İRŞAT VE TEBLİĞDE KUR'ÂNÎ METOT
GİRİŞ:DAVETİN RUHU.
HAKKI HAYKIRMAYAN DİL: ŞEYTANIN SUSTURDUĞU BİR MEZARDIR!
SESSİZLİĞİN BEDELİ CEHENNEM: SEN SUSTUN, BATIL HÜKÜM SÜRDÜ!
NEMELAZIMCILIK: ÜMMETİ İÇTEN ÇÜRÜTEN O GİZLİ VEBA!
TEBLİĞ Mİ EDİYORSUN, YOKSA NEFSİNİ Mİ TATMİN EDİYORSUN?
PEYGAMBERİN MİRASINA İHANET: SUSTUN VE HAKİKATİ GİZLEDİN!
HAKKA DAVET ETMEYEN, BATILA ZEMİN BİR HAİNDİR.
اعوذ بالله من الشيطان الرجيم
بسم الله الرحمن الرحيم
الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي خَلَقَ الْاِنْسَانَ، وَعَلَّمَهُ الْبَيَانَ، وَاَنْزَلَ الْقُرْاٰنَ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِ.
وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذ۪ي بُعِثَ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ، وَقُدْوَةً لِلْمُتَّق۪ينَ، وَاِمَاماً لِلْمُجَاهِد۪ينَ الَّذ۪ي قَالَ: "بَلِّغُوا عَنّ۪ي وَلَوْ اٰيَةً."
وَعَلٰى اٰلِه۪ وَاَصْحَابِهِ التَّابِع۪ينَ لَهُ بِاِحْسَانٍ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ.
Hamd; kalpleri imanla inşa eden, dili zikirle süsleyen, kâinatın zerrelerinden kürrelerine kadar her şeyi hikmetle uyararak bize hakikati fısıldayan âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur!
Salât ve Selâm; "Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" buyuran, taşı toprak haline gelmiş kalpleri merhamet dokunuşuyla ihya eden, tebliğ ve irşadın eşsiz muallimi, Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa (Sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimize, O’nun tertemiz aline ve davanın bayraktarı olan sahabe-i kiram (Hazretleri) üzerine olsun!
AZİZ MÜMİNLER, DEĞERLİ KARDEŞLERİM!
Bugün burada sadece bir vaaz dinlemeye gelmedik; bugün burada uyuyan vicdanları uyandırmaya, susan dilleri hakikatin ateşiyle tutuşturmaya geldik! Bugün; "Ben Müslümanım" deyip kenara çekilmenin değil, "Ben İslam'ın davasının neresindeyim?" diye hesaplaşmanın günüdür!
Unutmayın ki; Kur’an önce binaları değil, insanı inşa etti! Önce duvarları değil, gönülleri fethetti! Allah bize sadece "Namaz kıl" demedi; namaz kılacak dürüstlükte, oruç tutacak iffette, haksızlığa karşı duracak cesarette birer şahsiyet olmamızı emretti.
EY BU MÜBAREK ÇATI ALTINDA TOPLANAN MUVAHHİD MÜMİNLER! Şunu iyi bilin ki; hakkın sustuğu yerde batıl hüküm sürer! Senin sustuğun yerde haramlar kol gezer! Senin geri durduğun yerde cehalet baş tacı edilir! Bizler, "Gördüğün kötülüğü elinle düzelt!" diyen bir Peygamberin ümmetiyiz. Eğer bugün sokaklarımızda hayâ çekiliyorsa, ticaretimizde dürüstlük can çekişiyorsa, evlerimizde Kur’an’ın edebi sönüyorsa; bu, hakkı anlatması gereken dillerin şeytan tarafından prangalanmasındandır!
Şimdi, ruhlarımızı Kur’an’ın o eşsiz irşad metoduyla yıkamaya, adım adım imandan ahkâma, ahlaktan cihada uzanan o muazzam yolculuğun delillerine kulak vermeye hazır mısınız?
1. ANA BÖLÜM: DAVETİN TEMELİ: ÖNCE TEVHİD VE AHLAK (1-8)
1. Ayet
اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ي خَلَقَۚ
"Yaratan Rabbinin adıyla oku!" (Alak, 1)
1. Hadis
إِنَّمَا بُعِثْتُ لِأُتَمِّمَ صَالِحَ الْأَخْلَاقِ
"Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim." (Muvatta, Hüsnü'l-Huluk, 8)
Nüzul Sebebi: Cahiliye karanlığında kaybolmuş, insanlık onurunu yitirmiş bir topluma; ibadetten önce "okumayı", yani Rabbini tanımayı ve ahlakı inşa etmeyi emretmek için ilk vahiy olarak inmiştir.
Az ve Öz Tefsir : "Allah 'namaz kıl' demeden önce 'beni tanı' dedi!" EY ADEMOĞLU! RABBİNİ TANIMADAN KILDIĞIN NAMAZ SENİ KÖTÜLÜKTEN KORUR MU? Önce "İkra" dendi; yani kâinatı, kendini ve Rabbini oku! İlimsiz iman, imansız ahlak olmaz. "İdrak etmez misin?" Temeli ahlak olmayan dinin çatısı ibadetle ayakta durmaz!
Sahabe Kıssası: Hz. Cafer (Hz. Hazretleri), Necaşi’nin huzurunda İslam’ı anlatırken namazdan önce; "Biz cahiliye halkıydık, putlara tapardık, komşuluğu bilmezdik; Muhammed (S.a.v) bize dürüstlüğü ve akraba hakkını emretti" demiştir.
Kıssadan Hisse: Tanınmayan bir Rabbe hakkıyla ibadet edilemez!
2. Ayet
وَيْلٌ لِلْمُطَفِّف۪ينَۙ
"Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline!" (Mutaffifîn, 1)
2. Hadis
مَنْ غَشَّنَا فَلَيْسَ مِنَّا
"Bizi aldatan bizden değildir!" (Müslim, İman, 164)
Nüzul Sebebi: Mekke döneminde, daha namaz ve zekat farz kılınmadan; ticarette sahtekarlık yapan, yetim hakkı yiyen toplumu ahlaken terbiye etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Namaz kılıp hile yapanın namazı yüzüne çarpılır!" EY ADEMOĞLU! ALINTERİNE HARAM KATANIN SECDESİ BOŞTUR! Kur'an önce dürüstlük dedi. Sen tartıda çalarken "Sübhane Rabbiyel Ala" desen ne yazar? "İdrak etmez misin?" Önce dürüst olacaksın, sonra huzura duracaksın!
Sahabe Kıssası: Hz. Hazretleri Şuayb'ın kavmi bu ayetin ruhunu anlamadığı için helak oldu; sahabe-i kiram ise Medine pazarına girmeden önce "Dürüstlük dinin yarısıdır" diyerek ticaretlerini imanlaştırdı.
Kıssadan Hisse: Ahlakı olmayanın dini sadece gösteriştir!
3. Ayet
بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۙ وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ وَاَبْقٰىۜ
"Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır." (A'lâ, 16-17)
3. Hadis
إِنَّ مِمَّا أَخْشَى عَلَيْكُمْ بَعْدِي مَا يُفْتَحُ عَلَيْكُمْ مِنْ زَهْرَةِ الدُّنْيَا وَزِينَتِهَا
"Sizin için benden sonra korktuğum şey, dünyanın süsünün ve güzelliğinin size açılmasıdır." (Buhari, Zekat, 47)
Nüzul Sebebi: Mekkeli müşriklerin "Gördüğümüz dünya, görmediğimiz ahiretten iyidir" mantığını yıkmak ve kalpleri sonsuzluğa hazırlamak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Dünya bir gölge, sen gölgeye mi talipsin?" BEŞERİN ACZİNDEN, RABBİN KEMALİNE KAÇIN! İnsan önce ahirete ve hesaba iman etmeli ki, harama el uzatırken eli titresin. "İdrak etmez misin?" Hesaba inanmayan adamı hiçbir kanunla dürüst kılamazsın!
Sahabe Kıssası: Mus’ab b. Umeyr (Hz. Hazretleri), Mekke’nin en zengin genci iken ahireti tercih edip Uhud’da hırkasına sarılarak şehit oldu; çünkü kalbi fetholmuştu.
Kıssadan Hisse: Kalbi ahirete dönenin, eli harama uzanmaz!
