Müminlerin kardeşliği, dayanışması ve bir vücut gibi olması
Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn. Aziz ve muhterem kardeşlerim! Bugün sizlerle, müminlerin birliği ve beraberliği üzerinde konuşacağız. Müminler, tarih boyunca gücümüzü, bereketimizi, zaferlerimizi bu birlikten aldık.
Bugün, birliğimiz parçalanmış, beraberliğimiz zayıflamış gözüküyor. Ancak unutmasın ki, Rabbimiz bize hâlâ bir fırsat veriyor. Geri dönüş hâlâ mümkün; birlik yeniden kurulabilir.
Muhterem müslümanlar! Peygamber Efendimiz müminleri bir vücuda benzetmiştir. Bu nasıl bir benzetme? Bu, sadece bir benzetme değil; aslında müminlerin birbirlerine karşı sorumluluğunun bir tanımıdır.
Tıpkı bir vücudun tüm organları bir kafanın yönetimi altında çalışır gibi, müminler de tek bir Rabbinin yönetimi altında, tek bir şeriatın rehberliğinde yaşamalıdırlar. Bir uzuv acı çekerse, tüm vücut acı çeker; bir mümin zulme uğrarsa, tüm cemaat onun yardımına koşmalıdır.
Aziz kardeşlerim! Vücudun bir uzvu acı çektiğinde, tüm vücut uyandırılır, tüm vücut seferber olur. Aynı şekilde, bir mümin zulme uğradığında, bütün müminler sessiz kalmamalıdır. Bir mümin bâtılı görüp susarsa, bütün mümin topluluğunun onun hakkında sorumluluğu vardır.
Hafız İbnü'l-Kayyim derdi ki: "Mühim olan, gönül birliğidir." Fizikî bir vücud olmasak bile, gönüllerimiz bir gönül, duygularımız bir duygu, amaçlarımız bir amaç olmalıdır. Bu birlik, başta gelen güçtür.
Muhterem müminler! Allah'ın ipi, İslam'ın ibtidası, Kur'an'ın rehberliği, Peygamberimizin örnekliğidir. Bu ipe sarılmak, demek ki birlikte kalma, ayrılmama, bölünmeme demektir.
Tarih bize göstermiştir ki, müminler birleştikleri zaman, dünya onların hizmetine koşar. Müminler bölündüğü zaman, kayıplar başlar. Bizim zorluğumuz, kuvvetimizin dağılmış olmasıdır. Yeter ki birleşelim, kuvvetimizi toplayalım.
Aziz müslümanlar! Kardeşlik, sadece söz değildir. Kardeşlik, sorumluluğu kabul etmektir. Kardeşim zulme uğradığında sessiz kalmam; kardeşim hata yaptığında onu uyarırım; kardeşim fakirlik çektiğinde ona yardım ederim.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur: "Kıyamet günü Allah'ın yanında, kişi, kardeşinin kardeşi olduğu kadar yakın olur." Demek ki, bu dünyada kardeşliğimizi halka getirirsek, ahirette de bu kardeşlik bizim şefaatçımız olacaktır.
Muhterem kardeşlerim! Tarih boyunca müminlerin en büyük düşmanı, kendi aralarındaki ayrılıktır. Dış düşmanlar bize yenebilirdi; ancak biz kendi aramızda bölününce, kimse bize yardım edemez.
Bugün, Müslüman dünyası çok sayıda mezhep, meşrep, siyasî grupla bölünmüştür. Bu bölünüşe son vermek için, hepimiz Kur'an ve Sünnet etrafında birleşmeliyiz. İçerideki anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp, dış düşmana karşı birleşmeliyiz.
Allah'ım! Müminlerin gönüllerini bir gönül eyle.
Allah'ım! Bizi birlikle, beraberlikle şereflendir.
Allah'ım! Bizim aramamızdaki küslükleri, kinleri, ihtilafları gider.
Allah'ım! Müslümanların dış düşmanlara karşı birleşmesini nasip eyle.
Allah'ım! Müslüman milletini güçlendir ve izzet ver.
Allah'ım! Müminleri vücut gibi yapan kardeşliği hakkıyla yaşatmayı nasip eyle.
Salât ü selâm Efendimiz Muhammed'e, âline ve ashabına olsun. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.