Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Dünyayı Bırakıp Allah’ı Seçmek: İnfak, Fedakârlık ve Ahiret Kazancı

MEHMET ERÇELİK

Cuma Vaazı

DÜNYAYI BIRAKIP ALLAH'I SEÇEBİLİR MİSİN?


AYET

وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْرِي نَفْسَهُ ابْتِغَاءَ مَرْضَاتِ اللَّهِ وَاللَّهُ رَءُوفٌ بِالْعِبَادِ

"İnsanlardan öylesi vardır ki Allah'ın rızasını kazanmak için kendisini feda eder. Allah kullarına karşı çok şefkatlidir."

(Bakara Sûresi, 2/207)

HADİS

رَبِحَ الْبَيْعُ أَبَا يَحْيَى رَبِحَ الْبَيْعُ أَبَا يَحْيَى

"Ey Ebâ Yahyâ (Suheyb)! Alışverişin kârlı oldu! Alışverişin kârlı oldu!"

(Hâkim, el-Müstedrek, 3/398; Beyhakî, Delâilü'n-Nübüvve)

Suheyb er-Rûmî malını kaybetmedi

Malını Allah'a sattı.

Servetini yitirmedi

Servetini cennete gönderdi.

Mekke'de evini bıraktı ama Allah'ın rızasını kazandı.

Parasını bıraktı ama Peygamberine kavuştu.

Dünyayı verdi ama ahireti satın aldı.

İnsanlar onun zarar ettiğini zannetti.

Fakat gök ehli onun kazandığını gördü.

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onu görünce üç kez:

"Suheyb kârlı bir alışveriş yaptı!"

buyurdu.

Çünkü Allah için verilen hiçbir şey kaybolmaz.

Allah için terk edilen hiçbir şey zayi olmaz.

Allah için dökülen hiçbir gözyaşı karşılıksız kalmaz.

AYET

مَثَلُ الَّذِينَ يُنْفِقُونَ أَمْوَالَهُمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ أَنْبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ فِي كُلِّ سُنْبُلَةٍ مِائَةُ حَبَّةٍ وَاللَّهُ يُضَاعِفُ لِمَنْ يَشَاءُ

"Allah yolunda mallarını harcayanların durumu, yedi başak bitiren bir tohum gibidir. Her başakta yüz tane vardır. Allah dilediğine kat kat verir."

(Bakara Sûresi, 2/261)

HADİS

مَا نَقَصَتْ صَدَقَةٌ مِنْ مَالٍ

"Sadaka vermek malı eksiltmez."

(Müslim, Birr, 69)

Ey insan!

Şeytan sana hep aynı yalanı söyler:

"Verirsen azalır "

"İnfak edersen fakirleşirsin "

"Paylaşırsan kaybedersin "

Oysa Allah diyor ki:

"Ver, ben artırayım."

"İnfak et, ben bereketlendireyim."

"Benim için bırak, sana daha hayırlısını vereyim."

Düşün!

Öldüğünde mirasçılarının paylaşacağı mal mı senin olacak?

Yoksa Allah için verdiğin sadakalar mı?

Kabirde banka hesabın seninle gelmeyecek.

Tapuların seninle gelmeyecek.

Kasandaki altınlar seninle gelmeyecek.

Fakat Allah için verdiğin bir lokma ekmek

Bir yetimin başını okşaman

Bir garibin ihtiyacını gidermen

Bir Kur'an talebesine yardım etmen

Bir camiye, bir hayra, bir vakfa destek olman

İşte bunlar seninle kabre girecek.

Çünkü Allah yolunda verilen mal eksilmez.

Dünyadan çıkar, ahirete geçer.

AYET

إِنَّ اللَّهَ اشْتَرَى مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنْفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ بِأَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَ

"Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır."

(Tevbe Sûresi, 9/111)

HADİS

يَقُولُ ابْنُ آدَمَ مَالِي مَالِي وَهَلْ لَكَ مِنْ مَالِكَ إِلَّا مَا أَكَلْتَ فَأَفْنَيْتَ أَوْ لَبِسْتَ فَأَبْلَيْتَ أَوْ تَصَدَّقْتَ فَأَمْضَيْتَ

"Âdemoğlu: 'Malım, malım!' der. Hâlbuki malından senin olan ancak yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin veya sadaka verip ahirete gönderdiğindir."

(Müslim, Zühd, 3)

Ey nefis!

Suheyb bütün malını bıraktı da kazandı.

Sen malının ne kadarını Allah için verebildin?

O servetini bıraktı da Resûlullah'a kavuştu.

Sen hangi fedakârlığı yaptın?

O dünya ile ahiret arasında tercih yaptı.

Ve ahireti seçti.

Peki sen her gün hangi tercihi yapıyorsun?

Namaz mı?

Dünya mı?

Kur'an mı?

Telefon mu?

Sadaka mı?

Nefis mi?

Allah'ın rızası mı?

İnsanların alkışı mı?

Asıl mesele budur.

Çünkü herkes öldüğünde malını bırakacaktır.

Fakat herkes malını Allah için bırakamayacaktır.

Herkes dünyadan ayrılacaktır.

Fakat herkes dünyayı Allah için terk etmiş olmayacaktır.

Bir gün kabirde sana sorulacak:

Kazandıklarını nerede harcadın?

Malını Allah için mi kullandın?

Yoksa malın seni Allah'tan mı uzaklaştırdı?

Sermayen seni cennete mi taşıdı?

Yoksa cehenneme mi sürükledi?

Düşün!

Bugün uğruna ömrünü verdiğin mallar, yarın mirasçılar arasında paylaşılacak.

Sen ise yalnız başına toprağın altına gireceksin.

Yanında ne kasan olacak

Ne dükkânın olacak

Ne tapuların olacak

Ne makamın olacak

Sadece amellerin olacak.

İşte bu yüzden akıllı mümin dünya için ahiretini satan değil; dünya malıyla ahiretini satın alan kimsedir.

Suheyb'in yaptığı budur.

Malını verdi.

Ama Allah'ı kazandı.

Dünyayı bıraktı.

Ama cenneti kazandı.

Allah'ım! Kalplerimizi dünya sevgisinin esaretinden kurtar. Bizlere Suheyb er-Rûmî'nin teslimiyetini, sadakatini ve fedakârlığını nasip eyle. Mallarımızı, canlarımızı, zamanlarımızı ve ömürlerimizi Senin rızan yolunda harcayabilmeyi bizlere nasip eyle. Bizleri dünya için ahiretini satanlardan değil, dünya malıyla ahiretini kazanan kullarından eyle. Âmin.


MEHMET ERÇELİK