HİCRETİNİ YAPMADAN YENİ YILA GİRME!
Muharrem Geldi, Peki Sen Değiştin Mi?
İÇERİK TAKDİMİ
Bu vaaz; Hicrî yılbaşının ve Muharrem ayının sadece bir takvim değişikliği olmadığını, kulun geçmişini muhasebe edip günahlarından Allah'a yönelmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Muharrem ayı; tövbe, sabır, fedakârlık, hicret, kulluk ve ahiret hazırlığı ayıdır. Yeni bir yıl başladıysa, insan da yeni bir kulluk sayfası açmalıdır.
اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ أَجْمَعِينَ
— 1. AYET —
( وَمَنْ يُهَاجِرْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ يَجِدْ فِي الْأَرْضِ مُرَاغَمًا كَثِيرًا وَسَعَةً )
“Kim Allah yolunda hicret ederse yeryüzünde gidecek birçok yer ve genişlik bulur.” (Nisâ, 4/100)
— 1. HADİS —
« الْمُهَاجِرُ مَنْ هَجَرَ مَا نَهَى اللَّهُ عَنْهُ »
“Muhacir, Allah'ın yasakladığı şeyleri terk eden kimsedir.” (Buhârî, Îmân, 4)
Aziz Müminler!
Yeni bir Hicrî yıla girdik...
Takvim değişti...
Aylar değişti...
Günler değişti...
Peki ya biz?
Günahlarımız değişti mi?
Alışkanlıklarımız değişti mi?
Namazımız değişti mi?
Kur'an'la olan bağımız değişti mi?
Muharrem geldi...
Fakat kalbimiz hâlâ dünyanın peşinde koşuyorsa...
Muharrem geldi...
Fakat dilimiz hâlâ gıybetten kurtulmadıysa...
Muharrem geldi...
Fakat gözümüz hâlâ harama bakıyorsa...
O zaman sadece takvim değişmiş, biz değişmemişiz demektir.
Gerçek hicret; şehir değiştirmekten önce günahı terk etmektir.
Gerçek hicret; Allah'ın sevmediği şeylerden Allah'ın razı olduğu şeylere yönelmektir.
— 2. AYET —
﴾ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَصُوحًا ﴿
“Ey iman edenler! Allah'a samimi bir tövbe ile dönün.” (Tahrîm, 66/8)
— 2. HADİS —
« يَا أَيُّهَا النَّاسُ تُوبُوا إِلَى اللَّهِ فَإِنِّي أَتُوبُ إِلَيْهِ فِي الْيَوْمِ مِائَةَ مَرَّةٍ »
“Ey insanlar! Allah'a tövbe edin. Ben günde yüz defa Allah'a tövbe ederim.” (Müslim, Zikir, 42)
Ey Nefsim!
Bir Hicrî yılı daha geride bıraktın...
Fakat acaba amel defterine ne yazdırdın?
Kaç namazı kaçırdın?
Kaç kalp kırdın?
Kaç gözyaşına sebep oldun?
Kaç defa tövbeyi erteledin?
Kaç defa 'yarın yaparım' dedin?
Şimdi yeni bir yıl başladı...
Fakat unutma!
Senin ömründen de bir yıl eksildi.
İnsanlar yeni yılı kutlarken...
Melekler senin ömründen eksilen günleri yazıyor.
İnsanlar yeni başlangıçlar yaparken...
Kabir sana her gün biraz daha yaklaşıyor.
Bugün Hicrî yılın ilk günleri...
Belki de hayatının son Muharrem ayı...
Bunu biliyor musun?
— 3. AYET —
( وَالسَّابِقُونَ الْأَوَّلُونَ مِنَ الْمُهَاجِرِينَ وَالْأَنْصَارِ ... رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ )
“Muhacirlerin ve Ensarın önde gelenlerinden Allah razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır.” (Tevbe, 9/100)
— 3. HADİS —
« أَفْضَلُ الصِّيَامِ بَعْدَ رَمَضَانَ شَهْرُ اللَّهِ الْمُحَرَّمُ »
“Ramazan'dan sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur.” (Müslim, Sıyâm, 202)
Kıymetli Kardeşlerim!
Muharrem ayı sıradan bir ay değildir.
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu aya:
“Şehrullah” yani “Allah'ın ayı” buyurmuştur.
Bu ay bize şunu haykırır:
Ey kul!
Dünya için koştuğun kadar ahiret için de koş!
Mal biriktirdiğin kadar sevap da biriktir!
Bedenini doyurduğun kadar ruhunu da doyur!
Çünkü bir gün gelecek...
Yeni yıllar bitecek...
Takvimler kapanacak...
Saatler duracak...
Ömür tükenecek...
Ve sen Allah'ın huzurunda duracaksın.
O gün sana:
“Kaç Muharrem gördün?” diye sorulmayacak.
“Kaç Hicrî yıl yaşadın?” diye sorulmayacak.
Şu sorulacak:
Her geçen yıl seni Allah'a yaklaştırdı mı?
Yoksa dünyaya mı bağladı?
Her geçen yıl günahlarını azalttı mı?
Yoksa çoğalttı mı?
Her geçen yıl seni secdeye mi götürdü?
Yoksa gaflete mi sürükledi?
Ey Kardeşim!
Hicret; Mekke'den Medine'ye gitmekten ibaret değildir.
Hicret;
Günahlardan tövbeye,
Kibirden tevazuya,
Gafletten zikre,
İsyandan itaate,
Dünyadan ahirete yönelmektir.
Muharrem ayı bize sabrı öğretir.
Kerbelâ bize hakkın yanında durmayı öğretir.
Aşure bize paylaşmayı öğretir.
Hicret bize Allah için fedakârlık yapmayı öğretir.
Öyleyse gel!
