ÇOCUKLARIMIZI SEVEREK VE EĞİTEREK BÜYÜTELİM
Değerli Müminler!
Bugünkü sohbetimizde, çocuklarımıza karşı ne gibi görev ve sorumluluklarımız olduğunu; ayetlerle, hadislerle ve üstatlarımızın tavsiyeleriyle sizlere aktarmaya çalışacağım.
Çocuk; anne ve babaya Allah'ın bir hediyesi ve emanetidir. Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulmaktadır:
وَاللَّهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ أَنْفُسِكُمْ أَزْوَاجًا وَجَعَلَ لَكُمْ مِنْ أَزْوَاجِكُمْ بَنِينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ أَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ اللَّهِ هُمْ يَكْفُرُونَ
“Allah size kendi cinsinizden eşler var etti; eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerle rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?”
Nahl, 16/72
Çocuk bir imtihandır; anne babalar çocuklarıyla, çocuklar da anne babalarıyla imtihan olunur. Rabbimiz şöyle buyurmuştur:
إِنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌ وَاللَّهُ عِنْدَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ
“Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.”
Teğâbün, 64/15
Mal ve nesil, bir yandan korunması dinin hedefleri arasına girmiş değerlerdir; diğer yandan da müminler için imtihan araçlarıdır. Müminler bu iki değerli varlıkla ilgili ödev ve sorumlulukları bakımından sınanacaklar ve sonunda bu nimetlerin hesabını vereceklerdir.
الْمَالُ وَالْبَنُونَ زِينَةُ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَالْبَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ خَيْرٌ عِنْدَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ أَمَلًا
“Mallar ve evlatlar dünya hayatının süsüdür. Bâki kalacak salih ameller ise Rabbinin katında hem sevap olarak hem de ümit olarak daha hayırlıdır.”
Kehf, 18/46
Bu ayet, dünyanın süsü olan mal ve çocukları salih amele dönüştürmenin önemine dikkat çekmektedir. Dünyanın süsü ve zineti olan mal ve çocuk nasıl bâki âleme taşınır, nasıl salih ameller arasına dâhil olur? Bugün sohbetimizde inşallah bu soruların cevabını bulmaya çalışacağız.
SALİH EVLAT YETİŞTİRMENİN ÖNEMİ
Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki:
إِذَا مَاتَ الْإِنْسَانُ انْقَطَعَ عَنْهُ عَمَلُهُ إِلَّا مِنْ ثَلَاثَةٍ إِلَّا مِنْ صَدَقَةٍ جَارِيَةٍ أَوْ عِلْمٍ يُنْتَفَعُ بِهِ أَوْ وَلَدٍ صَالِحٍ يَدْعُو لَهُ
“İnsanoğlu öldüğü zaman amel defteri kapanır; ancak üç kimsenin sevap defteri kapanmaz: Sadaka-i câriye (cami, medrese, çeşme gibi kalıcı hayır eseri) bırakanlar, faydalanılan ilim bırakanlar ve anne babasına hayır dua eden salih bir çocuk bırakanlar.”
Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أَدَبٍ حَسَنٍ
“Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir bağışta bulunmuş olamaz.”
مِنْ حَقِّ الْوَلَدِ عَلَى وَالِدِهِ أَنْ يُحْسِنَ اسْمَهُ وَيُحْسِنَ أَدَبَهُ
“Çocuğun ismini ve terbiyesini güzel yapmak, ana babanın çocuğuna karşı olan görevlerindendir.”
أَكْرِمُوا أَوْلَادَكُمْ وَأَحْسِنُوا أَدَبَهُمْ
“Çocuklarınıza hoş muamelede bulunun ve onları güzel terbiye edin.”
TERBİYEDE EBEVEYNİN ROLÜ
Anne ve baba, çocuk için tam bir örnek olmalıdır. Çocuğun yanında büyükler çok titiz davranmalı; konuşma ve hareketlerine son derece dikkat etmelidir. Hele konuşmaları ile hareketleri asla çelişmemelidir. Çocuk büyürken evdeki büyüklerin birbirlerine saygı ve sevgiyle davrandıklarını görerek kendisi de aynı şeyi yapacaktır.
Diğer taraftan anne baba tam bir fikir ve görüş birliğinde olmalıdır; biri tarafından verilen ceza diğeri tarafından affolunmamalıdır. Bilinmelidir ki yerinde ve haklı olarak verilen ceza, çocuğun sevgisini hiçbir zaman azaltmaz. Bilakis ciddi ve yerinde ceza veren anne baba; körü körüne sevgi gösteren, her şeye göz yuman anne babadan daha çok sevilir ve sayılır. Demek ki çocuk terbiyesinde sevgi, şefkat ve bağlılık mühim olmakla beraber, ciddiyet ve yerinde geçici sertlik de çok önemli birer faktördür.
