ETTEHIYYÂTÜ DUASININ ANLAMI VE TEFSİRİ
أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ ٱلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَٱلصَّلَوَاتُ وَٱلطَّيِّبَاتُ ٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ أَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ وَرَحْمَةُ ٱللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ ٱلسَّلَامُ عَلَيْنَا وَعَلَىٰ عِبَادِ ٱللَّهِ ٱلصَّالِحِينَ
Oturuşlarda okuduğumuz ettehiyyatü duasının anlamını ve taşıdığı sırları… Ömrünüz boyunca binlerce kez okuduğumuz bu duanın içindeki hazineleri… Acaba nasıl bir nimetin içinde olduğumuzu biliyor muyuz?..
Ettahiyyatü sadece bir dua değildir Bu dua Miraç Gecesi’nde Peygamber Efendimiz ile Rabbimiz arasında geçen muhteşem konuşmadır…
Bukonuşmanın ve bu duanın sırlarını bilirsek namazlarımız eskisi gibi olmaz, olmayacak… Böylece namazlarımızı daha huşu içerisinde kılarak Mevla’mızın rahmet ve bereketine nail oluruz inşallah… Bu duayı her okuduğumuzda biz de o mübarek gecenin şahidi oluruz
Miraç gecesi Malumunuz o gece Peygamber Efendimiz göklere yükseldi… Yedi kat göğü geçti Sidretül Münteha’ya vardı Ve sonunda Allah-u Teala’nın huzuruna çıktı
Düşünün; alemlerin Rabbi, gökleri ve yerleri ve bu ikisinin arasındaki her şeyi yaratan, yoktan var eden Rabbimiz ve karşısında Hz. Muhammed Mustafa (SAV)… Aralarındaki mesafe ne kadar biliyor musunuz? Bunu Necm Suresi’nin 9. ayetinde Cenab-ı Allah bildiriyor bize
فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰى
(Peygambere olan mesafesi) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu” diyor…
O an öyle bir andı ki; şimdiye kadar hiç kimse, melekler bile o makama erişemedi Cebrail (AS) bile, “Ben buradan öteye geçersem yanarım” dedi Ama Peygamber Efendimiz o makama erişti ve Cenab-ı Allah ile konuştu
Peki o anda ne oldu?.. Ne konuştular?.. İşte kıymetli dostlar!.. Şimdi dikkatli dinleyin… Çünkü her gün okuduğumuz o dua, Ettehıyyatü işte o anda söylendi İlk cümleyi alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (SAV) söyledi… Yani ilk selamı Peygamberimiz verdi doğal olarak…
Ama bu bizim bildiğimiz selam cümlesine benzemiyor hiç… Çünkü Cenab-ı Allah’a bizim bildiğimiz şekilde selam vermek uygun olmazdı Bizim bildiğimiz selam, benden sana zarar gelmez demek Allah-u Teala’nın bizim zararımızdan korunmasına ihtiyacı yok… Ayrıca selam, Allah'ın selamı senin üzerine olsun demek Allah'a, Allah'ın selamını dilemek de tuhaf olurdu… İşte bundan dolayı Peygamber Efendimiz ‘selamün aleyküm’ demedi…
ٱلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَٱلصَّلَوَاتُ وَٱلطَّيِّبَاتُ
dedi… Şimdi bu cümlenin derinliğine inelim…
ٱلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ
“Tahiyye hediye demektir Ama nasıl bir hediye?.. Kulluk hediyesi… Peygamber Efendimiz dedi ki, “Ya Rabbi, bütün mahlûkatın ibadetlerini sana hediye ediyorum… Sadece insanlığın değil, Senin yarattığın tüm yaratılmışların ibadetlerini ””
