (kuluna sunduğu meta) pahalıdır! Dikkat edin! Allah'ın malı cennettir!"”
Tirmizî, Kıyâmet, 18 (Hadis No: 2450);
Nüzul Sebebi: Mümin ile Allah arasındaki en büyük ticaretin "cennet ticareti" olduğunu, canın ve malın bu bedel için küçük kaldığını bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Müşterin Allah ise, kazancın cennettir!" BUGÜN BURADA NE EKERSEK, YARIN ORADA ONU BİÇECEĞİZ. Allah sana verdiği canı geri satın almak istiyor, karşılığında ise ebedi mülk vaad ediyor. "İdrak etmez misin?" Bu ticaretin zararı yoktur, ancak vermezsen her şeyini kaybedersin!
Sahabe Kıssası: Hz. Suhayb-ı Rumi (Hz.) tüm servetini müşriklere bırakıp hicret ettiğinde, Efendimiz (S.a.v.) ona "Suhayb kazandı! Ticaretin kârlı olsun!" demiştir.
Kıssadan Hisse: Dünyayı satan, cenneti alır!
36. Ayet
هٰذِهِ الْجَنَّةُ الَّت۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ
“"İşte bu, size vaad edilmiş olan cennettir!" (Yâsîn, 72)”
36. Hadis
مَنْ بَنَى مَسْجِدًا لِلَّهِ بَنَى اللَّهُ لَهُ بَيْتًا فِي الْجَنَّةِ
“"Kim Allah rızası için bir mescid inşa ederse, Allah da ona cennette bir ev inşa eder!" (Müslim, Mesâcid, 24)”
Nüzul Sebebi: Cennetin hayali bir yer değil, dünyadaki amellerle her bir taşı örülen gerçek bir yurt olduğunu vurgulamak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Sarayının inşaatı burada devam ediyor!" BİR ANLIK SABIR SİZE EBEDİ BİR SARAY KAZANDIRACAK! Dünyada Allah'ın dinine hizmet eden, orada en yüksek hizmetle ağırlanır. "İdrak etmez misin?" Burada bir tuğla koymayan, orada gölge bulamaz!
Sahabe Kıssası: Hz. Osman (Hz.) Tebük seferinde ordunun yarısını donattığında, müjdelenen o cennet saraylarını dünyada hissetmiştir.
Kıssadan Hisse: Dünyada imar eden, cennette mukim olur!
37. Ayet
وَتِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ٓي اُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
“"İşte yaptıklarınız sayesinde size miras kalan cennet budur!" (Zuhruf, 72)”
37. Hadis:
مَا فِي الْجَنَّةِ شَجَرَةٌ إِلَّا
وَسَاقُهَا مِنْ ذَهَبٍ
“Meali: "Cennetteki her ağacın gövdesi mutlaka altındandır!" (Tirmizî, Sıfatu'l-Cenne, 1) (Not:”
Nüzul Sebebi: Amellerin karşılığının, kulun tahmin ettiğinden kat kat fazla olacağını müjdelemek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Sen bir veriyorsun, Allah binler ihsan ediyor!" CENNET UCUZ DEĞİLDİR; AMA ONU KAZANACAK AMEL İMKANSIZ DEĞİLDİR! Senin küçük bir iyiliğin, Rahman katında bir cennet bahçesine dönüşebilir. "İdrak etmez misin?" Rabbimiz cömerttir, ama önce kulun samimiyetini görmek ister!
Sahabe Kıssası: Susuz bir köpeğe su verdiği için cennetle müjdelenen o günahkar kişinin hikayesi, rahmetin genişliğine delildir.
Kıssadan Hisse: Küçük bir amel, büyük bir kapı açar!