ÇOCUKLARA DÜRÜST DAVRANMAK ÇOK ÖNEMLİDİR
Abdullah b. Amr anlatıyor: "Ben küçüktüm. Peygamberimizin evimizde bulunduğu bir günde annem beni 'Gel, sana bir şey vereceğim' diye çağırdı. Peygamberimiz anneme: 'Çocuğa ne vermek istedin?' diye sordu. Annem: 'Hurma vereceğim' dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu:
أَمَا إِنَّكِ لَوْ لَمْ تُعْطِهِ شَيْئًا كُتِبَتْ عَلَيْكِ كِذْبَةٌ
“Eğer (çocuğu aldatıp ona) bir şey vermeseydin, sana bir yalan günahı yazılırdı.”
TERBİYEDE AİLE HUZURUNUN ÖNEMİ
Çocuğa iyi bir terbiye verebilmek için; anne baba ve diğer aile fertlerinin bütün terbiye prensiplerini tam uygulamasıyla beraber, aile hayatının düzenli olması ve anne babanın da iyi geçimli olması şarttır. Anne baba geçimsizliği, hele ayrılığı kadar çocuk ruhunda fırtınalar koparan bir hadise yok gibidir.
ÇOCUKLARA ADALETLİ DAVRANMAK
Numan b. Beşir (r.a.) şöyle anlatıyor: "Babam malının bir kısmını bana verdi. Annem Amra bint Revâha babama: 'Oğluna bu malı vermenle ilgili Peygamberimizi şahit göstermedikçe ben razı olmam' dedi. Babam da bana verdiğine şahit yapmak için beni Peygamberimize götürdü ve durumu anlattı.
Peygamberimiz ona: 'Bunu bütün çocuklarına yaptın mı? Buna verdiğinin mislini öbür çocuklarına da verdin mi?' diye sordu. Babam: 'Hayır, diğer çocuklarıma vermedim' dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz ona: 'Allah'tan korkun, çocuklarınız arasında adalet gösterin' (diğer bir rivayette: 'O hâlde beni şahit tutma; çünkü ben haksızlığa şahit olmam') dedi. Babam döndü ve bana verdiğini geri aldı."
Haklı ve makul bir gerekçe olmadıkça çocukların bazısına farklı bağışta bulunmak, diğerlerinin anne babalarına olan sevgi ve saygılarını azaltır; kırgınlıklara ve olumsuzluklara yol açar. Bunun için anne baba bu gibi davranışlardan sakınmalıdır. Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki:
اعْدِلُوا بَيْنَ أَوْلَادِكُمْ
“Çocuklarınız arasında adaletli olunuz.”
Terbiyede maddiyat, yani zengin olmak gerekmez. Ahlakıyla ve eserleriyle ölümsüzleşmiş, fakir olarak büyüyüp büyük insan olmuş niceleri vardır. İyi bir terbiye verebilmek ve cemiyete faydalı bir fert yetiştirmek için para ve servete ihtiyaç yoktur. Hatta zenginlik ve lüks hayat, ekseriya çocuğun fena yetişmesine sebep olabilir; çünkü acı da olsa, varlık içindeki bazı anne babaların kendi zevk ve eğlencesini düşünerek çocuklarını ihmal ettikleri bir gerçektir.
ÇOCUKLARIMIZA KARŞI BAZI GÖREVLERİMİZ
1- Çocuğa, Müslümana yakışan güzel bir isim koymak:
أَحْسِنُوا أَسْمَاءَكُمْ
“İsimlerinizi güzel koyun.”
2- Doğan çocuğu kız olsun erkek olsun, Allah'ın verdiği bir emanet olarak hoş karşılamak:
لِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ يَخْلُقُ مَا يَشَاءُ يَهَبُ لِمَنْ يَشَاءُ إِنَاثًا وَيَهَبُ لِمَنْ يَشَاءُ الذُّكُورَ
“Göklerin ve yerin mülkü (hükümranlığı) Allah'ındır. O dilediğini yaratır; dilediğine kız çocukları, dilediğine erkek çocukları verir.”
أَوْ يُزَوِّجُهُمْ ذُكْرَانًا وَإِنَاثًا وَيَجْعَلُ مَنْ يَشَاءُ عَقِيمًا إِنَّهُ عَلِيمٌ قَدِيرٌ
“Yahut o çocukları erkekler ve dişiler olmak üzere çift verir, dilediği kimseyi de kısır yapar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir, hakkıyla gücü yetendir.”