4. Ayet
قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ
"De ki: O Allah tektir." (İhlas, 1)
4. Hadis
قُلْ آمَنْتُ بِاللَّهِ ثُمَّ اسْتَقِمْ
"Allah'a inandım de, sonra da dosdoğru ol!" (Müslim, İman, 62)
Nüzul Sebebi: Müşriklerin Allah'ın nesebini sorması üzerine, imanın özünü ve tevhidi kalplere perçinlemek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Allah'ı birlemek yetmez, O'nun önünde bir (dik) durmak gerekir!" EY ADEMOĞLU! KAİNATIN SAHİBİ TEKTİR, SENİN KIBLEN KİM? Önce tevhid; yani sadece O'na kul olmak. Kula kul olandan mümin olmaz. "İdrak etmez misin?" Tevhid, ahlakın membaıdır.
Sahabe Kıssası: Bilal-i Habeşi (Hz. Hazretleri), kızgın kumlar altında "Ehad" derken sadece Allah'ı birlemiyordu; nefsinin ve zalimlerin prangasından kurtuluyordu.
Kıssadan Hisse: Tevhid, kula kulluğu bitiren en büyük hürriyettir!
5. Ayet
فَذَكِّرْ اِنَّمَآ اَنْتَ مُذَكِّرٌۜ لَسْتَ عَلَيْهِمْ بِمُصَيْطِرٍۙ
"Sen hatırlat, sen sadece bir hatırlatıcısın. Onların üzerinde bir zorba değilsin." (Ğâşiye, 21-22)
5. Hadis
بَشِّرُوا وَلَا تُنَفِّرُوا وَيَسِّرُوا وَلَا تُعَسِّرُوا
"Müjdeleyin, nefret ettirmeyin; kolaylaştırın, zorlaştırmayın!" (Buhari, İlim, 11)
Nüzul Sebebi: Efendimiz S.a.v'in tebliğde baskıcı bir üslup değil, kalpleri kazanan bir hatırlatıcı olması gerektiğini bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Kalp kilitlidir, anahtarı ise tatlı dildir!" REDDEDİLEMEYEN DAVET: KUR'AN'IN NURU MU, NEFSİN KARANLIĞI MI? Adamı namaza çağırırken kaşını çatıyorsan, sen Allah'a değil nefsine çağırıyorsun demektir. "İdrak etmez misin?" İslam, kılıçla değil ahlakla yayıldı!
Sahabe Kıssası: Mescide bevleden (işeyen) bedeviyi sahabe dövmek isteyince Efendimiz S.a.v; "Bırakın, işini bitirsin. Sonra üzerine bir kova su dökün" diyerek irşadın nezaketini göstermiştir.
Kıssadan Hisse: Zorbalıkla din olmaz, ancak nefret olur!
6. Ayet
كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَت۪يمَۙ وَلَا تَحَاضُّونَ عَلَى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۙ
"Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz. Yoksulu doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz." (Fecr, 17-18)
6. Hadis
لَيْسَ الْمُؤْمِنُ الَّذِي يَشْبَعُ وَجَارُهُ جَائِعٌ إِلَى جَنْبِهِ
"Yanı başındaki komşusu açken tok yatan bizden değildir!" (Hâkim, Müstedrek, II, 15)
Nüzul Sebebi: Mekke'de zenginlerin şımarıklığı ve yoksulları ezmesi üzerine, merhameti imanın şartı kılmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Aç olanın halinden anlamayanın orucu sadece açlıktır!" EY ADEMOĞLU! MİDENİ CEHENNEM ÇUKURU MU YAPTIN? UYAN! Namazdan önce "yetim" dedi Allah. "İdrak etmez misin?" Mazlumun ahını alanın kıldığı namaz Arş-ı Ala'ya ulaşmaz!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Zer (Hz. Hazretleri), yediği her lokmayı yoksulla paylaşmadan boğazından geçirmemiş; "İman, paylaşmaktır" demiştir.
Kıssadan Hisse: Paylaşılmayan aş, ahirette ateştir!
7. Ayet
فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَآؤُ۫نَۙ وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ
"Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki; onlar namazlarından gafildirler. Gösteriş yaparlar. Ve basit bir yardımı (zihniyeti) bile esirgerler." (Mâûn, 4-7)
7. Hadis
إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأَمْوَالِكُمْ وَلَّكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأَعْمَالِكُمْ
"Allah sizin suretlerinize bakmaz, kalplerinize ve amellerinize bakar." (Müslim, Birr, 34)
Nüzul Sebebi: Dindarlığı sadece şekilden ibaret sanan, namaz kılıp merhameti terk edenleri uyarmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Namazın ruhu ahlaktır; ahlakı olmayan namaz ölüdür!" YIKILAN YUVALARIN AH'I: KADEHİN SESİ Mİ, YETİMİN FERYADI MI? Namaz kılıyorsun ama komşuna eziyet ediyorsun, yalan söylüyorsun "İdrak etmez misin?" Allah böyle namaza "Yazıklar olsun" diyor!
Sahabe Kıssası: Efendimiz S.a.v; "Gündüz oruç tutup gece namaz kılan ama komşusuna eziyet eden kadın cehennemdedir" buyurarak ibadetten önce ahlakı tescil etmiştir.
Kıssadan Hisse: İbadet, ahlakın meyvesidir!
8. Ayet
وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍ
"Şüphesiz sen yüce bir ahlak üzeresin." (Kalem, 4)
8. Hadis
أَكْمَلُ الْمُؤْمِنِينَ إِيمَانًا أَحْسَنُهُمْ خُلُقًا
"Müminlerin iman bakımından en kâmil olanı, ahlakı en güzel olanıdır." (Ebu Davud, Sünne, 15)
Nüzul Sebebi: Müşriklerin Efendimiz S.a.v'e "mecnun" iftiralarına karşı, O'nun en büyük mucizesinin "Ahlak" olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "İslam'ın en büyük davetçisi senin güzel ahlakındır!" MAHŞERİN SESSİZ ŞAHİDİ: KUR'AN SENİN HAKKINDA NE DİYECEK? Eğer sen doğruysan, sözün tesirlidir. Eğer sen yalancıysan, bin ayet okusan kimse inanmaz. "İdrak etmez misin?" Önce örnek olacaksın, sonra hoca!
Sahabe Kıssası: Abdullah b. Selam (Hz. Hazretleri), Efendimiz S.a.v'in yüzünü görünce; "Bu yüzde yalan yok!" diyerek ahlaka şahitlik etmiş ve Müslüman olmuştur.
Kıssadan Hisse: Sözün değil, özün davet etsin!
2. ANA BÖLÜM: MEDİNE DÖNEMİ VE AHKAMIN TEDRİCÎLİĞİ (9-16)
9. Ayet
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِۜ قُلْ ف۪يهِمَآ اِثْمٌ كَب۪يرٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِۘ وَاِثْمُهُمَآ اَكْبَرُ مِنْ نَفْعِهِمَاۜ
"Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: Onlarda hem büyük bir günah hem de insanlar için bazı faydalar vardır; ama günahları faydalarından daha büyüktür." (Bakara, 219)
9. Hadis
لَعَنَ اللَّهُ الْخَمْرَ وَشَارِبَهَا وَسَاقِيَهَا وَبَائِعَهَا وَمُبْتَاعَهَا...
"Allah içkiye, onu içene, sunana, satana, alana lanet etmiştir." (Ebû Dâvud, Eşribe, 2)
Nüzul Sebebi: İçki ve kumarın toplumda köklü bir alışkanlık olması sebebiyle, sert bir yasaktan önce akılları ve vicdanları ikna etmek için "tedriciliğin ilk adımı" olarak inmiştir.
Az ve Öz Tefsir : "Allah birdenbire 'kes' demedi, 'düşün' dedi!" EY ADEMOĞLU! AKLINI ŞİŞEYE HAPSEDENİN DİNİ OLUR MU? Önce zararı anlatıldı ki niyetler temizlensin. "İdrak etmez misin?" İçki, kötülüklerin anasıdır; ama Allah önce anneliği değil, çirkinliği gösterdi.
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz. Hazretleri), her içki ayeti indiğinde "Ya Rabbi! Bize içki hakkında şifalı ve kesin bir beyan gönder" diye dua eder, kalbini büyük yasağa hazırlardı.
