DÜNYA MALI VE SEVGİSİ
GİRİŞ: EY ADEMOĞLU! YEDİĞİN TÜKENDİ, GİYDİĞİN ESKİDİ; VERDİĞİN NEREDE?
CEBİNDEKİ PARA DEĞİL, KEFENİNDEKİ KİRDİR! ALLAH İÇİN VERMEDİĞİN HER KURUŞ, YARIN MAHŞERDE KIZDIRILMIŞ LEVHA OLUP SURATINA BASILACAK! TİTRE VE KENDİNE GEL!
MİRASÇILARIN SARAYLARDA GÜLERKEN, SEN O KARANLIK HÜCREDE KURUŞ KURUŞ HESAP VERECEKSİN! BAŞKASININ SEFASI İÇİN KENDİ CEHENNEMİNİ Mİ HAZIRLIYORSUN? İDRAK ET!
TAPULARIN MEZARININ DARLIĞINI GENİŞLETMEYECEK! O ÇOK SEVDİĞİN EVLATLARIN SENİ TOPRAĞA GÖMÜP EVE DÖNECEK! YAPAYALNIZSIN! SERMAYEN SADECE BİRKAÇ METRE BEZ!
YAKITI İNSANLAR VE TAŞLAR OLAN O FIRINA, SIRTIMDA DÜNYA YÜKÜYLE NASIL GİRECEKSİN? KALBİNDEKİ PARA PUTUNU PARÇALAMAZSAN, O PUT SENİNLE BERABER YANACAK!
HESAP ÇETİN, MİZAN DEHŞETLİ, YOL UZUN! CEHENNEM ODUNU MU BİRİKTİRİYORSUN, YOKSA CENNET AZIĞI MI? ŞİMDİ KARAR VER; ÇÜNKÜ YARIN TOPRAK SENİN İÇİN KARAR VERECEK!
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
بسم الله الرحمن الرحيم
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي جَعَلَ الدُّنْيَا مَتَاعَ الْغُرُورِ
Dünyayı bir aldanış metası kılan Allah’a hamd olsun!
وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ الَّذ۪ي لَمْ يَتْرُكْ د۪ينَارًا وَلَا دِرْهَمًا
Geride ne bir dinar ne de bir dirhem bırakan Resulümüz Hz. Muhammed (S.a.v.) üzerine olsun!
اَلَّذ۪ي قَالَ: "حُبُّ الدُّنْيَا رَاْسُ كُلِّ خَط۪يئَةٍ"
O (S.a.v.) ki şöyle buyurmuştur: "Dünya sevgisi bütün hataların başıdır!"
وَعَلٰى اٰلِه۪ وَاَصْحَابِهِ الَّذ۪ينَ طَلَقُوا الدُّنْيَا ثَلَاثًا
Ve dünyayı üç talakla boşayan âli ve ashabı (Hz. Hazretleri) üzerine olsun!
AZİZ MÜMİNLER, DEĞERLİ MÜSLÜMANLAR!
Bugün buraya bir vaaza değil, bir cenaze provasına geldik! Bugün; uğruna ömrünüzü tükettiğiniz, gecenizi gündüzünüze kattığınız o tapuların, katların ve yatların musalla taşında nasıl birer "hiç"e dönüştüğünü konuşacağız. Ey ademoğlu! Yedin tükendi, giydin eskidi; hani nerede o sarıldığın servetin? Mirasçıların helal haram demeden o malların sefasını sürerken, sen o daracık, tek kişilik hücrede kuruş kuruş hesap vereceksin!
"EY MALININ KÖLESİ OLAN GAFİL! MEZARINA ALTINLARINI GÖMMEYECEKLER! SENİ BİR BEZ PARÇASIYLA O KARANLIK TOPRAĞA TERK EDECEKLER! İDRAK ET! ÖLECEKSİN!" Şairin dediği gibi: "Öleceğiz bir gün, gömecekler; birkaç gün övecekler, sonra kalan malını bölecekler " Bugün ya ebedi kurtuluşun tohumunu ekeceksiniz ya da kendi ellerinle cehennem odununu istifleyeceksin!
"ŞUNU İYİ BİLİN Kİ; GÖZÜNÜ ANCAK TOPRAK DOYURUR! MUSALLA TAŞINDA TAPULAR SÖKMEZ, GASSALIN ELİNDE BİR HİÇSİN!" Gel, o karanlık kabre girmeden önce, servetinin seni kurtarıp kurtaramayacağını Kur'an ve Sahih hadisler ışığında hep birlikte tefekkür edelim
1. ANA BÖLÜM: MALININ KÖLESİ MİSİN, YOKSA CENNETİN TALİBİ Mİ?
1. Ayet
اَلْهٰيكُمُ التَّكَاثُرُۙ حَتّٰى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَۜ
"Çoklukla övünmek (mal ve evlat çoğaltma yarışı) sizi oyaladı; ta kabirleri ziyaret edene (ölene) kadar!" (Tekâsür, 1-2)
1. Hadis
يَقُولُ ابْنُ آدَمَ: مَالِي مَالِي، وَهَلْ لَكَ مِنْ مَالِكَ إِلَّا مَا أَكَلْتَ فَأَفْنَيْتَ، أَوْ لَبِسْتَ فَأَبْلَيْتَ، أَوْ تَصَدَّقْتَ فَأَمْضَيْتَ؟
"Ademoğlu 'Malım, malım!' der. Ey ademoğlu! Yeyip tükettiğinden, giyip eskittiğinden veya sadaka verip (ahirete) gönderdiğinden başka senin malın mı var?" (Müslim, Zühd, 3)
Nüzul Sebebi: Kabilelerin birbirlerine karşı sayıca, malla ve mülkle üstünlük taslayıp ahireti unutmaları üzerine ihtar olarak inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Malın senin değil, sen malın esirisin!" Allah Teâlâ "Sizi oyaladı" diyor. Yani dünya seni öyle bir sarhoş etti ki, gerçeği ancak kafan mezar taşına çarpınca anlayacaksın! "İdrak etmez misin?" Öldüğünde arkanda bıraktığın her şey mirasçınındır; senin olan sadece verdiğindir!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Zer (Hz.) evinde hiç eşya bulundurmazdı. "Neden?" diyenlere; "Gideceğimiz (ahiret) evine gönderdik, burada bir şey bırakmadık" derdi.
Kıssadan Hisse: Mezara giren zengin ile fakir arasındaki tek fark, fakirin hesabının daha kısa olmasıdır!
2. Ayet
اِنَّمَآ اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۜ وَاللّٰهُ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ
"Şüphesiz mallarınız ve evlatlarınız birer fitnedir (imtihandır). Büyük ödül ise Allah katındadır." (Teğâbun, 15)
2. Hadis
لِكُلِّ أُمَّةٍ فِتْنَةٌ، وَفِتْنَةُ أُمَّتِي الْمَالُ
"Her ümmetin bir fitnesi (imtihanı) vardır; benim ümmetimin fitnesi ise maldır!" (Tirmizî, Zühd, 26)
Nüzul Sebebi: Müminlerin çocuklarına ve mallarına olan aşırı düşkünlükleri sebebiyle cihadı ve hicreti aksatmamaları için uyanış gayesiyle inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Mal seni Allah'tan uzaklaştırıyorsa o senin felaketindir!" Mal bir araçtır; eğer o araç seni cehenneme sürüyorsa, freni patlamış kamyon gibisin demektir. "İdrak etmez misin?" Ümmet-i Muhammed'in (S.a.v.) en büyük imtihanı paradır; sen bu imtihanın neresindesin?
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) devlet malından yanan bir mumu, şahsi işi için söndürüp kendi mumunu yakardı.
Kıssadan Hisse: Mal seni Allah'a götürmüyorsa, ayağına prangadır!
3. Ayet
اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۙ يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ
"O (insan) malı yığdı ve onu sayıp durdu. Malının kendisini ebedi kılacağını (ölmeyeceğini) sanıyor!" (Hümeze, 2-3)
3. Hadis
تَعِسَ عَبْدُ الدّ۪ينَارِ، تَعِسَ عَبْدُ الدِّرْهَمِ
"Dinarın kulu olan helak olsun! Dirhemin kulu olan helak olsun!" (Buhârî, Cihad, 70)
Nüzul Sebebi: Ahireti inkar edip servetiyle güç gösterisi yapan, parayı adeta bir ilah edinen müşriklerin karakterini ifşa için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Para saymakla ölümsüz olunmaz!" Kasasını dolduran ama kalbi boş olan gafil! Malın seni ebedi kılmayacak, tam tersine o yığdığın paralar mahşerde ateş olup seni yakacak! "İdrak etmez misin?" Banka hesabın arttıkça ömrün azalıyor!
Sahabe Kıssası: Abdurrahman b. Avf (Hz.) çok zengindi ama "Hesabını verememekten korkuyorum" diyerek ağlardı.