Bu yılın ilk günlerinde yeni bir sayfa açalım.
Kırdığımız kalpleri tamir edelim.
Kul haklarından arınalım.
Tövbelerimizi yenileyelim.
Namazlarımızı düzeltelim.
Kur'an'a sarılalım.
Çünkü hangi Muharrem'in son Muharrem'imiz olacağını bilmiyoruz.
Belki seneye yeni yılı göreceğiz...
Belki de bu Muharrem bizim son Muharremimiz olacak.
Öyleyse Ey Nefsim!
Takvimin değişmesine değil...
Kalbin değişmesine çalış.
Yılın değişmesine değil...
Amelin değişmesine çalış.
Çünkü Allah katında değerli olan yeni yıl değil, yeni kul olmaktır.
— 4. AYET —
( وَسَارِعُوا إِلَىٰ مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَاوَاتُ وَالْأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ )
“Rabbinizin mağfiretine ve takvâ sahipleri için hazırlanmış, genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun.” (Âl-i İmrân, 3/133)
— 4. HADİS —
« بَادِرُوا بِالْأَعْمَالِ سَبْعًا »
“Yedi şey gelmeden önce salih amellere koşunuz.” (Müslim, Zühd, 55)
Değerli Müslümanlar!
Yeni bir Hicrî yıla girdik.
Takvimden bir yıl daha düştü...
Ömürden de bir yıl daha eksildi...
Kabir kapısına bir adım daha yaklaştık...
Fakat şu soruyu kendimize sorduk mu?
Geçen yıl Allah için ne yaptım?
Kaç günahı terk ettim?
Kaç harama tövbe ettim?
Kaç kırık kalbi onardım?
Kaç yetimin başını okşadım?
Kaç secdeyi gözyaşıyla süsledim?
Muharrem ayı bize şunu haykırıyor:
“Ey insan! Ölüm sana yaklaşırken sen Allah'a ne kadar yaklaştın?”
Çünkü akıllı insan yeni yılı kutlayan değil...
Yeni yılı muhasebe eden insandır.
Akıllı insan yaşının büyümesine değil...
Amel defterinin dolmasına sevinen insandır.
Bugün yeni bir yıl başladı.
Fakat acaba bizim için yeni bir hayat da başladı mı?
Yoksa eski günahlarla, eski ihmallerle ve eski gafletlerle yolumuza devam mı ediyoruz?
— 5. AYET —
( يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍ )
“Ey iman edenler! Allah'tan korkun. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın.” (Haşr, 59/18)
— 5. HADİS —
« الْكَيِّسُ مَنْ دَانَ نَفْسَهُ وَعَمِلَ لِمَا بَعْدَ الْمَوْتِ »
“Akıllı kişi nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır.” (Tirmizî, Kıyâme, 25)
Ey Nefsim!
Yeni bir Hicrî yıl başladı...
Peki yarın kabre girersen yanında ne götüreceksin?
Geçen senenin maaşını mı?
Tapularını mı?
Makamını mı?
Arabalarını mı?
Bankadaki hesabını mı?
Hayır...
Sadece amel defterini götüreceksin.
Muharrem ayı sana sadece bir ayın gelişini haber vermiyor.
Muharrem ayı sana yaklaşan ölümü haber veriyor.
Yaklaşan hesabı haber veriyor.
Yaklaşan kabri haber veriyor.
Yaklaşan mahşeri haber veriyor.
Bugün insanlar birbirlerine:
“Yeni yılın kutlu olsun.” diyorlar.
Fakat asıl mesele şudur:
Yeni yılın kutlu olması değil...
Ahiretin kutlu olmasıdır.
Kabirde yüzünün ak olmasıdır.
Mahşerde amel defterini sağdan almandır.
Sıratı selametle geçmendir.
Allah'ın rızasına kavuşmandır.
Muharrem ayı; sadece takvimdeki bir ay değildir.
Muharrem ayı; kalbin Allah'a dönmesi için verilmiş ilahî bir fırsattır.
Öyleyse geliniz...
Bu yılın başında tövbe edelim.
Kırdığımız kalpleri onaralım.
Kul haklarından kurtulalım.
Namazlarımızı düzeltelim.
Kur'an ile dost olalım.
Ölümü unutmayalım.
Kabri unutmayalım.
Mahşeri unutmayalım.
Çünkü nice insanlar geçen Muharrem'de bizimleydi...
Bu Muharrem'de ise kabirdeler.
Nice insanlar geçen yıl aşure dağıtıyordu...
Bugün onların adına dua ediliyor.
Nice insanlar yeni yıla planlar yaparak girmişti...
Fakat ömürleri bir sonraki Muharrem'e ulaşmadı.
Kim bilir...
Belki de bu bizim son Muharremimizdir.
Belki de son Hicrî yılımızdır.
Belki de son fırsatımızdır.
Öyleyse bugün tövbe edelim ki yarın pişman olmayalım.
Bugün Allah'a dönelim ki yarın mahcup olmayalım.
Bugün hazırlanalım ki yarın hesaba hazır olalım.
ALLAH'IM!
Bizleri Muharrem ayının bereketinden hakkıyla istifade eden kullarından eyle.
Yeni Hicrî yılı bizler için tövbe, hidayet, mağfiret ve rahmet vesilesi kıl.
Kalplerimizi imanla, dillerimizi zikirle, ömürlerimizi salih amellerle süsle.
Bizleri Kerbelâ'nın sadakatini, Hz. Hüseyin'in teslimiyetini ve Resûlullah'ın sünnetini yaşayan kullarından eyle.
Bu yeni yılda bizlere affını, mağfiretini, rızanı ve cennetini nasip eyle.
ÂMÎN YÂ RABBEL ÂLEMÎN.
HAZIRLAYAN: MEHMET ERÇELİK