Şûrâ, 42/49-50
3- Çocuğu helâl süt ve gıdalarla beslemek:
وَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللَّهُ حَلَالًا طَيِّبًا وَاتَّقُوا اللَّهَ الَّذِي أَنْتُمْ بِهِ مُؤْمِنُونَ
“Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden helâl, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah'a karşı gelmekten sakının.”
Mâide, 5/88
4- Çocuğun talim ve terbiyesini güzel yapmak:
وَأَحْسِنُوا أَدَبَهُمْ
“Onların terbiyesini güzel yapın.”
Bunun için okuma yazmayı ve Kur'ân-ı Kerîm'i öğretmek, model ve örnek olarak Hz. Peygamber'i öğretmek gerekir.
5- Namaz kılmaya ve oruç tutmaya alıştırmak:
وَأْمُرْ أَهْلَكَ بِالصَّلَاةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَا
“Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et.”
Tâhâ, 20/132
Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki:
مُرُوا أَوْلَادَكُمْ بِالصَّلَاةِ وَهُمْ أَبْنَاءُ سَبْعِ سِنِينَ
“Çocuklarınıza yedi yaşına geldiklerinde namaz kılmalarını emredin.”
6- Çocuğu kötülüklerden ve zararlı alışkanlıklardan korumak:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا أَنْفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلَائِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَا يَعْصُونَ اللَّهَ مَا أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ
“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı ve çetin, Allah'ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.”
Tahrîm, 66/6
Bu ayet-i kerime anne babaya sorumluluklar yüklemektedir. Hz. Ömer (r.a.): "Yâ Resûlallah! Nefislerimizi koruruz; fakat ehlimizi nasıl koruyabiliriz?" demişti. Allah Resûlü (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Allah'ın sizi nehyettiği şeylerden onları nehyeder ve Allah'ın size emrettiği şeyleri onlara emrederseniz, işte bu onları korumak demektir."
Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili
Bu çerçevede çocuklarımızı şunlardan korumalıyız:
a- Alkol ve sigaradan korumak:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْأَنْصَابُ وَالْأَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
“Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.”
Mâide, 5/90
b- Kumar ve şans oyunlarından korumak.
c- Uyuşturucu maddelerden korumak:
وَلَا تُلْقُوا بِأَيْدِيكُمْ إِلَى التَّهْلُكَةِ
“Kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın.”
Bakara, 2/195
d- Müstehcenlikten korumak:
وَلَا تَقْرَبُوا الزِّنَا إِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةً وَسَاءَ سَبِيلًا
“Zinaya yaklaşmayın; çünkü o, çirkin bir hayâsızlıktır ve kötü bir yoldur.”
İsrâ, 17/32
e- Gözü zararlı yayınlardan korumak:
قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ
“Mümin erkeklere söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar.”
Nûr, 24/30
f- Kötü arkadaş çevresinden korumak.
EVLATLARIMIZLA GÜZEL GEÇİNMENİN YOLLARI
Çocuğunuzun, ihtiyacı olduğunda onun yanında olacağınızı bilmesine izin verin.
Çocuğunuz sizinle konuşmak istediğinde telefonu ve televizyonu bırakın, onu dinlemeye hazır olun; çocuğunuz konuşurken sözünü kesmeyin.
Başkalarının yanında çocuğunuzu eleştirmeniz, uyarmanız ya da aşağılayıcı sözler kullanmanız; çocuğunuzun size gücenmesine, kızgınlık duymasına ve size olan güveninin zedelenmesine neden olabilir.
Eğer bir çocuk sürekli eleştirilmişse kınamayı öğrenir; anne babanın kavga ortamında büyümüşse kavga etmeyi huy edinir. Aile içinde merhamet, sevgi, saygı, muhabbet ve dayanışma görmüşse bu dünyada mutlu olmayı öğrenir.
Şu tavsiyeleri de ifade edelim değerli kardeşlerim:
Para kullanmasını öğretmeye çalışın; boşuna para harcamak yerine gerektiğinde harcamasını öğretin.
Onu devamlı başkalarıyla kıyaslamaktan kaçının ve kendisini aşmasını sağlayın.
Size yardım etmek istediğinde ona fırsat verin ve gayretinden ötürü onu takdir edin; bu, ona kendine güven duygusu verecektir.
Hatalarını gördüğünde onu suçlamayın; yapması gerekenin ne olduğunu söyleyin.
