Cuma Vaazı
DÜNYANIN TAMAMINA SAHİP OLSAN BİLE ÖLÜMÜ SATIN ALAMAZSIN
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ أَجْمَعِينَ
AYET
وَابْتَغِ فِيمَا آتَاكَ اللَّهُ الدَّارَ الْآخِرَةَ وَلَا تَنْسَ نَصِيبَكَ مِنَ الدُّنْيَا
“Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara; dünyadan da nasibini unutma.”
(Kasas, 28/77)
HADİS
مَا الدُّنْيَا فِي الْآخِرَةِ إِلَّا مِثْلُ مَا يَجْعَلُ أَحَدُكُمْ إِصْبَعَهُ فِي الْيَمِّ فَلْيَنْظُرْ بِمَ يَرْجِعُ
“Dünyanın ahirete göre değeri, birinizin parmağını denize batırıp çıkardığında üzerinde kalan su kadardır.”
(Müslim, Cennet, 55)
AZİZ MÜMİNLER!
Allah’ın rızası kıymetlidir.
Dünya ise gelip geçicidir.
Bugün uğruna ömrünü tükettiğin mallar
Uğruna kardeşlerini kırdığın makamlar
Uğruna harama bulaştığın servetler
Bir gün senden ayrılacaktır.
Ey nefsim!
Bütün dünya senin olsa ne yapabilirsin?
Bir mideyi doyurabilirsin
Birkaç elbise giyebilirsin
Bir evde oturabilirsin
Bir yatakta uyuyabilirsin
Fakat ölüm geldiğinde ne sarayların seni kurtaracak
Ne kasaların
Ne tapuların
Ne makamların
Bugün dünyanın sahibi gibi yürüyen nice insanlar vardı.
Şimdi isimleri mezar taşlarında yazılıdır.
Bir zamanlar emir verenler
Bir zamanlar emredenler
Bir zamanlar hükmedenler
Bugün toprağın altındadır.
Çünkü dünya kalınacak yer değil
Geçilecek yerdir.
Dünya sahip olunacak yer değil
İmtihan olunacak yerdir.
Dünya cenneti kazanma yeridir.
Allah'ın rızasını kazanma yeridir.
Cehennemden kurtuluş hazırlığı yapma yeridir.
AYET
اعْلَمُوا أَنَّمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَزِينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْأَمْوَالِ وَالْأَوْلَادِ
“Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve mal ile evlat çoğaltma yarışından ibarettir.”
(Hadîd, 57/20)
HADİS
الدُّنْيَا سِجْنُ الْمُؤْمِنِ وَجَنَّةُ الْكَافِرِ
“Dünya müminin zindanı, kâfirin ise cennetidir.”
(Müslim, Zühd, 1)
EY NEFSİM!
Karun da malına güveniyordu.
Hazinelerinin anahtarlarını güçlü insanlar zor taşıyordu.
Fakat şimdi o hazineler nerede?
O saraylar nerede?
O servetler nerede?
Toprak hepsini yuttu.
Firavun da saltanatına güveniyordu.
Ordularına güveniyordu.
Gücüne güveniyordu.
Bugün ise ibret olarak anılıyor.
Nice zenginler geldi geçti
Nice hükümdarlar geldi geçti
Nice patronlar geldi geçti
Nice makam sahipleri geldi geçti
Hepsinin sonu aynı oldu.
Bir kefen
Bir kabir
Bir hesap
Ey kardeşim!
Bugün banka hesaplarını kontrol ediyorsun.
Peki amel defterini kontrol ettin mi?
Bugün servetini büyütmeye çalışıyorsun.
Peki sevaplarını büyütebildin mi?
Bugün evlerini genişletiyorsun.
Peki kabir evin için ne hazırladın?
Bugün insanlar seni övsün diye uğraşıyorsun.
Peki Allah senden razı mı?
Unutma!
Kabirde para konuşmayacak.
Altın konuşmayacak.
Tapular konuşmayacak.
Makamlar konuşmayacak.
Orada sadece iman konuşacak.