Şimdi şöyle bir düşünün… Sabah kalktığınızda kuşlar ötüyor… Biz ötüyor diyoruz ya, onlar aslında Allah'ı tespih ediyor… Bakın envai çeşit ağaçlar var Hepsinin yaprakları ayrı ayrı hışırdıyor rüzgârda Onlar da Allah'ı tespih ediyor Karıncalar var Bakıyorsunuz hep bir düzenle sıra sıra yürüyor Biz bunu görüyoruz… Ama onlar da kendi dillerinde Allah'ı tespih ediyor Gökyüzünde yıldızlar var… Milyarlarca yıldız… Hepsi kendi yörüngesinde dönüyor Onların da hepsi Allah'ı tespih ediyor Güneş var… Her gün sabah doğuyor, akşam batıyor O da Allah'ı tespih ediyor… Denizler var, dalgalar var, içinde balıklar var Bunların da hepsi, ama hepsi istisnasız Allah'ı tespih ediyor
Ve Peygamber Efendimiz o mübarek anda işte ne diyor?.. “Ya Rabbi, bütün bunların tesbihini yani zikirlerini, bütün bunların ibadetini ben sana sunuyorum” diyor… “Hepsi senin içindir” diyor…
Çünkü Peygamber Efendimiz orada tek başına değil… Tüm kainatı temsil ediyor, bütün insanlığı temsil ediyor… Yani bizi temsil ediyor ve devam ediyor
وَٱلصَّلَوَاتُ
“ütün dualar da senin içindir Ya Rabbi…” Düşünün, şu anda dünyada milyonlarca insan dua ediyor Biri hasta yakını dua ediyor… Biri rızkı için dua ediyor… Biri evlat için dua ediyor Geçmişten bu güne, yani Hz. Âdem’den beri milyarlarca insan Hepsi dua etti… Peygamber Efendimiz diyor ki,”
وَٱلصَّلَوَاتُ
“Bütün o duaları da sana sunuyorum Ya Rabbi ””
وَٱلطَّيِّبَاتُ
“Bütün güzel sözler, bütün güzel davranışlar, bütün salih ameller de senin içindir Ya Rabbi!..” Birisi bir fakire sadaka vermiş Birisi bir yetimine sahip çıkmış Birisi bir anneye yardım etmiş Birisi güler yüzle karşılamış insanları Bütün bunlar, bütün bu güzellikler hepsi Allah için… Ve Peygamber Efendimiz bütün bunları Cenab-ı Allah'a sunuyor”
Şimdi bu anın büyüklüğünü bir düşünün… Peygamber Efendimiz (SAV) tüm mahlukatın ibadetlerini, zikirlerini, dualarını ve güzelliklerini Allah-u Teala’ya sundu…
Biri bize ‘selamün aleyküm” diye selam verince ‘aleyküm selam’ diye karşılık veriyor, mukabele ediyoruz… Peki, acaba Mevlamız Peygamberimizin bu takdimine nasıl bir karşılık verdi?..
Allah-u Teala Peygamberimize selam verdi
ٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ أَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ وَرَحْمَةُ ٱللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ
dedi… Yani “Ey Peygamber selam sana… Allah'ın rahmeti sana olsun, Allah'ın bereketi sana olsun” dedi… Yani
ٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ أَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ وَرَحْمَةُ ٱللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ
nün manası bu… “Ey Peygamber selam sana… Allah'ın rahmeti sana olsun, Allah'ın bereketi sana olsun…” Düşünün; Alemlerin Rabbi Peygamber Efendimize selam veriyor… Ve Peygamber Efendimiz o anda ne yapıyor biliyor musunuz?..