Kıssadan Hisse: İkna olmayan kalp, yasağa sadece direnir!
10. Ayet
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقْرَبُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْتُمْ سُكَارٰى حَتّٰى تَعْلَمُوا مَا تَقُولُونَ
"Ey iman edenler! Sarhoş iken, ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın!" (Nisâ, 43)
10. Hadis
مَنْ شَرِبَ الْخَمْرَ لَمْ تُقْبَلْ لَهُ صَلاةٌ أَرْبَعِينَ صَبَاحًا
"Kim içki içerse, kırk gün boyunca onun (tam manasıyla) namazı kabul olunmaz." (Tirmizî, Eşribe, 1)
Nüzul Sebebi: Bir yemek davetinde içki içilip namaza durulması ve ayetlerin yanlış okunması üzerine; ibadet ile haramın bir arada olamayacağını öğretmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Mihrapla meyhane yan yana durmaz!" BEŞERİN ACZİNDEN, RABBİN KEMALİNE KAÇIN! Allah, namaz vaktini içkiden temizlemeyi emretti. Böylece günün büyük bölümünde sarhoşluk yasaklanmış oldu. "İdrak etmez misin?" Adım adım arınmayan, bütünüyle temizlenemez!
Sahabe Kıssası: Sahabe-i Kiram, bu ayet inince namaz vakitlerini kollamaya başladı ve yavaş yavaş içkinin hayatlarındaki yerini daralttı.
Kıssadan Hisse: Haramı terk etmek için önce ibadete sarıl!
11. Ayet
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوٓا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
"Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları şeytan işi birer pisliktir; bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz." (Mâide, 90)
11. Hadis
إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَ الْخَمْرَ، فَمَنْ أَدْرَكَهُ هَذِهِ الآيَةُ وَعِنْدَهُ مِنْهَا شَيْءٌ فَلاَ يَشْرَبْ وَلاَ يَبِعْ
"Allah içkiyi haram kıldı. Kimin yanında içki varsa artık onu ne içsin ne de satsın!" (Müslim, Müsâkât, 67)
Nüzul Sebebi: Toplum ruhen ve bedenen hazır hale gelince, içkiyi kökten kazıyan kesin yasak hükmü olarak Medine döneminin sonlarına doğru inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Zehirli kadeh kırıldı, zincirler boşaldı!" REDDEDİLEMEYEN DAVET: KUR'AN'IN NURU MU, NEFSİN KARANLIĞI MI? 13 yıllık iman eğitiminden geçenler, "Vazgeçtik ya Rabbi!" dediler. "İdrak etmez misin?" İmansız yasak, kaçakçılık doğurur; imanlı yasak, itaat doğurur!
Sahabe Kıssası: Bu ayet sokaklarda nida edildiğinde, Medine sokaklarından günlerce içki nehir gibi aktı. Hiç kimse "son bir kadeh" demedi, fıçıları anında parçaladılar.
Kıssadan Hisse: Tam teslimiyet, tam kurtuluştur!
12. Ayet
وَلَا تَقْرَبُوا الزِّنٰىٓ اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةًۜ وَسَآءَ سَب۪يلاً
"Zinaya yaklaşmayın! Çünkü o, hayasızlıktır ve çok kötü bir yoldur." (İsrâ, 32)
12. Hadis
لَا يَزْنِي الزَّانِي حِينَ يَزْنِي وَهُوَ مُؤْمِنٌ
"Zina eden kişi, zina ettiği sırada (kâmil bir) mümin değildir." (Buhari, Hudud, 1)
Nüzul Sebebi: Toplumun temel taşı olan aileyi korumak ve nefisleri iffetle terbiye etmek için inmiştir. Dikkat edilsin; "zina etmeyin" değil, "yaklaşmayın" buyurulmuştur.
Az ve Öz Tefsir: "Uçuruma gitme, ayağın kayar!" EY ADEMOĞLU! İFFETİNİ KAYBEDENİN İZZETİ KALIR MI? Allah önce gözü haramdan sakınmayı emretti. "İdrak etmez misin?" Bakışına sahip çıkmayan, kalbine sahip çıkamaz; kalbine sahip çıkmayan, iffetini koruyamaz!
Sahabe Kıssası: Genç bir sahabe Efendimiz S.a.v'e gelip "Zina için izin istiyorum" deyince, Efendimiz onu dövmedi; "Annen için, kızın için ister miydin?" diyerek aklını ve kalbini fethetti.
Kıssadan Hisse: İffet, ruhun ziynetidir!
13. Ayet
يَآ اَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِاَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَآءِ الْمُؤْمِن۪ينَ يُدْن۪ينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَاب۪يبِهِنَّۜ
"Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle; dış elbiselerini üzerlerine giysinler." (Ahzâb, 59)
13. Hadis
الْمَرْأَةُ عَوْرَةٌ فَإِذَا خَرَجَتْ اسْتَشْرَفَهَا الشَّيْطَانُ
"Kadın örtülmesi gereken bir varlıktır; dışarı çıktığında şeytan ona gözünü diker." (Tirmizî, Radâ, 18)
Nüzul Sebebi: Müslüman kadınların hüviyetini korumak, tacizleri önlemek ve iffet bilincini kıyafetle taçlandırmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Önce kalp örtündü, sonra beden!" KUSURSUZLUĞUN AYNASI: ALLAH’IN SÖZÜNDE ÇELİŞKİ ARANMAZ! Önce "hayâ" imanla kalbe işlendi, sonra "tesettür" emri geldi. "İdrak etmez misin?" Kalbi çıplak olanın başörtüsü sadece bir bez parçasıdır!
Sahabe Kıssası: Hz. Aişe (Hz. Hazretleri) buyurur ki: "Bu ayet inince Ensar kadınları yerlerinden kalktılar, eteklerinden parçalar yırtıp başlarını örttüler. Sanki başlarında kargalar varmış gibi vakarla durdular."
Kıssadan Hisse: Tesettür, imanın dışa vurumudur!
14. Ayet
وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ
"Namazı kılın, zekatı verin." (Bakara, 43)
14. Hadis
بُنِيَ الإِسْلاَمُ عَلَى خَمْسٍ...
"İslam beş esas üzerine kurulmuştur: Kelime-i Şehadet, namaz, zekat, hac ve oruç." (Buhari, İman, 1)
Nüzul Sebebi: Müslümanlar Medine’de devletleşip ekonomik bir güce ulaşınca, toplumsal adaleti sağlamak ve malı temizlemek için zekat farz kılınmıştır.
Az ve Öz Tefsir: "Namaz ferdi arınma, zekat toplumsal devrimdir!" EY ADEMOĞLU! KAİNATIN SAHİBİ KONUŞUYOR, SEN HÂLÂ BAŞKA REHBER Mİ ARIYORSUN? Allah önce "iman et" dedi, sonra "başkasına yardım et" dedi. "İdrak etmez misin?" Cebini Allah'a açmayanın, kalbi Allah'a açık değildir!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Bekir (Hz. Hazretleri), Efendimiz vefat ettikten sonra "Namaz ile zekatı birbirinden ayıranla savaşırım!" diyerek bu bütünlüğü korumuştur.
Kıssadan Hisse: İbadetler bir bütündür, parçalanamaz!
15. Ayet
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
"Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç size de farz kılındı; umulur ki sakınırsınız." (Bakara, 183)
15. Hadis
مَنْ لَمْ يَدَعْ قَوْلَ الزُّورِ وَالْعَمَلَ بِهِ فَلَيْسَ لِلَّهِ حَاجَةٌ فِي أَنْ يَدَعَ طَعَامَهُ وَشَرَابَهُ
"Kim yalanı ve yalanla ameli bırakmazsa, Allah'ın onun aç kalmasına ihtiyacı yoktur!" (Buhari, Savm, 8)
Nüzul Sebebi: Hicretin ikinci yılında, müminlerin nefis terbiyesinde kemale ermeleri ve takva elbisesini kuşanmaları için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Oruç sadece mideye değil, dile ve niyetedir!" YIKILAN YUVALARIN AH'I: KADEHİN SESİ Mİ, YETİMİN FERYADI MI? Önce dürüstlük (ahlak) emredildi ki, tuttuğun oruç seni korusun. "İdrak etmez misin?" Gıybet eden ağızla tutulan oruç, Allah katında sadece açlıktır!
