ÇOCUKLARIMIZ’IN DİNÎ EĞİTİMİ
Aziz Mü’minler Asil Müslümanlar ; Âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah'a hamdü senalar olsun. Bizleri yoktan var eden, iman nimetiyle bizleri şereflendiren, İslam'ın aydınlığıyla bizleri hidayete erdiren, Kur'an-ı Kerim'i bizlere rehber kılan Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun.
insanlığa hakkı, hakikati, adaleti ve güzel ahlakı öğreten, âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa'ya (sallallahu aleyhi ve sellem), onun mübarek aline, ashabına ve kıyamete kadar onun izinden giden bütün müminlerin üzerine Salât ve selâm; olsun.
Yüce Rabbimize niyazımız; bizleri Kur'an'ın rehberliğinden, Peygamber Efendimizin sünnetinden ayırmamasıdır.
Cenâb-ı Hak sohbetimizi hayırlara vesile kılsın; söyleyeceklerimizi ve dinleyeceklerimizi rızasına uygun eylesin.
Aziz Kardeşlerim! Bugün üzerinde duracağımız konu, hepimizi yakından ilgilendiren çok önemli bir meseledir:
“ÇOCUKLARIMIZ’IN DİNÎ EĞİTİMİ.” Bir insanın sahip olduğu en büyük emanetlerden biri evladıdır.
Evlat; maldan, mülkten, makamdan daha değerlidir. وَالْبَنُونَ ز۪ينَةُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۚ Çocuklar, dünya hayatının süsleridir.Kehf 46 buyurur Rabbimiz. Anne ve babalar çocuklarının iyi bir eğitim almasını isterler. Onların Doktor, Mühendis, Avukat Hakim , Savcı ve İş adamı gibi görevde bulunmalarnı isterler. İyi bir meslek sahibi olmaları için yıllarca çocuklarına emek verirler. Fakat bazen şu gerçeği unutabilirler:
Çocuğun dünya hayatının iyi olması kadar ahiret hayatının da iyi olması vardır. İyi bir meslek sahibi olması elbette önemlidir; fakat iman sahibi olması daha önemlidir.
Aziz Müminler! Hayatımızdaki en büyük emanetlerden biri çocuklarımızdır. Evlatlarımız, Allah Teâlâ’nın bizlere lütfettiği en kıymetli nimetlerden biridir. Anne-baba olarak onların sağlıklı büyümelerini, iyi eğitim almalarını, güzel bir meslek sahibi olmalarını isteriz. Bunun için büyük fedakârlıklarda bulunuruz.
Ancak şunu asla unutmamalıyız ki; çocuklarımızın sadece dünyalarını değil, ahiretlerini de mecburen düşünmek zorundayız. Çünkü dünya hayatı geçicidir. Ahiret hayatı ise sonsuzdur Rabbimizin buyurduğu gibi
بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۘ. Ne var ki siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ وَاَبْـقٰىۜ Oysaki ahiret hayatı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.(ALA16-17)
Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا أَنْفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا
"Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi (Cehennemden)ateşten koruyun."(Tahrîm,6)
Bu ayet-i kerime anne-babalara çok büyük bir sorumluluk yüklemektedir.
Evlatlarımızı sadece doyurmak, giydirmek ve büyütmek değil; onların imanlarını korumak, ahlaklarını güzelleştirmek ve Allah’ın razı olacağı bir kul olarak yetişmelerine gayret etmek de görevimizdir.
Aziz Kardeşlerim! Bir an için kıyamet gününü gözünüzün önüne getirin...
Mahşer kurulmuş...Herkes korku ve telaş içerisinde Allah'ın huzurunda hesap vermeyi bekliyor...
Kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçıyor...Herkes kendi derdine düşmüş...
