ALLAH'A SAVAŞ AÇANLAR: KABRE GİRERKEN HANGİ SERVET SENİ KURTARACAK?
أعوذ بالله من الشيطان الرجيم
بسم الله الرحمن الرحيم.
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ أَجْمَعِينَ.
1. AYET
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَذَرُوا مَا بَقِيَ مِنَ الرِّبَا إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ
“Ey iman edenler! Eğer gerçekten müminler iseniz Allah’tan korkun ve faizden kalanı bırakın.
(Bakara, 2/278)
1. HADİS
« لَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ آكِلَ الرِّبَا وَمُوكِلَهُ وَكَاتِبَهُ وَشَاهِدَيْهِ وَقَالَ هُمْ سَوَاءٌ »
“Resûlullah (s.a.v.) faizi yiyene, yedirene, yazana ve şahitlik edenlere lanet etmiş ve ‘Onlar günahta eşittirler’ buyurmuştur.”
(Müslim, Müsâkât, 1598)
♦️ AZİZ MÜMİNLER!
Bir insanın öleceğini bildiği halde haram mal peşinde koşmasına şaşarım.
Kabri kesin olduğu halde haram lokma yemesine şaşarım.
Mahşere inanıp da faizle beslenmesine şaşarım.
Hesaba çekileceğini bildiği halde kul hakkını hafife almasına şaşarım.
Ey nefsim!
Söyle bana...
Bütün dünya senin olsa ne yapabilirsin?
Bir mideden fazla yiyebilir misin?
Bir yatakta aynı anda iki defa uyuyabilir misin?
Bir bedene yüz elbise giydirebilir misin?
Bir ömre ikinci bir ömür ekleyebilir misin?
Hayır!
İnsan dünyada ne kadar büyürse büyüsün, sonunda bir kefene muhtaç olur.
Ne saraylar kabre sığar...
Ne makamlar mezara girer...
Ne bankalar mahşere taşınır...
Ne kasalar sırattan geçer...
Karun’un hazineleri nerede?
Firavun’un serveti nerede?
Nemrud’un saltanatı nerede?
Dünyanın sahibi olduğunu zanneden nice zenginler bugün neredeler?
Toprağın altında...
Hesabın içindeler...
Malları dünyada kaldı...
Amelleri ahirete gitti...
Ey kardeşim!
Dünya cennet değildir.
Dünya kalıcı değildir.
Dünya ebedî değildir.
Dünya imtihan yeridir.
Dünya Allah’ın rızasını kazanma yeridir.
Dünya cehennemden kurtulma yeridir.
Dünya cenneti satın alma yeridir.
Fakat ne yazık ki birçok insan dünyayı amaç, ahireti ise unutulmuş bihaber hâline getirmiştir.
2. AYET
فَإِنْ لَمْ تَفْعَلُوا فَأْذَنُوا بِحَرْبٍ مِنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ
“Eğer faizden vazgeçmezseniz Allah ve Resûlü tarafından açılmış bir savaşı bilin.”
(Bakara, 2/279)
2. HADİS
« الرِّبَا ثَلَاثَةٌ وَسَبْعُونَ بَابًا أَيْسَرُهَا مِثْلُ أَنْ يَنْكِحَ الرَّجُلُ أُمَّهُ »
“Faizin yetmiş üç kapısı vardır. En hafifi kişinin annesiyle zina etmesi gibidir.”
(İbn Mâce, Ticârât, 2274)
♦️ EY KARDEŞİM!
Kur’an’ın hiçbir günah için kullanmadığı bir ifade vardır:
“Allah ve Resûlü’ne savaş açmak...”
Bu ifade faiz için kullanılmıştır.
Bu ifade üzerinde saatlerce düşünmek gerekir.
Allah’ın savaş açtığı bir işten insan nasıl huzur bekler?
Allah’ın lanetlediği bir kazançtan insan nasıl bereket umar?
Allah’ın haram kıldığı bir yoldan insan nasıl saadet bekler?
Şeytan günahı güzel gösterir.
Faizi de ihtiyaç gibi gösterir.
Önce kolaylık gibi görünür.
Sonra alışkanlık olur.
Sonra vazgeçilmez hâle gelir.
Sonra insan haramı normal görmeye başlar.
İşte felaket burada başlar.
Çünkü günahın en tehlikelisi işlenen günah değil, normal görülen günahtır.
Ey nefsim!
Bir ev için Allah’ın gazabına değer mi?
Bir araba için Allah’ın rahmetinden uzak olmaya değer mi?
Birkaç yıllık dünya rahatlığı için ebedî hayatı riske atmaya değer mi?
Düşün!
Ölüm gelince kredi sözleşmeleri kapanacak.