38. Ayet
اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَلَّا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِ
“"Rabbimiz Allah'tır deyip sonra dosdoğru olanların üzerine melekler iner: 'Korkmayın, üzülmeyin, size vaad olunan cennetle sevinin!' derler." (Fussilet, 30)”
38. Hadis
قُلْ آمَنْتُ بِاللَّهِ ثُمَّ اسْتَقِمْ
“"Allah'a iman ettim de, sonra dosdoğru ol!" (Müslim, İman, 62)”
Nüzul Sebebi: İmanın sadece dilde kalmaması gerektiğini, "istikamet" (çizgiyi bozmamak) şartıyla cennetin kazanılacağını bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Çizgiyi bozmayan, vuslata erer!" EY İNSAN! NEFSİN SENİ GEÇİCİ LEZZETLERLE KANDIRMASIN! Bir gün Müslüman olup beş gün dünyalık peşinde koşan dosdoğru değildir. "İdrak etmez misin?" İstikamet, bin kerametten üstündür ve cennetin asıl anahtarıdır!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Bekir (Hz.) sadakat ve istikamet denince akla gelen ilk isim olarak meleklerin selamına dünyada nail olmuştur.
Kıssadan Hisse: Doğru yaşayan, müjdeyle ölür!
39. Ayet
قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَۙ الَّذ۪ينَ يَرِثُونَ الْفِرْدَوْسَۜ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ
“"Müminler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir Onlar Firdevs cennetine varis olacaklardır; orada ebedi kalacaklardır." (Mü'minûn, 1-11)”
39. Hadis
إِذَا سَأَلْتُمُ اللَّهَ فَاسْأَلُوهُ الْفِرْدَوْسَ
“"Allah'tan cenneti istediğiniz zaman Firdevs'i isteyin; çünkü o cennetin en orta ve en yüksek yeridir!" (Buhârî, Cihad, 4)”
Nüzul Sebebi: Müminin hedefinin her zaman en yüce olması gerektiğini, himmetini yüksek tutanın mükafatının da yüksek olacağını bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Hedefin Arş-ı Ala'nın altındaki o Firdevs olsun!" DÜNYA BİR GÖLGELİKTİR; ASIL SARAY AHİRETTE SENİ BEKLİYOR! Azla yetinme, günahla yetinme; en iyisini iste ki en iyisi için çaba gösteresin. "İdrak etmez misin?" Rabbi Firdevs'i hazırlamışken, sen neden aşağılara talip oluyorsun?
Sahabe Kıssası: Hz. Rebiâ b. Ka'b (Hz.) Efendimiz'den ne istediği sorulunca; "Cennette seninle beraber olmayı istiyorum!" diyerek en yüksek himmeti göstermiştir.
Kıssadan Hisse: Yükseği isteyen, secdesini çoğaltır!
40. Ayet (NİHAİ MÜHÜR)
يَآ اَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُۗ اِرْجِع۪يٓ اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةًۚ فَادْخُل۪ي ف۪ي عِبَاد۪يۙ وَادْخُل۪ي جَنَّت۪ي
“"Ey huzura kavuşmuş nefis! Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön! Kullarımın arasına gir ve cennetime gir!" (Fecr, 27-30)”
40. Hadis (NİHAİ MÜHÜR)
مَنْ سَرَّهُ أَنْ يَنْظُرَ إِلَى رَجُلٍ مِنْ أَهْلِ الْجَنَّةِ فَلْيَنْظُرْ إِلَى هَذَا
“"Kim cennetlik bir adam görmek isterse, şu kişiye baksın!" (Buhârî, Edeb, 94)”
Nüzul Sebebi: İmtihanını başarıyla tamamlayan müminin ruhunun melekler tarafından nasıl bir aşkla ve davetle karşılanacağını tescil için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Bu daveti duymak için yaşamaya değer!" ŞİMDİ GELİN; NEHİRLERİN ALTINDAN AKTIĞI O NURANİ YURDU İLİKLERİMİZE KADAR HİSSEDELİM! Allah’ın "Cennetime gir" demesi, tüm cihanın mülkünden üstündür. "İdrak etmez misin?" Bu seslenişe muhatap olmak için, dünyada nefsinin hırıltısını kesmen lazım!