Sahabe Kıssası: Ashab-ı Kiram, Ramazan ayı gelince sadece yemeyi içmeyi değil, fuzuli konuşmayı ve dünyalık hırsları da terk ederlerdi.
Kıssadan Hisse: Sabırla yoğrulmayan oruç, nefsi terbiye etmez!
16. Ayet
الْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪ينًاۜ
"Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'dan razı oldum." (Mâide, 3)
16. Hadis
تَرَكْتُ فِيكُمْ أَمْرَيْنِ لَنْ تَضِلُّوا مَا تَمَسَّكْتُمْ بِهِمَا: كِتَابَ اللَّهِ وَسُنَّةَ نَبِيِّهِ
"Size iki şey bırakıyorum ki onlara sarıldığınız sürece sapıtmazsınız: Allah'ın Kitabı ve Nebisinin sünneti!" (Muvatta, Kader, 3)
Nüzul Sebebi: Veda Haccı'nda, tebliğin tamamlandığı, tedriciliğin sona erdiği ve İslam'ın bir bütün olarak kemale erdiği son büyük müjde olarak inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Binanın temeli tevhid, tuğlası ahlak, çatısı ahkamdır!" MAHŞERİN SESSİZ ŞAHİDİ: KUR'AN SENİN HAKKINDA NE DİYECEK? Allah her şeyi vaktiyle indirdi. "İdrak etmez misin?" Eksik olan din değil, senin samimiyetindir!
Sahabe Kıssası: Bu ayet inince Hz. Ebû Bekir (Hz. Hazretleri) ağlamaya başladı; "Mükemmelliğe ulaşan şeyin artık sonu (Efendimizin vefatı) yaklaşmıştır" diyerek ince manayı anladı.
Kıssadan Hisse: Kemale eren dine sahip çıkmak, sadakat borcudur!
3. ANA BÖLÜM: TEBLİĞİN USULÜ: MERHAMET VE HİKMET (17-24)
17. Ayet
اُدْعُ اِلٰى سَب۪يلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ وَجَادِلْهُمْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُۜ
"Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et; onlarla en güzel şekilde mücadele et!" (Nahl, 125)
17. Hadis
مَنْ يُحْرَمِ الرِّفْقَ يُحْرَمِ الْخَيْرَ كُلَّهُ
"Rıfktan (yumuşaklıktan) mahrum olan, hayrın tamamından mahrum kalmıştır." (Müslim, Birr, 74)
Nüzul Sebebi: Müşriklerin saldırgan tavırlarına karşı müminlerin nasıl bir davet dili kullanması gerektiğini belirlemek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Hak söz, batıl üslupla söylenmez!" EY ADEMOĞLU! DOĞRUYU SÖYLERKEN NEDEN KIRIP DÖKÜYORSUN? Hikmet; neyi, ne zaman, kime ve nasıl söyleyeceğini bilmektir. "İdrak etmez misin?" Kaba bir dil, en mukaddes daveti bile nefrete dönüştürür!
Sahabe Kıssası: Mus’ab b. Umeyr (Hz. Hazretleri), Medine’de kendisine hakaret eden Es'ad b. Zürâre'ye; "Biraz oturup dinlemez misin? Beğenirsen kabul edersin, beğenmezsen biz gideriz" diyerek nezaketle kalbini fethetmiştir.
Kıssadan Hisse: Kalp kapısı sadece nezaket anahtarıyla açılır!
18. Ayet
فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْۚ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَل۪يظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَۖ
"Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi." (Âl-i İmrân, 159)
18. Hadis
إِنَّ اللَّهَ رَفِيقٌ يُحِبُّ الرِّفْقَ، وَيُعْطِي عَلَى الرِّفْقِ مَا لاَ يُعْطِي عَلَى الْعُنْفِ
"Allah yumuşak huyludur, yumuşaklığı sever. Sertlik için vermediğini yumuşaklık için verir." (Müslim, Birr, 77)
Nüzul Sebebi: Uhud Savaşı'nda emre itaat etmeyenlere karşı Efendimiz S.a.v'in gösterdiği eşsiz merhameti övmek ve tebliğin temelini atmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Liderlik koltukla değil, şefkatle olur!" BEŞERİN ACZİNDEN, RABBİN KEMALİNE KAÇIN! İnsanlar hatalarıyla sana gelir. Sen cellat mı olacaksın yoksa tabip mi? "İdrak etmez misin?" Katı kalplinin sözü kulaktan ileri geçmez!
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz. Hazretleri), sert mizacına rağmen halife iken çocuklarla çocuklaşır, yoksullara ağlardı; "Sertliğim sadece hak içindir, halka karşı merhametim denizler gibidir" derdi.
Kıssadan Hisse: Merhamet, imanın en güçlü şahididir!
19. Ayet
فَقُولَا لَهُ قَوْلًا لَيِّنًا لَعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ اَوْ يَخْشٰى
"Ona (Firavun'a) yumuşak söz söyleyin; belki öğüt alır yahut korkar." (Tâhâ, 44)
19. Hadis
إِنَّ مِنْ خِيَارِكُمْ أَحْسَنَكُمْ أَخْلاقًا
"Sizin en hayırlınız, ahlakı en güzel olanınızdır." (Buhari, Edeb, 38)
Nüzul Sebebi: Hz. Musa ve Hz. Harun'un (Hz. Hazretleri), dünyanın en zalim insanı olan Firavun'a giderken bile üsluplarını korumaları emredilerek tebliğ dersi verilmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Zalime bile 'kavl-i leyyin' (yumuşak söz) emredilmişken, sen mümin kardeşine ne hakla bağırırsın?" REDDEDİLEMEYEN DAVET: KUR'AN'IN NURU MU, NEFSİN KARANLIĞI MI? Tebliğde amaç ezmek değil, kazandırıp kurtarmaktır. "İdrak etmez misin?" Kırılan kalp, hakikati duyamaz hale gelir.
Sahabe Kıssası: Bir genç zata nasihat eden zat sert konuşunca, genç şöyle demiştir: "Efendi! Ben Firavun değilim, sen de Musa değilsin. Allah Musa'ya bile yumuşak konuş dedi, sen neden bağırıyorsun?"
Kıssadan Hisse: Sözün ağırlığı bağırmanda değil, hakikatindedir!
20. Ayet
وَلَا تَسُبُّوا الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَسُبُّوا اللّٰهَ عَدْوًا بِغَيْرِ عِلْمٍۜ
"Onların Allah’tan başka taptıklarına sövmeyin; sonra onlar da cahillik ederek Allah’a söverler!" (En'âm, 108)
20. Hadis
لَيْسَ الْمُؤْمِنُ بِالطَّعَّانِ وَلا اللَّعَّانِ وَلا الْفَاحِشِ وَلا الْبَذِيءِ
"Mümin; ne insanları arkadan çekiştiren, ne lanet okuyan, ne kaba ve çirkin söz söyleyen, ne de hayâsız olandır." (Tirmizî, Birr, 48)
Nüzul Sebebi: Bazı Müslümanların müşriklerin putlarına hakaret etmesi üzerine, karşı tarafın kutsala saldırmasına zemin hazırlamamak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Hakareti bırak, hakikati anlat!" EY ADEMOĞLU! KAİNATIN SAHİBİ KONUŞUYOR, SEN HÂLÂ BAŞKA REHBER Mİ ARIYORSUN? Sövmek bir acizlik göstergesidir. Sen batıla küfrederek hakkı yüceltemezsin. "İdrak etmez misin?" Tepki çekecek üslup, tebliğe kapıyı kapatır!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Bekir (Hz. Hazretleri), en ağır baskılar altında bile ağzından tek bir çirkin söz çıkmamış, vakarını her daim korumuştur.
Kıssadan Hisse: Küfür ve hakaret, hak davanın dili olamaz!