Rabbimizin buyurduğu gibi يَوْمَ يَفِرُّ الْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ . وَأُمِّهِ وَأَبِيهِ . وَصَاحِبَتِهِ وَبَنِيهِ
لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ
Kişi kardeşinden kaçar. Annesinden ve babasından, Eşinden ve çocuklarından da kaçar. O gün onlardan her birinin kendine yeter derecede önemli bir işi vardır.(Abese 34-37)
İşte O dehşetli günde anne ve babanın karşısına, uğruna ömür tükettiği, geceler boyu uykusuz kaldığı, gözünden bile sakındığı evladı çıkıyor... Ve boynu bükük bir hâlde Rabbine şöyle şikayet ederek sesleniyor:
"Ya Rabbi! Annem ve babam benim dünyam için çok çalıştı; fakat ahiretim için çaba göstermedi.
Bana zengin olmam için, mevki ve makam sahibi olmam için her şeyi öğrettiler ; fakat dinimi,Kur’an'ıKerimi okumayı , namaz kılmayıve Senin rızanı nasıl kazanacağımıöğretmediler." Dünya için beni hazırladılar; fakat ahiret için beni hazırlamadılar...Ya Rabbi davacıyım diyecek
Kardeşlerim! Allah korusun! Bir evladın, mahşer günü anne ve babası hakkında böyle konuşması ne kadar acı bir manzaradır!
Düşünün kardeşlerim! Bir anne-baba için bundan daha ağır bir hesap olabilir mi?
Yıllarca evladı için çalışan, çırpınan, fedakârlık yapan anne-baba; kıyamet günü evladının teşekkürünü değil, şikâyetini duyuyor... Ne acı bir manzaradır! Ya Rabbi...
Bugün çocuklarımızın geleceği için endişeleniyoruz:
"Hangi okula gidecek?""Hangi mesleği seçecek?""Nasıl bir hayat kuracak?" diye düşünüyoruz. Bunların hepsi elbette önemlidir. Ancak asıl sormamız gereken sorular şunlardır:
"Evladım Rabbini tanıyor mu?""Namaz kılmayı biliyor mu?""Kur’an okuyabiliyor mu?"
"Peygamber Efendimizi seviyor mu?""Helali ve haramı ayırt edebiliyor mu?"Kul hakkını öğrendi mi?
Çünkü kardeşlerim! Gün gelecek ne diploma kabre girecek, ne makam ne de servet...
O gün insana fayda verecek olan; Allah'a iman etmiş bir kalp, salih ameller ve ardından dua eden hayırlı evlatlar olacaktır.يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَۙ اِلَّا مَنْ اَتَى اللّٰهَ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍۜ“
O gün ne mal ne de çocuklar bir fayda sağlamayacaktır.” Ancak temiz bir kalp ile gelen(amellerin) (o günde fayda bulacaktır) ( Şuara 87-88)
HER ÇOCUK FITRAT ÜZERE DOĞAR Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur
:كُلُّ مَوْلُودٍ يُولَدُ عَلَى الْفِطْرَةِ، فَأَبَوَاهُ يُهَوِّدَانِهِ أَوْ يُنَصِّرَانِهِ أَوْ يُمَجِّسَانِهِ
"Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar. Sonra anne ve babası onu Yahudi, Hristiyan veya Mecusi yapar."Sahih Buhari,
Demek ki bir çocuğun karakterinin şekillenmesinde en büyük etki aileye aittir.
Çünkü çocuk, anne ve babasının aynasıdır.Evde namaz varsa çocuk namazı öğrenir.
Evde Kur'an varsa çocuk Kur'an'a yönelir. Evde dua varsa çocuk dua etmeyi öğrenir.
Kısacası Evde güzel ahlak varsa çocuk güzel ahlakla yetişir.
Ama evde yalan varsa! çocuk yalanı öğrenir. Evde gıybet varsa çocuk gıybeti öğrenir.
Evde kavga, ve küfür varsa ! Kavgayı ,hakaretiöğrenir.
Çünkü çocuklarımız kulağından çok gözüyle öğrenir; söyleneni değil, yaşananı örnek alır. Bu sebeple evlatlarımıza vereceğimiz en büyük nasihat, yaşayarak göstereceğimiz güzel örnekliktir.