Peygamberimiz o muhteşem anda, Allah'ın selamını aldığı o muazzam anda; sadece kendisini değil, bizleri de düşünüyor… Evet bizleri Beni, seni, onu, herkesi… Ve Rabbimizin bu selamını şu şekilde alıyor
ٱلسَّلَامُ عَلَيْنَا وَعَلَىٰ عِبَادِ ٱللَّهِ ٱلصَّالِحِينَ
“diyor… Yani “”
ٱلسَّلَامُ عَلَيْنَا
“elam bizim üzerimize olsun,”
وَعَلَىٰ عِبَادِ ٱللَّهِ ٱلصَّالِحِينَ
“Allah'ın bütün salih kullarının üzerine olsun” diyor…”
Bakın; Peygamber Efendimiz o anda bile bizi unutmuyor… Mahşerde ne diyecek?.. Hatırlayın… “Ümmeti, ümmeti” diyecek… Yani “Ümmetim, ümmetim” diyecek… İşte orada da aynısını yapıyor Cenab-ı Allah'tan gelen o muhteşem selamı sadece kendine almıyor Bize de alıyor Bizim adımıza, senin adına, benim adıma, hepimizin adına alıyor
İşte bu muhteşem konuşmaya, “Buradan öte bir adım atarsam yanarım” diyerek Sidretül Münteha’da bekleyen Cebrail (AS) şahit oluyor Yani duyuyor, dinliyor bu konuşmayı… Cebrail (AS) o anda öyle etkileniyor ki; kelime-i şehadet getiriyor… “Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Rasulü” diyor Yani “Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur… Ve şehadet ederim ki Muhammed Allah'ın kulu ve Rasulüdür” diyor
İşte Ettehıyyatü duası böyle oluştu… Bu duada Allah'ın sözü var, Peygamberin sözü var, bir de Cebrail'in sözü var Allah-u Teâlâ’nın ve Peygamber Efendimizin Miraç’taki sözleri bunlar Ve buna şahit olan Cebrail (AS)’ın şehadeti
İşte biz bu duayı her namazda okuyoruz… Belik şimdiye kadar bunu bilerek okumuyorduk… Ama artık bilerek okuyacağız inşallah Artık bundan sonraki her namaz farklı olacak… Artık her oturuşta “Ettehiyyatü” dediğinizde o Miraç Gecesi gözünüzün önünde canlanacak… Peygamber efendimizi göreceksiniz Allah'ın huzurunda durduğunu hayal edeceksiniz ve siz de onunla birlikte olacaksınız… Hadis-i şerifi hatırlayın Ne demişti Peygamber Efendimiz?.. “Namaz mü’minin miracıdır” demişti…
Miraç nedir?.. Allah'la görüşmektir Namaz bizim miracımız… Biz de Allah'ın huzurundayız Ve Rabbimize, Miraçta Peygamber Efendimizin dediği gibi
ٱلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَٱلصَّلَوَاتُ وَٱلطَّيِّبَاتُ
diyoruz
Şimdi size öyle bir sır anlatacağım ki; bunu öğrendiğinizde namazda oturduğunuz her an bambaşka bir derinliğe dalacaksınız
Ettehiyyatü duasının ilk kelimelerini anlattık Ama şimdi daha da derine ineceğiz Peygamber Efendimiz Miraç’ta
ٱلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ
dediğinde aslında ne diyordu?.. Şimdi bunu çok güzel bir örnekle açıklayayım
Şöyle düşünün; büyük bir mahalleniz var O mahallede herkes birbirini tanıyor ve bir gün mahallenin en saygın ailesinin evine davet edildiniz… Bu ailenin evine öyle herkes çat kapı gidemiyor… Ve bu aile o mahallede herkese her konuda yardım ediyor, destek oluyor ve o mahallede herkes o aileyi çok seviyor, saygı duyuyor ve hürmet ediyor… Herkesin gidemediği o eve, mahalleden siz çağırıldınız…
Gittiğinizde ne yaparsınız?.. Sadece kendiniz için mi gidersiniz?.. Hayır Yanınıza mahallenin selamını da alırsınız Ahmet amca selam söyledi Fatma teyze hayır dua etti Mehmet abi de sizi çok seviyor gibi şeyler dersiniz… Neden?.. Çünkü oraya tek başınıza gitmek ve ya orada o ailenin çok sevdiği ve istedikleri her şeyi verdiği ve karşılığında da o aileye çok hürmet eden, saygı duyan mahalle halkını unutmak sizi küçük düşürür… Ama mahallenin desteğiyle gittiğinizde değeriniz daha fazla artar o ailenin yanında…
Teşbihte yani misalde hata olmaz… İşte Peygamber Efendimiz de Cenab-ı Allah'ın huzuruna öyle gitti Ama O’nun mahallesinde kimler vardı biliyor musunuz?.. Tüm kainat vardı… Milyarlarca yıldız, milyarlarca galaksi, sayısız canlı vardı