Kıssadan Hisse: Parayı cebine koyarsan bey olursun, kalbine koyarsan köle olursun!
4. Ayet
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ اَمْوَالُكُمْ وَلَآ اَوْلَادُكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِۚ
"Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi Allah’ı zikretmekten alıkoymasın!" (Münâfikûn, 9)
4. Hadis
لَوْ كَانَ لِابْنِ آدَمَ وَادِيَانِ مِنْ مَالٍ لَابْتَغَى ثَالِثًا، وَلَا يَمْلأُ جَوْفَ ابْنِ آدَمَ إِلَّا التُّرَابُ
"Ademoğlunun iki vadi dolusu altını olsa, üçüncüsünü ister. Ademoğlunun gözünü (karnını) ancak toprak doyurur!" (Buhârî, Rikâk, 10)
Nüzul Sebebi: Münafıkların dünya işlerine dalarak ibadeti ve Allah yolunda infakı terk etmeleri üzerine müminleri uyarmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Doymayan bir nefis, bitmeyen bir hırs!" Dünya öyle bir denizdir ki içtikçe susarsın. "İdrak etmez misin?" Mezara girdiğinde o vadiler dolusu altın değil, sadece bir avuç toprak seni doyuracak!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.) malının tamamını infak ettiğinde; "Ailene ne bıraktın?" sorusuna "Allah ve Resulü'nü (S.a.v.) bıraktım" cevabını vermiştir.
Kıssadan Hisse: Allah ile doymayan, dünya ile asla doymaz!
5. Ayet
مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا وَز۪ينَتَهَا نُوَفِّ اِلَيْهِمْ اَعْمَالَهُمْ ف۪يهَا وَهُمْ ف۪يهَا لَا يُبْخَسُونَ
"Kim sadece dünya hayatını ve onun süsünü isterse, onlara yaptıklarının karşılığını orada tam veririz; onlar orada hiçbir eksikliğe de uğratılmazlar." (Hûd, 15)
5. Hadis
مَنْ كَانَتِ الدُّنْيَا هَمَّهُ، فَرَّقَ اللَّهُ عَلَيْهِ أَمْرَهُ، وَجَعَلَ فَقْرَهُ بَيْنَ عَيْنَيْهِ
"Kimin tek derdi dünya olursa, Allah onun işlerini darmadağın eder ve fakirliği iki gözünün arasına diker (asla doymaz)!" (İbn Mâce, Zühd, 2)
Nüzul Sebebi: İbadetleri bile dünya menfaati için yapanların, karşılıklarını dünyada alacaklarını ama ahirette bir nasiplerinin olmadığını bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Dünyayı isteyene dünya verilir ama cennet kapısı kapanır!" Allah "Veririm" diyor ama sonrasında "Ateşten başka bir şey yoktur" diye ekliyor. "İdrak etmez misin?" Peşinden koştuğun dünya sana yar olmayacak, sen sadece ona hammallık yapacaksın!
Sahabe Kıssası: Hz. Mus'ab b. Umeyr (Hz.) dünyada en zengindi, en pahalı kokuları sürerdi; şehit olduğunda kefen yapacak kısa bir hırkasından başka bir şeyi yoktu.
Kıssadan Hisse: Dünyayı cebine sığdıran mümin, kalbine sığdıran münafıktır!
6. Ayet
اُولٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَيْسَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا النَّارُۘ
"İşte onlar (dünyayı isteyenler) için ahirette ateşten başka bir şey yoktur!" (Hûd, 16)
6. Hadis
مَا الدُّنْيَا فِي الْآخِرَةِ إِلَّا مِثْلُ مَا يَجْعَلُ أَحَدُكُمْ إِصْبَعَهُ فِي الْيَمِّ، فَلْيَنْظُرْ بِمَ تَرْجِعُ؟
"Ahiretin yanında dünyanın değeri; birinizin parmağını denize daldırıp çıkarması gibidir. O parmak denizden neyle dönerse, dünya da odur!" (Müslim, Cennet, 55)
Nüzul Sebebi: Dünyalık hırsların insanı nasıl bir sonuca götürdüğünü, bir damla için deryayı feda etmenin ahmaklığını bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Bir damla için okyanusu satan gafil!" Parmağına bulaşan o bir damla su dünyadır; koca okyanus ise ahiret. "İdrak etmez misin?" O damla kuruyup gidecek ama sen okyanustan mahrum kalacaksın!
Sahabe Kıssası: Hz. Osman (Hz.) çok zengindi ama bütün malını orduya ve fakirlere dağıtınca "Şimdi gerçek zengin oldum" demiştir.
Kıssadan Hisse: Dünyada bir damlaya kanan, ahirette susuz kalır!
7. Ayet
وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَآ اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ
"Dünya hayatı, aldatıcı bir menfaatten başka bir şey değildir!" (Âl-i İmrân, 185)
7. Hadis
إِنَّ اللَّهَ تَعَالَى يُبْغِضُ كُلَّ جَعْظَرِيٍّ جَوَّاظٍ، صَخَّابٍ بِالْأَسْوَاقِ، جِيفَةٍ بِاللَّيْلِ، حِمَارٍ بِالنَّهَارِ، عَالِمٍ بِالدُّنْيَا، جَاهِلٍ بِالْآخِرَةِ
"Allah; kaba, cimri, çarşılarda bağıran, gece leş gibi uyuyup gündüz eşek gibi çalışan, dünyayı çok iyi bilip ahiretten cahil olan kimseden nefret eder!" (İbn Hibbân, Sahih, 1/273)
Nüzul Sebebi: İnsanların ölüm gerçeğinden kaçıp sanki hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya sarılmalarının beyhudeliğini vurgulamak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Gündüz eşek, gece leş!" Hayatı sadece çalışmak ve uyumaktan ibaret sanan, Allah’ı ve ahireti unutan gafil! "İdrak etmez misin?" Sen bir robot değilsin, sen bir kulsun! Dünyanın süsü seni aldatmasın, o sadece bir vitrindir ve vitrin elbet kararacaktır!
Sahabe Kıssası: Selman-ı Farisi (Hz.) ölürken hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. "Neden?" dediklerinde; "Efendimiz (S.a.v.) 'Dünyadan bir yolcunun azığı kadar nasibiniz olsun' demişti. Benim ise çok malım var" dedi. Oysa mirası sadece 30 dirhemdi!
Kıssadan Hisse: Dünyayı bilen cahil, ahireti bilen alimdir!
2. ANA BÖLÜM: GÖZÜNÜ ANCAK TOPRAK DOYURUR: BİTMEYEN HIRSLARIN SON DURAĞI!
8. Ayet
وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَرَآءُۚ
"Kim cimrilik ederse, ancak kendi nefsi aleyhine cimrilik eder. Allah zengindir, muhtaç olan sizlersiniz!" (Muhammed, 38)
8. Hadis
اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَلَا يَزْدَادُ النَّاسُ عَلَى الدُّنْيَا اِلَّا حِرْصًا وَلَا يَزْدَادُونَ مِنَ اللّٰهِ اِلَّا بُعْدًا
"Kıyamet yaklaştı; insanların dünyaya olan hırsı artıyor, Allah’tan uzaklaşmaları ise daha da şiddetleniyor!" (Hâkim, el-Müstedrek, 4/324)
Nüzul Sebebi: Müminlerin Allah yolunda infaktan çekinmeleri ve "eksilecek" korkusuyla dünyaya sarılmaları üzerine ihtar için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Zenginlik Allah'ın sıfatıdır, sen ise bir muhtaçsın!" Elindekini Allah'tan sakınan gafil! Allah'ın hazinesinden mi eksilecek sanıyorsun? Cimrilik ederek aslında kendi cennetine giden yolu tıkıyorsun. "İdrak etmez misin?" Hırsın arttıkça Allah ile arana kalın duvarlar örüyorsun!
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) şöyle derdi: "Dünya sevgisi kalbe yerleşince, ahiret korkusu oradan göç eder."
Kıssadan Hisse: Malı biriktiren, derdi de biriktirir!
9. Ayet
وَمَآ اَمْوَالُكُمْ وَلَآ اَوْلَادُكُمْ بِالَّت۪ي تُقَرِّبُكُمْ عِنْدَنَا زُلْفٰىٓ اِلَّا مَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا
"Sizi huzurumuza yaklaştıracak olan ne mallarınız ne de evlatlarınızdır! Ancak iman edip salih amel işleyenler (bize yaklaşır)." (Sebe, 37)
9. Hadis
إِنَّ اللَّهَ لَا يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأَمْوَالِكُمْ، وَلَكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأَعْمَالِكُمْ
"Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz; O, sizin kalplerinize ve amellerinize bakar!" (Müslim, Birr, 34)
Nüzul Sebebi: Müşriklerin "Bizim malımız ve evladımız çok, bize azap edilmeyecek" diyerek servetleriyle şımarmaları üzerine inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Banka dekontuyla cennet alınmaz!" Allah katında geçeri olan para birimi "takva"dır. Dünyada itibar gördüğün o cüzdan, ahirette bir bez parçası kadar değer görmeyecek. "İdrak etmez misin?" Kalbin mühürlüyse, kasanın altın dolması seni kurtarmaz!