ÇOCUKLARIN EĞİTİMİNDE AİLENİN ROLÜ
Aziz Kardeşlerim!Kur'an-ı Kerim'de bir babanın evladına yaptığı en güzel nasihatlerden biri
Hz. Lokman(as)'ın oğluna verdiği öğütlerdir.
Dikkat ediniz; Lokman Aleyhisselâm oğluna önce malı, mülkü, ticareti veya dünya işlerini öğretmiyor. Önce imanı ve ahlakı öğretiyor.
Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللّٰهِ ۖ إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ
"Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma. Çünkü şirk gerçekten büyük bir zulümdür."(Lokman, 31/13)
Bakınız kardeşlerim! İlk nasihat tevhiddir, imandır, Allah'ı tanımaktır.
Daha sonra şöyle buyurur:
يَا بُنَيَّ اَقِمِ الصَّلٰوةَ وَأْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَاصْبِرْ عَلٰى مَٓا اَصَابَكَ ؕاِنَّ ذٰلِكَ مِنْ عَزْمِ الْاُمُورِۚYavrucuğum, namazını özenle kıl, iyi olanı emret, kötü olana karşı koy, başına gelene sabret. İşte bunlar, kararlılık gerektiren işlerdendir.(Lokman,17)
Demek ki evladımıza sadece dünyada başarılı olmayı değil, en önemlisi namaz kılmayı da da iyilik yapmayı da kötülükten kaçınmayı da öğretmeliyiz.
Sonra Lokman Aleyhisselâm oğluna güzel ahlakı öğretiyor:وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ
وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحاًؕ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍۚ
Gurura kapılarak insanlara burun kıvırma, ortalıkta çalım satarak yürüme; unutma ki Allah gurura kapılıp kendini beğenen hiç kimseyi sevmez.”."(Lokman, 31/18)
Ve devamındaوَاقْصِدْ فٖي مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَ ۚ إِنَّ أَنْكَرَ الْأَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَمِيرِ“Yürüyüşünde ölçülü ol, sesini yükseltme; çünkü seslerin en çirkini eşeğin anırmasıdır.”"(Lokman, 31/19)
Görüyoruz ki Lokman Aleyhisselâm evladına; Allah'a imanı,Namazı, Sabrı, İyiliği emretmeyi, Kötülükten sakındırmayı,Tevazuyu, Güzel konuşmayı ,Güzel ahlakı öğretiyor..
Aziz Müminler! Kur'an-ı Kerim'de evlatlarının imanını düşünen peygamberlerden biri de Hz. İbrahim (as) dır
Dikkat ediniz; Hz. İbrahim (a.s.) Allah'tan mal, mülk, saltanat veya servet istemeden önce kendisi ve nesli için iman ve ibadet istemiştir. رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلَاةِ وَمِنْ ذُرِّيَّتِي ۚ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ
"Rabbim! Beni ve soyumdan gelecek olan çocuklarımı namazı dosdoğru kılanlardan eyle;Rabbimiz! Duamı kabul eyle"(İbrahim, 14/40)
Bakınız kardeşlerim ! Bir peygamberin en büyük arzularından biri, evlatlarının namaz ehli olmasıdır.
Yine Hz. İbrahim (a.s.) ve oğlu Hz. Yakup'un evlatlarına yaptıkları son nasihat Kur'an'da şöyle anlatılır:
يَا بَنِيَّ إِنَّ اللَّهَ اصْطَفَىٰ لَكُمُ الدِّينَ فَلَا تَمُوتُنَّ إِلَّا وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ
"Ey oğullarım! Allah sizin için bu dini seçti. Sakın Müslüman olmadan ölmeyin." (Bakara, 2/132)
Düşünün kardeşlerim! Bir baba ölüm döşeğinde evlatlarına servetini, tarlasını, malını değil; dinini ve imanını emanet ediyor. .... Çünkü biliyor ki mal dünyada kalır; fakat iman insanla birlikte kabre girer ve ahirette kurtuluşa vesile olur. İşte Hz. İbrahim'in derdi de buydu.
Onun için anne-baba olarak bizler de evlatlarımızın sadece dünyasını değil, ahiretini de düşünmeliyiz.