Orada sadece amel konuşacak.
Orada sadece Allah’ın huzuruna ne ile geldiğin konuşacak.
AYET
أَلْهَاكُمُ التَّكَاثُرُ حَتَّى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَ
“Çokluk yarışı sizi oyaladı. Nihayet kabirleri ziyaret edinceye kadar.”
(Tekâsür, 102/1-2)
HADİS
يَقُولُ ابْنُ آدَمَ مَالِي مَالِي وَهَلْ لَكَ يَا ابْنَ آدَمَ مِنْ مَالِكَ إِلَّا مَا أَكَلْتَ فَأَفْنَيْتَ أَوْ لَبِسْتَ فَأَبْلَيْتَ أَوْ تَصَدَّقْتَ فَأَمْضَيْتَ
“Âdemoğlu ‘Malım, malım!’ der. Oysa senin malından gerçekten sana ait olan; yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin veya sadaka verip ahirete gönderdiğinden başkası değildir.”
(Müslim, Zühd, 3)
EY KARDEŞLERİM!
Dünyaya gelen herkes bir gün ayrılacaktır.
Bugün sen yürüyorsun
Yarın seni omuzlarda taşıyacaklar.
Bugün sen konuşuyorsun
Yarın senin hakkında konuşacaklar.
Bugün sen mal topluyorsun
Yarın mirasçılar paylaşacak.
Bugün sen ev yapıyorsun
Yarın başkaları oturacak.
Bugün sen biriktiriyorsun
Yarın başkaları harcayacak.
Bugün aynaya bakıyorsun
Yarın insanlar yüzüne son kez bakacak.
Bugün dünyanın sahibi gibi dolaşıyorsun
Yarın iki metre toprağın altında hesap bekleyeceksin.
Ey nefsim!
Bir gün Azrail gelecek.
Ne servetin onu durdurabilecek
Ne makamın
Ne dostların
Ne evlatların
O gün yanında sadece amellerin olacak.
Sana şu sorulmayacak:
"Kaç evin vardı?"
"Kaç araban vardı?"
"Kaç fabrikan vardı?"
Şu sorulacak:
Namazın neredeydi?
Secdelerin neredeydi?
Gözyaşların neredeydi?
İstiğfarların neredeydi?
Kul haklarından nasıl sakındın?
Helal lokma için ne mücadele verdin?
Ey kardeşim!
Bugün fırsat senin elindedir.
Yarın pişmanlık fayda vermeyecektir.
Bugün tövbe kapısı açıktır.
Yarın hesap başlayacaktır.
Bugün amel zamanıdır.
Yarın karşılık zamanıdır.
Bugün ekme zamanıdır.
Yarın biçme zamanıdır.
Öyleyse Allah'ın rızasını her şeyden üstün tut.
Çünkü dünyanın tamamı senin olsa bile ölüm geldiğinde hepsini bırakacaksın.
Fakat bir secde
Bir samimi tövbe
Bir gözyaşı
Bir sadaka
Bir yetimin başını okşamak
Bir mazlumun duasını almak
Seninle kabre kadar gelecek ve mahşerde önüne çıkacaktır.
Unutma!
Dünya fanidir.
Ömür kısadır.
Ölüm yakındır.
Kabir gerçektir.
Sual gerçektir.
Mizan gerçektir.
Sırat gerçektir.
Cennet gerçektir.
Cehennem gerçektir.
Ve Allah’ın rızası, dünyanın bütün hazinelerinden daha kıymetlidir.
ALLAH’IM!
Kalplerimizi dünya sevgisinin esaretinden kurtar.
Bizlere helâl rızık, salih amel, ihlâs ve takvâ nasip eyle.
Ölmeden önce tevbe etmeyi, hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekebilmeyi nasip eyle.
Son nefesimizi imanla vermeyi, kabri cennet bahçelerinden bir bahçe kılmayı ve bizleri rahmetinle cennetine kabul etmeyi lütfeyle.
ÂMİN YÂ RABBİ'L-ÂLEMÎN.
MEHMET ERÇELİK