Sahabe Kıssası: Selman-ı Farisi (Hz.) validen olduğu halde tek bir hırka ile yaşar, "Ben Rabbimin huzuruna hafif yükle çıkmak istiyorum" derdi.
Kıssadan Hisse: Allah kalbe bakar, sen ise kasaya bakıyorsun!
10. Ayet
وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ بِمَآ اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ هُوَ خَيْرًا لَهُمْۜ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَهُمْۜ
"Allah’ın kereminden kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunu kendileri için hayırlı sanmasınlar. Aksine bu onlar için bir şerdir!" (Âl-i İmrân, 180)
10. Hadis
سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
"Cimrilik ettikleri şeyler, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır!" (Buhârî, Zekât, 3)
Nüzul Sebebi: Malının zekatını vermeyen ve yoksulun hakkını gasp edenlerin, o malların ahirette birer azap kamçısı olacağını bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Kasadaki altınlar yarın boynunda yılan olacak!" Vermediğin her kuruş, yarın seni boğacak bir halkaya dönüşecek. "İdrak etmez misin?" Sakladığın malın bekçiliğini yaparken, aslında kendi azabını istifliyorsun!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.) malının tamamını getirdiğinde, Resulullah (S.a.v.) "Ailene ne bıraktın?" dedi. "Allah ve Resulü'nü" dedi. O malın kölesi değil, sahibiydi.
Kıssadan Hisse: Malını infak etmeyen, malının altında ezilir!
11. Ayet
اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۙ يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ
"O, malı yığdı ve onu sayıp durdu. Malının kendisini ebedi kılacağını sanıyor!" (Hümeze, 2-3)
11. Hadis
لَيْسَ الْغِنَى عَنْ كَثْرَةِ الْعَرَضِ، وَلَكِنَّ الْغِنَى غِنَى النَّفْسِ
"Zenginlik mal çokluğu değildir; asıl zenginlik gönül zenginliğidir!" (Buhârî, Rikâk, 15)
Nüzul Sebebi: İnsanların ölüm gerçeğini unutup para yığarak ölümsüzlük vehmine kapılmalarını eleştirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Para saymakla ömür uzamaz, hesap ağırlaşır!" Kasasını doldurup kalbini boşaltan gafil! Malın seni mezarda yalnız bırakacak. "İdrak etmez misin?" Ölümsüzlük tapu dairelerinde değil, Allah katındaki secdelerdedir!
Sahabe Kıssası: Hz. Osman (Hz.) çok zengin olmasına rağmen, "Bu dünya benim için bir gölgeliktir, asıl mülk Allah'ındır" der ve infakta sınır tanımazdı.
Kıssadan Hisse: Dünyada firavun gibi biriktiren, Karun gibi batar!
12. Ayet
يَآ اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا۠
"Ey insanlar! Allah’ın vadi haktır. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın!" (Fâtır, 5)
12. Hadis
اَلدُّنْيَا مَلْعُونَةٌ مَلْعُونٌ مَا ف۪يهَا اِلَّا ذِكْرَ اللّٰهِ وَمَا وَالَاهُ اَوْ عَالِمًا اَوْ مُتَعَلِّمًا
"Dünya ve içindekiler lanetlenmiştir (değersizdir); ancak Allah’ı zikretmek, O’na yaklaştıran şeyler, alim ve talebe müstesnadır!" (Tirmizî, Zühd, 14)
Nüzul Sebebi: Dünyanın geçici parıltısına aldanıp ebedi hayatı unutan beşeriyete bir uyanış ihtaridir.
Az ve Öz Tefsir: "Aldanışın vitrini: Dünya!" Renkli ışıklar, lüks arabalar, gösterişli evler Hepsi birer göz boyamadır. "İdrak etmez misin?" Allah'ı hatırlatmayan her varlık, senin için bir lanet (uzaklık) sebebidir!
Sahabe Kıssası: İbn Ömer (Hz.) bir gün çarşıdan geçerken "Dünya bir leştir, ona talip olanlar ise köpeklerdir" diyen birini duyunca "Doğru söyledi" diye tasdik etmiştir.
Kıssadan Hisse: Vitrine aldanan, depodaki yangını görmez!
13. Ayet
كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ الْمَوْتِۜ وَاِنَّمَا تُوَفَّوْنَ اُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ
"Her nefis ölümü tadacaktır. Ecirleriniz (karşılıklarınız) ancak kıyamet günü size tastamam verilecektir." (Âl-i İmrân, 185)
13. Hadis
كُنْ فِي الدُّنْيَا كَأَنَّكَ غَرِيبٌ أَوْ عَابِرُ سَبِيلٍ
"Dünyada tıpkı bir garip veya bir yolcu gibi ol!" (Buhârî, Rikâk, 3)
Nüzul Sebebi: Ölümün mutlaklığını hatırlatarak, dünyayı bir istasyon değil bir durak olarak görmeyi sağlamak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Yolcuysan han yapma!" Han yapmaya çalışan yolcu perişan olur. Dünyaya kazık çakmaya çalışma, o kazığı bir gün mezarına dikerler. "İdrak etmez misin?" Garipler hafif yükle yürür; senin sırtındaki dünya yüküyle o sıratı nasıl geçeceksin?
Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.) halife iken maaşının arttırılmasını teklif edenlere, "Bir garibe yetecek kadar olsun yeter" demiştir.
Kıssadan Hisse: Dünyada ev sahibi olmaya çalışan, ahirette evsiz kalır!
14. Ayet
اِعْلَمُوآ اَنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَز۪ينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِۜ
"Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve mallarda, evlatlarda bir çoğalma yarışıdır." (Hadîd, 20)
14. Hadis
اَلدُّنْيَا سِجْنُ الْمُؤْمِنِ وَجَنَّةُ الْكَافِرِ
"Dünya müminin zindanı, kafirin ise cennetidir!" (Müslim, Zühd, 1)
Nüzul Sebebi: Dünyanın geçici bir oyun sahası olduğunu, asıl hayatın bu oyundan sonra başlayacağını bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Oyun bittiğinde elinde ne kalacak?" Çocuklar oyun oynar, akşam olunca her şeyi bırakıp eve dönerler. Sen de dünya oyununu bırakıp kabre döneceksin. "İdrak etmez misin?" Mümin burada kısıtlıdır çünkü gözü gerçek saraylardadır!
Sahabe Kıssası: Hz. Ali (Hz.) şöyle derdi: "Dünya arkasını dönmüş gidiyor, ahiret ise yüzünü dönmüş geliyor. Siz ahiretin evlatları olun!"
Kıssadan Hisse: Oyun sahasında uyuyakalan, eve geç kalır!
15. Ayet
تِلْكَ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذ۪ينَ لَا يُر۪يدُونَ عُلُوًّا فِي الْاَرْضِ وَلَا فَسَادًاۜ
"İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde büyüklük taslamayan ve fesat çıkarmayanlara veririz." (Kasas, 83)
15. Hadis
إِذَا رَأَيْتَ اللَّهَ يُعْطِي الْعَبْدَ مِنَ الدُّنْيَا عَلَى مَعَاصِيهِ مَا يُحِبُّ، فَإِنَّمَا هُوَ اسْتِدْرَاجٌ
"Eğer Allah’ın, günah işlemesine rağmen kula sevdiği dünyalıkları verdiğini görürsen, bil ki bu sadece bir istidraçtır (adım adım felakete sürüklemedir)!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/145)
Nüzul Sebebi: Kibirlenip yeryüzünde mülk sahibi olmayı bir üstünlük sananları uyarmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Aldığın her lüks, belki de kaybettiğin cennetin bedelidir!" Allah bazen kulu ateşe hazırlamak için ona dünyayı açar. "İdrak etmez misin?" Cebin dolarken kalbin boşalıyorsa, bu bir nimet değil, bir tuzaktır!
Sahabe Kıssası: Hz. Mus’ab b. Umeyr (Hz.) her şeyini terk edip İslam’a girdiğinde, Mekke’nin en zenginiyken Medine’de yamalı bir hırkayla gezerdi ama içi huzur doluydu.
Kıssadan Hisse: Yeryüzünde yükselen, ahirette düşer!