Kabirde faiz hesapları işlemeyecek.
Mahşerde banka müdürleri yanında olmayacak.
O gün yalnız sen olacaksın...
Ve Rabbin olacak...
3. AYET
يَمْحَقُ اللَّهُ الرِّبَا وَيُرْبِي الصَّدَقَاتِ ۗ وَاللَّهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ كَفَّارٍ أَثِيمٍ
“Allah faizi mahveder, sadakaları ise bereketlendirir. Allah günahkâr ve nankör olan hiçbir kimseyi sevmez.”
(Bakara, 2/276)
3. HADİS
« دِرْهَمُ رِبًا يَأْكُلُهُ الرَّجُلُ وَهُوَ يَعْلَمُ أَشَدُّ مِنْ سِتٍّ وَثَلَاثِينَ زَنْيَةً »
“Kişinin bilerek yediği bir dirhem faiz, Allah katında otuz altı zinadan daha şiddetlidir.”
(Müsned-i Ahmed; Taberânî)
♦️ EY MALINA GÜVENEN İNSAN!
Allah buyuruyor:
“Allah faizi mahveder.”
Öyleyse düşün!
İnsanların büyüttüğünü Allah mahvediyorsa gerçek büyüklük nerededir?
Kasalar dolabilir.
Hesaplar kabarabilir.
Mallar çoğalabilir.
Fakat bereket kaybolabilir.
Nice insanlar vardır...
Serveti büyümüştür ama huzuru küçülmüştür.
Evi büyümüştür ama kalbi daralmıştır.
Kazancı artmıştır ama duası göğe yükselmemiştir.
Çünkü bereket rakamların büyümesi değildir.
Bereket Allah’ın razı olmasıdır.
Bir lokma helâl ekmek bazen tonlarca haram servetten daha değerlidir.
Bir avuç helâl kazanç bazen milyonlarca faiz gelirinden daha bereketlidir.
Ey kardeşim!
Bugün insanlar banka hesaplarını kontrol ediyor.
Ama amel defterlerini kontrol etmiyor.
Bugün insanlar yatırımlarını hesaplıyor.
Ama günahlarını hesaplamıyor.
Bugün insanlar kaç yıl yaşayacakmış gibi plan yapıyor.
Fakat yarın ölecekmiş gibi hazırlanmıyor.
Oysa ölüm beklemiyor.
Kabir beklemiyor.
Münker ve Nekir beklemiyor.
Mahşer beklemiyor.
Sırat beklemiyor.
Allah’ın huzurunda hesap günü beklemiyor.
Bir gün gelecek...
Son nefes verilecek.
Gözler kapanacak.
Diller susacak.
Evler başkalarının olacak.
Arabalar başkalarının olacak.
Kasalar başkalarının olacak.
Bankalardaki rakamlar başkalarının olacak.
Fakat günahlar sahibini bırakmayacak.
Ameller sahibini terk etmeyecek.
Hesap sahibinden ayrılmayacak.
O gün sana:
“Kaç ev aldın?” diye sorulmayacak.
“Kaç araba değiştirdin?” diye sorulmayacak.
“Kaç milyon kazandın?” diye sorulmayacak.
Şu sorulacak:
Malını nereden kazandın?
Helâl mi kazandın?
Haramdan sakındın mı?
Allah’ın emirlerine teslim oldun mu?
Ey nefsim!
Dünya aldatıcıdır.
Dünya geçicidir.
Dünya fanidir.
Dünya bir gölgedir.
Dünya bir misafirhanedir.
Dünya bir imtihan salonudur.
Akıllı insan dünyayı kalbine koyan değil, elinde taşıyandır.
Akıllı insan dünyayı amaç yapan değil, ahirete köprü yapandır.
Akıllı insan dünyanın peşinde koşarken Allah’ı unutan değil, Allah’ın rızasını dünyanın tamamına tercih edendir.
Öyleyse gel!
Allah’ın rızasını dünyanın bütün servetlerine değişmeyelim.
Bir müdürün takdiri için Allah’ın gazabını satın almayalım.
Bir makam için ahiretimizi satmayalım.
Bir faiz kuruşu için cennetimizi tehlikeye atmayalım.
Çünkü bütün dünya senin olsa da sonunda bırakacaksın.
Ama Allah’ın rızasını kazanırsan onu ebediyen kaybetmeyeceksin.
♦️ ALLAH’IM!
Bizleri helâl lokma peşinde koşan kullarından eyle.
Kalplerimizi dünya sevgisinin esaretinden kurtar.
Bizleri faizden, haramdan, kul hakkından ve Senin gazabını celbedecek bütün günahlardan muhafaza eyle.
🇹🇷HAZIRLAYAN MEHMET ERÇELİK
