Zorluklara karşı sabır, nimetlere karşı şükür
Elhamdulillahi Rabbil alemin. Aziz ve muhterem kardeşlerim! Bugün sizlerle, müminin iki büyük sıfatı olan sabır ve şükür hakkında konuşacağız. Bu iki sıfat, müminin hayatına anlam veren, zorluklarda dayanma gücü kazandıran ve nimetlerde kulluk şuurunu pekiştiren iki temel erdemdir.
Mümin, hayatta iki halde bulunur: ya zorluk içindedir, ya nimette. Zorlukta sabır eder, nimette şükreder. İşte bu iki tutum, mümini Allah'a yaklaştırır.
Muhterem müslümanlar! Sabır, zorluğa karşı direnmek, Allah'ın takdirine rıza göstermek, şikâyet etmeden katlanmaktır. Sabır, pasif bir teslimiyet değil, aktif bir dayanıklılıktır.
Sabır üç çeşittir: İbadet yapmada sabır, günahtan kaçınmada sabır, musibetlere karşı sabır. Her üçü de müminin ahlakının özüdür.
Aziz kardeşlerim! Rabbimiz, sabredenleri müjdeliyor. Bu müjde nedir? Cennet müjdesidir. Allah'ın rahmeti müjdesidir. Sabredenler, "Biz Allah'ınız, O'na döneceğiz" diyerek teslimiyet gösterirler.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur: "Ne garip şeydir ki, müminin her hali hayırdır. Sevinç gelince şükrederse, bu onun için hayırdır. Zorluk gelince sabretse, bu da onun için hayırdır." (Müslim)
Muhterem müminler! Şükür, Allah'ın verdiği nimetlere karşı minnet duymak, O'nu övmek ve nimetlerini O'nun istediği yolda kullanmaktır. Şükür, sadece dil ile değil, kalp ve amelle de yapılır.
Kalple şükür: Nimetin Allah'tan geldiğini bilmek. Dille şükür: "Elhamdülillah" demek. Amelle şükür: Nimetleri hayra kullanmak. İşte bu üçlü, tam şükürdür.
Aziz müslümanlar! Şükür, nimeti artırır. Bu, sadece maddî artış değil; manevî bereket, kalp huzuru, hayatın anlamını bulmaktır. Şükreden, az ile çok olur; nankörlük eden, çok ile az olur.
Bir gün Hz. Ömer (r.a.) dedi ki: "Biz şükredince, nimet arttı. Biz nankörlük edince, nimet gitti." Demek ki, nimetin devamı şükrededir; kaybı nankörlüktedir.
Muhterem kardeşlerim! Rabbimiz, Asr Suresinde sabır tavsiye etmeyi kurtuluş şartı kılmıştır. Demek ki, sabır yalnızca bireysel değil; toplumsal bir sorumluluktur. Birbirimize sabrı öğütlemeliyiz.
Mümin, hayatta dengelidir. Zorlukta umutsuzluğa düşmez, çünkü sabır eder. Nimette azgınlığa düşmez, çünkü şükreder. İşte bu denge, müminin olgunluğudur.
Allah'ım! Bize sabır ver, ayaklarımızı sağlam tut.
Allah'ım! Şükreden kullarından eyle bizi.
Allah'ım! Zorlukta sabredenlere, nimette şükredenlere dâhil eyle.
Allah'ım! Bizi nankörlükten koru, şükredenlere yazıver.
Allah'ım! Sabrı ve şükrü bir arada yaşamayı nasip eyle.
Allah'ım! Hayatımızı sabır ve şükür üzerine binâ eyle.
Salât ü selâm Efendimiz Muhammed'e, âline ve ashabına olsun. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.