3. ANA BÖLÜM: MİRASÇIN SEFASINI SÜRECEK, SEN HESABINI VERECEKSİN!
16. Ayet
وَلَقَدْ جِئْتُمُونَا فُرَادٰى كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْتُمْ مَا خَوَّلْنَاكُمْ وَرَاءَ ظُهُورِكُمْۚ
"Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi bize teker teker (yapayalnız) geldiniz ve size verdiğimiz her şeyi arkanızda bıraktınız!" (En'âm, 94)
16. Hadis
يَتْبَعُ الْمَيِّتَ ثَلَاثَةٌ: فَيَرْجِعُ اثْنَانِ وَيَبْقَى مَعَهُ وَاحِدٌ: يَتْبَعُهُ أَهْلُهُ وَمَالُهُ وَعَمَلُهُ، فَيَرْجِعُ أَهْلُهُ وَمَالُهُ وَيَبْقَى عَمَلُهُ
"Ölüyü (mezara kadar) üç şey takip eder: Ailesi, malı ve ameli. İkisi geri döner, biri onunla kalır: Ailesi ve malı geri döner, ameli onunla kalır!" (Buhârî, Rikâk, 42)
Nüzul Sebebi: Müşriklerin ve dünyaya tapanların, öldükten sonra putlarının veya servetlerinin kendilerine şefaatçi olacağı iddiasını çürütmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Giriş tek kişilik, hesap tek kişiliktir!" DÜNYA SENİ OYALARKEN, ÖLÜM SENİ İZLEYECEK! Mezara girdiğinde tapularını mirasçıların bölüşecek ama o tapuların helal-haram hesabını sadece sen vereceksin. "İdrak etmez misin?" Arkanda bıraktıkların senin için bir "hiç", önündekiler ise tek gerçektir!
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) bir gün mezarlığa gitmiş ve şöyle seslenmiştir: "Ey kabir ehli! Haberler bizde; mallarınız paylaşıldı, eşleriniz başkalarıyla evlendi, evlerinize başkaları yerleşti. Sizde ne haber var?"
Kıssadan Hisse: Mirasçın sefasını sürecek, sen hesabını vereceksin!
17. Ayet
وَمَا تُقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ هُوَ خَيْرًا وَاَعْظَمَ اَجْرًاۜ
"Kendi nefsiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz, onu Allah katında daha hayırlı ve ödülü daha büyük olarak bulursunuz." (Müzzemmil, 20)
17. Hadis
أَيُّكُمْ مَالُ وَارِثِهِ أَحَبُّ إِلَيْهِ مِنْ مَالِهِ؟ قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، مَا مِنَّا أَحَدٌ إِلَّا مَالُهُ أَحَبُّ إِلَيْهِ. قَالَ: فَإِنَّ مَالَهُ مَا قَدَّمَ، وَمَالُ وَارِثِهِ مَا أَخَّرَ
"Hanginiz mirasçısının malını kendi malından daha çok sever? 'Kimse sevmez' dediler. Efendimiz buyurdu: 'Öyleyse kendi malın (ahirete) gönderdiğindir, mirasçının malı ise arkada bıraktığındır!'" (Buhârî, Rikâk, 12)
Nüzul Sebebi: İnsanların malı ellerinde tutma hırsını kırmak ve gerçek mülkiyetin ancak infakla kazanılacağını bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Kasadaki para senin değil, mirasçınındır!" TOPRAK SENİ BEKLERKEN, SEN TOPRAĞA DEĞİL PARAYA SARILIYORSUN! Cebinde tuttuğun değil, Allah yolunda verdiğin senindir. "İdrak etmez misin?" Harcadığın bitti, sakladığın başkasının oldu; sadece verdiğin seninle mezara girdi!
Sahabe Kıssası: Hz. Aişe (Hz.) bir koyun kesmiş ve tamamını dağıtmıştı. Efendimiz (S.a.v.) "Ne kaldı?" deyince, "Sadece bir kürek kemiği kaldı" dedi. Efendimiz: "Bilakis, o kürek kemiği hariç hepsi bize kaldı!" buyurdu.
Kıssadan Hisse: Malını ahirete göndermeyen, onu mirasçısına bağışlamıştır!
18. Ayet
اِنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ
"Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir!" (Muhammed, 36)
18. Hadis
اَلدُّنْيَا مَتَاعٌ، وَخَيْرُ مَتَاعِ الدُّنْيَا الْمَرْأَةُ الصَّالِحَةُ
"Dünya bir geçimlikten ibarettir; bu geçimliğin en hayırlısı ise saliha bir eştir!" (Müslim, Radâ, 64)
Nüzul Sebebi: Dünyanın ciddiye alınacak ebedi bir yurt olmadığını, asıl hazırlığın bu "oyun" bittikten sonrası için yapılması gerektiğini ihtar için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Oyun bittiğinde elin boş kalmasın!" DÜNYA İÇİN KOŞANLAR ÇOK, AMA KABRE HAZIRLANANLAR NE KADAR AZ! Çocuklar oyun bittiğinde oyuncakları bırakır evine döner. Sen de bu dünya oyuncaklarını bırakıp asıl evine (kabre) döneceksin. "İdrak etmez misin?" Oyunda kazandığın puanlar (paralar) evde (ahirette) geçmez!
Sahabe Kıssası: Hz. Ali (Hz.) şöyle derdi: "Dünya bir rüya gibidir; insan ölünce uyanır."
Kıssadan Hisse: Rüyada zengin olanın, uyanınca elinde hiçbir şey kalmaz!
19. Ayet
وَمَا هٰذِهِ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَآ اِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌۜ وَاِنَّ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ لَهِيَ الْحَيَوَانُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ
"Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve bir oyundan ibarettir. Ahiret yurdu ise gerçek hayatın ta kendisidir. Keşke bilselerdi!" (Ankebût, 64)
19. Hadis
اَللَّهُمَّ لَا عَيْشَ إِلَّا عَيْشُ الْآخِرَةِ
"Allah'ım! Gerçek hayat ancak ahiret hayatıdır!" (Buhârî, Cihad, 33)
Nüzul Sebebi: Dünyayı "gerçek" sanıp bütün enerjisini buraya harcayan gafil insanı, uykudan uyandırmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Ölümlü bir hayat için ebedi hayatı satan ahmaktır!" HER GÜN AYNAYA BAKIYORSUN AMA MEZARINI HİÇ DÜŞÜNMÜYORSUN! Aynada gördüğün o beden toprak olacak, o ev başkasına kalacak. "İdrak etmez misin?" Gerçek hayat, ölümden sonra başlayandır; burası sadece bir rüyadır!
Sahabe Kıssası: Efendimiz (S.a.v.) Hendek kazarken açlıktan karnına taş bağlamış ve bu sözü söyleyerek ashabına moral vermiştir.
Kıssadan Hisse: Dünyada saray yapan, ahirette çadır bile bulamaz!
20. Ayet
بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا۠ وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ وَاَبْقٰىۜ
"Fakat siz (ey insanlar) dünya hayatını tercih ediyorsunuz! Oysa ahiret daha hayırlı ve daha süreklidir." (A'lâ, 16-17)
20. Hadis
مَنْ أَحَبَّ دُنْيَاهُ أَضَرَّ بِآخِرَتِهِ، وَمَنْ أَحَبَّ آخِرَتَهُ أَضَرَّ بِدُنْيَاهُ، فَآثِرُوا مَا يَبْقَى عَلَى مَا يَفْنَى
"Kim dünyasını severse ahiretine zarar verir, kim ahiretini severse dünyasına zarar verir. Öyleyse ebedi olanı fani olana tercih edin!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/412)
Nüzul Sebebi: İnsanların gözle gördükleri peşin menfaati, görmedikleri ebedi mükafata tercih etme hastalığını tedavi için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Kalp iki sevgiye dar gelir!" DÜNYA SEVGİSİ KALBE GİRİNCE, AHİRET KAPIDAN ÇIKAR! Hem dünyayı ilah edineyim hem cenneti kazanayım diyemezsin. "İdrak etmez misin?" SİZLER DÜNYAYI ÇOK SEVİYOR AHİRETİ UNUTUYORSUNUZ OYSAKİ AHİRET SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Bekir (Hz.) dünyalık bir işi ahiretine engel gördüğünde, o işi kökünden terk ederdi.
Kıssadan Hisse: Faniyi seven fena bulur, baki olanı seven beka bulur!