Onları Kur'an ile tanıştırmalı, camiyle buluşturmalı, Yaz Kur'an Kurslarına göndermeli, Allah ve Peygamber sevgisiyle yetiştirmeliyiz. Çünkü evlatlarımıza bırakacağımız En büyük Miras; Para Değil, İman; Servet değil, Güzel Ahlak; Makam değil, Allah'a Kulluk Şuurudur.
HZ. YAKUP (A.S.): ÖLÜM DÖŞEĞİNDE BİLE EVLATLARININ İMANI İÇİN ENDİŞE EDİYORDU
Muhterem Müslümanlar! Hz. Yakup (a.s.) ömrünün son anlarını yaşıyordu.
Bir insan ölüm döşeğinde genellikle malını, mülkünü ve geride neler bırakacaklarını düşünür.
Fakat Hz. Yakup'un derdi başkaydı. Kur'an bize şöyle haber veriyor:
اِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ الْمَوْتُۙ اِذْ قَالَ لِبَنٖيهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنْ بَعْدٖىۜ
"Yakup ölüm döşeğinde oğullarına: 'Benden sonra kime kulluk edeceksiniz?' dedi."(Bakara, 2/133)
Evlatları da şöyle cevap verdiler:قَالُوا نَعْبُدُ اِلٰهَكَ وَاِلٰهَ اٰبَٓائِكَ اِبْرٰهٖيمَ وَاِسْمٰعٖيلَ وَاِسْحٰقَ اِلٰهًا وَاحِدًاۚ وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ"Senin ilahına, ataların İbrahim'in, İsmail'in ve İshak'ın ilahına kulluk edeceğiz. O tek ilahtır ve biz O'na teslim olanlarız."(Bakara, 2/133)
İşte bir baba için bundan daha büyük bir miras olabilir mi? ....Evlatlarının iman üzere olduğunu görmek...
DEĞERLİ KARDEŞLERİM YAZ KUR’AN KURSLARI NEDEN ÇOK ÖNEMLİDİR?
Aziz Müminler!Yaz mevsimi geldiğinde milyonlarca çocuğumuz okul tatiline girmektedir.
Bu tatil dönemi çocuklarımız için ya büyük bir fırsat ya da büyük bir kayıp olabilir. Eğer çocuklarımız bu zamanı faydalı işlerle geçirirlerse hem dünyalarına hem ahiretlerine yatırım yapmış olurlar.
Ancak boş ve amaçsız geçirilen zamanlar, çocuklarımızı birçok tehlikeyle karşı karşıya bırakabilir.
İşte bu noktada Yaz Kur’an Kursları büyük bir nimet olarak karşımıza çıkmaktadır.
Değerli kardeşlerim Yaz Kur’an Kursları sadece Kur’an okumayı öğrenilen yerler değildir.
Oralar aynı zamanda;
- Allah sevgisinin öğretildiği yerlerdir.
- Peygamber sevgisinin işlendiği mekânlardır.
- Namaz bilincinin kazandırıldığı eğitim yuvalarıdır.
- Güzel ahlakın öğretildiği mekteplerdir.
- Vatan, millet ve bayrak sevgisinin işlendiği eğitim merkezleridir.
- Çocuklarımızın kötü alışkanlıklardan korunduğu güvenli ortamlardır.
Kur’an ile büyüyen çocuk;Anne-babasına saygılı olur. Yalan söylemez. Kul hakkına dikkat eder. Merhametli olur.
Büyüğüne hürmet eder. Küçüğüne sevgi gösterir. Topluma faydalı birey olur.
PEYGAMBER EFENDİMİZİN KUR’AN EĞİTİMİNE VERDİĞİ ÖNEM
Resûlullah (s.av):خَيْرُكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْآنَ وَعَلَّمَهُ" Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir."(Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân, 21)Yine buyurur ki :اقْرَؤُوا الْقُرْآنَ فَإِنَّهُ يَأْتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ شَفِيعًا لِأَصْحَابِهِ
"Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir."(Müslim, Müsâfirîn, 252) Aziz Kardeşlerim! Yaz Kur'an Kurslarını basit bir yaz etkinliği olarak görmeyelim.