Sahabe Kıssası: Hz. Bilal-i Habeşi (Hz.) son nefesinde bu ayetlerin sükunetiyle "Cennette buluşacağız" diyerek ruhunu teslim etmiştir.
Kıssadan Hisse: Razı olan, razı olunarak karşılanır!
SON MÜHÜR: EBEDİ VUSLATIN EŞİĞİNDE BİR NEFES!
AZİZ MÜMİNLER, KIYMETLİ KARDEŞLERİM!
Bugün burada, fani dünyanın dar sokaklarından çıkıp, adeta ebedi vatanımız olan cennetin o nurani çarşılarında bir gezintiye çıktık. Gördük ki; DÜNYA BİR GÖLGELİKTİR, ASIL SARAY AHİRETTE BİZİ BEKLEMEKTEDİR!
Şimdi bu kapıdan çıkarken, ayaklarınız yere bassa da ruhunuz cennetin o ipek atlasları üzerinde yürüsün. Unutmayın ki; cennete giden yol buradan, yani dünyadaki sabır ve şükür duraklarından geçer. Bugün birine tebessüm ettiğinde, bir yetimin başını okşadığında veya harama bakmaktan gözlerini çevirdiğinde; aslında cennetteki o gümüş kadehini dolduruyor, altın tuğlalı köşkünü inşa ediyorsun.
"EY NEFSİM! EY KARDEŞİM! BAK, ÖMÜR SERMAYESİ ERİYOR! CENNET UCUZ DEĞİL AMA ONU KAZANMAK DA İMKANSIZ DEĞİL!" Rabbimiz bize "Gelin!" diyor, "Selamla ve güvenle girin!" diyor. O’nun rahmeti, bizim günahlarımızdan büyüktür. Gel, bugün camiden çıkarken dünyayı sırtından indir de ahireti kalbine yükle. Öyle bir yaşa ki; melekler seni kapıda karşıladığında "SEN DÜNYADA RABBİNİ RAZI ETMİŞTİN, BUGÜN DE O SENİ RAZI EDECEK!" desinler.
AZİZ CEMAAT! Birazdan camiden çıkıp o kalabalık pazar yerlerine, bitmek bilmeyen dünya telaşına karışacaksınız. Sakın ola ki burada duyduğunuz o cennet kokusunu nefsinizin bataklığında boğmayın! Şu an kalbinizde yanan o iman nuru, yarın mahşerin zifiri karanlığında sizin tek feneriniz olacak. "EY İNSANOĞLU! DÜNYA SENİN PEŞİNDEN KOŞUYOR AMA SEN EBEDİYETİN PEŞİNDEN KOŞ!" Çünkü bu dünya seni ancak mezar kapısına kadar taşır; ama iman seni Rahman’ın arşına taşır!
"YARIN O GÜN GELDİĞİNDE; 'KEŞKE BİRAZ DAHA DÜNYA BİRİKTİRSEYDİM' DİYENLERDEN DEĞİL, 'HAMD OLSUN Kİ RABBİM BENİ BU GÜZELLİKLERLE KARŞILADI' DİYE SECDEYE KAPANANLARDAN OLMAK İÇİN ŞİMDİ TÖVBE ET!"
Allah’ım! Bizleri, annemizi, babamızı ve zürriyetimizi; hesabın o dehşetli sıcağından muhafaza buyurup Arş’ının gölgesinde serinlet. Bizleri, cennetin Reyyân kapısından "BUYURUN!" denilerek çağrılanlardan eyle. En büyük arzumuz olan Cemalullah’ı seyretme şerefinden bizleri mahrum bırakma. Bizleri cennette birbirine komşu olan, karşı karşıya tahtlarda "Selam" ile rızıklanan o bahtiyar kullarının arasına kat
MEHMET ERÇELİK