Ve Peygamber Efendimiz dedi ki: “Ya Rabbi!.. Ben sana tek başıma gelmedim Bütün kainatın selamını getirdim” dedi…
Şimdi şöyle düşünün… Sabah uyandınız Güneş doğmuş… O güneş her gün doğuyor, her gün batıyor… Milyarlarca yıldır hiç şikayet etmiyor, hiç yorulmuyor Allah'ın emriyle, sadece görevini yapıyor İşte bu Güneş’in Allah-u Teala’yı tesbih etmesidir…
Ağaçlara bakın… Köklerinden su çekiyor Yapraklarında fotosentez yapıyor Meyve veriyor, gölge yapıyor… Bütün bunları kimin için yapıyor?.. Allah için yapıyor İşte bu da ağaçların Cenab-ı Allah’ı tespih etmesidir…
Arıları düşünün Sabahın köründe kalkıyor Çiçek çiçek dolaşıyor, bal yapıyor Kim için?.. Kendisi için mi?.. Hayır Fıtratı gereği Allah'ın verdiği görevle yapıyor Bu da arların tespihidir…
Kuşlar; sabah ezanında olunca onlar da uyanıyor, Allah'ı tespih etmek için
Kısaca etrafınıza bir bakın Her şey, ama her şey Allah'ı tesbih ediyor Kur'an'da geçiyor bu…
وَمَنْ فٖيهِنَّ تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ
““Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar Allah'ı tespih ederler ””
وَاِنْ مِنْ شَیْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ
““Her şey O'nu hamd ile tespih eder…””
وَلٰكِنْ لَا تَفْقَهُونَ تَسْبٖيحَهُمْ
““Ancak, siz onların tespihlerini anlamazsınız…””
Yedi kat gökler, yer ve bunların içindekiler Cenab-ı Allah’ı tesbih ederler… Onu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur kainatta Hiçbir şey yok Evinizin duvarı bile Allah'ı tespih ediyor… Ama biz duymuyoruz, anlayamıyoruz…
İşte Peygamber Efendimiz Miraç’ta bütün bu tesbihleri topladı… Karıncadan file, serçeden kartala, çiçekten ağaca, taştan toprağa, denizden göğe hepsinin tesbihini aldı ve Allah'a sundu
ٱلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ
“dediğinde işte bunu yaptı… Ve biz de namazda”
ٱلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ
“dediğimizde, biz de aynı şeyi yapıyoruz… O an biz sadece kendimizi değil, tüm kâinatı temsil ediyoruz Bakın bize verilen ne kadar büyük bir şeref bu Ayrıca bir o kadar da, ne kadar büyük bir sorumluluk bu Ama daha bitmedi”
Peygamber Efendimiz
ٱلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ
dedikten sonra bir de
وَٱلصَّلَوَاتُ
dedi… Salavat dualar demektir Şimdi düşünün… Şu anda dünyada kaç kişi dua ediyordur sizce?.. Bir yerlerde bir anne hasta çocuğu için dua ediyordur kesin Ağlıyordur, yalvarıyordur; Ya Rabbi şifa ver diye Başka bir yerde bir baba işsiz kalmıştır mesela Sabaha kadar uyuyamıyordur Dua ediyordur Ya Rabbi rızık ver diye Başka bir yerde bir öğrenci sınav öncesi dua ediyordur Ya Rabbi başarı ver diye Dünyanın bir başka yerinde bir hasta yatağında iniliyordur Ya Rabbi acımı dindir diye Say say bitmez… Aklınıza ne gelirse… Aynı anda milyonlarca, milyarlarca dua
Ve sadece şu an değil İlk insan Hz.Adem'den beri acaba kaç insan yaşadı?.. Acaba kaç insan dua etti?.. Aslında hepsi Allah'a dua etti
Ve Peygamber Efendimiz Miraç’ta
وَٱلصَّلَوَاتُ
dedi… “Bütün dualar da senin içindir Ya Rabbi” dedi… O annelerin gözüyaşlı dualarını, o babaların içten dualarını, o hastaların acılı dualarını… Hepsini sana sunuyorum Ya Rabbi dedi Ne kadar büyük bir şey bu, düşünebiliyor musunuz
Sonra bir de
وَٱلطَّيِّبَاتُ
edi… Tayyibat demek; güzel şeyler, temiz şeyler, güzel ameller demektir Bir insan bir fakire yardım ediyor, bu güzel bir ameldir… Bir insan annesinin elini öpüyor, bu güzel bir ameldir… Bir insan Kur'an okuyor, bu güzel bir ameldir… Bir insan gece kalkıp teheccüt kılıyor, bu güzel bir ameldir… Dünyada her gün, her saat, her dakika milyonlarca güzel ameller yapılıyor… Ve Peygamber Efendimiz de işte, “
وَٱلطَّيِّبَاتُ
diyerek bütün bunlar da senin içindir Ya Rabbi” diyor….