21. Ayet
وَفَرِحُوا بِالْحَيٰوةُ الدُّنْيَاۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا مَتَاعٌۜ
"Onlar dünya hayatıyla şımardılar. Oysa dünya hayatı, ahiretin yanında ancak geçici bir menfaattir." (Ra'd, 26)
21. Hadis
إِنَّ الدُّنْيَا حُلْوَةٌ خَضِرَةٌ، وَإِنَّ اللَّهَ مُسْتَخْلِفُكُمْ فِيهَا، فَيَنْظُرُ كَيْفَ تَعْمَلُونَ
"Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi orada halife kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır!" (Müslim, Zikir, 99)
Nüzul Sebebi: Servet ve makam sahibi olup bununla şımaran, yeryüzünde böbürlenerek gezenleri uyarmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Elinizdeki dünya bir emanettir!" ELİNE GEÇEN DÜNYA, ELİNDEN ÇIKACAK BİR EMANETTİR. Sen o emaneti sahibi sanıyorsun. "İdrak etmez misin?" SEN DÜNYAYI BÜYÜTTÜKÇE, AHİRET KÜÇÜLÜR GÖZÜNDE! Emaneti mülk sanan, sahibi geri istediğinde isyan eder.
Sahabe Kıssası: Hz. Osman (Hz.) en zengin olduğu dönemde bile kuru ekmek yer ve "Ben emanetçiyim, asıl mülk Allah'ındır" derdi.
Kıssadan Hisse: Emanete ihanet eden, mahşerde rezil olur!
22. Ayet
فَلْيَضْحَكُوا قَل۪يلًا وَلْيَبْكُوا كَث۪يرًاۚ جَزَاءً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
"Kazandıklarının cezası olarak artık az gülsünler, çok ağlasınlar!" (Tevbe, 82)
22. Hadis
لَوْ تَعْلَمُونَ مَا أَعْلَمُ لَضَحِكْتُمْ قَلِيلًا وَلَبَكَيْتُمْ كَثِيرًا
"Benim bildiklerimi (ahireti ve hesabı) bilseydiniz, az güler çok ağlardınız!" (Buhârî, Küsûf, 2)
Nüzul Sebebi: Tebük seferinden geri kalanların, dünya rahatını tercih edip gülüp eğlenmeleri üzerine ihtar için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Dünya gülme yeri değil, ağlama (tövbe) yeridir!" DÜNYA İÇİN AĞLAYANLAR, AHİRETTE NASIL GÜLECEK? Bugün araba için, ev için gözyaşı döküyorsun; peki ya kaçırdığın namaz için ne zaman ağlayacaksın? "İdrak etmez misin?" Mezara girince anlayacaksın: "KEŞKE DAHA AZ DÜNYA, DAHA ÇOK AHİRET OLSAYDI…"
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) gözyaşı dökmekten yanaklarında iki siyah iz oluşmuştu.
Kıssadan Hisse: Dünyada ağlayan, ahirette sevinir!
23. Ayet
يَآ اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّ فَلَا تَغُرَّنَّكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا۠
"Ey insanlar! Allah’ın vadi haktır. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın!" (Fâtır, 5)
23. Hadis
اَلدُّنْيَا مَلْعُونَةٌ مَلْعُونٌ مَا ف۪يهَا اِلَّا ذِكْرَ اللّٰهِ
"Dünya ve içindekiler (Allah'tan uzaklaştırdığı sürece) değersizdir; ancak Allah’ı zikretmek ve O'na yaklaştıranlar müstesna!" (Tirmizî, Zühd, 14)
Nüzul Sebebi: Dünyanın sahte parıltısının insanı nasıl ebedi hüsrana sürüklediğini bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Dünya seni terk etmeden, sen onu kalbinden at!" DÜNYA SENİ TERK ETMEDEN ÖNCE, SEN DÜNYAYI TERK ET! Eğer dünya seni aldattıysa suç onda değil, aldanmaya hazır olan kalbindedir. "İdrak etmez misin?" MAL BİRİKTİRDİN AMA AMELLERİN BOŞ KALDIYSA İFLAS ETTİN!
Sahabe Kıssası: İbn Ömer (Hz.) çarşıdan geçerken "Bu dünya kokuşmuş bir leştir" der ve oradan hızla uzaklaşırdı.
Kıssadan Hisse: Dünyaya arkasını dönene, dünya köle olur!
4. ANA BÖLÜM: MUSALLA TAŞINDA TAPULAR SÖKMEZ: GASSALIN ELİNDE BİR HİÇSİN!
24. Ayet
ثُمَّ رُدُّوٓا اِلَى اللّٰهِ مَوْلٰيهُمُ الْحَقِّۜ اَلَا لَهُ الْحُكْمُ وَهُوَ اَسْرَعُ الْحَاسِب۪ينَ
"Sonra onlar gerçek mevlaları olan Allah’a döndürülürler. Haberiniz olsun, hüküm yalnızca O’nundur ve O, hesap görenlerin en süratlisidir!" (En'âm, 62)
24. Hadis
إِذَا مَاتَ الإِنْسَانُ انْقَطَعَ عَنْهُ عَمَلُهُ إِلَّا مِنْ ثَلَاثَةٍ: إِلَّا مِنْ صَدَقَةٍ جَارِيَةٍ، أَوْ عِلْمٍ يُنْتَفَعُ بِهِ، أَوْ وَلَدٍ صَالِحٍ يَدْعُو لَهُ
"İnsan ölünce üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye (kalıcı hayır), faydalanılan ilim ve kendisine dua eden salih evlat!" (Müslim, Vasiyye, 14)
Nüzul Sebebi: İnsanın ölümle birlikte dünyevi tüm bağlarının kopacağını ve sadece ahirete yatırdıklarının ona fayda vereceğini hatırlatmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Dosyan kapanıyor, sadece üç kanal açık kalıyor!" GAFLETİN EN BÜYÜĞÜ: ÖLÜMÜ BİLDİĞİ HALDE HAZIRLANMAMAKTIR! Musalla taşına yattığında "şuyum vardı, buyum vardı" diyemezsin. O gün banka müdürleri değil, münker ve nekir gelecek. "İdrak etmez misin?" Ömrünü harcadığın o dünya, bugün seni bir bez parçasına sarıp terk etti!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.) vefat edeceği zaman, "Eski elbiselerimle beni defnedin, yeniler dirilere lazımdır" diyerek dünyaya son dersini vermiştir.
Kıssadan Hisse: Mezarda marka elbise değil, salih amel giyilir!
25. Ayet
وَاتَّقُوا يَوْمًا تُرْجَعُونَ ف۪يهِ اِلَى اللّٰهِ ثُمَّ تُوَفّٰى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ
"Allah’a döndürüleceğiniz, sonra da herkese kazandığının tastamam verileceği ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacakları o günden sakının!" (Bakara, 281)
25. Hadis
أَكْثِرُوا ذِكْرَ هَاذِمِ اللَّذَّاتِ: الْمَوْتِ
"Lezzetleri bıçak gibi kesen ölümü çokça zikredin (hatırlayın)!" (Tirmizî, Zühd, 4)
Nüzul Sebebi: Kur'an'ın en son inen ayetlerinden biri olup, müminlere son nefes ve büyük hesap gününü hatırlatarak dünyadan el çekmelerini telkin eder.
Az ve Öz Tefsir: "Ölüm, bütün iştahları kursakta bırakan tek gerçektir!" DÜNYA İÇİN HARCADIĞIN ÖMÜR, KABİRDE SANA PİŞMANLIK OLARAK DÖNECEK. Sen zevk peşindeyken ölüm ensende bekliyor. "İdrak etmez misin?" Lezzet aldığın her günah, yarın o daracık hücrede karşına bir azap olarak çıkacak!
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) yüzüğünün taşına "Vaiz olarak ölüm sana yeter ey Ömer!" yazdırmıştı.
Kıssadan Hisse: Ölümü unutanı, ölüm asla unutmaz!
26. Ayet
حَتّٰىٓ اِذَا جَآءَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِۙ لَعَلّ۪يٓ اَعْمَلُ صَالِحًا ف۪يمَا تَرَكْتُ كَلَّاۜ
"Nihayet onlardan birine ölüm geldiğinde: 'Rabbim, beni geri gönder; terk ettiğim (dünyada) salih ameller işleyeyim' der. Hayır! (Bu boş bir laftır)." (Mü'minûn, 99-100)
26. Hadis
إِنَّ الْمَيِّتَ لَيَسْمَعُ خَفْقَ نِعَالِهِمْ إِذَا وَلَّوْا عَنْهُ مُدْبِرِينَ
"Ölü, kendisini gömenler arkalarını dönüp giderken onların ayak seslerini duyar!" (Buhârî, Cenâiz, 68)
Nüzul Sebebi: Ölüm anında pişmanlık duyan ama artık tövbe kapısı kapanmış olan bedbahtların halini tasvir etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Ayak sesleri uzaklaşırken sen yapayalnız kalacaksın!" DÜNYA SENİ ALDATTIYSA SUÇ ONDA DEĞİL, ALDANMAYA HAZIR OLAN KALBİNDEDİR. Şimdi "yarın yaparım" dediğin o ameller için, kabirde "bir saniye bile olsa geri gönder" diye yalvaracaksın ama kapı yüzüne kapanacak! "İdrak etmez misin?" Fırsat elindeyken neden hala dünyaya sarılıyorsun?
