🔥 GİZLİ KUSURLAR MAHŞERDE ORTAYA ÇIKACAK!
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ أَجْمَعِينَ
AYET
(وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ أَشْيَاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ )
“İnsanların haklarını eksiltmeyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”
(Şuarâ, 26/183)
HADİS
« أَعْطُوا الْأَجِيرَ أَجْرَهُ قَبْلَ أَنْ يَجِفَّ عَرَقُهُ
“İşçinin ücretini, alın teri kurumadan önce veriniz.”
(İbn Mâce, Ruhûn, 4)
♦️ EY İNSANLARIN HAKKINI EKSİLTEN KARDEŞİM!
Bir iş yaptın...
Eksik yaptın...
Ama tam ücret aldın...
Bir mal sattın...
Kusurlu sattın...
Ama kusurunu gizledin...
Bir işçi çalıştırdın...
Alın terini sömürdün...
Ücretini geciktirdin...
Sonra da kazandım zannettin.
Hayır!
Sen para kazanmadın.
Sen ahirette ödenecek bir borç biriktirdin.
Unutma!
Dünyada en ağır borç banka borcu değildir.
En ağır borç kul hakkıdır.
Çünkü banka alacağını dünyada ister.
Kul hakkı ise mahşerde önüne çıkar.
Orada para geçmez.
Orada altın geçmez.
Orada makam geçmez.
Orada yalnızca sevaplar geçer.
Sevapların biterse insanların günahları omuzlarına yüklenir.
İşte gerçek iflas o gün ortaya çıkar.
AYET
( يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَخُونُوا اللَّهَ وَالرَّسُولَ وَلَا تَخُونُوا أَمَانَاتِكُمْ وَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَ )
“Ey iman edenler! Allah’a ve Resûlüne hainlik etmeyin; bile bile emanetlerinize de ihanet etmeyin.”
(Enfâl, 8/27)
HADİS
« أَدِّ الْأَمَانَةَ إِلَى مَنِ ائْتَمَنَكَ »
“Sana emanet verene emanetini eksiksiz teslim et.”
(Ebû Dâvûd, Büyû', 79; Tirmizî, Büyû', 38)
♦️ EY EMANETE İHANET EDEN KARDEŞİM!
Müşteri sana parasını emanet etti...
İşveren sana işi emanet etti...
Ortak sana güvenini emanet etti...
İnsanlar sana itibarını emanet etti...
Peki sen ne yaptın?
Kalitesiz malzemeyi kaliteli diye sattın...
Eksik yaptığın işi tam yaptım diye gösterdin...
Bozuk ürünü sağlam diye pazarladın...
Sonra da kimse anlamadı diye sevindin.
Fakat anlamayan müşteri olabilir...
Anlamayan insanlar olabilir...
Ama Allah mutlaka bilir.
Emanete ihanet sadece kasadan para çalmak değildir.
İşi eksik yapmak da emanete ihanettir.
Kalitesiz malzeme kullanmak da emanete ihanettir.
Kusuru gizlemek de emanete ihanettir.
Yalan reklam yapmak da emanete ihanettir.
Ve ihanetin hesabı ağırdır.
Çünkü ihanet insanların gözünden kaçabilir.
Ama Allah’ın huzurundan kaçamaz.
AYET
( إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تُؤَدُّوا الْأَمَانَاتِ إِلَى أَهْلِهَا )
“Şüphesiz Allah size emanetleri ehline vermenizi emreder.”
(Nisâ, 4/58)
HADİS
« لِكُلِّ غَادِرٍ لِوَاءٌ يَوْمَ الْقِيَامَةِ »
“Her hain için kıyamet günü bir sancak dikilir ve ihanet ettiği ilan edilir.”
(Buhârî, Edeb, 99; Müslim, Cihâd, 16)
♦️ EY GİZLİ İŞ ÇEVİREN KARDEŞİM!
Bugün insanlar seni dürüst sanabilir.
Bugün seni güvenilir zannedebilirler.
Bugün yaptığın hileleri fark etmeyebilirler.
Ama kıyamet günü gizlilik kalmayacak.
O gün sırlar açılacak.
Defterler ortaya konacak.
Niyetler ortaya dökülecek.
İnsanlardan sakladığın her şey Allah’ın huzurunda açığa çıkacak.
Bugün gizlenen ayıp...
Yarın ilan edilecek.
Bugün saklanan ihanet...
Yarın herkes tarafından görülecek.
Bugün seni alkışlayanlar olabilir.
Ama mahşerde seni kurtaracak olan alkışlar değil, dürüstlüğün olacaktır.
AYET
﴿ وَاللَّهُ لَا يُحِبُّ الْفَسَادَ ﴾
“Allah bozgunculuğu sevmez.”
(Bakara, 2/205)
HADİS
« إِنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إِلَى الْبِرِّ وَإِنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إِلَى الْجَنَّةِ »
“Doğruluk iyiliğe götürür; iyilik de cennete götürür.”
(Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103)
♦️ EY DÜRÜSTLÜKLE HİLE ARASINDA KALAN KARDEŞİM!
Önünde iki yol vardır.
Birincisi kısa yoldur.