Cenab-ı Allah'ın bize verdiği nimetler sayılamaz Kur'an'da “Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız” buyuruluyor…
وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَةَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَا
““Allah'ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız…” (NAHL;18)”
وَاٰتٰیكُمْ مِنْ كُلِّ مَا سَاَلْتُمُوهُ وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَا
“O size, kendisinden istediğiniz her şeyi verdi Öyle ki, eğer Allah'ın nimetlerini tek tek saymaya kalksanız, imkânı yok, onları toplu halde bile sayamazsınız…”(İBRAHİM;34)”
Gözleriniz var görüyorsunuz… Kaç nimettir bu?.. Milyonlarca hücre… Mükemmel bir sistem… Kulaklarınız var duyuyorsunuz… Kaç nimettir bu?.. Kalbiniz var atıyor günde 100.000 kez… Siz uyurken bile çalışıyor… Kaç nimettir bu?.. Ciğerleriniz var… Nefes alıyorsunuz… Dakikada 16 kez… Hiç düşünmeden kaç nimettir bu?.. Bir bardak su içiyorsunuz… O suyun tat alıcılarınıza değmesi, işlenmesi, hücrelere dağılması kaç nimettir sizce?.. Bunları saymaya kalksanız sayamazsınız
Ve bizim bu sayılamayan nimetlere teşekkür etmemiz lazım… Ama bütün bu nimetler için sadece elhamdülillah demek yetmez…
İşte bu yüzden Peygamber Efendimiz tüm kainatın tesbihini, tüm insanların duasını, bütün güzel amelleri topladı ve Allah'a sundu… Sanki diyor ki, “Ya Rabbi, senin nimetlerin sayılamaz… Ben buna tek başıma karşılık veremem… Ama bak bütün kainat seninle Hepimizin teşekkürünü, hepimizin duasını sana sunuyorum” diyor…
Bakın o gece Cebrail (AS), o mübarek melek Peygamber Efendimizi Miraç’a götürdü Yedi kat göğü birlikte geçtiler… Sonra Sidretül Münteha'ya vardılar Burada Cebrail (AS) durdu… “Ya Resulallah” dedi… “Ben buradan öteye geçersem yanarım… Siz devam edin” dedi…
Şimdi düşünün… Cenab-ı Allah'ın en büyük meleği bile o makama erişemedi… Ama Cebrail (AS) orada bekledi ve o muhteşem konuşmaya şahit oldu Peygamber Eefendimiz Cenab-ı Allah'a “Ettehiyatü” dedi… Allah karşılık verdi… Peygamber Efendimiz ümmeti için dua etti ve Cebrail (AS) o anda öyle etkilendi ki kelime-i şehadet getirdi… “Eşhedü en la ilahe illallah. Ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Rasulü… Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur Ve şehadet ederim ki Muhammed Allah'ın kulu ve Rasulüdür” dedi…
Cebrail (AS) bir melek… O zaten Allah'ı biliyor… O zaten Peygamber Efendimizi tanıyor… Peki, neden şehadet getiriyor?.. Çünkü o an öyle muhteşem bir andı ki, Cebrail (AS) bile dayanamadı… O konuşmanın güzelliği, o makamın yüceliği, o anın bereketi Cebrail (AS)'ı öyle etkiledi ki, kendini tutamadı ve şehadet getirdi… İşte bu yüzden “Ettehiyyatü” duası kelime-i şehadet ile bitiyor…
Görüyor musunuz, ne kadar mükemmel bir dua bu Bu duanın içinde Allah'ın sözü var, Peygamberin sözü var, Cebrail'in sözü var… Ve bu dua her namazda sizin dilinizden dökülüyor…
İşte namaz da bizim miracımız… Biz de her namazda Allah'la buluşuyoruz… Ve “Ettehiyyatü” o miracın ta kendisi…