21. Ayet
خُذِ الْعَفْوَ وَأْمُرْ بِالْعُرْفِ وَاَعْرِضْ عَنِ الْجَاهِل۪ينَ
"Affı esas al, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir!" (A'râf, 199)
21. Hadis
بَعَثَنِي اللَّهُ بِالرِّفْقِ وَلَمْ يَبْعَثْنِي بِالْعُنْفِ
"Allah beni yumuşaklıkla gönderdi, sertlikle ve zorbalıkla göndermedi." (Müslim, Talâk, 29)
Nüzul Sebebi: İnsanların kusurlarını araştırmak yerine affetmeyi, toplumsal huzuru ve cahilin provokasyonuna gelmemeyi öğretmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Affetmek, en büyük intikamdır!" EY ADEMOĞLU! KENDİ KUSURUNU GÖRMEDEN BAŞKASININ GÖZÜNDEKİ ÇÖPÜ MÜ ARIYORSUN? Tebliğci, insanların günahına değil, hastalığına odaklanan bir tabip gibi olmalıdır. "İdrak etmez misin?" Cahille tartışan, cahilleşir!
Sahabe Kıssası: Hz. Ali (Hz. Hazretleri), savaşta altına aldığı düşmanı kendisine tükürünce onu serbest bırakmıştır. "Neden?" diyenlere; "Daha önce Allah için öldürecektim, tükürünce işin içine nefsim girdi" demiştir.
Kıssadan Hisse: Öfkenin başladığı yerde davet biter!
22. Ayet
ادْفَعْ بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ فَاِذَا الَّذ۪ي بَيْنَكَ وَبَيْنَهُ عَدَاوَةٌ كَاَنَّهُ وَلِيٌّ حَم۪يمٌ
"Kötülüğü en güzel olanla sav; o zaman göreceksin ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sımsıcak bir dost oluvermiş!" (Fussilet, 34)
22. Hadis
صِلْ مَنْ قَطَعَكَ، وَأَعْطِ مَنْ حَرَمَكَ، وَاعْفُ عَمَّنْ ظَلَمَكَ
"Seninle bağını koparanla bağ kur, seni mahrum edene ver, sana zulmedeni affet!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 148)
Nüzul Sebebi: İslam’a karşı en sert olan kalplerin bile "iyilik ve güzellik" karşısında eriyebileceğini göstermek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "İyilik, en keskin kılıçtan daha etkilidir!" KUSURSUZLUĞUN AYNASI: ALLAH’IN SÖZÜNDE ÇELİŞKİ ARANMAZ! Sen kötülüğe kötülükle gidersen, batılı beslersin. "İdrak etmez misin?" Düşmanı dost yapacak olan senin ahlakındır!
Sahabe Kıssası: Efendimiz S.a.v'in vefatına kadar İslam'a düşman olan Halid b. Velid ve Ebû Süfyan (Hz. Hazretleri) gibi isimler, İslam’ın intikam değil merhamet dini olduğunu görünce Müslüman olmuşlardır.
Kıssadan Hisse: Gönül kazanmak, kale fethetmekten zordur ama daha kalıcıdır!
23. Ayet
اَلَّذ۪ينَ يُبَلِّغُونَ رِسَالَاتِ اللّٰهِ وَيَخْشَوْنَهُ وَلَا يَخْشَوْنَ اَحَدًا اِلَّا اللّٰهَۜ
"Onlar (peygamberler), Allah’ın vahiylerini tebliğ ederler ve Allah’tan korkarlar; O’ndan başka kimseden korkmazlar!" (Ahzâb, 39)
23. Hadis
أَفْضَلُ الْجِهَادِ كَلِمَةُ عَدْلٍ عِنْدَ سُلْطَانٍ جَائِرٍ
"Cihadın en faziletlisi, zalim bir yöneticinin karşısında hakkı haykırmaktır." (Ebu Davud, Melahim, 17)
Nüzul Sebebi: Tebliğ görevini yaparken dünya menfaati veya kınanma korkusu duyanlara karşı, gerçek davetçinin dik duruşunu tescil için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Allah'tan korkan, kimseden korkmaz!" YIKILAN YUVALARIN AH'I: KADEHİN SESİ Mİ, YETİMİN FERYADI MI? Hakkı söylerken rızık endişesi taşıyanın tebliği ölüdür. "İdrak etmez misin?" İnsanların rızası için hakkı gizlemek, peygamberlerin mirasına ihanettir!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Zer (Hz. Hazretleri), Şam’da zenginliğe ve israfa dalanlara karşı sokaklarda tek başına "Kenüz (biriktirilen altınlar) sahiplerini ateşle müjdeleyin!" diye haykırırken sadece Allah’tan korkuyordu.
Kıssadan Hisse: Hak korkusuzca söylenince hakikat olur!
24. Ayet
لَآ اِكْرَاهَ فِي الدّ۪ينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّۚ
"Dinde zorlama yoktur. Artık doğru ile eğri (hak ile batıl) birbirinden ayrılmıştır." (Bakara, 256)
24. Hadis
إِنَّ اللَّهَ لا يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأَمْوَالِكُمْ ، وَلَكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأَعْمَالِكُمْ
"Allah zorla yapılanı değil, kalpten kopanı kabul eder!" (Müslim, Birr, 34)
Nüzul Sebebi: Medine'de bazı ailelerin çocuklarını zorla Müslüman yapmaya çalışması üzerine, imanın bir gönül işi olduğunu vurgulamak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Zorla kıldırılan namaz, Allah’a değil zorlayana kılındığı içindir!" MAHŞERİN SESSİZ ŞAHİDİ: KUR'AN SENİN HAKKINDA NE DİYECEK? Tebliğde zorlama olmaz, ikna ve temsil olur. "İdrak etmez misin?" Korkuyla gelen, ilk fırsatta gider!
Sahabe Kıssası: Efendimiz S.a.v'in hizmetçisi Yahudi bir genç hastalandığında, Efendimiz onu ziyarete gidip sadece "Müslüman olur musun?" demiş, gencin babasının rızasını alarak telkinde bulunmuştur; asla zorlamamıştır.
Kıssadan Hisse: Zorlama münafık üretir, davet ise mümin!
4. ANA BÖLÜM: TEBLİĞİN SORUMLULUĞU: EMR-İ Bİ'L MA'RÛF (25-32)
25. Ayet
وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ اُمَّةٌ يَدْعُونَ اِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَاُولٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
"Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır." (Âl-i İmrân, 104)
25. Hadis
مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ ، فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِلِسَانِهِ ، فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِقَلْبِهِ ، وَذَلِكَ أَضْعَفُ الإِيمَانِ
"Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin, gücü yetmezse diliyle, ona da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin; ki bu imanın en zayıf derecesidir." (Müslim, İman, 78)
Nüzul Sebebi: Müslümanların sadece bireysel ibadetle yetinmeyip, toplumsal ıslah için bir organizasyon kurmaları ve organize bir iyilik gücü oluşturmaları için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Sadece 'ben iyiyim' demek yetmez, 'iyi kalmak' için kötülüğü durdurmalısın!" EY ADEMOĞLU! GEMİ DELİNİRKEN KABİNİNDE NAMAZ KILMAK SENİ KURTARMAZ! Eğer iyiliği emretmezsen, kötülük gelir seni de boğar. "İdrak etmez misin?" Felah (kurtuluş), müdahale edenlerindir!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Bekir (Hz. Hazretleri) halife seçildiğinde; "Ben doğru yoldaysam bana yardım edin, yanlış yaparsam beni düzeltin!" diyerek emr-i bi'l ma'ruf kapısını bizzat kendisine karşı açmıştır.
Kıssadan Hisse: İyiliği emretmeyen toplum, kötülüğün esiri olur!
26. Ayet
كُنْتُمْ خَيْرَ اُمَّةٍ اُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۜ
"Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a inanırsınız." (Âl-i İmrân, 110)
26. Hadis
وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَتَأْمُرُنَّ بِالْمَعْرُوفِ وَلَتَنْهَوُنَّ عَنِ الْمُنْكَرِ أَوْ لَيُوشِكَنَّ اللَّهُ أَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عِقَابًا مِنْهُ ثُمَّ تَدْعُونَهُ فَلَا يُسْتَجَابُ لَكُمْ
"Canım elinde olan Allah'a yemin ederim ki; ya iyiliği emreder kötülüğü yasaklarsınız ya da Allah size bir azap gönderir, sonra dua edersiniz de kabul olunmaz!" (Tirmizî, Fiten, 9)
Nüzul Sebebi: İslam ümmetinin "en hayırlı" olma vasfının, sadece isimde değil, aksiyonda (tebliğ ve irşatta) olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Hayır, harekettedir!" BEŞERİN ACZİNDEN, RABBİN KEMALİNE KAÇIN! Allah'a iman ile kötülüğe müdahale yan yana zikredilmiştir. "İdrak etmez misin?" Kötülüğe seyirci kalan, hayırlı ümmet vasfını kaybeder!
