Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

HAKKI ANLATMAKTAN YORULDUM, BATILI SAVUNMAKTAN YORULMADILAR

MEHMET ERÇELİK

HAKKI ANLATMAKTAN YORULDUM, BATILI SAVUNMAKTAN YORULMADILAR


AYET

وَالْعَصْرِ إِنَّ الْإِنْسَانَ لَفِي خُسْرٍ إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ

“Asra yemin olsun ki insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak iman edenler, salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.”

(Asr Sûresi, 103/1-3)

HADİS

بَلِّغُوا عَنِّي وَلَوْ آيَةً

“Benden bir âyet dahi olsa insanlara ulaştırın.”

(Buhârî, Enbiyâ, 50)

İnsan bazen yoruluyor…

Beden yük taşımaktan yorulmuyor da bazen düşünce yükü taşımaktan yoruluyor.

Her gün sırtında taş taşıyan kadar, zihninde fikir taşıyan da yoruluyor.

Anlaşılmamaktan yoruldum…

Hakkı anlatmaktan yoruldum…

İnsanları Kur'an'a çağırmaktan yoruldum…

Sahih sünneti anlatmaktan yoruldum…

İfrat ile tefrit arasında ezilen hakikati savunmaktan yoruldum…

Fakat ne gariptir ki;

Ben hakkı anlatmaktan yoruldum…

Onlar batılı savunmaktan yorulmadılar.

Ben insanları Kur'an'a çağırmaktan yoruldum…

Onlar hurafeye çağırmaktan yorulmadılar.

Ben sünneti anlatmaktan yoruldum…

Onlar hevalarını dinleştirmekten yorulmadılar.

Ben tebliğ etmekten yoruldum…

Onlar yüz çevirmekten yorulmadılar.

AYET

فَاصْبِرْ كَمَا صَبَرَ أُولُو الْعَزْمِ مِنَ الرُّسُلِ

“Sen de azim sahibi peygamberlerin sabrettiği gibi sabret.”

(Ahkâf Sûresi, 46/35)

HADİS

مَنْ دَلَّ عَلَى خَيْرٍ فَلَهُ مِثْلُ أَجْرِ فَاعِلِهِ

“Kim bir hayra vesile olursa ona, o hayrı yapanın sevabı kadar sevap verilir.”

(Müslim, İmâre, 133)

Kandil tartışmalarından yoruldum…

Mezhep kavgalarından yoruldum…

Şii-Sünni çekişmelerinden yoruldum…

Hadis inkârcılarına hadis anlatmaktan yoruldum…

Hadis savunuyorum diye her uydurmayı dine sokanları uyarmaktan yoruldum…

Bir tarafta dini eksiltenler…

Diğer tarafta dini çoğaltanlar…

Bir tarafta Kur'an yeter diyenler…

Diğer tarafta insan sözünü Kur'an'ın önüne koyanlar…

Bir tarafta sünneti reddedenler…

Diğer tarafta hurafeyi sünnet diye pazarlayanlar…

Gerçekten yoruldum…

Ama sonra Peygamberleri hatırlıyorum…

Nuh Aleyhisselamı…

Dokuz yüz elli yıl tebliğ etti.

Musa Aleyhisselamı…

Firavun'a defalarca gitti.

Resulullah'ı ﷺ hatırlıyorum…

Taşlandı…

Hakaret gördü…

Yurdundan çıkarıldı…

Ama vazgeçmedi.

Çünkü hak yolunun yolcuları yorulabilir…

Ama vazgeçemezler.

AYET

وَمَا عَلَى الرَّسُولِ إِلَّا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ

“Peygambere düşen ancak apaçık tebliğ etmektir.”

(Nûr Sûresi, 24/54)

HADİS

إِنَّ الدِّينَ يُسْرٌ

“Şüphesiz bu din kolaylıktır.”

(Buhârî, Îmân, 29)

Sonunda şunu öğrendim:

Ben insanların kalplerini değiştirmekle görevli değilim.

Ben hidayet vermekle görevli değilim.

Ben insanları zorla cennete sokmakla görevli değilim.

Benim görevim hakkı anlatmaktır.

Benim görevim hakikati göstermektir.

Benim görevim Kur'an'ı ve sünneti tebliğ etmektir.

Hidayet Allah'tandır.

Kalpleri çeviren Allah'tır.

Hakikati kabul ettiren Allah'tır.

Ben anlatırım…

Allah dilerse kabul ettirir.

Ben söylerim…

Allah dilerse kalbe ulaştırır.

Ben tebliğ ederim…

Allah dilerse hidayet verir.

Bu yüzden artık şunu söylüyorum:

Yoruldum…

Ama bırakmadım.

Üzüldüm…

Ama vazgeçmedim.

Kırıldım…

Ama susturulmadım.

Çünkü hak yolunda yorulmak, batıl uğrunda dinç kalmaktan daha şereflidir.

Çünkü insanların alkışı değil, Allah'ın rızası önemlidir.

Çünkü bir kişinin hidayetine vesile olmak, dünya ve içindekilerden daha değerlidir.

Elbette yorulacağız…

Elbette anlaşılmayacağız…

Elbette eleştirileceğiz…

Elbette yalnız kalacağız…

Fakat ümidimizi asla kaybetmeyeceğiz.

Çünkü hakka hizmet ağır bir define gibidir;

Ne kadar çok el uzanırsa o kadar hafifler.

Allah'ım! Bizleri hakkı bilenlerden, hakka iman edenlerden, hakkı yaşayanlardan ve hakkı sabırla anlatanlardan eyle. Yorulan ama vazgeçmeyen, kırılan ama istikametten ayrılmayan kullarından eyle. Kalplerimizi hak üzere sabit kıl. Âmin.


MEHMET ERÇELİK