Sahabe Kıssası: Hz. Ali (Hz.) mezarlıklardan geçerken selam verir ve "Siz önden gittiniz, biz de peşinizden geleceğiz. Mallarınız paylaşıldı, hanımlarınız evlendi " diyerek nefisleri terbiye ederdi.
Kıssadan Hisse: Son pişmanlık, cehennem ateşini söndürmez!
27. Ayet
اَيْنَمَا تَكُونُوا يُدْرِكْكُمُ الْمَوْتُ وَلَوْ كُنْتُمْ ف۪ي بُرُوجٍ مُشَيَّدَةٍۜ
"Nerede olursanız olun, sağlam kaleler içinde bile olsanız ölüm sizi bulacaktır!" (Nisâ, 78)
27. Hadis
مَا لِي وَلِلدُّنْيَا؟ مَا أَنَا فِي الدُّنْيَا إِلَّا كَرَاكِبٍ اسْتَظَلَّ تَحْتَ شَجَرَةٍ ثُمَّ رَاحَ وَتَرَكَهَا
"Benim dünya ile ne işim olur? Ben dünyada, bir ağacın gölgesinde biraz dinlenip sonra da orayı bırakıp giden bir yolcu gibiyim!" (Tirmizî, Zühd, 44)
Nüzul Sebebi: Savaştan veya ölümden kaçmak için kalelere saklananların, ecelden kaçışın mümkün olmadığını anlamaları için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Zırhlı araçlar seni ecelden korumaz!" TOPRAK SENİ BEKLERKEN, SEN TOPRAĞA DEĞİL PARAYA SARILIYORSUN. Rezidanslarda, lüks sitelerde saklandığını mı sanıyorsun? Ölüm meleği için kapıların şifresi, korumaların silahı bir hiçtir. "İdrak etmez misin?" Gölgende oturduğun o dünya ağacı, bir gün senin tabutun olacak!
Sahabe Kıssası: Hz. Osman (Hz.) bir mezarın başında durduğunda sakalı ıslanana kadar ağlardı. "Cennet ve cehennem anıldığında bu kadar ağlamıyorsun, neden?" dediklerinde; "Kabir ahiretin ilk durağıdır; orayı geçen kurtulur, geçemeyen yanar" derdi.
Kıssadan Hisse: Dünyada saray yapan, kabirde daralır!
28. Ayet
قُلْ اِنَّ الْمَوْتَ الَّذ۪ي تَفِرُّونَ مِنْهُ فَاِنَّهُ مُلَاق۪يكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
"De ki: Kendisinden kaçtığınız ölüm mutlaka size ulaşacaktır. Sonra gizliyi de aşikârı da bilen Allah’a döndürüleceksiniz; O size yaptıklarınızı haber verecektir!" (Cuma, 8)
28. Hadis
يُقَالُ لِلرَّجُلِ فِي قَبْرِهِ: مَا كُنْتَ تَقُولُ فِي هَذَا الرَّجُلِ؟
"Kabirde insana sorulur: Bu adam (Resulullah S.a.v.) hakkında ne diyordun?" (Buhârî, Cenâiz, 87)
Nüzul Sebebi: Yahudilerin ölümü istememeleri ve dünyada ebedi kalma arzuları üzerine, ölümün kaçınılmaz bir buluşma olduğunu beyan için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Kaçtığın şey aslında seni karşılamaya geliyor!" DÜNYA SENİ TERK ETMEDEN ÖNCE, SEN DÜNYAYI TERK ET! Sen ölümden kaçıyorsun ama o her adımında sana daha da yaklaşıyor. "İdrak etmez misin?" Mahşerde "ne yaptın?" sorusuna verecek cevabın yoksa, topladığın o mallar sana şahitlik değil, düşmanlık edecek!
Sahabe Kıssası: Hz. İbn Mes'ud (Hz.) bir cenaze gördüğünde; "Bu giden ölüdür, yarın da biz gideceğiz. Acaba hazırlığımız nedir?" diye hıçkırırdı.
Kıssadan Hisse: Ölümden kaçan, aslında eceline koşan yolcudur!
29. Ayet
كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُۜ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
"O’nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm O’nundur ve O’na döndürüleceksiniz!" (Kasas, 88)
29. Hadis
إِذَا كَانَ الْغَدُ فَلَا تَقُلْ إِنِّي بَاقٍ، وَإِذَا كُنْتَ فِي مَسَاءٍ فَلَا تَنْتَظِرِ الصَّبَاحَ
"Sabaha çıkınca akşama çıkacağını söyleme, akşama erince de sabaha çıkacağını bekleme!" (Buhârî, Rikâk, 3)
Nüzul Sebebi: Her şeyin fani, sadece Allah'ın baki olduğunu vurgulayarak; geçici olan dünyaya kalben bağlanmanın anlamsızlığını anlatmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Baki olanın önünde fani olana secde edilmez!" HER GÜN AYNAYA BAKIYORSUN AMA MEZARINI HİÇ DÜŞÜNMÜYORSUN. Aynada gördüğün o 'ben' duygusu bir gün yok olacak. "İdrak etmez misin?" Tapulu malın dediklerin, Allah "Ol!" dediğinde oldu, "Öl!" dediğinde başkasının olacak!
Sahabe Kıssası: Hz. Abdullah b. Ömer (Hz.) "Kendini kabir ehlinden say" düsturuyla yaşar, yatağına girmeden önce vasiyetini başucuna koyardı.
Kıssadan Hisse: Faniye bel bağlayan, baki olandan mahrum kalır!
30. Ayet
فَاِذَا جَآءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَاْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ
"Ecelleri geldiği zaman onu ne bir an erteleyebilirler ne de öne alabilirler!" (A'râf, 34)
30. Hadis
مَنْ أَحَبَّ لِقَاءَ اللَّهِ أَحَبَّ اللَّهُ لِقَاءَهُ، وَمَنْ كَرِهَ لِقَاءَ اللَّهِ كَرِهَ اللَّهُ لِقَاءَهُ
"Kim Allah’a kavuşmayı severse, Allah da ona kavuşmayı sever. Kim Allah’a kavuşmaktan hoşlanmazsa, Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz!" (Buhârî, Rikâk, 41)
Nüzul Sebebi: Her milletin ve her ferdin bir bitiş süresi olduğunu, bu sürenin pazarlığa kapalı olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Saniyelerin hesabını yapan gafil! Ecel saniyesini kimse durduramaz!" DÜNYA SEVGİSİ KALBE GİRİNCE, AHİRET KAPIDAN ÇIKAR. Eğer Allah'a kavuşmaktan korkuyorsan, dünya seni öyle bir sarmış ki kalbinde Allah'a yer kalmamış demektir. "İdrak etmez misin?" Randevun kesin, saatin gizli; neden hala hazırlıksızsın?
Sahabe Kıssası: Hz. Bilal-i Habeşi (Hz.) vefat ederken eşi "Vah başıma gelenler!" deyince; "Hayır, ne mutlu bana! Yarın sevgililerime; Muhammed (S.a.v.) ve arkadaşlarına kavuşacağım!" demiştir.
Kıssadan Hisse: Dünyada gurbette olan, ölümle vatanına kavuşur!
31. Ayet
وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَۙ عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ ف۪ي مَا لَا تَعْلَمُونَ
"Sizin yerinize benzerlerinizi getirmekte ve sizi bilmediğiniz bir alemde yeniden yaratmakta bizim önümüze geçilemez!" (Vâkıa, 60-61)
31. Hadis
إِنَّ مَثَلَ هَذِهِ الدُّنْيَا مَثَلُ ثَوْبٍ شُقَّ مِنْ أَوَّلِهِ إِلَى آخِرِهِ، فَبَقِيَ مُعَلَّقًا بِخَيْطٍ فِي آخِرِهِ، فَيُوشِكُ ذَلِكَ الْخَيْطُ أَنْ يَنْقَطِعَ
"Şu dünyanın hali; baştan sona yırtılmış, sadece sonunda bir ipliğe asılı kalmış bir elbise gibidir. O ipliğin kopması ise an meselesidir!" (Beyhakî, Şuabu’l-İman, 7/348)
Nüzul Sebebi: Ölümün bir yok oluş değil, bir değişim ve asıl yaratılışa geçiş olduğunu, Allah'ın kudretinin buna yeteceğini beyan için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "İpliği kopmak üzere olan dünyaya asılmak ne büyük ahmaklıktır!" DÜNYA İÇİN AĞLAYANLAR, AHİRETTE NASIL GÜLECEK? Elbise dökülüyor, vücut yaşlanıyor, dünya çürüyor. "İdrak etmez misin?" Yırtık bir elbiseyi yama yaparak ebedi kılamazsın!