Eğitimine önem verin; devamlı öğretmeniyle iletişim hâlinde olun.
Toplum içinde onu asla suçlamayın; bunu yalnız olduğunuz zaman güzel bir biçimde söyleyin.
Onu sevdiğinizi ve kendisi için değerli olduğunu söyleyin. Ona ilgi göstermekten ve onu övmekten kaçınmayın; ama bunda da aşırıya kaçıp onu şımartmayın. Zira Peygamber Efendimiz şöyle buyurur:
إِذَا أَحَبَّ أَحَدُكُمْ أَخَاهُ فَلْيُعْلِمْهُ أَنَّهُ يُحِبُّهُ
“Bir adam kardeşini (Allah için) seviyorsa, ona sevdiğini söylesin.”
ÇOCUKLARINI GÜZEL YETİŞTİREN ANNE BABANIN MÜKÂFATI
Peygamber Efendimiz (s.a.s.): "Kişinin çocuğunun eğitimiyle uğraşması, bir ölçek sadaka vermesinden daha hayırlıdır" buyurmuştur.
Tirmizî, Birr, 33
Kız çocuğunun istenmediği, diri diri toprağa gömüldüğü bir dönemde Allah Resulü (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
مَنْ عَالَ ثَلَاثَ بَنَاتٍ فَأَدَّبَهُنَّ وَزَوَّجَهُنَّ وَأَحْسَنَ إِلَيْهِنَّ فَلَهُ الْجَنَّةُ
“Kim üç kız çocuğunun geçimini üstlenir, onları terbiye edip evlendirir ve onlara güzel davranırsa, ona cennet vardır.”
Ebû Dâvûd, Edeb, 120-121; İbn Hanbel, III, 96
Hadis-i şerifte; çocuğunun maddî ve manevî ihtiyaçlarını karşılayan, sevgi ve merhametle terbiye eden, vakti geldiğinde de yuva kurmasına destek olan anne babanın bu gayretlerinin mükâfatı müjdelenmektedir.
Evladına yeterince emek vermeyen, onu ciddiye almayan ve Allah'ın rızasına uygun yetiştirmeyenler ise kıyamet günü hem kendilerini hem de yavrularını hüsrana sürüklemiş olacaklardır. Peygamber Efendimizin (s.a.s.) şu hadisi bu görevimizin önemini hatırlatmaktadır:
كَفَى بِالْمَرْءِ إِثْمًا أَنْ يُضَيِّعَ مَنْ يَقُوتُ
“Geçimini sağlaması gerekenleri ihmal etmek, insana günah olarak yeter.”
Ebû Dâvûd, Zekât, 45
SONUÇ
Anne baba çocuklarına mutlaka zaman ayırmalı; onlarla ilgilenmeli, değer vermeli; terbiye ve eğitiminde, ibadetleri öğrenmede, ahlak esaslarının davranışa dönüşmesinde hem destek hem de model olmalıdır.
Çocuğun okul eğitimi ve gelecekte iyi bir meslek sahibi olması önemli olmakla birlikte; çocuğumuzun ahlaklı ve İslam'ı yaşayan bir kişi olması ve ebedî hayatı kazanması daha da önemlidir. Dünyası mamur edilirken ahireti ihmal edilmemelidir.
Günümüzde anne babalar, çocuklarının iyi bir lise ve iyi bir üniversite kazanması, akabinde iyi bir iş sahibi olması için gayret ettikleri gibi; çocuklarının imanlı ve ahlaklı olmaları için de gayret göstermelidirler.
Çocuğun eğitim ve terbiyesi uzun süreli ve meşakkatli bir iştir; bu hususta anne babanın sabırlı ve kararlı olması gerekir. Şiddet yerine sevgi ve şefkatle yaklaşılmalı; çocuklara bir yetişkin gibi değer verilmeli, ama bir yetişkinin davranışları beklenmemelidir.
Çocuklar arasında adaletli olunmalı, cinsiyet ayrımı yapılmamalıdır. Çocuklar helâl ve sağlıklı gıdalarla beslenmelidir. Evde huzurlu bir ortam oluşturulmalıdır. Çocuklar için dua edilmeli, beddua edilmemelidir.
Rabbimiz bize nasıl dua edeceğimizi de şu şekilde öğretiyor:
وَالَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا
“Onlar: "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle" diyenlerdir.”
Furkān, 25/74
رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلَاةِ وَمِنْ ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ
“Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle; soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.”
İbrâhîm, 14/40
Âmin.
İBRAHİM BÖLÜKBAŞI
Din Hizmetleri Uzmanı