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz. Hazretleri), çarşı pazar gezer, hile yapanı uyarır, haksızlığı bizzat diliyle ve asasıyla düzeltirdi; "Sorumluluk, oturduğun yerde bitmez" derdi.
Kıssadan Hisse: En hayırlı olmak, en çok dertlenmektir!
27. Ayet
لُعِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ بَن۪يٓ اِسْرَآء۪يلَ عَلٰى لِسَانِ دَاوُ۫دَ وَع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَۜ ذٰلِكَ بِمَا عَصَوْا وَكَانُوا يَعْتَدُونَ
"İsrailoğullarından inkâr edenler, Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın diliyle lanetlenmişlerdir. Bu, başkaldırmaları ve aşırı gitmeleri sebebiyledir." (Mâide, 78)
27. Hadis
كَانُوا لَا يَتَنَاهَوْنَ عَنْ مُنْكَرٍ فَعَلُوهُۜ لَبِئْسَ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ
"Onlar, birbirlerini işledikleri kötülükten vazgeçirmeye çalışmazlardı. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!" (Mâide, 79 ayetinin devamı ve tefsiri mahiyetinde hadisler mevcuttur).
Nüzul Sebebi: Geçmiş ümmetlerin helak ve lanet sebebinin "nemelazımcılık" (kötülüğe sessiz kalmak) olduğunu müminlere ders vermek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Sessiz kalmak, günaha ortak olmaktır!" REDDEDİLEMEYEN DAVET: KUR'AN'IN NURU MU, NEFSİN KARANLIĞI MI? Adam haram işliyor, sen "aman tadımız kaçmasın" diyorsun. "İdrak etmez misin?" Tadın ahirette kaçacak! Kötülüğü engellemeyeni Allah o kötülüğün içine katar.
Sahabe Kıssası: Ebû Bekir (Hz. Hazretleri) bir hutbesinde bu ayeti okumuş ve; "İnsanlar zalimi görüp de elini tutmazlarsa, Allah'ın onları genel bir azaba uğratması yakındır" demiştir.
Kıssadan Hisse: Lanet, kötülüğe susanların peşini bırakmaz!
28. Ayet
وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَآءُ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ
"Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdırlar; iyiliği emreder, kötülükten men ederler." (Tevbe, 71)
28. Hadis
الدِّينُ النَّصِيحَةُ
"Din samimiyettir (nasihattir)." (Müslim, İman, 95)
Nüzul Sebebi: Müminler arasındaki dostluğun ve velayetin gerçek ölçüsünün, birbirlerini hakka ve hayra çağırmak olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Gerçek dost, seni ateşe giderken durdurandır!" EY ADEMOĞLU! KAİNATIN SAHİBİ KONUŞUYOR, SEN HÂLÂ BAŞKA REHBER Mİ ARIYORSUN? Arkadaşın gıybet ederken susuyorsan, sen onun dostu değil düşmanısın. "İdrak etmez misin?" Dostluk, ahiretini kurtarmaktır!
Sahabe Kıssası: Hz. Selman ve Hz. Ebû'd-Derda (Hz. Hazretleri) arasındaki dostluk; Selman'ın arkadaşını gece namazı ve oruç konusunda aşırıya kaçtığında "Nefsinin de sende hakkı var" diyerek uyarmasıyla pekişmiştir.
Kıssadan Hisse: Nasihati olmayan dostluk, dünyalık bir oyundur!
29. Ayet
يَا بُنَيَّ اَقِمِ الصَّلٰوةَ وَأْمُرْ بِالْمَعْرُوفِ وَانْهَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَاصْبِرْ عَلٰى مَآ اَصَابَكَۜ
"Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten men et ve başına gelene sabret!" (Lokmân, 17)
29. Hadis
لأَنْ يَهْدِيَ اللَّهُ بِكَ رَجُلاً وَاحِدًا خَيْرٌ لَكَ مِنْ أَنْ يَكُونَ لَكَ حُمْرُ النَّعَمِ
"Allah'ın senin vasıtanla bir kişiyi hidayete erdirmesi, senin için dünya dolusu kırmızı develerden (en değerli maldan) daha hayırlıdır." (Buhari, Cihad, 102)
Nüzul Sebebi: Lokman (Hz. Hazretleri)'nin oğluna verdiği öğütler üzerinden, tebliğin aileden başlaması ve bu yolda çekilecek sıkıntılara göğüs gerilmesi gerektiğini öğretmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Tebliğ edenin yolu dikenlidir, sabret!" KUSURSUZLUĞUN AYNASI: ALLAH’IN SÖZÜNDE ÇELİŞKİ ARANMAZ! İyiliği emredince insanlar sana kızacak, "sana mı kaldı?" diyecekler. "İdrak etmez misin?" Peygamberlerin başına gelen senin de başına gelecek, yılma!
Sahabe Kıssası: Yasir ailesi (Hz. Hazretleri), İslam'ı tebliğ ettikleri ve imandan dönmedikleri için işkence görürken Efendimiz S.a.v; "Sabredin ey Yasir ailesi! Durağınız cennettir" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Çilesi çekilmeyen davanın zaferi olmaz!
30. Ayet
الَّذ۪ينَ اِنْ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ اَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ وَاَمَرُوا بِالْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا عَنِ الْمُنْكَرِۜ
"Onlar (o müminlerdir) ki, eğer kendilerine yeryüzünde bir iktidar verirsek namazı kılarlar, zekatı verirler, iyiliği emrederler ve kötülüğü yasaklarlar." (Hac, 41)
30. Hadis
إِذَا رَأَيْتَ أُمَّتِي تَهَابُ أَنْ تَقُولَ لِلظَّالِمِ يَا ظَالِمُ فَقَدْ تُوُدِّعَ مِنْهُمْ
"Ümmetimin zalime 'ey zalim!' demekten korktuğunu görürsen, bil ki onların sonu gelmiştir (Allah onları terk etmiştir)." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 163)
Nüzul Sebebi: Güç ve imkan sahibi olan Müslümanların asıl görevlerinin saraylar yapmak değil, adaleti ve ahlakı tesis etmek olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Güç, hakkı hakim kılmak içindir, nefsini değil!" YIKILAN YUVALARIN AH'I: KADEHİN SESİ Mİ, YETİMİN FERYADI MI? Makam sahibi olduğunda harama göz yumuyorsan, o koltuk senin cehennem odunun olur. "İdrak etmez misin?" İktidarın imtihanı emr-i bi'l ma'ruftur!
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz. Hazretleri), bir kadın kendisini hutbede mehir miktarı konusunda uyarınca; "Ömer yanıldı, kadın doğruyu söyledi" diyerek hakkın gücünü makamın üstünde tutmuştur.
Kıssadan Hisse: Hakka boyun eğen, halka adaletle hükmeder!
31. Ayet
وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۖ وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۖ
"İyilik ve takva üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın!" (Mâide, 2)
31. Hadis
مَنْ دَعَا إِلَى هُدًى كَانَ لَهُ مِنَ الأَجْرِ مِثْلُ أُجُورِ مَنْ تَبِعَهُ
"Kim bir hidayete/hayra çağırırsa, ona uyanların sevabı kadar sevap ona da verilir." (Müslim, İlim, 16)
Nüzul Sebebi: Toplumda her türlü hayırlı işin desteklenmesi, şer işlerin ise boykot edilmesi gerektiğini emretmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Nereye odun taşıyorsun? İbrahim'in ateşine mi, yoksa hidayet nuruna mı?" MAHŞERİN SESSİZ ŞAHİDİ: KUR'AN SENİN HAKKINDA NE DİYECEK? Günah işlenirken susuyorsan, o günaha omuz veriyorsun demektir. "İdrak etmez misin?" Tarafsızlık yoktur; ya haktansın ya batıla hizmet edersin!
Sahabe Kıssası: Abdullah b. Mes’ud (Hz. Hazretleri), Kabe’de müşriklere karşı tek başına Rahman Suresi'ni okuyup dayak yediğinde; "İyiliği yaymak için bu acı az bile" diyerek yardımlaşmanın bedelini ödemiştir.