Sahabe Kıssası: Hz. Huzeyfe b. Yeman (Hz.) ölürken; "Ayrılık vakti geldi. Sevdiğim (Allah) muhtaç olduğum anda geldi. Pişman olan felah bulmaz!" diyerek teslim olmuştur.
Kıssadan Hisse: Dünyayı yama yapan, ahiretini yırtar!
5. ANA BÖLÜM: MUHTEŞEM VE KORKUTUCU FİNAL MÜHRÜ!
32. Ayet
يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَۙ اِلَّا مَنْ اَتَى اللّٰهَ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍۜ
"O gün ne mal fayda verir ne de evlatlar! Ancak Allah’a selim (temiz) bir kalple gelenler müstesna." (Şuarâ, 88-89)
32. Hadis
اَلْمَرْءُ مَعَ مَنْ اَحَبَّ
"Kişi sevdiği ile beraberdir!" (Buhârî, Edeb, 96)
Nüzul Sebebi: İbrahim Aleyhisselam'ın babası ve kavmi için yaptığı duada, malın ve soyun Allah katında bir değerinin olmadığını, tek geçer akçenin ihlas olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir:"Hesap gününde cüzdanlar değil, kalpler tartılacak!" DÜNYA SEVGİSİ KALBE GİRİNCE, AHİRET KAPIDAN ÇIKAR! Sen kalbini parayla doldurursan, mahşerde paranın (yani ateşin) yanında olursun. "İdrak etmez misin?" Kalbin selim değilse, kasanın dolu olması seni sadece ateşe yaklaştırır!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.) "Kalbimde Allah ve Resulü'nden (S.a.v.) başka bir sevgiye yer bırakmadım" diyerek bu ayetin canlı tefsiri olmuştur.
Kıssadan Hisse: Dünyayı seven dünyada kalır, Allah'ı seven O'na varır!
33. Ayet
وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَآ اِلَّا لَعِبٌ وَلَهْوٌۜ وَلَلدَّارُ الْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يَتَّقُونَۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ
"Dünya hayatı bir oyun ve eğlencedir. Sakınanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?" (En'âm, 32)
33. Hadis
لَوْ كَانَتِ الدُّنْيَا تَعْدِلُ عِنْدَ اللَّهِ جَنَاحَ بَعُوضَةٍ مَا سَقَى كَافِرًا مِنْهَا شَرْبَةَ مَاءٍ
"Eğer dünyanın Allah katında bir sivrisineğin kanadı kadar değeri olsaydı, kâfire oradan bir yudum su bile içirmezdi!" (Tirmizî, Zühd, 13)
Nüzul Sebebi: Dünyanın geçici süsüne bakıp kâfirlerin refahına özenen müminleri uyarmak ve asıl mülkün ahiret olduğunu tescil için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Sivrisineğin kanadı kadar etmeyen bir dünya için değer mi?" EY ADEMOĞLU! YEDİĞİN TÜKENDİ, GİYDİĞİN ESKİDİ; VERDİĞİN NEREDE? Allah dünyaya o kadar az değer veriyor ki, düşmanlarına bile bolca veriyor. "İdrak etmez misin?" Değersiz bir meta için ebedi cennetini feda etmek akıl kârı mıdır?
Sahabe Kıssası: Hz. Ali (Hz.) dünyayı "Eskimiş, bitli bir hırkaya" benzetir ve ona değer vermezdi.
Kıssadan Hisse: Allah'ın değer vermediğine değer veren, O'nun katında değersizleşir!
34. Ayet
وَوُضِعَ الْكِتَابُ فَتَرَى الْمُجْرِم۪ينَ مُشْفِق۪ينَ مِمَّا ف۪يهِ وَيَقُولُونَ يَا وَيْلَتَنَا مَالِ هٰذَا الْكِتَابِ لَا يُغَادِرُ صَغ۪يرَةً وَلَا كَب۪يرَةً اِلَّآ اَحْصٰيهَاۚ
"Kitap (amel defteri) ortaya konunca suçluların dehşete düştüğünü görürsün. 'Eyvah bize!' derler, 'Bu nasıl kitapmış ki küçük büyük hiçbir şeyi eksik bırakmadan sayıp dökmüş!'" (Kehf, 49)
34. Hadis
يَا عِبَادِي، إِنَّمَا هِيَ أَعْمَالُكُمْ أُحْصِيهَا لَكُمْ، ثُمَّ أُوَفِّيكُمْ إِيَّاهَا
"Ey kullarım! Bunlar sizin amellerinizdir; onları sizin için sayıp saklıyorum, sonra size karşılığını tastamam vereceğim!" (Müslim, Birr, 55)
Nüzul Sebebi: İnsanın dünyada işlediği en gizli haramların, kazandığı her bir kuruşun hesabının zerre şaşmadan karşısına çıkacağını ihtar için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Kasadaki kuruşun değil, her bir saniyenin hesabı var!" MİRASÇIN SEFASINI SÜRECEK, SEN HESABINI VERECEKSİN! O gün "şu kadar malım vardı" diye övünemeyeceksin, o malın nereden gelip nereye gittiğinin hesabıyla terleyeceksin. "İdrak etmez misin?" Defter kapanmadan tövbe et!
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) "Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin!" diyerek geceleri kendi nefsini kırbaçlardı.
Kıssadan Hisse: Küçük günahlar birikince büyük ateşler yakar!
35. Ayet
اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا وَرَضُوا بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَاطْمَاْنُّوا بِهَا... اُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمُ النَّارُ
"Bize kavuşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olup onunla tatmin olanlar İşte onların varacağı yer ateştir!" (Yûnus, 7-8)
35. Hadis
مَنْ جَعَلَ الْهُمُومَ هَمًّا وَاحِدًا هَمَّ الْمَعَادِ كَفَاهُ اللَّهُ هَمَّ دُنْيَاهُ
"Kim dertlerini tek bir dert (ahiret derdi) yaparsa, Allah onun dünya dertlerine kefil olur!" (İbn Mâce, Zühd, 2)
Nüzul Sebebi: Dünyayı bir dinlenme yeri sanıp ahireti gündeminden çıkaranların hazin sonunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Dünya ile tatmin olanın ahirette payı yoktur!" DÜNYA İÇİN KOŞANLAR ÇOK, AMA KABRE HAZIRLANANLAR NE KADAR AZ! Allah'a kavuşma derdi olmayanı dünya boğar. "İdrak etmez misin?" Bu dünya seni doyurmaz, sadece oyalar!
Sahabe Kıssası: Mus'ab b. Umeyr (Hz.) her şeyini bırakıp Allah'a yöneldiğinde, Allah ona şehadetle en büyük "tatmini" vermiştir.
Kıssadan Hisse: Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur!
36. Ayet
يَآ اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ مَتَاعَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ
"Ey insanlar! Taşkınlığınız ancak kendi aleyhinizedir; (bu sadece) dünya hayatının geçici bir menfaatidir. Sonra dönüşünüz bizedir." (Yûnus, 23)
36. Hadis
إِنَّ اللَّهَ لَيُمْلِي لِلظَّالِمِ حَتَّى إِذَا أَخَذَهُ لَمْ يُفْلِتْهُ
"Allah zalime (dünya malı vererek) mühlet verir; ama bir yakaladı mı onu asla bırakmaz!" (Buhârî, Tefsir, 11)
Nüzul Sebebi: Mal ve güç ile şımarıp insanlara zulmedenlerin, bu gücün sadece bir "oyuncak" olduğunu anlamaları için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Mühlet seni aldatmasın, hesap yaklaşıyor!" YA EBEDİ KURTULUŞ YA DA CEHENNEM ODUNU: MALIN SENİ YAKACAK MI? Allah veriyor ama neden veriyor? Helalinden mi yoksa felaketinden mi? "İdrak etmez misin?" İstidraç seni adım adım ateşe sürüklüyor olabilir!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.) şüpheli bir süt içtiğinde, boğazına parmağını sokup "Allah'ım, damarlarıma karışan kısımdan sana sığınırım" diyerek kusmuştur.
Kıssadan Hisse: Haramla büyüyen beden, ateşe daha çabuk alışır!
37. Ayet
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ اَمْوَالُكُمْ وَلَآ اَوْلَادُكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ
"Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi Allah’ı zikretmekten alıkoymasın! Kim bunu yaparsa işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir." (Münâfikûn, 9)
37. Hadis
مَا ذِئْبَانِ جَائِعَانِ أُرْسِلَا فِي غَنَمٍ بِأَفْسَدَ لَهَا مِنْ حِرْصِ الْمَرْءِ عَلَى الْمَالِ وَالشَّرَفِ لِدِينِهِ
"Bir koyun sürüsüne salınan iki aç kurdun verdiği zarar; kişinin mal ve makam hırsının dinine verdiği zarardan daha büyük değildir!" (Tirmizî, Zühd, 43)
Nüzul Sebebi: Münafıkların mal ve evlat bahanesiyle Allah'ın emirlerinden kaçmalarını ifşa etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Aç kurtlardan daha tehlikeli olan senin mal hırsındır!" SEN DÜNYAYI BÜYÜTTÜKÇE, AHİRET KÜÇÜLÜR GÖZÜNDE. Malın bekçiliğini yaparken dinini kurtlara yediriyorsun. "İdrak etmez misin?" Malın artıyor ama imanın eksiliyor!