Bu duayı sadece namazda değil, günlük hayatınızda da okuyabilirsiniz… Sıkıntıya düştüğünüzde, dertlendiğinizde, üzüldüğünüzde “Ettehiyyatü” duasını okuyun… Çünkü bu dua Miraç’ta söylendi… Bu dua Allah'ın selamını getirdi… Bu dua öyle bereketli ki, evden çıkarken okursanız Allah yolunuzu açar… Yatmadan önce okursanız huzurla uyursunuz… Tenceredeki yemeklerinize okursanız bereketlenir… Bir işe başlamadan önce okursanız Allah işinizi kolaylaştırır… Çünkü bu sıradan bir dua değil… Bu Miraç duası… Ve şunu da bilin, bu duayı her okuduğumuzda Peygamber Efendimiz bizi hatırlıyor…
Çünkü Miraçta o bizi unutmadı… “Esselamü Aleyna” dedi… “Aleyna” diyerek bizi de o selamın içine aldı… Şimdi biz onun duasını okuyunca, o da bizi hatırlıyor… “Bana salavat getiren kişiye ben de karşılık veririm” buyuruyor Peygamberimiz…
“Ettehiyyatü” okumak da bir salavattır… Peygamber Efendimizi anmaktır… Ve o da sizi hatırlıyor, sizin için dua ediyor… Gerçekten bizim için büyük bir şeref bu… Bizim hayatımızda büyük bir bereket bu…
Şimdi size Ettehiyat-ı duasının Türkçe mealini tekrar okuyayım Ama bu sefer bütün anlattıklarımı düşünerek dinleyin.
ٱلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَٱلصَّلَوَاتُ وَٱلطَّيِّبَاتُ
““Bütün sözlü, bedeni ve mali ibadetler senin içindir Ya Rabbi…” Bunu Peygamberimiz söylüyor…”
ٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ أَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ وَرَحْمَةُ ٱللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ
““Ey Peygamber Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun…” Bunu Allah-u Teala söylüyor…”
ٱلسَّلَامُ عَلَيْنَا وَعَلَىٰ عِبَادِ ٱللَّهِ ٱلصَّالِحِينَ
“Selam bizim ve Allah'ın bütün salih kullarının üzerine olsun…” Bunu da Peygamberimiz söylüyor ve burada bizi unutmuyor”
عِبَادِ ٱللَّهِ ٱلصَّالِحِينَ
““Salih kulların üzerine, yani Allah’a ibadet eden kullarının üzerine olsun” diyor…”
أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ
“ehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur… Ve yine şehadet ederim ki Muhammed Allah'ın kulu ve elçisidir…” Bunu da o konuşmayı dinleyen Cebrail (AS) diyor…”
Bakın bu cümlelerin her birinin başka bir anlamı var… Onun için bundan sonra her “
ٱلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ
dediğinizde bütün kainatın teşbihini hatırlayın… “
وَٱلصَّلَوَاتُ
dediğinizde tüm dualara ortak olduğunuzu bilin “
وَٱلطَّيِّبَاتُ
dediğinizde bütün güzel amelleri Cenab’ı Allah’a sunduğunuzu unutmayın…
ٱلسَّلَامُ عَلَيْكَ
“dediğinizde Cenab-ı Allah'ın Peygambere verdiği o muhteşem selamı hatırlayın…”
ٱلسَّلَامُ عَلَيْنَا
“dediğinizde Peygamber Efendimizin bizi unutmadığını bileceksiniz… Ve en sonunda kelime-i şehadet getirdiğinizde Cebrail (AS)'ın şahit olduğu o muhteşem anı hissetmeye çalışın…”
