Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Duyarsız Kalplerin Mahşerdeki Feryadı: Komşu, Yetim ve Kul Hakkı

MEHMET ERÇELİK

CUMA VAAZI

DUYARSIZ KALPLERİN MAHŞERDEKİ FERYADI

1. AYET

وَاعْبُدُوا اللَّهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا ۖ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبَىٰ وَالْيَتَامَىٰ وَالْمَسَاكِينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبَىٰ وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّبِيلِ وَمَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ ۗ إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًا

"Allah’a kulluk edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya ve elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez."

(Nisâ Sûresi, 4/36)

1. HADİS

« مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أَنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ »

"Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, neredeyse komşuyu mirasçı kılacak zannettim."

(Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140)

Aziz Kardeşlerim!

Bugün insanlar uzak diyarlardaki haberleri biliyor ama yan dairede ağlayan komşusunu bilmiyor.

Sosyal medyada binlerce kişiyi takip ediyor ama kapı komşusunun hâlini sormuyor.

Dünyanın sorunlarını konuşuyor ama kendi sokağındaki mazlumu görmüyor.

Oysa Allah, imandan hemen sonra iyiliği emrederken komşuyu, yetimi ve yoksulu zikrediyor.

Bir evde sabaha kadar namaz kılınabilir...

Ama yan dairede aç yatan bir çocuk varsa o evin duvarları şahitlik edecektir.

Bir kulun ahı bazen yıllarca yapılan ibadetlerden daha ağır bir hesap olarak karşımıza çıkabilir.

Komşun açken tok yatmayı reddeden bir Peygamberin ﷺ ümmetiyiz.

Peki biz hangi yüzle "Ümmet-i Muhammed" olduğumuzu söylüyoruz?

Mahşer günü nice insanlar vardır ki seccadeleriyle geleceklerdir...

Fakat komşularının şikâyeti onları durduracaktır.

Çünkü Allah'ın huzurunda sadece kıldığımız namazlar değil, görmezden geldiğimiz insanlar da konuşacaktır.

2. AYET

وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنْكُمْ جَزَاءً وَلَا شُكُورًا إِنَّا نَخَافُ مِنْ رَبِّنَا يَوْمًا عَبُوسًا قَمْطَرِيرًا

"Onlar, Allah sevgisi için yoksula, yetime ve esire yemek yedirirler. 'Biz sizi yalnızca Allah rızası için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Çünkü biz Rabbimizden gelecek çetin ve dehşetli bir günden korkuyoruz' derler."

(İnsân Sûresi, 76/8-10)

2. HADİS

« الرَّاحِمُونَ يَرْحَمُهُمُ الرَّحْمٰنُ، ارْحَمُوا مَنْ فِي الْأَرْضِ يَرْحَمْكُمْ مَنْ فِي السَّمَاءِ »

"Merhamet edenlere Rahmân merhamet eder. Yeryüzündekilere merhamet edin ki gökte olan da size merhamet etsin."

(Tirmizî, Birr, 16)

Kardeşlerim!

İnsan bazen secdede ağlar...

Ama bir yetimin gözyaşını görmez.

Kur'an okur...

Ama bir mazlumun feryadını duymaz.

Tesbih çeker...

Ama kırdığı kalbi tamir etmez.

İşte burada durup düşünmek gerekir.

Allah bizden sadece ağlamamızı değil, merhamet etmemizi istiyor.

Sadece duygulanmamızı değil, sorumluluk almamızı istiyor.

Duyarlılık yalnızca acıyı hissetmek değildir.

Duyarlılık, o acıyı dindirmek için harekete geçmektir.

Bir yetimin başını okşamak...

Bir garibin derdini dinlemek...

Bir mazlumun yanında durmak...

Bunlar bazen yıllarca yapılan nafilelerden daha ağır gelebilir mizana.

Çünkü Allah, kullarına merhamet etmeyene rahmet etmeyeceğini haber vermiştir.

Düşün!

Bugün yardım etmeye fırsat bulduğun kaç insanı görmezden geldin?

Kaç kişinin sessiz çığlığını duymadın?

Kaç mazlumun feryadına kulağını kapattın?

Mahşerde bunların hepsi karşına çıkacaktır.

3. AYET

أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ فَذَٰلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ الْمِسْكِينِ

"Dini yalanlayanı gördün mü? İşte o, yetimi itip kakar ve yoksulu doyurmaya teşvik etmez."

(Mâûn Sûresi, 107/1-3)

3. HADİS

« الْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ »

"Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir."

(Buhârî, Îmân, 4; Müslim, Îmân, 65)

Aziz Müminler!

Allah burada çok büyük bir hakikati öğretiyor.

Dini yalanlamanın alametlerinden biri sadece inkâr değildir.

Yetime duyarsız olmak...

Yoksulu umursamamak...

Mazlumun acısına sırt çevirmek de kalbin hastalığıdır.

Bugün insanlar namaz kılıyor olabilir.

Oruç tutuyor olabilir.

Hacca gidiyor olabilir.

Fakat kırdığı kalplerin hesabını düşünmüyorsa büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır.

Seccadeni gözyaşlarınla ıslatsan da kırdığın kalp mahşerde karşına çıkacaktır.

Bir kulun ahı gökleri titretiyorsa, senin "Bana ne!" deyişin seni nasıl kurtaracaktır?

Haksızlık karşısında susanlar...

Mazluma sırt çevirenler...

Yetimin gözyaşını görmeyenler...

Yoksulun feryadını duymayanlar...

Mahşer günü kendi sessizliklerinin hesabını vereceklerdir.

Çünkü duyarsızlık bazen işlenen bir günahtan değil, yapılmayan bir iyilikten dolayı da insanı hesaba çektirebilir.

Ey Müslüman!

Dünya bir emanettir.

İnsan bir emanettir.

Komşu bir emanettir.

Yetim bir emanettir.

Mazlum bir emanettir.

Çevre bir emanettir.

Ve emanete ihanet eden, emanet sahibinin huzuruna hangi yüzle çıkacağını düşünmelidir.

Allah'ım!

Kalplerimizi katılaşmaktan muhafaza eyle.

Bizleri mazlumun derdiyle dertlenenlerden eyle.

Yetimi gözetenlerden, yoksulu koruyanlardan, kul hakkından sakınanlardan eyle.

HAZIRLAYAN MEHMET ERÇELİK