Sahabe Kıssası: Abdurrahman b. Avf (Hz.) çok zengin olduğu halde, oruçluyken önüne gelen mükellef sofraya bakıp; "Mus'ab b. Umeyr şehit olduğunda kefenine bir hırka yetmemişti, biz ise dünyada her şeyi aldık, korkarım sevabımız dünyada veriliyor" diyerek yemeği bırakıp ağlamıştır.
Kıssadan Hisse: Malı infak eden kurttan kurtulur, saklayan kurban olur!
38. Ayet
فَاَمَّا مَنْ طَغٰىۙ وَاٰثَرَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۙ فَاِنَّ الْجَح۪يمَ هِيَ الْمَأْوٰى
"Kim azgınlık eder ve dünya hayatını (ahirete) tercih ederse, şüphesiz onun varacağı yer cehennemdir!" (Nâziât, 37-39)
38. Hadis
إِنَّ الدُّنْيَا خُلِقَتْ لَكُمْ وَإِنَّكُمْ خُلِقْتُمْ لِلْآخِرَةِ
"Dünya sizin için, siz ise ahiret için yaratıldınız!" (Münâvî, Feyzu’l-Kadîr, 3/201)
Nüzul Sebebi: Önceliğini dünyaya verenlerin, fıtratlarına ihanet ettiklerini ve bu tercihin sonunun ateş olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Maksadını şaşıran yolunu şaşırır!" DÜNYA SENİ ALDATTIYSA SUÇ ONDA DEĞİL, ALDANMAYA HAZIR OLAN KALBİNDEDİR. Dünya sana hizmet etmek için yaratıldı, sen dünyaya köle oldun. "İdrak etmez misin?" Efendi olması gereken senken, paranın kölesi oldun!
Sahabe Kıssası: Hz. Osman (Hz.) "Dünya binek, ahiret ise menzildir. Bineğin üzerinde uyuyan menzile varamaz" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Dünyada uyuyan, ahirette dehşetle uyanır!
39. Ayet
وَمَا لِاَحَدٍ عِنْدَهُ مِنْ نِعْمَةٍ تُجْزٰىٓۙ اِلَّا ابْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ الْاَعْلٰىۚ
"O (takva sahibi), kimseden bir karşılık beklemeden, sadece yüce Rabbinin rızasını dileyerek (infak eder)." (Leyl, 19-20)
39. Hadis
سَبَقَ الدِّرْهَمُ مِائَةَ أَلْفِ دِرْهَمٍ
"Bir dirhem (samimiyetle verildiğinde), yüz bin dirhemi geçer!" (Nesâî, Zekât, 49)
Nüzul Sebebi: Hz. Ebubekir'in (Hz.) malını sadece Allah rızası için harcamasını övmek ve ihlasın malın miktarından üstün olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Allah miktarınıza değil, niyetinize bakar!" MEZARA GİRİNCE ANLAYACAKSIN: “KEŞKE DAHA AZ DÜNYA, DAHA ÇOK AHİRET OLSAYDI…” Bugün verdiğin bir dirhem, yarın mahşerde seni ateşten koruyan bir kalkan olacak. "İdrak etmez misin?" Allah'a vermediğin her şey aslında senin kaybındır!
Sahabe Kıssası: Bir sahabe bir avuç hurma getirip infak ettiğinde, münafıklar "Allah'ın buna mı ihtiyacı var?" diye alay etmişlerdi. Oysa o bir avuç hurma, Allah katında dağlar gibiydi.
Kıssadan Hisse: Allah için verilmeyen servet, sahibine sadece derttir!
40. Ayet (NİHAİ MÜHÜR)
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَا لَكُمْ اِذَا ق۪يلَ لَكُمُ انْفِرُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ اثَّاقَلْتُمْ اِلَى الْاَرْضِۜ اَرَض۪يتُمْ بِالْحَيٰوةِ الدُّنْيَا مِنَ الْاٰخِرَةِۚ فَمَا مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا قَل۪يلٌ
"Ey iman edenler! Size 'Allah yolunda sefere çıkın' denildiğinde neden yerinize çakılıp kaldınız? Yoksa ahireti bırakıp dünya hayatına mı razı oldunuz? Ama dünya hayatının menfaati ahiretin yanında pek azdır!" (Tevbe, 38)
40. Hadis (NİHAİ MÜHÜR)
تُوبُوا إِلَى اللَّهِ قَبْلَ أَنْ تَمُوتُوا
"Ölmeden önce Allah'a tövbe edin!" (İbn Mâce, İkâme, 78)
Nüzul Sebebi: Dünyalık işlerini, bağlarını ve bahçelerini bahane ederek Allah'ın emrinden geri kalanları ve dünyaya çakılıp kalanları uyarmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Yere çakılıp kalma, ebediyete kanat aç!" SİZLER DÜNYAYI ÇOK SEVİYOR AHİRETİ UNUTUYORSUNUZ OYSAKİ AHİRET SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR! Bu ayet bir tokat gibi yüzümüze iniyor. "İdrak etmez misin?" Dünya senin için bir hapishane değil, bir imtihan sahasıdır. Çıkış yaklaşıyor, hazırlığın nerede?
Sahabe Kıssası: Sahabe-i Kiram (Hz.) bu ayeti duyduklarında her şeyi bırakıp Allah yoluna koşarlardı. Çünkü onlar biliyorlardı ki; yerinde kalan yolda kalır, yolda kalan ise ateşe kalır!
Kıssadan Hisse: Dünyaya çakılanın kalbi, ahirette sökülür!
EBEDİ İFLASIN VE MEZAR KARANLIĞININ MÜHRÜ: SON İHTAR!
DEĞERLİ MÜMİNLER, AZİZ KARDEŞLERİM!
Şimdi bu kapıdan dışarı çıkacak ve yine o tapularınıza, banka hesaplarınıza, lüks araçlarınıza geri döneceksiniz. Ama şunu iyi bilin ki; bugün sırtını döndüğün o kara toprak, yarın seni karnına aldığında "Hani nerede o sarıldığın dünyan?" diye kemiklerini birbirine geçirecek! O gün mirasçıların senin bıraktığın malın kuruşu için birbirine girerken, sen o daracık, zifiri karanlık hücrede; "Keşke bu malı ellerimle dağıtsaydım da bugün ateşim sönseydi!" diye parmaklarını ısıracaksın!
"EY GAFİL! BUGÜN ALLAH İÇİN VERMEDİĞİN O BİR KURUŞ, YARIN MAHŞER MEYDANINDA KIZDIRILMIŞ BİR LEVHA OLUP ALNINA, BÖĞRÜNE VE SIRTINA MÜHÜR GİBİ BASILDIĞINDA MI 'DÜNYA YALANMIŞ' DİYECEKSİN?" Eğer o gün ebedi bir iflasla, sıfır sermayeyle Kahhâr olanın huzuruna çıkmak istemiyorsan; bugün kalbindeki o dünya putlarını balyozla parçala! Sen dünyayı bırakmazsan, dünya seni en muhtaç olduğun anda, o soğuk gassal teneşirinde yapayalnız bırakacak!
"ŞUNU KAFANA KAZI: MEZARDA TAPULAR SÖKMEZ, KEFENDE CEP BULUNMAZ VE GASSALIN ELİNDE BİR 'HİÇ'TEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLSİN!" Bugün parana güvenip kibrinden yere sığmıyorsun ya; yarın o toprak seni öyle bir sıkacak ki, kibrinden eser kalmayacak! Ey malının kölesi! Ya bugün malının efendisi olup onu ahirete gönderirsin ya da malın senin celladın olur, seni cehennemin dibine kadar sürükler!
"EY ADEMOĞLU! SON NEFESİNDE DÜNYA SENİN GÖZÜNDEN SİLİNİRKEN, KALBİNDE SADECE ALLAH KALSIN İSTİYORSAN; ŞİMDİ, ŞU AN DÜNYAYI KALBİNDEN SÖK AT!" Yoksa o biriktirdiğin yığınlar, yarın senin ebedi azabının yakıtı olacak. Karar senin: Ya baki olanın yolunda faniyi feda et, ya da fani olanın peşinde ebediyetini yak! Hesap dürüldü, kalem kırıldı, vakit doluyor!
MEHMET ERÇELİK