Belki bugün Kur'an Kursuna gönderdiğimiz küçücük bir yavrumuz, yarın bir hafız olacak...
Belki bir imam olacak...Belki bir ilim adamı olacak...Belki de her namazın ardından ellerini semaya kaldırıp:
رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا "Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl yetiştirip büyüttülerse, Sen de onlara merhamet et."(isra 24) "Rabbim! İşte o dua, anne ve babanın kabirdeki en büyük sermayesi, en kıymetli mirası ve en değerli kazancı olacaktır. İşte o dua, anne-babanın kabirdeki karanlığını aydınlatacak bir nur olacaktır.
Rabbim bizleri kıyamet gününde evlatlarının şikâyet ettiği değil, dualarıyla sevinen anne ve babalardan eylesin.
Bugün Kur’an Kursuna gönderdiğimiz bir çocuk, yarın belki bir hafız olacak, bir imam olacak, bir ilim adamı olacak, belki de anne ve babasının amel defterini açık tutacak salih bir evlat olacaktır
.إِذَا مَاتَ الْإِنْسَانُ انْقَطَعَ عَمَلُهُ إِلَّا مِنْ ثَلَاثٍ ... أَوْ وَلَدٍ صَالِحٍ يَدْعُو لَهُ
"İnsan öldüğünde ameli kesilir. Ancak üç şey müstesnadır... Kendisine dua eden salih evlat." (Müslim, Vasiyyet, 14)
Değerli Kardeşlerim ;Onun için evlatlarımıza bırakacağımız en büyük miras; daireler, arsalar, arabalar ve servetler değil; Allah sevgisi, Peygamber sevgisi, Kur’an sevgisi, güzel ahlak ve sağlam bir din terbiyesidir.
Çünkü mal tükenir, makam sona erer; fakat imanla yetiştirilmiş salih bir evlat hem anne-babasının dünyadaki huzuru, hem kabirdeki nuru, hem de ahiretteki kurtuluş vesilesi olur. Allahın izniyle .....
Peygamberimiz şöyle buyururمَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أَدَبٍ حَسَنٍ
"Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden (güzel ahlaktan) daha değerli bir bağış bırakmamıştır."Kaynak:Sünen Tirmizî
Bir baba yıllarca çalıştı. Evladını en iyi okullarda okuttu. En güzel elbiseleri aldı. En pahalı telefonları aldı.
Aziz kardeşlerim! Bir gün hepimiz toprağa gireceğiz. Geride bıraktığımız evlatlarımız bizim amel defterimizi açık bırakacak. Eğer onları imanla yetiştirmişsek kabirde bile sevap kazanmaya devam edeceğiz.
Unutmayalım ki; Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras evler, arabalar ve servetler değil; sağlam bir iman, güzel bir ahlak ve Kur’an sevgisidir.
Sonuç olarak Değerli Müslümanlar
Çocuklarımız Allah’ın bize emanetidir. Onlara bırakacağımız en büyük miras;
Evler, arsalar, arabalar değil , İmandır. Namazdır. Kur’an’dır. Güzel ahlaktır. Peygamber sevgisidir.
Bugün kendimize şu soruları soralım
- Allah sevgisini kalbine yerleştirebildik mi?
- Evladımız namaz kılıyor mu?
- Kur’an okuyabiliyor mu?
- Peygamberimiz’in ahlakını(sünnetini) takip ediyor mu?
- Evimizde dinî eğitim için yeterli gayreti gösteriyor muyuz?
Rabbim bizleri evlatlarına güzel örnek olan anne ve babalardan eylesin.
Çocuklarımızı imanlı, ahlaklı, Kur’an’a bağlı, vatana ve milletine faydalı salih kullardan eylesin.
Evlatlarımızı gözümüzün nuru, gönlümüzün süruru kılsın.
Yaz Kur’an Kurslarımızı bereketli kılsın. Camilerimizi çocuklarımızın neşesiyle şenlendirsin.
Anne ve babalara emanetlerinin hakkını vermeyi nasip eylesin. Âmin.