Şimdi size pratik bir şey söyleyeyim… Bundan sonraki namazınızda şunu yapın… Teşehhhüde oturduğunuzda derin bir nefes alın ve Miraç Gecesini hayal edin… Peygamber Efendimiz Allah'ın huzurunda Siz de onunla birliktesiniz
ٱلتَّحِيَّاتُ
demeye başlayın Ama her kelimeyi düşünerek söyleyin…
لِلَّهِ
derken etrafınızdaki bütün mahlukatı düşünün… Kuşları, ağaçları, yıldızları düşünün…
وَٱلصَّلَوَاتُ
derken dünyadaki tüm dualara ortak olun O annelerin dualarını, o babaların dualarını hatırlayın…
وَٱلطَّيِّبَاتُ
derken yapılan şu dünyada yapılan bütün güzel amelleri hatırlayın ve Allah'ın selamını duyun… Sanki Allah size de selam veriyor… İnanın bana, eğer namazlarımızı bu duygu ve düşüncelerle kılarsak namazlarımız bambaşka olur Çünkü bu sadece bir dua değil… Bu Miraç’ın tam kendisi…
Bakın; dünyada 24 saatin her saniyesinde bir yerlerde namaz kılınıyor… Farklı ülkeler farklı saat dilimleri var, biliyorsunuz… Birisi sabah namazında, birisi öğlede, birisi akşamda ve hepsi aynı duayı okuyor…
ٱلتَّحِيَّاتُ
Yani dünya hiç durmadan Cenab-ı Allah'a bu duayı sunuyor… 7 gün 24 saat ve hiç kesintisiz
Düşünün; şu anda dünyanın öbür ucunda biri teşehhütte Bir diğer ucunda da bir başkası… Hepsi
ٱلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ
diyor… Hepsi o Miraç Gecesini yaşıyor… Hepsi Peygamber Efendimizle birlikte… Gerçekten muhteşem bir manzara bu… Muhteşem bir bereket bu… Ve biz de bu berekete ortak oluyoruz… Her namazımızda dünyanın dört bir yanındaki müminlerle birlikte aynı duayı okuyoruz… Aynı Miracı yaşıyoruz…
Şimdi sözü bitiriyorum… Ama bitirmeden önce size bir ricam var… Bu bilgiyi öğrendiniz… Bu hazineyi keşfettiniz… Şimdi ne yapacaksınız?.. Şu kapıdan çıkınca unutacak mısınız bunları?.. Hayır, eminim ki unutmayacaksınız… Ama bu bilgiyi yaşamamız gerekiyor Namazlarımıza özen göstermemiz gerekiyor, camimizde cemaatle kılmaya gayret etmemiz gerekiyor… Ve böylece her namazda
ٱلتَّحِيَّاتُ
okurken bu bilgileri hatırlamamız gerekiyor… İşte o zaman biz de sürekli namazınız miraca yükselmiş oluyoruz…
Cemaatle namaz kılmaya gayret edelim ve hep birlikte dua edelim Allah’a Çünkü birlikte dua ettiğimizde bütün melekler, Cebrail’in o gece yaptığı gibi bizim için amin diyorlar Bir de sadece kendiniz için dua etmeyin, başkaları için de dua edin… İlk Peygamberimizden başlayarak, başta anne-babalarınız olmak üzere herkes için dua edin… Çünkü biz başkası için dua edince kendimiz için de dua etmiş oluyoruz…
Namazlarınız, miracınız olsun inşallah…
Ya Rabbi, sen ki miraçta Peygamber Efendimize selam verdin… Sen ki o muhteşem konuşmayı bizlere namazlarımızda hediye ettin… Bizleri de o selamdan mahrum etme Ya Rabbi
Namazlarımızı kabul eyle Ya Rabbi
Ettehiyyatü okurken o Miraç gecesini yaşamayı nasip eyle Ya Rabbi…
Peygamber Efendimizin şefaatine nail eyle Ya Rabbi
Gözlerimiz kapandığında o mübarek yüzü görmeyi nasip eyle Ya Rabbi
Mahşerde ümmeti ümmeti dediğinde bizi de o ümmetin içine kat Ya Rabbi
Cennetinde senin cemalini görmeyi nasip eyle Ya Rabbi