Yalanla kazanırsın.
Hileyle büyürsün.
İnsanları kandırırsın.
Ama sonunda Allah’ın huzuruna yüklerle çıkarsın.
İkincisi zor yoldur.
Doğru olursun.
Dürüst olursun.
Helâl kazanırsın.
Belki daha az kazanırsın.
Ama gönül huzuruyla yaşarsın.
Ve Allah’ın huzuruna temiz çıkarsın.
Unutma!
İnsanlar seni başarılı diye tanıyabilir.
Fakat Allah seni yalancı olarak biliyorsa bunun ne faydası var?
İnsanlar seni zengin diye övebilir.
Fakat Allah seni kul hakkı yiyen biri olarak biliyorsa bunun ne değeri var?
Asıl başarı kasanın dolması değildir.
Asıl başarı amel defterinin temiz olmasıdır.
Asıl kazanç servetin büyümesi değildir.
Asıl kazanç Allah’ın rızasını kazanabilmektir.
AYET
( وَاتَّقُوا يَوْمًا تُرْجَعُونَ فِيهِ إِلَى اللَّهِ ثُمَّ تُوَفَّى كُلُّ نَفْسٍ مَا كَسَبَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ )
“Öyle bir günden sakının ki, o gün Allah’a döndürüleceksiniz. Sonra herkese kazandığının karşılığı eksiksiz verilecek ve onlar asla haksızlığa uğratılmayacaktır.”
(Bakara, 2/281)
HADİS
« إِنَّ التُّجَّارَ يُبْعَثُونَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فُجَّارًا إِلَّا مَنِ اتَّقَى اللَّهَ وَبَرَّ وَصَدَقَ »
“Tüccarlar kıyamet günü günahkârlar olarak diriltileceklerdir. Ancak Allah’tan korkan, iyilik yapan ve doğru davrananlar bundan müstesnadır.”
(Tirmizî, Büyû', 4; İbn Mâce, Ticârât, 3)
♦️ EY ESNAF!
EY TÜCCAR!
EY SANAYİCİ!
EY USTA!
EY MÜTEAHHİT!
Bu hadis üzerinde uzun uzun düşün!
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) tüccarlara beddua etmiyor...
Onları küçümsemiyor...
Aksine onları büyük bir tehlikeye karşı uyarıyor.
Çünkü ticaretin olduğu yerde para vardır.
Paranın olduğu yerde nefis vardır.
Nefsin olduğu yerde hırs vardır.
Hırsın olduğu yerde de şeytan pusuda beklemektedir.
Bir insan namazında dürüst olabilir...
Sohbetinde dürüst olabilir...
Fakat para işin içine girince imtihan ağırlaşır.
İşte bunun için nice insanlar vardır ki;
Secdede ağlarlar...
Fakat alışverişte kul hakkı yerler.
Kur’an okurlar...
Fakat müşteriyi aldatırlar.
Tesbih çekerler...
Fakat emanete ihanet ederler.
Sakın ha!
Dünyada dürüst görünmek seni aldatmasın.
Asıl mesele insanların seni dürüst bilmesi değildir.
Asıl mesele Allah’ın seni dürüst bilmesidir.
Çünkü bir gün gelecek...
Dükkânlar kapanacak...
Kasalar boşalacak...
Tapular başkalarına kalacak...
Araçlar el değiştirecek...
İmzalar silinecek...
Tabelalar sökülecek...
Fakat bir tek şey seninle beraber kabre girecek:
Yaptığın işler...
Sakladığın kusurlar...
Yediğin haklar...
Koruduğun emanetler...
Ve kazandığın sevaplar...
O gün Allah sana:
“Ne kadar kazandın?” diye sormayacak.
“Nasıl kazandın?” diye soracak.
“Kaç ev yaptın?” diye sormayacak.
“O evleri hangi vicdanla yaptın?” diye soracak.
“Kaç müşteri buldun?” diye sormayacak.
“O müşterilere karşı ne kadar dürüst oldun?” diye soracak.
İşte akıllı insan;
Kasasını doldurmadan önce amel defterini dolduran insandır.
Servetini büyütmeden önce takvâsını büyüten insandır.
İnsanların güvenini kazanmadan önce Allah’ın rızasını kazanmaya çalışan insandır.
Çünkü günün sonunda;
En büyük kazanç para değildir.
En büyük kazanç müşteri değildir.
En büyük kazanç makam değildir.
En büyük kazanç Allah’ın huzuruna kul hakkı taşımadan çıkabilmektir.
Ve en büyük iflas da şudur:
Dünyada kazandığını zannederken...
Ahirette kaybedenlerden olmak…
♦️ ALLAH’IM!
Bizleri emanete riayet eden kullarından eyle.
Görünürde de gizlide de senden hakkıyla hayâ edenlerden eyle.
Helâl kazanç peşinde koşanlardan eyle.
Kul hakkından titizlikle sakınanlardan eyle.
Bizleri doğruluktan ayırma, emanetten uzaklaştırma, hesabı ağır olanlardan eyleme.
ÂMİN YÂ RABBİ’L-ÂLEMÎN.
🇹🇷 HAZIRLAYAN MEHMET ERÇELİK