Kıssadan Hisse: Hayırda yarışan, cennette buluşur!
32. Ayet
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُوٓا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ
"Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun!" (Tahrîm, 6)
32. Hadis
كُلُّكُمْ رَاعٍ وَكُلُّكُمْ مَسْئُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ
"Hepiniz birer çobansınız ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz." (Buhari, Cumua, 11)
Nüzul Sebebi: Tebliğin ve korumanın önce en yakınlardan, yani aileden başlaması gerektiğini kesin bir dille emretmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Kendi evinde sustuğun gün, dışarıda konuştuğunun hükmü kalmaz!" EY ADEMOĞLU! ÇOCUĞUNUN KARNI DOYDU DA, RUHU AÇ MI KALDI? Evladına namazı, dürüstlüğü, haramı öğretmiyorsan; onu ateşe kendi elinle itiyorsun demektir. "İdrak etmez misin?" Evdeki tebliğ, imanın kalesidir!
Sahabe Kıssası: Hz. Aişe (Hz. Hazretleri), Efendimiz vefat ettikten sonra yeğenlerini ve çevresindeki çocukları bizzat eğitmiş, onlara Kur'an'ın edebini ve emr-i bi'l ma'rufu aşılamıştır.
Kıssadan Hisse: Ailesini kurtaramayan, dünyayı kurtaramaz
5. ANA BÖLÜM: TEBLİĞİN MÜKAFATI VE SUSMANIN VEBALİ (33-40)
33. Ayet
وَمَنْ اَحْسَنُ قَوْلًا مِمَّنْ دَعَآ اِلَى اللّٰهِ وَعَمِلَ صَالِحًا وَقَالَ اِنَّن۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ
"Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve 'Kuşkusuz ben müslümanlardanım' diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?" (Fussilet, 33)
33. Hadis
الدَّالُّ عَلَى الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ
"Hayra vesile olan, o hayrı işlemiş gibidir." (Tirmizî, İlim, 14)
Nüzul Sebebi: Müşriklerin alaylarına rağmen Müslüman olduğunu ve Allah'ın dinini cesaretle savunan müminlerin şerefini ilan etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Sözlerin en güzeli, Sahibi'ne çağırandır!" EY ADEMOĞLU! DİLİNLE DÜNYALIK MI PAZARLIYORSUN, YOKSA EBEDİYETİ Mİ? Allah'a davet eden dil, arşın altında yankılanır. "İdrak etmez misin?" Kendi ıslah olmayan, başkasını felaha çağıramaz!
Sahabe Kıssası: Hz. Mus’ab b. Umeyr (Hz. Hazretleri), Medine’de her kapıyı çalarak "Allah'ın selamı ve kelamı var" dediğinde, o sözün güzelliğiyle koca bir şehri fethetti.
Kıssadan Hisse: Allah için konuşan, mahşerde susturulmaz!
34. Ayet
وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُص۪يبَنَّ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَآصَّةًۚ وَاعْلَمُوٓا اَنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ
"Sadece içinizdeki zalimlere erişmekle kalmayacak olan bir fitneden (beladan) sakının! Bilin ki Allah'ın azabı şiddetlidir." (Enfâl, 25)
34. Hadis
إِنَّ النَّاسَ إِذَا رَأَوُا الظَّالِمَ فَلَمْ يَأْخُذُوا عَلَى يَدَيْهِ أَوْشَكَ أَنْ يَعُمَّهُمُ اللَّهُ بِعِقَابٍ
"İnsanlar bir zalimi görür de onun zulmüne engel olmazlarsa, Allah'ın hepsini cezalandırması yakındır." (Ebû Dâvud, Melâhim, 17)
Nüzul Sebebi: Toplumsal kötülüğe müdahale etmeyen "pasif iyilerin" de bela geldiğinde suçlularla beraber yanacağını bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Zalim yakar, susan odun taşır!" BEŞERİN ACZİNDEN, RABBİN KEMALİNE KAÇIN! Kötülük yayıldığında "ben namazdayım" demek seni kurtarmaz. "İdrak etmez misin?" Sessiz kalmak, zulmü onaylamaktır!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Bekir (Hz. Hazretleri), irtidat (dinden dönme) olayları başladığında; "Din elden giderken ben evimde mi oturacağım?" diyerek tebliğ ve irşad için canını ortaya koymuştur.
Kıssadan Hisse: Kötülüğe dur demezsen, bela kapını çalar!
35. Ayet
وَمَا كَانَ رَبُّكَ لِيُهْلِكَ الْقُرٰى بِظُلْمٍ وَاَهْلُهَا مُصْلِحُونَ
"Halkı ıslah edici olduğu sürece Rabbin, o memleketleri haksız yere helak edecek değildir." (Hûd, 117)
35. Hadis
أَفْضَلُ الْجِهَادِ كَلِمَةُ عَدْلٍ عِنْدَ سُلْطَانٍ جَائِرٍ
"Cihadın en üstünü, zalim otoritenin karşısında hakkı söylemektir." (Ebû Dâvud, Melâhim, 17)
Nüzul Sebebi: Toplumların ayakta kalma şartının "sadece dindar olmak" değil, "ıslah edici (tebliğci)" olmak olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Salihler (iyiler) kendini kurtarır, Muslihler (ıslah edenler) toplumu!" REDDEDİLEMEYEN DAVET: KUR'AN'IN NURU MU, NEFSİN KARANLIĞI MI? Allah tebliğ yapılan yere azap göndermez. "İdrak etmez misin?" Senin susman, memleketin helakine davetiyedir!
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz. Hazretleri), "Dicle kenarında bir kurt kuzuyu kapsa hesabı benden sorulur" derken, toplumsal ıslahın mesuliyetini taşıyordu.
Kıssadan Hisse: Islah etmeyen, ifsadın ortağıdır!
36. Ayet
يَآ اَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَآ اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَۜ وَاِنْ لَمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُۜ
"Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun!" (Mâide, 67)
36. Hadis
بَلِّغُوا عَنِّي وَلَوْ آيَةً
"Benden bir ayet bile olsa (insanlara) ulaştırın!" (Buhârî, Enbiyâ, 50)
Nüzul Sebebi: Tebliğin hiçbir mazeretle terk edilemeyeceğini, susmanın risalete (göreve) ihanet olduğunu bildirmek için Efendimiz S.a.v'in şahsında ümmete inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Emaneti sahibine ulaştırmayan, haindir!" EY ADEMOĞLU! KAİNATIN SAHİBİ KONUŞUYOR, SEN HÂLÂ BAŞKA REHBER Mİ ARIYORSUN? Bildiğin hakikati gizlemek, ateşi gizlemektir. "İdrak etmez misin?" Bir ayet bile olsa anlatmak boynunun borcudur!
Sahabe Kıssası: Abdullah b. Mes’ud (Hz. Hazretleri), Kabe’de müşriklerin ortasında kanlar içinde kalıncaya kadar Kur'an okumuş; "Ben görevimi yaptım, gerisi Allah'a kalmış" demiştir.
Kıssadan Hisse: Susmak, hakikate pranga vurmaktır!
37. Ayet
لَا خَيْرَ ف۪ي كَث۪يرٍ مِنْ نَجْوٰيهُمْ اِلَّا مَنْ اَمَرَ بِصَدَقَةٍ اَوْ مَعْرُوفٍ اَوْ اِصْلَاحٍ بَيْنَ النَّاسِۜ
"Onların gizli konuşmalarının çoğunda hayır yoktur; ancak sadaka vermeyi, iyiliği veya insanların arasını düzeltmeyi emredenler müstesna." (Nisâ, 114)
37. Hadis
مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أَوْ لِيَصْمُتْ
"Allah'a ve ahiret gününe inanan ya hayır söylesin ya da sussun!" (Buhârî, Edeb, 31)
Nüzul Sebebi: Boş konuşmaların, dedikoduların ve faydasız meclislerin kalbi kararttığını; sözün ancak irşad ve ıslah içinse değerli olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Dilin ya cennete anahtar olur ya cehenneme kilit!" KUSURSUZLUĞUN AYNASI: ALLAH’IN SÖZÜNDE ÇELİŞKİ ARANMAZ! Hayra çağırmayan her kelime israftır. "İdrak etmez misin?" Konuştuğunda ya iyiliği emret ya da sükûtunla ibret ol!
Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Zer (Hz. Hazretleri), ağzına küçük bir taş koyar, sadece Allah zikri ve emr-i bi'l ma'ruf için taşı çıkarıp konuşurdu.
Kıssadan Hisse: Hayra hizmet etmeyen dil, sahibine yüktür!
38. Ayet
وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَاِنَّكَ بِاَعْيُنِنَا
"Rabbinin hükmüne sabret; çünkü sen Bizim gözlerimizin önündesin (himayemizdesin)." (Tûr, 48)
38. Hadis
إِنَّ اللَّهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ
"Allah, takva sahipleriyle ve (tebliğde) ihsan üzere olanlarla beraberdir." (Nahl, 128 ayetinin hadislerdeki vurgusu).
Nüzul Sebebi: Hakkı tebliğ ederken dışlanan, hakarete uğrayan ve yalnız kalan müminleri, Allah'ın özel himayesinde olduklarını bildirerek teselli etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Allah seninle olduktan sonra, kimin sana karşı olduğunun ne önemi var?" EY ADEMOĞLU! İNSANLARIN RIZASI İÇİN ALLAH'IN RIZASINDAN MI GEÇİYORSUN? Tebliğde yalnız kalmak sünnettir. "İdrak etmez misin?" Sen O'nun davasını anlat, O seni kimseye muhtaç etmez!
Sahabe Kıssası: Hz. Bilal (Hz. Hazretleri) "Ehad" dediğinde göğsündeki taşa değil, Allah'ın ona bakışına (himayesine) güveniyordu.
Kıssadan Hisse: Allah’ın gördüğünü bilmek, en büyük güçtür!
39. Ayet
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَآءَ لِلّٰهِ
"Ey iman edenler! Allah için şahitlik ederek adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun!" (Nisâ, 135)
39. Hadis
السَّاكِتُ عَنِ الْحَقِّ شَيْطَانٌ أَخْرَسُ
"Hakkı söylemekten sapan (susan), dilsiz şeytandır." (Kuşeyrî, Risâle, s. 62 - Hadis-i Şerif olarak nakledilir).
Nüzul Sebebi: Şahitlikten kaçanların, hakkı gizleyenlerin ve adaleti kendi menfaatine göre bükenlerin toplumsal yıkıma sebep olacağını ihtar etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "Susmak, batılın sesini yükseltmektir!" YIKILAN YUVALARIN AH'I: KADEHİN SESİ Mİ, YETİMİN FERYADI MI? Sen "başım ağrımasın" diye sustuğunda, bir yetimin hakkı yeniyor, bir yuva yıkılıyor. "İdrak etmez misin?" Şeytanın susturduğu dilden hayır gelmez!
Sahabe Kıssası: Hz. Ali (Hz. Hazretleri), halife iken bir Yahudi ile mahkemeye çıkmış ve hakimin kendisine "Ey Müminlerin Emiri" diye hitap etmesine, "Adalet önünde sıradan bir kuluz, ona nasıl hitap ediyorsan bana da öyle et!" diyerek müdahale etmiştir.
Kıssadan Hisse: Hak söylenmediği yerde yetim kalır!
40. Ayet
اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْتُمُونَ مَآ اَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدٰى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِۙ اُو۬لٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ اللّٰهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَۙ
"İndirdiğimiz açık delilleri ve hidayeti Kitap'ta açıklamamızdan sonra gizleyenler var ya; işte onlara hem Allah lanet eder hem de bütün lanet ediciler lanet eder." (Bakara, 159)
40. Hadis
مَنْ سُئِلَ عَنْ عِلْمٍ فَكَتَمَهُ أُلْجِمَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِلِجَامٍ مِنْ نَارٍ
"Kim kendisine sorulan bir ilmi (hakikati) gizlerse, kıyamet gününde ağzına ateşten bir gem vurulur." (Ebû Dâvud, İlim, 9)
Nüzul Sebebi: Bilgiyi sadece kendine saklayan, halkın ıslahı için kullanmayan ve gerçekleri gizleyen din adamlarının ve alimlerin hüsranını bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: "İlim, paylaşılınca nura, gizlenince nâra (ateşe) dönüşür!" MAHŞERİN SESSİZ ŞAHİDİ: KUR'AN SENİN HAKKINDA NE DİYECEK? Sen biliyordun ama söylemedin; gördün ama uyarmadın! "İdrak etmez misin?" Ateşten gem vurulmadan önce, hakkın dili ol!
Sahabe Kıssası: Ebû Hüreyre (Hz. Hazretleri); "Eğer Allah'ın bu ayeti olmasaydı size tek bir hadis bile rivayet etmezdim" diyerek tebliğ sorumluluğunun ağırlığını dile getirmiştir.
Kıssadan Hisse: Hakikat gizlenmek için değil, yaşanmak ve yaşatılmak içindir!
FİNAL: VEDÂ, VEBÂL VE KIYAMET SÖZÜ
اَللّٰهُمَّ اجْعَلْنَا مِنَ الَّذ۪ينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ اَحْسَنَهُۜ
(Allah'ım! Bizi sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlardan eyle!)
AZİZ MÜMİNLER, KIYMETLİ KARDEŞLERİM!
Sözün bittiği, imtihanın ise her an yeniden başladığı o dehşetli noktadayız. Bugün burada Kur’an’ın o eşsiz irşad metodunu, önce ahlak diyen, önce kalp diyen, sonra adım adım haramdan arındıran o ilahi usulü konuştuk. Ancak şunu unutmayın: HAKİKAT, SADECE BİLMEK İÇİN DEĞİL, BİLİNDİĞİ HALDE YAŞANMAK İÇİNDİR!
Ey bu kürsünün, bu minberin şahitliğinde toplanan Müslümanlar! Şimdi bu kapıdan çıkıp gideceksiniz. Ama dışarıda sizi bekleyen bir dünya var; gıybetin kol gezdiği, faizin yuvalar yıktığı, yalanın ticaret diye yutturulduğu, iffetin ayaklar altına alındığı bir dünya
SORUYORUM SİZE: Eğer sen susarsan, bu ateşi kim söndürecek? Eğer sen "aman tadımız kaçmasın" dersen, yarın mahşer meydanında, o sustuğun günahlar senin boğazına ateşten bir gem vurduğunda ne diyeceksin?
BAKIN İYİ DİNLEYİN! İmam-ı Gazali Hazretleri buyurur ki: "Bir toplumda kötülük yayılır da iyiler susarsa, Allah o toplumun en iyilerini en kötüleriyle beraber helak eder!" Şimdi evine git ve evladına bak; ona namazdan önce dürüstlüğü öğrettin mi? Ticaretine bak; tartıda Allah’tan korkuyor musun? Dilini kontrol et; hakkı haykırmaktan mı korkuyorsun yoksa kınanmaktan mı?
EY ADEMOĞLU! Mahşerin o sessiz şahidi olan Kur’an, yarın senin lehine mi şahitlik edecek yoksa; "Ya Rabbi! Bu kulum senin ayetlerini biliyordu ama batılın gürültüsünde senin sesini bastırdı, sustu ve susturdu!" diyerek senden davacı mı olacak?
SÖZÜN ÖZÜ ŞUDUR:
Hakkı anlatmayan dil, şeytanın oyuncağıdır!
İrşad edilmeyen toplum, uçuruma sürüklenen bir sürüdür!
Sen bir kişiyi kurtarmaya vesile olmazsan, bir neslin helakine şahitlik edersin!
YA ALLAH’IN DAVETÇİSİ OLUP PEYGAMBERLERİN MİRASINA SAHİP ÇIKACAKSIN; YA DA BATILIN SENİ SÜRÜKLEDİĞİ O DERİN KARANLIKTA BOĞULUP GİDECEKSİN!
Cenab-ı Hak bizleri; diliyle hakkı söyleyen, özüyle hakkı yaşayan ve ölümüyle hakkın şahidi olan kullarından eylemi ihsan eylesin.
اَلَا اِنَّ اَحْسَنَ الْكَلَامِ وَاَبْلَغَ النِّظَامِ...
(Bilesiniz ki, kelâmın en güzeli, nizamın en tesirlisi Allah’ın kitabıdır )
MEHMET ERÇELİK
